D E L İ L L E R
Kelime Listesi
| No | Okunuş | Anlamı | Arapça | Kök | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ve iz | ve yine | وَإِذْ | |
› |
| 2 | kale | demişti ki | قَالَ | qwl |
قول |
| 3 | llahu | Allah | ٱللَّهُ | |
› |
| 4 | ya iysa | Îsa | يَٰعِيسَى | |
› |
| 5 | bne | oğlu | ٱبْنَ | bny |
بني |
| 6 | meryeme | Meryem | مَرْيَمَ | |
› |
| 7 | eente | sen mi? | ءَأَنتَ | |
› |
| 8 | kulte | dedin | قُلْتَ | qwl |
قول |
| 9 | linnasi | insanlara | لِلنَّاسِ | nws |
نوس |
| 10 | ttehizuni | beni edinin | ٱتَّخِذُونِى | Axp |
اخذ |
| 11 | ve ummiye | ve annemi | وَأُمِّىَ | Amm |
امم |
| 12 | ilaheyni | iki tanrı | إِلَٰهَيْنِ | Alh |
اله |
| 13 | min | مِن | |
› | |
| 14 | duni | başka | دُونِ | dwn |
دون |
| 15 | llahi | Allah'tan | ٱللَّهِ | |
› |
| 16 | kale | dedi ki | قَالَ | qwl |
قول |
| 17 | subhaneke | sen yücesin | سُبْحَٰنَكَ | sbH |
سبح |
| 18 | ma | مَا | |
› | |
| 19 | yekunu | değildir | يَكُونُ | kwn |
كون |
| 20 | li | benim (haddime) | لِىٓ | |
› |
| 21 | en | أَنْ | |
› | |
| 22 | ekule | söylemek | أَقُولَ | qwl |
قول |
| 23 | ma | bir şeyi | مَا | |
› |
| 24 | leyse | olmayan | لَيْسَ | lys |
ليس |
| 25 | li | benim için | لِى | |
› |
| 26 | bihakkin | gerçek | بِحَقٍّ | Hqq |
حقق |
| 27 | in | eğer | إِن | |
› |
| 28 | kuntu | olsaydım | كُنتُ | kwn |
كون |
| 29 | kultuhu | demiş | قُلْتُهُۥ | qwl |
قول |
| 30 | fekad | muhakkak | فَقَدْ | |
› |
| 31 | alimtehu | sen bunu bilirdin | عَلِمْتَهُۥ | Elm |
علم |
| 32 | tea'lemu | sen bilirsin | تَعْلَمُ | Elm |
علم |
| 33 | ma | olanı | مَا | |
› |
| 34 | fi | فِى | |
› | |
| 35 | nefsi | benim nefsimde | نَفْسِى | nfs |
نفس |
| 36 | ve la | ve | وَلَآ | |
› |
| 37 | ea'lemu | ben bilmem | أَعْلَمُ | Elm |
علم |
| 38 | ma | olanı | مَا | |
› |
| 39 | fi | فِى | |
› | |
| 40 | nefsike | senin nefsinde | نَفْسِكَ | nfs |
نفس |
| 41 | inneke | şüphesiz sen | إِنَّكَ | |
› |
| 42 | ente | sensin | أَنتَ | |
› |
| 43 | allamu | bilen | عَلَّٰمُ | Elm |
علم |
| 44 | l-guyubi | gizlileri | ٱلْغُيُوبِ | gyb |
غيب |
Diğer Mealler
Allah, "Ey Meryem oğlu İsa! Sen mi insanlara Beni ve annemi Allah'tan başka iki tanrı olarak benimseyin dedin?" demişti de, "Haşa, hak olmayan sözü söylemek bana yaraşmaz; eğer söylemişsem, şüphesiz Sen onu bilirsin; Sen, benim içimde olanı bilirsin; ben Senin içinde olanı bilmem; doğrusu görülmeyeni bilen ancak Sensin" demişti, "Ben onlara sadece 'Rabbim ve Rabbiniz olan Allah'a kulluk edin' diye bana emrettiğini söyledim. Aralarında bulunduğum müddetce onlar hakkında şahiddim, beni aralarından aldığında onları Sen gözlüyordun. Sen her şeye şahidsin."
İşte o zaman Allah; "Ey Meryem oğlu İsa! Beni ve anamı, Allah'tan başka iki tanrı edinin dedin mi?" diye sorduğu zaman İsa şöyle cevap verecek: "Haşa! Seni tenzih ederim, hakkım olmayan şeyi söylemek bana yakışmaz. Bunu söylemiş olsaydım sen muhakkak bilirdin! Sen benim içimdeki her şeyi bilirsin, halbuki ben senin zatında olanı bilmem. Gizlilikleri eksiksiz bilen yalnızca sensin!"
