Ant olsun Biz, Kur'an'ı öğüt alınsın diye kolaylaştırdık. Var mı öğüt alıp düşünen?
11. Hud 10
Ve Eğer, kendisine dokunan bir darlıktan sonra, ona bir nimet tattırsak, "O Kötülükler benden gitti." diye böbürlenip şımarır.
mealde düzenleme yapılmıştır.
İngilizce But if We give him a taste of (Our) favours after adversity hath touched him, he is sure to say, "All evil has departed from me:" Behold! he falls into exultation and pride. ✖
Almanca Und wenn Wir ihm nach einer Drangsal, die ihn getroffen hat, eine Gabe bescheren, sagt er sicherlich: "Das Übel ist von mir gewichen." Siehe, er ist frohlockend und prahlend. ✖
Özbekçe Агар унга етган қийинчиликлардан сўнг неъмат тоттирсак, албатта: «Мендан ёмонликлар кетди», дейдир. Албатта, у хурсанд ва фахрлидир. ✖
وَلَئِنْ أَذَقْنَٰهُ نَعْمَآءَ بَعْدَ ضَرَّآءَ مَسَّتْهُ لَيَقُولَنَّ ذَهَبَ ٱلسَّيِّـَٔاتُ عَنِّىٓ ۚ إِنَّهُۥ لَفَرِحٌ فَخُورٌ
Konuşan: Yok Konuşulan: Yok Muhatap: Yok
Kelimeye tıklayın: Arapçası işaretlenir · Çift tıklayın: kök ve geçtiği ayetler

D E L İ L L E R

Bu ayet henüz delillendirilmemiş.

Kelime Listesi

NoOkunuşAnlamıArapçaKökKökü
1 velein ve şayet وَلَئِنْ ›
2 ezeknahu ona tattırırsak أَذَقْنَٰهُ pwq ذوق
3 nea'ma'e bir nimet نَعْمَآءَ nEm نعم
4 bea'de sonra بَعْدَ bEd بعد
5 derra'e bir darlıktan ضَرَّآءَ Drr ضرر
6 messethu kendisine dokunan مَسَّتْهُ mss مسس
7 leyekulenne mutlaka der لَيَقُولَنَّ qwl قول
8 zehebe gitti ذَهَبَ phb ذهب
9 s-seyyiatu kötülükler ٱلسَّيِّـَٔاتُ swA سوا
10 anni benden عَنِّىٓ ›
11 innehu şüphesiz o إِنَّهُۥ ›
12 leferihun şımarık لَفَرِحٌ frH فرح
13 fehurun ve böbürlenendir فَخُورٌ fxr فخر

Diğer Mealler

1. Meal

Başına gelen sıkıntıdan sonra, ona bir nimet tattırırsak, "Musibetler başımdan gitti" der; doğrusu o, şımarıp böbürlenen biridir.

2. Meal

Eğer kendisine dokunan bir zarardan sonra ona bir nimet tattırırsak, "Elbette kötülükler benden gitti" der. Çünkü o şımarıktır; kibirlidir.

3. Meal

Kendisine dokunan bir zarardan sonra ona bir nimet tattırırsak, elbette "Kötülükler benden gitti." der. Şüphesiz ki o, çok şımarıktır, çok kibirlidir.

4. Meal

Kendisine dokunan zararlardan sonra ona nimetler tattırsak, "Kötülükler benden gitti" der. Bu kez sevinçlidir, kibirlidir.

5. Meal

Çektiği darlıktan sonra ona bir mutluluk tattırsak bu defa da "Sıkıntılar geride kaldı." der. Artık o, şımarığın ve kendini beğenmişin tekidir.

6. Meal

Başına gelen bir zorluktan sonra, ona nimet tattırsak, kesinlikle; "Kötülükler benden uzaklaştı!" der. Çünkü şımarık ve kendini beğenmiştir.

7. Meal

Yok eğer kendisine dokunan bir sıkıntı ve darlığın ardından ona esenlik ve bolluk tattırmış olsak, hemen der ki: "kötülük(veren güç)ler benden uzaklaştı"; (ve) bir anda küstahça bir övünce kapılır.

8. Meal

Ve eğer ona, kendisine gelip çatan bir zorluk ve kederden sonra bolluk ve nimet tattırırsak, hiç kuşkusuz şöyle diyecektir: "Tüm sıkıntı ve kötülükler benden uzaklaşmıştır." Bu durumda o, bir sevinç şımarığı, bir kendini beğenmiş olur.

9. Meal

Ve andolsun, kendisine dokunan bir sıkıntıdan sonra, ona bir nimet taddırsak, kuşkusuz; "Kötülükler benden gidiverdi" der. Çünkü o, şımarıktır, böbürlenendir.

10. Meal

Şayet ona, dokunan bir sıkıntıdan sonra bir mutluluk tattırıverirsek: "Her halde benden bütün kötülükler gitti." der ve mutlaka sevinir, övünür.

11. Meal

Yine, başına gelen bir darlıktan, sıkıntıdan sonra bir bolluk, bir genişlik tattıracak olsak hemen "Musibetler yakamı bıraktı!" diyerek, kendinden bilir, kurumlu boş bir sevince kaptırır kendini.

12. Meal

Ama kendisine dokunan bir sıkıntıdan sonra, ona bir nimet tattırırsak mutlaka, "Kötülükler benden gitti" diyecektir. Çünkü o, şımarık ve böbürlenen biridir.

13. Meal

Ve şayed ona dokunan bir zarruretten sonra bir saadet tattırıverirsek, her halde benden bütün seyyiat gitti der ve şüphesiz sevinir öğünür

14. Meal

Ve eğer kendisine dokunan bir zarardan sonra ona bir ni'met taddırsak, mutlaka: "Kötülükler benden gitti" der, sevinir, övünür.

15. Meal

Ve andolsun, kendisine dokunan bir sıkıntıdan sonra, ona bir nimet tattırsak, kuşkusuz "Kötülükler benden gidiverdi" der. Çünkü o, şımarıktır, böbürlenendir.

16. Meal

Şayed kendisine dokunan bir derdden sonra ona ni'meti tatdırırsak andolsun diyecek ki: "Benden kötülükler (bir daha gelmemek üzere) uzaklaşıb gitdi". Çünkü o (bu anda) şımarıkdır, (halka karşı) böbürlenendir.

17. Meal

Şayet başına gelen bir sıkıntıdan sonra ona bir nimet tattırırsak; kötülükler başımdan gitti der, şımarır ve öğünür.

18. Meal

Eğer ona, kendisine dokunan sıkıntıdan sonra nimetler verirsek şöyle söyleyecektir: -Kötülükler benden uzaklaştı. O, gerçekten şımaracak ve övünecektir.

19. Meal

Fakat başına gelen bir dertten sonra kendisine bir nimet tattırırsak: "Artık bütün dertler ve belalar bir daha gelmemek üzere bitti gitti!" der, sevinir, övünür durur.

20. Meal

Şayet yaşadığı bir sıkıntıdan sonra ona nimet tattırsak, elbette: "(Kendi aklımla) kötülüklerden kurtuldum" der... Muhakkak ki o, sevinçli ve kendiyle övünendir!

21. Meal

Kendisine dokunan zararlardan sonra ona nimetler tattırsak, 'Kötülükler benden gitti,' der. Bu kez sevinçlidir, kibirlidir.

Delillendirilen Son 10 Ayet

Yükleniyor…

Canlı yayın — SALAT

Yükleniyor…

TikTok canlı yayın