D E L İ L L E R
Bu ayet henüz delillendirilmemiş.
Kelime Listesi
| No | Okunuş | Anlamı | Arapça | Kök | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ve ma | وَمَا | |
› | |
| 2 | zelemnahum | biz onlara zulmetmedik | ظَلَمْنَٰهُمْ | Zlm |
ظلم |
| 3 | velakin | ama | وَلَٰكِن | |
› |
| 4 | zelemu | onlar zulmettiler | ظَلَمُوٓا۟ | Zlm |
ظلم |
| 5 | enfusehum | kendilerine | أَنفُسَهُمْ | nfs |
نفس |
| 6 | fema | فَمَآ | |
› | |
| 7 | egnet | sağlayamadı | أَغْنَتْ | gny |
غني |
| 8 | anhum | kendilerine | عَنْهُمْ | |
› |
| 9 | alihetuhumu | onların ilahları | ءَالِهَتُهُمُ | Alh |
اله |
| 10 | lleti | ٱلَّتِى | |
› | |
| 11 | yed'une | taptıkları | يَدْعُونَ | dEw |
دعو |
| 12 | min | مِن | |
› | |
| 13 | duni | başka | دُونِ | dwn |
دون |
| 14 | llahi | Allah'tan | ٱللَّهِ | |
› |
| 15 | min | hiç bir | مِن | |
› |
| 16 | şey'in | şey | شَىْءٍ | $yA |
شيا |
| 17 | lemma | ne zaman ki | لَّمَّا | |
› |
| 18 | ca'e | gelince | جَآءَ | jyA |
جيا |
| 19 | emru | emri | أَمْرُ | Amr |
امر |
| 20 | rabbike | Rabbinin | رَبِّكَ | rbb |
ربب |
| 21 | ve ma | bir işe yaramadı | وَمَا | |
› |
| 22 | zaduhum | artırmaktan | زَادُوهُمْ | zyd |
زيد |
| 23 | gayra | başka | غَيْرَ | gyr |
غير |
| 24 | tetbibin | kayıplarını | تَتْبِيبٍ | tbb |
تبب |
Diğer Mealler
Onlara Biz zulmetmedik, fakat onlar kendilerine yazık ettiler. Rabbinin buyruğu gelince, Allah'ı bırakıp taptıkları tanrılar kendilerine bir fayda vermedi, kayıplarını artırmaktan başka bir şeye yaramadı.
Onlara biz zulmetmedik. Fakat onlar kendilerine zulmettiler. Rabbinin emri geldiğinde, Allah'ı bırakıp taptıkları tanrıları onlara hiçbir şey sağlamadı, ziyanlarını arttırmaktan başka bir şeye de yaramadı.
Onlara biz haksızlık etmemiştik; fakat, onlar kendilerine haksızlık etmişlerdi. Rabbinin (azap) emri geldiğinde, Allah'ın peşi sıra yalvardıkları ilahları onlardan hiçbir (sıkıntı) giderememişti. (Putlar onların) kayıplarından başka bir şey artırmamıştı.
Biz onlara zulmetmedik, onlar kendi kendilerine zulmettiler. Efendinin emri geldiği zaman, ALLAH'tan aşağı yalvardıkları tanrıları onları hiçbir şeyden kurtaramadı. Aslında, onların yalnızca ziyanlarını arttırdı.
Onlara biz yanlış yapmadık ama onlar yanlışı kendilerine yaptılar. Rabbinin emri gelince, Allah ile kendi aralarına koyarak yardım istedikleri ilahları hiçbir işe yaramadı. Onların katkıları, sadece çaresizliklerini artırmak oldu.
Biz, onlara haksızlık etmedik. Tam tersine, onlar, kendilerine yazık ettiler. Efendinin buyruğu geldiği zaman, Allah'tan başka bir de ayrıca taptıkları tanrıları, onlara yarar sağlamadı. Üstelik yitiklerini çoğaltmaktan başka bir işe yaramadı.
Ama onlara zulmeden Biz değildik, lakin onlar kendi kendilerine zulmettiler. Dahası Rablerinin helak emri geldiğinde, Allah dışında yalvarıp yakardıkları ilahları onların başından hiçbir şeyi savamadı; üstelik bunlar, kendi çöküşlerini hızlandırmaktan başka bir işe de yaramadı.
