Ant olsun Biz, Kur'an'ı öğüt alınsın diye kolaylaştırdık. Var mı öğüt alıp düşünen?
28. Kasas 10
Musa'nın annesi gönlü boş olarak sabahladı. Eğer Biz sözümüze güvenenlerden olması için gönlünü pekiştirmeseydik az kalsın durumu açığa vuracaktı.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
İngilizce But there came to be a void in the heart of the mother of Moses: She was going almost to disclose his (case), had We not strengthened her heart (with faith), so that she might remain a (firm) believer. ✖
Almanca Und das Herz von Moses' Mutter war (von jeder Hoffnung) entleert. Fast hätte sie ihr Geheimnis preisgegeben, wenn Wir nicht ihr Herz gestärkt hätten, damit sie am Glauben festhielte. ✖
Özbekçe Мусонинг онасининг қалби бўшаб қолди. Мўминлардан бўлиши учун қалбини мустаҳкам боғламаганимизда, уни билдириб қўйишига сал қолди. ✖
وَأَصْبَحَ فُؤَادُ أُمِّ مُوسَىٰ فَٰرِغًا ۖ إِن كَادَتْ لَتُبْدِى بِهِۦ لَوْلَآ أَن رَّبَطْنَا عَلَىٰ قَلْبِهَا لِتَكُونَ مِنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ
Konuşan: Yok Konuşulan: Yok Muhatap: Yok
Kelimeye tıklayın: Arapçası işaretlenir · Çift tıklayın: kök ve geçtiği ayetler

D E L İ L L E R

Bu ayet henüz delillendirilmemiş.

Kelime Listesi

NoOkunuşAnlamıArapçaKökKökü
1 ve esbeha ve sabahladı وَأَصْبَحَ SbH صبح
2 fu'adu gönlü فُؤَادُ fAd فاد
3 ummi annesinin أُمِّ Amm امم
4 musa Musa'nın مُوسَىٰ ›
5 farigan bomboştu فَٰرِغًا frg فرغ
6 in إِن ›
7 kadet neredeyse كَادَتْ kwd كود
8 letubdi açığa vuracaktı لَتُبْدِى bdw بدو
9 bihi onu بِهِۦ ›
10 levla eğer olmasaydık لَوْلَآ ›
11 en أَن ›
12 rabetna biz iyice pekiştirmiş رَّبَطْنَا rbT ربط
13 ala üzerine عَلَىٰ ›
14 kalbiha onun kalbi قَلْبِهَا qlb قلب
15 litekune olması için لِتَكُونَ kwn كون
16 mine -dan مِنَ ›
17 l-mu'minine inananlar- ٱلْمُؤْمِنِينَ Amn امن

Diğer Mealler

1. Meal

Musa'nın annesi, gönlü bomboş sabahı etti, oğlundan başka bir şey düşünemiyordu. Allah'ın vaadine iyice inanması için kalbini pekiştirmeseydik, neredeyse saraya alınan çocuğun kendi oğlu olduğunu açığa vuracaktı.

2. Meal

Musa'nın annesi, pek kaygılandı. Güvende olması için kalbini pekiştirmeseydik, neredeyse durumu açığa vuracaktı.

3. Meal

Musa'nın annesinin kalbi korku dolmuştu. İnanıp güvenenlerden olması için kalbine dayanıklılık vermemiş olsaydık neredeyse işi açığa vuracaktı.

4. Meal

Musa'nın annesinin gönlü bomboş sabahladı. Gerçeği onaylaması için gönlünü pekiştirmeseydik, neredeyse durumu açığa vuracaktı.

5. Meal

Musa'nın anası, içinde bir umudu kalmamış olarak sabaha çıktı. Güvenini yitirmesin diye kalbini tutmasaydık neredeyse her şeyi açığa vuracaktı.

6. Meal

Musa'nın annesi, yüreği acıyla dolup taşarak sabahladı. İnancını koruması için yüreğini güçlendirmeseydik, neredeyse açığa vuracaktı.

