Ant olsun Biz, Kur'an'ı öğüt alınsın diye kolaylaştırdık. Var mı öğüt alıp düşünen?
5. Maide 101
Ey iman edenler! Her şeyi sormayın! Açıklandığında sizi zor duruma düşürecek şeyler vardır. Oysaki Kur'an indirildiği anda o şeyleri sorarsanız size açıklanır. Allah, onlardan vazgeçmiştir. Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Çok Hoş Görülü'dür.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
İngilizce O ye who believe! Ask not questions about things which, if made plain to you, may cause you trouble. But if ye ask about things when the Qur'an is being revealed, they will be made plain to you, Allah will forgive those: for Allah is Oft-forgiving, Most Forbearing. ✖
Almanca O ihr, die ihr glaubt! Fragt nicht nach Dingen, die, wenn sie euch enthüllt würden, euch unangenehm wären; und wenn ihr danach zur Zeit fragt, da der Quran niedergesandt wird, werden sie euch doch klar. Allah hat euch davon entbunden; und Allah ist Allverzeihend, Nachsichtig. ✖
Özbekçe Эй иймон келтирганлар! Ҳар хил нарсаларни сўрайверманглар. Агар зоҳир бўлса, сизга ёмон бўлади. Агар Қуръон нозил қилиниб турган чоғда сўрасангиз, сизга зоҳир бўлади. Ҳолбуки, Аллоҳ уларни авф қилган эди. Аллоҳ мағфиратли ва ҳалим зотдир. (Ҳамма нарсанинг меъёри ва чегараси бўлганидек, саволнинг ҳам чегараси ва услуби бор. Ислом воқеълик дини бўлганидан, маърифат учун бериладган саволлар ҳам воқеъликдан келиб келиб чиқиши, кишиларга манфаат жалб этиши лозим. Инсоннинг илмини оширмайдиган, маърифатига хизмат қилмайдиган, воқеъликда бўлмайдиган икир-чикирларни сўрайверишдан нима ва кимга фойда бор? Айниқса, Қуръон нозил этилиб турган пайтда. Чунки шариатнинг янгидан-янги ҳукмлари жорий этилиб турган пайтда ҳар хил саволлар берилаверса, қўшимча ҳукмлар тушиб, кўпчиликка жабр бўлиб қолиш эҳтимоли бордир.) ✖
يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تَسْـَٔلُوا۟ عَنْ أَشْيَآءَ إِن تُبْدَ لَكُمْ تَسُؤْكُمْ وَإِن تَسْـَٔلُوا۟ عَنْهَا حِينَ يُنَزَّلُ ٱلْقُرْءَانُ تُبْدَ لَكُمْ عَفَا ٱللَّهُ عَنْهَا ۗ وَٱللَّهُ غَفُورٌ حَلِيمٌ
Konuşan: Yok Konuşulan: Yok Muhatap: Yok
Kelimeye tıklayın: Arapçası işaretlenir · Çift tıklayın: kök ve geçtiği ayetler