Hani Allah "Ey Meryem oğlu İsa! İnsanlara ‘Beni ve annemi, Allah'ın peşi sıra iki ilah edinin!' diye sen mi dedin?" dediği zaman, (İsa) "(Haşa)! Sen yücesin. Hakkım olmayan şeyi söylemek bana yakışmaz. Ben onu söyleseydim sen onu elbette bilirdin. Sen bendekini bilirsin, (oysa) ben sende olanı bilemem. Şüphesiz ki gizlilikleri bilen ancak sensin sen." demiş (olacak)tır.
ALLAH şöyle diyecek: "Ey Meryem oğlu İsa, sen mi halka, ‘ALLAH'tan başka beni ve annemi de tanrı edinin' dedin?" O şöyle cevap verecek: "Sen yücesin, hakkım olmayan bir şeyi söylemek bana yakışmaz. Zaten böyle bir şey söylemiş olsaydım sen bilirdin. Sen benim düşüncemi bilirsin; ancak ben senin düşünceni bilmem. Sen tüm gizemleri biliyorsun."
Bir gün Allah, şöyle diyecektir: "Meryem oğlu İsa! İnsanlara 'Beni ve anamı Allah ile aranıza iki tanrı olarak koyun?' diyen sen misin?" İsa diyecek ki "Ben sana içten boyun eğerim. Benim doğru olmayanı söylemem olacak şey değildir. Eğer söylediysem, zaten bilirsin. Sen, benim içimdekini bilirsin ama ben senin içindekini bilmem. Bütün gaybı (her şeyin içyüzünü) bilen sadece sensin.
Ve Allah, şöyle dedi: "Ey Meryem Oğlu İsa! ‘Allah'tan başka ayrıca, beni ve annemi de iki tanrı edinin!' diye insanlara söyledin mi?" "Sen, tüm yakıştırmalardan ayrıksın. Gerçeğe aykırı bir şeyi söylemek bana yakışmaz. Bunu söylemiş olsaydım, kesinlikle bilirdin. Sen, bende olanları bilirsin; oysa ben, Sende olanı bilemem. Kuşkusuz, gizli gerçekleri bilen, yalnızca Sensin, Sen!"
Ve işte o zaman Allah "Ey Meryem oğlu İsa!" dedi, "Sen insanlara 'Allah'ın dışında, O'nun astı olarak beni ve annemi ilah edinin' mi dedin? Cevap verdi: "Zatını tenzih ederim! Kendim için hakkım olmayan bir şeyi söylemek bana yakışmaz. Bunu söylemiş olsaydım elbette Sen bilirdin. Sen benim sırrıma erersin, fakat ben Senin sırrına eremem. Şüphesiz yaratılmışların idrakini aşan her şeyi bilen yalnızca Sensin.
Allah şunu da söyledi: "Ey Meryem oğlu İsa! Allah'ın yanında beni ve annemi de iki tanrı olarak kabul edin diye insanlara sen mi söyledin?" İsa dedi: "Haşa! Tespih ederim seni. Hakkım olmayan bir şeyi söylemek benim haddime değildir. Eğer onu söylemişsem sen onu elbette bilirsin. Sen benim içimde olanı bilirsin ama ben senin zatında olanı bilmem. Çünkü sen, evet sen, gaybları çok iyi bilensin!"
Allah: "Ey Meryem oğlu İsa, insanlara, beni ve annemi Allah'ı bırakarak iki ilah edinin, diye sen mi söyledin?" dediğinde: "Seni tenzih ederim, hakkım olmayan bir sözü söylemek bana yakışmaz. Eğer bunu söyledimse mutlaka sen onu bilmişsindir. Sen bende olanı bilirsin, ama ben Sen'de olanı bilmem. Gerçekten, görünmeyenleri (gaybleri) bilen Sen'sin Sen."
Ve Allah şöyle buyurduğu zaman: "Ey Meryem oğlu İsa, sen misin o insanlara "Beni ve o anamı Allah yanında iki tanrı edinin." diyen?" "Haşa, dedi, sen her türlü eksikliklerden münezzehsin ya Rab! Benim için gerçek olmayan bir sözü söylemem bana yakışmaz. Eğer söylemiş olsaydım elbette Sen bilirdin. Sen benim içimde olanı bilirsin, ben ise Senin zatında olanı bilmem! Şüphesiz Sen, gizlilikleri çok iyi bilensin."
Ve işte o zaman Allah, "Ey İsa, ey Meryem oğlu!" dedi, "Sen insanlara, 'Allahtan başka tanrılar olarak bana ve anneme kulluk edin dedin mi?" (İsa) cevap verdi: "Sen yücelikte sonsuzsun! (Söylemeye) hakkım olmayan bir şeyi hiç söyleyebilir miyim? Bunu söylemiş olsaydım sen muhakkak bilirdin! Sen benim içimdeki her şeyi bilirsin, halbuki ben Senin Zatında olanı bilmem. Şüphe yok ki, yaratılmış varlıkların idrakini aşan her şeyi tam bilen yalnız Sensin."
