Ant olsun Biz, Kur'an'ı öğüt alınsın diye kolaylaştırdık. Var mı öğüt alıp düşünen?
6. Enam 104
Rabb'inizden size basiret gelmiştir. Kim gerçeği görürse kendi yararınadır, kim de gerçeği görmezse kendi aleyhinedir. Ben üzerinize bekçi değilim.
mealde düzenleme yapılmıştır.
İngilizce "Now have come to you, from your Lord, proofs (to open your eyes): if any will see, it will be for (the good of) his own soul; if any will be blind, it will be to his own (harm): I am not (here) to watch over your doings." ✖
Almanca Wahrlich, sichtbare Beweise sind zu euch nunmehr von eurem Herrn gekommen; wenn einer also sieht, so ist es zu seinem eigenen Besten; und wenn einer blind wird, so ist es zu seinem eigenen Schaden. Und ich bin nicht euer Wächter. ✖
Özbekçe Сизга Роббингиздан «кўз очувчи»лар келди. Кимки кўрса, ўзига яхши. Ким кўр бўлиб олса, ўзига зарар. Мен сизларга қўриқчи эмасман. (Биз «кўз очувчи»лар деб таржима қилган сўз Қуръони Карим истилоҳида «басоиру», деб келган. У «басийра» сўзининг жамъи бўлиб, бир нарсани кўриб, уни англаб етишга далолат қилувчи ҳодисага айтилади. Аллоҳ Ўзининг биру борлигига, Пайғамбарининг ва динининг ҳақлигига далолат қиладиган «кўз очувчи» нарсаларни юбориб қўйганини айтмоқда.) ✖
قَدْ جَآءَكُم بَصَآئِرُ مِن رَّبِّكُمْ ۖ فَمَنْ أَبْصَرَ فَلِنَفْسِهِۦ ۖ وَمَنْ عَمِىَ فَعَلَيْهَا ۚ وَمَآ أَنَا۠ عَلَيْكُم بِحَفِيظٍ
Konuşan: Yok Konuşulan: Yok Muhatap: Yok
Kelimeye tıklayın: Arapçası işaretlenir · Çift tıklayın: kök ve geçtiği ayetler

D E L İ L L E R

kelime ana ayetle aynı okunuş kelime ana ayetle aynı kök ifade delillendirilen ifadeye karşılık gelen bölüm
1: Rabb'inizden size basiret gelmiştir Bize gelen basiret kitabın bir sıfatıdır 6 ayet
Bu , insanlar için basiretler, kesin inanan kavim için bir yol gösterici ve bir rahmettir.
mealde düzenleme yapılmıştır.
هَٰذَا بَصَٰٓئِرُ لِلنَّاسِ وَهُدًى وَرَحْمَةٌ لِّقَوْمٍ يُوقِنُونَ
İşte "O Kitap" onun içinde hiç bir şüphe yoktur. "Müttakiler için" bir rehberdir.
mealde düzenleme yapılmıştır.
ذَٰلِكَ ٱلْكِتَٰبُ لَا رَيْبَ ۛ فِيهِ ۛ هُدًى لِّلْمُتَّقِينَ
Kuşkusuz bu Kur'an, dimdik ayakta duranı doğru yola iletir ve o salihatı yapmakta olan o müminleri büyük bir ecirle müjdeler.
mealde düzenleme yapılmıştır.
إِنَّ هَٰذَا ٱلْقُرْءَانَ يَهْدِى لِلَّتِى هِىَ أَقْوَمُ وَيُبَشِّرُ ٱلْمُؤْمِنِينَ ٱلَّذِينَ يَعْمَلُونَ ٱلصَّٰلِحَٰتِ أَنَّ لَهُمْ أَجْرًا كَبِيرًا
Onlara ayet ile getirdiğin zaman, "Derleyip uydursaydın ya." derler. De ki: "Ben ancak Rabb'imden bana vahyedilene uyuyorum. Bu, inanan bir halk için Rabb'inizden gelen bir basiret, bir yol gösterici ve bir rahmettir."
mealde düzenleme yapılmıştır.
وَإِذَا لَمْ تَأْتِهِم بِـَٔايَةٍ قَالُوا۟ لَوْلَا ٱجْتَبَيْتَهَا ۚ قُلْ إِنَّمَآ أَتَّبِعُ مَا يُوحَىٰٓ إِلَىَّ مِن رَّبِّى ۚ هَٰذَا بَصَآئِرُ مِن رَّبِّكُمْ وَهُدًى وَرَحْمَةٌ لِّقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ
İşte böylece Biz, O ayetleri döne döne açıklıyoruz. "Sen ders almışsın demeleri için ve bilen bir halk için onu beyan edelim.
mealde düzenleme yapılmıştır.
وَكَذَٰلِكَ نُصَرِّفُ ٱلْءَايَٰتِ وَلِيَقُولُوا۟ دَرَسْتَ وَلِنُبَيِّنَهُۥ لِقَوْمٍ يَعْلَمُونَ
Rabb'inden sana vahyolunana uy, O'ndan başka ilah yoktur. Ortak koşanlara aldırma.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
ٱتَّبِعْ مَآ أُوحِىَ إِلَيْكَ مِن رَّبِّكَ ۖ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ ۖ وَأَعْرِضْ عَنِ ٱلْمُشْرِكِينَ