D E L İ L L E R

kelime ana ayetle aynı okunuş kelime ana ayetle aynı kök ifade delillendirilen ifadeye karşılık gelen bölüm
1: Oysaki Kur'an indirildiği anda o şeyleri sorarsanız size açıklanır Kim açıklar ? 20 ayet
Yoksa siz de daha önce Musa'ya sorular sorulduğu gibi, elçinize sorular mı sormak istiyorsunuz? Her kim, iman yerine küfrü tercih ederse o dosdoğru yoldan sapmış olur.
mealde düzenleme yapılmıştır.
أَمْ تُرِيدُونَ أَن تَسْـَٔلُوا۟ رَسُولَكُمْ كَمَا سُئِلَ مُوسَىٰ مِن قَبْلُ ۗ وَمَن يَتَبَدَّلِ ٱلْكُفْرَ بِٱلْإِيمَٰنِ فَقَدْ ضَلَّ سَوَآءَ ٱلسَّبِيلِ
Onlar: "Bizim için Rabb'ine sor, onun nasıl bir sığır olduğunu açıklasın." dediler. Musa, "Allah, onun ne tam yaşlı ne de yavru; ikisinin arasında bir yaşta olduğunu söylüyor; öyleyse sizden isteneni yapın." dedi.
mealde düzenleme yapılmıştır.
قَالُوا۟ ٱدْعُ لَنَا رَبَّكَ يُبَيِّن لَّنَا مَا هِىَ ۚ قَالَ إِنَّهُۥ يَقُولُ إِنَّهَا بَقَرَةٌ لَّا فَارِضٌ وَلَا بِكْرٌ عَوَانٌۢ بَيْنَ ذَٰلِكَ ۖ فَٱفْعَلُوا۟ مَا تُؤْمَرُونَ
Onlar: "Bizim için Rabb'ine sor, onun rengi nedir; bize bildirsin." dediler. Musa: "Allah; onun parlak sarı renkte, bakanlara keyif veren bir sığır olduğunu söylüyor." dedi.
mealde düzenleme yapılmıştır.
قَالُوا۟ ٱدْعُ لَنَا رَبَّكَ يُبَيِّن لَّنَا مَا لَوْنُهَا ۚ قَالَ إِنَّهُۥ يَقُولُ إِنَّهَا بَقَرَةٌ صَفْرَآءُ فَاقِعٌ لَّوْنُهَا تَسُرُّ ٱلنَّٰظِرِينَ
Yine onlar: "Bizim için Rabb'ine sor; onun niteliğini açıklasın. Zira bizce sığırların hepsi birbirine benziyorlar; eğer Allah dilerse biz doğru olanı bulmuş oluruz." dediler.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
قَالُوا۟ ٱدْعُ لَنَا رَبَّكَ يُبَيِّن لَّنَا مَا هِىَ إِنَّ ٱلْبَقَرَ تَشَٰبَهَ عَلَيْنَا وَإِنَّآ إِن شَآءَ ٱللَّهُ لَمُهْتَدُونَ
Musa: "Allah, onun ekin sulayarak, çifte koşularak yıpranmamış; alacası olmayan, kusursuz bir sığır olduğunu söylüyor." dedi. Onlar: "İşte şimdi gerçeği bildirdin." dediler. Ve nihayet sığırı boğazladılar. Neredeyse bunu yapmayacaklardı.*
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
قَالَ إِنَّهُۥ يَقُولُ إِنَّهَا بَقَرَةٌ لَّا ذَلُولٌ تُثِيرُ ٱلْأَرْضَ وَلَا تَسْقِى ٱلْحَرْثَ مُسَلَّمَةٌ لَّا شِيَةَ فِيهَا ۚ قَالُوا۟ ٱلْـَٰٔنَ جِئْتَ بِٱلْحَقِّ ۚ فَذَبَحُوهَا وَمَا كَادُوا۟ يَفْعَلُونَ
Sana, ayın evrelerini soruyorlar. De ki: "O, insanlar ve hacc için bir zaman ölçüsüdür." Evlerinize arkalarından girmeniz birr değildir; birr, takvalı davranmaktır. Öyleyse evlerinize kapılarından girin. Allah'a karşı takvalı olun ki kurtuluşa erebilesiniz.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
۞ يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلْأَهِلَّةِ ۖ قُلْ هِىَ مَوَٰقِيتُ لِلنَّاسِ وَٱلْحَجِّ ۗ وَلَيْسَ ٱلْبِرُّ بِأَن تَأْتُوا۟ ٱلْبُيُوتَ مِن ظُهُورِهَا وَلَٰكِنَّ ٱلْبِرَّ مَنِ ٱتَّقَىٰ ۗ وَأْتُوا۟ ٱلْبُيُوتَ مِنْ أَبْوَٰبِهَا ۚ وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ
Sana neyi infak edeceklerini soruyorlar. De ki: "Hayır adına ne harcayabilirseniz; o, anne ve babaya, akrabalara, yetimlere, yoksullara ve yol oğlunadır. Hayır adına her ne yaparsanız kuşkusuz Allah, Her Şeyi Bilir."
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
يَسْـَٔلُونَكَ مَاذَا يُنفِقُونَ ۖ قُلْ مَآ أَنفَقْتُم مِّنْ خَيْرٍ فَلِلْوَٰلِدَيْنِ وَٱلْأَقْرَبِينَ وَٱلْيَتَٰمَىٰ وَٱلْمَسَٰكِينِ وَٱبْنِ ٱلسَّبِيلِ ۗ وَمَا تَفْعَلُوا۟ مِنْ خَيْرٍ فَإِنَّ ٱللَّهَ بِهِۦ عَلِيمٌ