Onlara biz zulmetmedik. Ama onlar kendilerine zulmettiler. Rabbinin emri geldiğinde, Allah'ı bırakıp da yakardıkları ilahları kendilerine hiçbir yarar sağlamadı. İlahları onların sadece hasar ve hüsranlarını artırdı.
Biz onlara zulmetmedik, ancak onlar kendi nefislerine zulmettiler. Böylece Rabbinin emri geldiği zaman, Allah'ı bırakıp da taptıkları ilahları, onlara hiç bir şey sağlayamadı, 'helak ve kayıplarını' arttırmaktan başka bir işe yaramadı.
Biz, onlara zulmetmedik, fakat onlar kendilerine zulmettiler; Allah'tan başka taptıkları tanrıları, Rabbinin emri geldiği zaman kendilerine hiçbir yarar sağlamadı ve hasarlarını artırmaktan başka hiçbir işe yaramadı.
Pek tabii, onlara Biz zulmetmedik; tersine onlar kendi kendilerine zulmettiler. Ve Rablerinin hükmü vaki olduğunda, Allah'ı bırakıp yalvarıp yakardıkları o (düzmece) tanrıları hiçbir işe yaramadı, yok olup gitmelerini hızlandırmaktan başka!
Biz onlara zulmetmedik. Fakat onlar kendilerine zulmettiler. Rabbinin azap emri gelince, Allah'ı bırakıp da taptıkları ilahları kendilerine hiçbir fayda sağlamadı. İlahları onların sadece ziyanlarını artırdı.
Biz onlara zulmetmedik ve lakin kendilerine zulmettiler de Allahın berisinden taptıkları ma'budları, rabbımın emri geldiği vakıt kendilerine hiç bir faide vermedi ve hasarlarını artırmaktan başka hiç bir şey'e yaramadı
Biz onlara zulmetmedik. Fakat onlar, kendi kendilerine zulmediyorlardı. Rabbinin emri geldiği zaman, Allah'tan başka yalvardıkları tanrıları, kendilerinden hiçbir şeyi savamadı ve onların ziyanlarını artırmaktan başka bir işe yaramadı!
Biz onlara zulmetmedik, ancak onlar kendi nefislerine zulmettiler. Böylece rabbinin buyruğu geldiği zaman, Tanrı'yı bırakıp da taptıkları tanrıları onlara hiç bir şey sağlayamadı, 'helak ve kayıplarını' arttırmaktan başka bir işe yaramadı.
Onlara biz zulmetmedik, fakat onlar kendi nefislerine zulmetdiler. Binaen'aleyh Allahı bırakıb tapdıkları (yalancı) Tanrılar, Rabbinin (azab) emri geldiği zaman, onlara hiç bir faide vermedi, ziyanlarını artırmakdan başka bir şey'e yaramadı.
Onlara, Biz zulmetmedik, fakat onlar kendilerine zulmettiler. Rabbının emri gelince de Allah'ı bırakıp taptıkları ilahları kendilerine bir fayda vermedi. Kayıplarını artırmaktan başka bir şeye yaramadı.
Onlara biz zulmetmedik, fakat onlar kendilerine zulmettiler. Rabbinin emri geldiği zaman Allah'ı bırakıp yalvardıkları ilahları onlara hiç bir fayda sağlamadı. Kayıplarını artırmaktan başka bir işe yaramadı.
Biz onlara zulmetmedik, asıl onlar kendi kendilerine zulmettiler. Rabbinin azap emri gelince Allah'tan başka taptıkları tanrılar kendilerine hiçbir fayda vermedi. Hatta onların ziyanlarını artırmaktan başka bir şeye yaramadı.
Biz onlara zulmetmedik, fakat onlar kendi nefslerine zulmettiler! Rabbinin hükmü açığa çıktığında, Allah dununda tapındıkları tanrılar kendilerine hiçbir fayda sağlamadı! (Tanrı anlayışları) onların helak olmasından başka bir sonuç doğurmadı.
Biz onlara zulmetmedik, onlar kendi kendilerine zulmettiler. Rabbin emri geldiği zaman, ALLAH'tan başka yalvardıkları tanrıları onları hiç bir şeyden kurtaramadı. Aslında, onların yalnızca ziyanlarını arttırdı.
Delillendirilen Son 10 Ayet
Yükleniyor…
Canlı yayın — SALAT
Yükleniyor…