Kelime Listesi

NoOkunuşAnlamıArapçaKökKökü
1 kad doğrusu قَدْ ›
2 ca'ekum size geldi جَآءَكُم jyA جيا
3 besairu basiretler بَصَآئِرُ bSr بصر
4 min -den مِن ›
5 rabbikum Rabbiniz- رَّبِّكُمْ rbb ربب
6 femen artık kim فَمَنْ ›
7 ebsara görürse أَبْصَرَ bSr بصر
8 felinefsihi (yararı) kendisinedir فَلِنَفْسِهِۦ nfs نفس
9 ve men ve kim de وَمَنْ ›
10 amiye kör olursa عَمِىَ Emy عمي
11 fealeyha (zararı) kendisinedir فَعَلَيْهَا ›
12 ve ma ve değilim وَمَآ ›
13 ena ben أَنَا۠ ›
14 aleykum sizin üzerinize عَلَيْكُم ›
15 bihafizin bekçi بِحَفِيظٍ HfZ حفظ

Diğer Mealler

1. Meal

Doğrusu size Rabbiniz'den açık belgeler gelmiştir; kim görürse kendi lehine ve kim körlük ederse kendi aleyhinedir. Ben sizin bekçiniz değilim.

2. Meal

Doğrusu size Rabbiniz tarafından basiretler/idrak kabiliyeti verilmiştir. Artık kim hakkı görürse faydası kendine, kim de kör olursa zararı kendinedir. Ben üzerinize bekçi değilim.

3. Meal

(De ki:) "Elbette size Rabbiniz tarafından öngörüler gelmiştir. Artık kim (gerçeği) görürse yararı kendisine, kim de kör davranırsa zararı kendisinedir. Ben üzerinize asla bekçi değilim."

4. Meal

Efendinizden size aydınlatıcı belgeler gelmiş bulunuyor. Kim görürse kendi yararına, kim körlük ederse kendi zararınadır. Ben üzerinize bekçi değilim.

5. Meal

Rabbinizden size göstergeler (basiretler) geldi. Kim görürse kendi için görür, kim de körlük ederse kendi aleyhine olur. Ben sizi koruyacak değilim.

6. Meal

"Gerçek şu ki, Efendinizden, size aydınlanma kaynağı gelmiştir. Artık, kim görmek isterse, kendi yararına; kim körlük ederse, kendi yitimine yönelik olacaktır. Ben, sizin üzerinize gözetmen değilim!"