Sana, O haram ayı, onun içinde öldürmeyi soruyorlar! De ki; Onun içinde öldürmek büyüklerdendir. Allah'ın yolundan alıkoymak ve onun ile inkar etmek ve O Mescid-i Haramdan ehlini sürüp çıkarmak ondan daha büyüktür Allah yanında , ve O fitne öldürmekten daha da büyüktür. Onların eğer güçleri yetse sizi dinizden döndürünceye kadar sizi öldürmekten vazgeçmezler ve Sizden kim, dininden dönerse ve ölürse odur Kafir olan. İşte o kimselerin, O dünya içinde ve O ahiret de yaptıkları boşa gitmiştir ve Onlar ''O ateşin ashabıdır ve onlar onun içinde sürekli kalıcıdırlar.''
mealde düzenleme yapılmıştır.
يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلشَّهْرِ ٱلْحَرَامِ قِتَالٍ فِيهِ ۖ قُلْ قِتَالٌ فِيهِ كَبِيرٌ ۖ وَصَدٌّ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ وَكُفْرٌۢ بِهِۦ وَٱلْمَسْجِدِ ٱلْحَرَامِ وَإِخْرَاجُ أَهْلِهِۦ مِنْهُ أَكْبَرُ عِندَ ٱللَّهِ ۚ وَٱلْفِتْنَةُ أَكْبَرُ مِنَ ٱلْقَتْلِ ۗ وَلَا يَزَالُونَ يُقَٰتِلُونَكُمْ حَتَّىٰ يَرُدُّوكُمْ عَن دِينِكُمْ إِنِ ٱسْتَطَٰعُوا۟ ۚ وَمَن يَرْتَدِدْ مِنكُمْ عَن دِينِهِۦ فَيَمُتْ وَهُوَ كَافِرٌ فَأُو۟لَٰٓئِكَ حَبِطَتْ أَعْمَٰلُهُمْ فِى ٱلدُّنْيَا وَٱلْءَاخِرَةِ ۖ وَأُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلنَّارِ ۖ هُمْ فِيهَا خَٰلِدُونَ
Sana O hamrın ve şans oyunlarının hükmünü soruyorlar. De ki: "Her ikisinin de içinde büyük günah vardır. İnsanlar için faydalanacakları olsa da. Günahları faydalarından daha büyüktür." Sana neyi infak edeceklerini soruyorlar. De ki: "O Afvı." Allah size ayetlerini böylece açıklamaktadır. Umulur ki düşünürsünüz.
mealde düzenleme yapılmıştır.
۞ يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلْخَمْرِ وَٱلْمَيْسِرِ ۖ قُلْ فِيهِمَآ إِثْمٌ كَبِيرٌ وَمَنَٰفِعُ لِلنَّاسِ وَإِثْمُهُمَآ أَكْبَرُ مِن نَّفْعِهِمَا ۗ وَيَسْـَٔلُونَكَ مَاذَا يُنفِقُونَ قُلِ ٱلْعَفْوَ ۗ كَذَٰلِكَ يُبَيِّنُ ٱللَّهُ لَكُمُ ٱلْءَايَٰتِ لَعَلَّكُمْ تَتَفَكَّرُونَ
Dünya ve ahiret hakkında... Bir de sana yetimleri soruyorlar. De ki: "Onların hayatlarını düzene sokmak, sahipsiz bırakmaya göre hayırlı olandır." Eğer birlikte yaşayacak olursanız, onlar sizin kardeşlerinizdir. Allah, bozguncu olanla yapıcı olanı ayırt etmesini bilir. Eğer, Allah dileseydi, sizi zora koşardı. Zira Allah, Çok Güçlü ve Her Şeye Egemen'dir.
mealde düzenleme yapılmıştır.
فِى ٱلدُّنْيَا وَٱلْءَاخِرَةِ ۗ وَيَسْـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلْيَتَٰمَىٰ ۖ قُلْ إِصْلَاحٌ لَّهُمْ خَيْرٌ ۖ وَإِن تُخَالِطُوهُمْ فَإِخْوَٰنُكُمْ ۚ وَٱللَّهُ يَعْلَمُ ٱلْمُفْسِدَ مِنَ ٱلْمُصْلِحِ ۚ وَلَوْ شَآءَ ٱللَّهُ لَأَعْنَتَكُمْ ۚ إِنَّ ٱللَّهَ عَزِيزٌ حَكِيمٌ
Sana "adet görme durumundan" soruyorlar. De ki: "O bir rahatsızlıktır." Kadınlar adet hali durumundayken onlardan uzak durun. Adet görme bitinceye kadar onlara yaklaşmayın. Adet hali bitince, onlara Allah'ın buyruğuna uygun şekilde yaklaşın. Kuşkusuz, Allah, tevbe edenleri sever. Ve temizlenenleri de sever.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
وَيَسْـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلْمَحِيضِ ۖ قُلْ هُوَ أَذًى فَٱعْتَزِلُوا۟ ٱلنِّسَآءَ فِى ٱلْمَحِيضِ ۖ وَلَا تَقْرَبُوهُنَّ حَتَّىٰ يَطْهُرْنَ ۖ فَإِذَا تَطَهَّرْنَ فَأْتُوهُنَّ مِنْ حَيْثُ أَمَرَكُمُ ٱللَّهُ ۚ إِنَّ ٱللَّهَ يُحِبُّ ٱلتَّوَّٰبِينَ وَيُحِبُّ ٱلْمُتَطَهِّرِينَ