7. Meal

Bu arada Musa'nın annesi, gönlü onun acısıyla dolu olarak sabahı etti. Öyle ki (vaadimize) inanıp güvenenlerden biri olması için kalbini sımsıkı pekiştirmiş olmasaydık, az kalsın onun kimliğini açığa vuracaktı.

8. Meal

Musa'nın annesinin kalbi ise bomboş bir halde sabahladı. Eğer inananlardan olması için kalbine bir bağ vermeseydik, onu açığa vuracak bir durumdaydı.

9. Meal

Musa'nın annesi ise, yüreği boşluk içinde sabahladı. Eğer mü'minlerden olması için kalbi üzerinde (sabrı ve dayanıklılığı) pekiştirmemiş olsaydık, neredeyse onu(n durumunu) açığa vuracaktı.

10. Meal

Musa'nın annesinin yüreği ise bomboş sabah etti. Şayet inananlardan olması için kalbine kuvvet vermeseydik, az daha onu açığa vuracaktı.

11. Meal

Bu arada, Musa'nın annesi yüreği acıyla dolup taşarak sabahı etti; öyle ki, eğer (sözümüze olan) inancını sonuna kadar canlı tutması için yüreğini iyice güçlendirmemiş olsaydık o'nun kim olduğunu az kalsın açığa vuracaktı.

12. Meal

Musa'nın anasının kalbi bomboş kaldı. Eğer biz (çocuğu ile ilgili sözümüze) inancını koruması için kalbine güç vermeseydik, neredeyse bunu açıklayacaktı.

13. Meal

Musanın anasının gönlü ise bomboş sabahı etti, az daha onu açıverecekti: kalbine rabıta vermese idik eğer iymanlılardan olsun diye

14. Meal

Musa'nın annesinin gönlü bomboş sabahladı (meraktan çıldıracak oldu). Eğer biz, (va'dimize) inananlardan olması için onun kalbini iyice pekiştirmemiş olsaydık, neredeyse işi açığa vuracaktı.

15. Meal

Musa'nın annesi ise, yüreği (fuadü) boşluk içinde sabahladı. Eğer inançlılardan olması için kalbi üzerinde (sabrı ve dayanıklılığı) pekiştirmemiş olsaydık, neredeyse onu(n durumunu) açığa vuracaktı.

16. Meal

Musanın anası — yüreği (evladından başka bir şeyden) bomboş olarak — sabahladı. Eğer (Allahın vadine) inananlardan olması için kalbine (sabr-ü sükun ile) rabıta vermeseydik az daha onu mutlak açığa vuracakdı.

17. Meal

Musa'nın annesi, yüreği bomboş sabah etti. Şayet inananlardan olması için kalbini pekiştirmemiş olsaydık; neredeyse onu açığa vuracaktı.

18. Meal

Musa'nın annesi kalbi bomboş olarak sabah etti. Müminlerden olması için kalbini pekiştirmemiş olsaydık neredeyse işi açığa vuracaktı.

19. Meal

Musa'nın annesi, çocuğunun Firavun'un eline geçtiğini öğrenince aklı başından gitti, onun dışındaki her şeyi unuttu. Eğer, Biz vadimize inananlardan olması için kalbine sabır kuvveti vermeseydik, neredeyse işi açığa vuracak, gidip çocuğa sahip çıkacaktı.

20. Meal

Musa'nın anasının gönlü çocuğundan başka şey düşünmez oldu... İman edenlerden olması için eğer güven duygusu vermeseydik, az kalsın onu açıklayacaktı.

21. Meal

Musa'nın annesinin gönlü bomboş sabahladı. İnanması için gönlünü pekiştirmeseydik, neredeyse durumu açığa vuracaktı

Delillendirilen Son 10 Ayet

Yükleniyor…

Canlı yayın — SALAT

Yükleniyor…

TikTok canlı yayın