7. Meal

Doğrusu, Rabbinizden size (vahiy gibi) bir bilinç kaynağı gelmiştir. Artık kim (vahyin gösterdiği hakikati) görmek isterse kendi lehine, kim de körlüğü tercih ederse kendi aleyhinedir. Ben sizi engelleyecek değilim.

8. Meal

Gerçek şu ki, size Rabbinizden gönül gözleri gelmiştir. Kim görürse kendisi yararına, kim körlük ederse kendisi zararına... Ben sizin üzerinize bekçi değilim.

9. Meal

Gerçek şu ki size Rabbinizden basiretler gelmiştir. Kim basiretle-görürse kendi lehine, kim de kör olursa (görmek istemezse) kendi aleyhinedir. Ben sizin üzerinizde gözetleyici değilim.

10. Meal

Gerçekten Rabbinizden size birçok deliller geldi, artık kim gözünü açarak onları görürse kendi lehine, kim de körlük ederse, kendi aleyhinedir. Ve o durumda ben sizin bekçiniz değilim.

11. Meal

Şimdi Rabbinizden size (bu ilahi kelam yoluyla) anlama ve kavrama araçları verilmiştir. O halde, kim görmek isterse kendi lehine, ve kim de körlüğü tercih ederse kendi aleyhine davranmış olur. Ve (kalbi katılaşmış olanlara de ki): "Ben sizin bekçiniz değilim!"

12. Meal

Rabbinizden size gerçekleri gösteren deliller geldi. Artık kim gözünü açar hakkı idrak ederse kendi yararına, kim de (hakkın karşısında) körlük ederse kendi zararınadır. Ben başınızda bekçi değilim.

13. Meal

Hakıkat Rabbınızdan size bir çok basıretler geldi artık kim gözünü açar görürse kendi lehine, kim de körlük ederse kendi aleyhinedir ve o halde ben size karşı muhafız değilim

14. Meal

Doğrusu size Rabbinizden basiretler geldi. Artık kim (gerçeği) görürse yararı kendisine, kim de (gerçeğe karşı) kör olursa zararı kendisinedir. Ben sizin üzerinize bekçi değilim.

15. Meal

Gerçek şu ki size rabbinizden basiretler gelmiştir. Kim basiretle-görürse kendi lehine, kim de kör olursa (görmek istemezse) kendi aleyhinedir. Ben sizin üzerinize gözetleyici değilim.

16. Meal

Size Rabbinizden muhakkak basıyretler gelmişdir. Artık kim (onlarla hakkı) görür (ve iman eder) se kendi lehine, kim (ondan) kör kalırsa o da kendi aleyhinedir. Ben sizin üzerinizde bir bekci değilim.

17. Meal

Doğrusu size, Rabbınızdan basiretler gelmiştir. Kim, onları görürse; kendi lehine, kim de körlük ederse; kendi aleyhinedir. Ve ben, sizin üzerinize bir bekçi değilim.

18. Meal

Size Rabbinizden apaçık deliller gelmiştir. Her kim bunları görürse kendisi içindir. Kim de körlük ederse aleyhinedir. Yoksa ben, sizin üzerinizde bir bekçi değilim.

19. Meal

Rabbinizden size muhakkak ki deliller gelmiştir. Artık kim gözünü açar görürse kendi lehine, kim de hakkı görmeyip batılı seçerse kendi aleyhinedir. (Sen de ki:) "Ben sizin üzerinizde bekçi değilim."

20. Meal

Gerçek şu ki, size Rabbinizden değerlendirilesi deliller gelmiştir... Kim basiretiyle gelenleri değerlendirirse kendi lehine, kim de basiretsiz olursa kendi aleyhinedir... Ben, üzerinize muhafız değilim!

21. Meal

Rabbinizden size aydınlatıcı bilgiler gelmiş bulunuyor. Kim görürse kendi yararına, kim körlük ederse kendi zararınadır. Ben üzerinize bekçi değilim.

Delillendirilen Son 10 Ayet

Yükleniyor…

Canlı yayın — SALAT

Yükleniyor…

TikTok canlı yayın