Sana, kendilerine neyin helal olduğunu soruyorlar. De ki: "Temiz ve iyi olanlar, size helal kılındı. Ve Allah'ın size verdiği bilgi ile eğittiğiniz eğitimli av hayvanlarının yakaladıklarını yiyin. Ve Allah'ın adını onun üzerine anın. Allah'a karşı takvalı olun. Kuşkusuz, Allah, hesabı çok çabuk görendir."
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
يَسْـَٔلُونَكَ مَاذَآ أُحِلَّ لَهُمْ ۖ قُلْ أُحِلَّ لَكُمُ ٱلطَّيِّبَٰتُ ۙ وَمَا عَلَّمْتُم مِّنَ ٱلْجَوَارِحِ مُكَلِّبِينَ تُعَلِّمُونَهُنَّ مِمَّا عَلَّمَكُمُ ٱللَّهُ ۖ فَكُلُوا۟ مِمَّآ أَمْسَكْنَ عَلَيْكُمْ وَٱذْكُرُوا۟ ٱسْمَ ٱللَّهِ عَلَيْهِ ۖ وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ ۚ إِنَّ ٱللَّهَ سَرِيعُ ٱلْحِسَابِ
Sana O Saat'ten soruyorlar. Ne zaman demir atacak diye. De ki: "Onun bilgisi sadece Rabb'imin yanındadır. Onun vaktini O'ndan açığa çıkaramaz. O göklere de, yere de ağır gelecektir. O size ansızın gelecek." Sanki sen biliyormuşsun gibi onu sana soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi sadece Allah'ın yanındadır." Ancak insanların çoğu bu gerçeği bilmez.
mealde düzenleme yapılmıştır.
يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلسَّاعَةِ أَيَّانَ مُرْسَىٰهَا ۖ قُلْ إِنَّمَا عِلْمُهَا عِندَ رَبِّى ۖ لَا يُجَلِّيهَا لِوَقْتِهَآ إِلَّا هُوَ ۚ ثَقُلَتْ فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ ۚ لَا تَأْتِيكُمْ إِلَّا بَغْتَةً ۗ يَسْـَٔلُونَكَ كَأَنَّكَ حَفِىٌّ عَنْهَا ۖ قُلْ إِنَّمَا عِلْمُهَا عِندَ ٱللَّهِ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَ ٱلنَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ
Sana enfalı soruyorlar. De ki: "Enfal, Allah ve Resulü içindir. Eğer mü'min iseniz Allah'a karşı takva sahibi olun, birbirinizin arasını düzeltin, Allah'a ve Resul'üne itaat edin.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلْأَنفَالِ ۖ قُلِ ٱلْأَنفَالُ لِلَّهِ وَٱلرَّسُولِ ۖ فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَصْلِحُوا۟ ذَاتَ بَيْنِكُمْ ۖ وَأَطِيعُوا۟ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥٓ إِن كُنتُم مُّؤْمِنِينَ
Sana "o ruhtan" soruyorlar. De ki: "O Ruh", Rabb'imin emrindendir. Ve size "o ilimden" çok az verilmiştir."
mealde düzenleme yapılmıştır.
وَيَسْـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلرُّوحِ ۖ قُلِ ٱلرُّوحُ مِنْ أَمْرِ رَبِّى وَمَآ أُوتِيتُم مِّنَ ٱلْعِلْمِ إِلَّا قَلِيلًا
Sana, Zu'l-Karneyn'den soruyorlar. De ki: "Sizin üzerinize ondan bir hatırlatma okuyacağım."
mealde düzenleme yapılmıştır.
وَيَسْـَٔلُونَكَ عَن ذِى ٱلْقَرْنَيْنِ ۖ قُلْ سَأَتْلُوا۟ عَلَيْكُم مِّنْهُ ذِكْرًا
Sana dağlardan soruyorlar. De ki: "Rabb'im onları ufalayıp savuracak."
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
وَيَسْـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلْجِبَالِ فَقُلْ يَنسِفُهَا رَبِّى نَسْفًا
Sana o Sa'at'ten soruyorlar; ne zaman gelip çatacakmış diye.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلسَّاعَةِ أَيَّانَ مُرْسَىٰهَا
Sen onun hakkında ne bilebilirsin ki?
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
فِيمَ أَنتَ مِن ذِكْرَىٰهَآ
Onun sonu Rabb'inedir.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
إِلَىٰ رَبِّكَ مُنتَهَىٰهَآ

Kelime Listesi

NoOkunuşAnlamıArapçaKökKökü
1 ya eyyuha ey يَٰٓأَيُّهَا ›
2 ellezine kimseler ٱلَّذِينَ ›
3 amenu inanan(lar) ءَامَنُوا۟ Amn امن
4 la لَا ›
5 teselu sormayın تَسْـَٔلُوا۟ sAl سال
6 an hakkında عَنْ ›
7 eşya'e şeyler أَشْيَآءَ $yA شيا
8 in eğer إِن ›
9 tubde açıklandığında تُبْدَ bdw بدو
10 lekum size لَكُمْ ›
11 tesu'kum hoşunuza gitmeyecek تَسُؤْكُمْ swA سوا
12 ve in ve eğer وَإِن ›
13 teselu sorarsanız تَسْـَٔلُوا۟ sAl سال
14 anha onları عَنْهَا ›
15 hine vakit حِينَ Hyn حين
16 yunezzelu indirildiği يُنَزَّلُ nzl نزل
17 l-kuranu Kur'an ٱلْقُرْءَانُ qrA قرا
18 tubde açıklanır تُبْدَ bdw بدو
19 lekum size لَكُمْ ›
20 afa affetmiştir عَفَا Efw عفو
21 llahu Allah ٱللَّهُ ›
22 anha onları عَنْهَا ›
23 vallahu Allah وَٱللَّهُ ›
24 gafurun bağışlayandır غَفُورٌ gfr غفر
25 halimun halimdir حَلِيمٌ Hlm حلم

Diğer Mealler

1. Meal

Ey İnananlar! Size açıklanınca hoşunuza gitmeyecek şeyleri sormayın. Kuran indirilirken onları sorarsanız size açıklanır (ama üzülürsünüz). Allah sorduğunuz şeyleri affetmiştir. Allah Bağışlayan'dır, Halim'dir.

2. Meal

Ey iman edenler! Açıklandığı zaman hoşunuza gitmeyecek şeyleri sormayınız. Eğer Kur'an indirilirken onları sorarsanız, size açıklanır. Açıklamadığına göre Allah onları affetmiştir. Zira Allah çok bağışlayıcıdır; yumuşak davranandır.

3. Meal

Ey iman edenler! Size açıklanırsa hoşunuza gitmeyecek şeyleri sormayın! Kur'an indirilirken onları sorarsanız size açıklanır. (Bildirmediğine göre) Allah onları affetmiştir. Allah çok bağışlayandır, hoşgörülüdür.

4. Meal

Gerçeği onaylayanlar, açıklandığı vakit hoşunuza gitmeyecek şeyler hakkında sorular sormayın. Kuran'ın ışığında sorarsanız size açık olurlar. ALLAH özellikle onlardan söz etmedi. ALLAH Bağışlayandır, Yumuşaktır.

5. Meal

Ey inanıp güvenenler (müminler)! Her şeyi sormayın; açıklansa hoşunuza gitmez. Kur'an indirilirken sorarsanız açıklanır ama Allah onlardan sorumlu tutmamıştır. Allah bağışlar, ikramı boldur.

6. Meal

Ey inanca çağırılanlar! Açıklandığında sizi üzecek şeyleri sormayın. Kur'an indirilirken sorsaydınız, size açıklanırdı. Allah, onları bağışlamıştır. Çünkü Allah, Sınırsız Bağışlayandır; Hoşgörülüdür.

7. Meal

Siz ey iman edenler! Açıklanması halinde sizi zora sokabilecek şeyler hakkında soru sormayın! Nitekim Kur'an iniyorken onlar hakkında soru sorarsanız size açıklarız. (Açıklanmadığına göre), Allah onlarla sizi mükellef tutmamıştır. Allah tarifsiz bir bağışlayandır, acele cezalandırmayandır.

8. Meal

Ey iman sahipleri! Size açıklandığında canınızı sıkacak şeylerle ilgili soru sormayın. Kur'an indirilmekte iken onları sorarsanız size açıklanır. Allah onlardan vazgeçmiştir. Allah Gafur'dur, Halim'dir.

9. Meal

Ey iman edenler, size açıklandığında sizi üzecek şeyleri sormayın; Kur'an indirildiği zaman sorarsanız, size açıklanır. Allah onu affetti. Allah bağışlayandır, (kullara) yumuşak olandır.

10. Meal

Ey iman edenler, size açıklanınca fenanıza gidecek şeyleri sormayın! Oysa Kur'an indirildiği esnada sorarsanız, onlar size açıklanır. Allah onları şimdilik affetmiştir. Allah, çok bağışlayan ve çok yumuşak davranandır.

11. Meal

Siz ey imana ermiş olanlar! (Kesin hukuki kurallar şeklinde) açıklandığı taktirde sizi sıkıntıya sokabilecek olan konular hakkında soru sormayın; zira, Kuran vahyedilirken onlar hakkında soru sorsaydınız, size (hukuki kurallar şeklinde) açıklanabilirlerdi. Allah, bu konuda (sizi her türlü yükümlülükten) azat etmiştir: Zira Allah, çok bağışlayıcıdır, halimdir.

12. Meal

Ey iman edenler! Size açıklandığı takdirde, sizi üzecek olan şeylere dair soru sormayın. Eğer Kur'an indirilirken bunlara dair soru sorarsanız size açıklanır. (Halbuki) Allah onları bağışlamıştır. Allah, çok bağışlayandır, halimdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir.)

13. Meal

Ey o bütün iyman edenler; öyle şeylerden sual etmeyin ki size açılırsa fenanıza gidecektir, halbuki Kur'an indirilmekte iken sorarsanız onlar size açılır, Allah onlardan şimdilik afiv buyurdu, Allah gafur, halimdir

14. Meal

Ey inananlar, açıklandığı zaman hoşunuza gitmeyecek şeyleri sormayın. Eğer Kur'an indirilirken onları sorarsanız, size açıklanır. Halbuki Allah onlardan geçmiştir. Allah bağışlayandır, halimdir.

15. Meal

Ey inananlar, size açıklandığında sizi üzecek şeyleri sormayın; Kuran indirildiği zaman sorarsanız, size açıklanır. Tanrı onu affetti. Tanrı bağışlayandır, (kullara) yumuşak olandır.

16. Meal

Ey iman edenler, Allahın afvetdiği şeyleri — ki eğer size açıklanırsa ve siz bunları Kur'an inerken sorub da hükmü kendinize izhar edilirse fenanıza gidecekdir — sormayın. Allah çok yarlığayıcıdır, cezada da aceleci değildir.

17. Meal

Ey iman edenler; size açıklanınca hoşunuza gitmeyecek olan şeyleri sormayın. Ku'ran indirilirken onları soracak olursanız, size açıklanır. Allah, bunları affetmiştir. Allah; Gafur'dur, Halim'dir.

18. Meal

- Ey İman edenler! Açıklandığı zaman hoşunuza gitmeyecek şeyleri sormayın. Eğer Kur'an inerken onları sorarsanız, onlar size açıklanır. Allah, onları bağışlamıştır. Allah bağışlayandır, yumuşak davranandır.

19. Meal

Ey iman edenler! Açıklandığı takdirde hoşunuza gitmeyecek şeyleri sormayın. Eğer Kur'an'ın indirilmesi esnasında onları sorarsanız, size açıklanır. Halbuki Allah onları bağışlamış, sizi onlardan muaf tutmuştur.Çünkü Allah gafurdur, halimdir (affı ve müsamahası geniştir).

20. Meal

Ey iman edenler... Size açıklandığında hoşlanmayacağınız şeylerden, soru sormayın! Eğer Kur'an inzal edilmekteyken cevabından hoşlanmayacağınız şeyleri sorarsanız, cevabı size açıklanır! Allah onları affetmiştir... Allah Ğafur'dur, Haliym'dir.

21. Meal

İnananlar, açıklandığı vakit hoşunuza gitmeyecek şeyler hakkında sorular sormayın. Kuran'ın ışığında sorarsanız size açık olurlar. ALLAH özellikle onlardan söz etmedi. ALLAH Bağışlayandır, Yumuşaktır.

Delillendirilen Son 10 Ayet

Yükleniyor…

Canlı yayın — SALAT

Yükleniyor…

TikTok canlı yayın