Allah, kıyamet günü şöyle diyecek: "Ey Meryem oğlu İsa! Sen mi insanlara, Allah'ı bırakarak beni ve anamı iki ilah edinin, dedin?" İsa da şöyle diyecek: "Seni bütün eksikliklerden uzak tutarım. Hakkım olmayan bir şeyi söylemem, benim için söz konusu olamaz. Eğer ben onu söylemiş olsaydım, elbette sen bunu bilirdin. Sen benim içimde olanı bilirsin, ama ben sende olanı bilemem. Şüphesiz ki yalnızca sen gaybları hakkıyla bilensin."
Hem Allah buyurduğu vakit: Ey Meryemin oğlu Isa! Sen mi dedin o insanlara; "beni ve anamı Allahın yanında iki ilah edinin" diye? haşa, der: münezzeh sübhansın yarab! Benim için hakk olmıyan bir sözü söylemekliğim bana yakışmaz, eğer söyledimse elbette ma'lumundur, sen benim nefsimdekini bilirsin: ben ise senin zatindekini bilmem, şüphesiz ki sen "allamülguyub" sun
Ve yine Allah demişti ki: "Ey Meryem oğlu İsa sen mi insanlara 'Beni ve annemi, Allah'tan başka iki tanrı edinin' dedin?". Haşa, dedi, Sen yücesin, benim için gerçek olmayan bir şeyi söylemek benim haddime değildir! Eğer demiş olsaydım, sen bunu bilirdin, sen benim nefsimde olanı bilirsin, ben senin nefsinde olanı bilmem, çünkü gizlileri bilen yalnız sensin, sen!"
Tanrı: "Ey Meryem oğlu İsa, insanlara, beni ve annemi Tanrı'yı bırakarak iki tanrı edinin diye sen mi söyledin?" dediğinde: "Seni tenzih ederim, hakkım olmayan bir sözü söylemek bana yakışmaz. Eğer bunu söyledimse mutlaka sen onu bilmişsindir. Sen bende olanı bilirsin ama ben sende olanı bilmem. Gerçekten, gaybleri bilen sensin, sen."
Allah: "Ey Meryem oğlu İsa, insanlara Allahı bırakıb da beni ve anamı iki tanrı edininiz diyen sen misin?" dediği zaman o, (şöyle) söyledi: "Seni tenzih ederim (ya Rab), hakkım olmadık bir sözü söylemekliğim bana yakışmaz. Eğer onu söyledimse elbette bunu bilmişsindir. Benim içimde olan (her) şey'i Sen bilirsin. Ben ise Senin zatinde olanı bilmem. Şübhesiz ki ğaybları hakkıyle bilen Sensin Sen".
Allah buyurmuştu ki: Ey meryem oğlu İsa; sen mi insanlara: Beni ve annemi Allah'tan başka iki ilah edinin, dedin? Demişti ki: Tenzih ederim Seni, hak olmayan bir sözü söylemek bana yakışmaz. Eğer ben, onu söylemişsem; Sen, onu elbette bilirsin. Sen, benim içimde olanı bilirsin, ama ben Senin zatında olanı bilmem. Doğrusu görülmeyeni en iyi bilen Sensin, Sen.
Allah: -Ey Meryemoğlu İsa, "Beni ve annemi Allah'tan başka iki ilah olarak benimseyin." diye insanlara sen mi söyledin? dediği zaman, İsa şöyle cevap verir: - Seni tenzih ederim, hakkım olmayan bir şeyi söylemek bana yakışmaz. Eğer deseydim, elbette sen bunu bilirdin. Sen, benim içimde olanı bilirsin, ben ise senin içinde olanı bilmem. Elbette sen, gaybları en iyi bilensin.
(116-118) Hem Allah Teala: "Ey Meryem oğlu İsa!" Sen mi insanlara "Beni ve annemi Allah'tan başka iki tanrı edinin" dedin? sorguladığı vakit o şöyle diyecek: "Haşa! Sen şerikden ve her noksandan münezzehsin Ya Rabbi! Hakkım olmayan bir şeyi söylemem doğru olmaz, bana yakışmaz." "Hem söylediysem malumundur elbet. Benim varlığımda olan her şeyi Sen bilirsin, ama ben Sen'in Zatında olanı bilemem. Bütün gaybleri hakkıyla bilen ancak Sen'sin." "Sen ne emrettinse ben onlara, bundan başka bir şey söylemedim. Dediğim hep şu idi: "Rabbim ve Rabbiniz olan Allah'a kulluk edin." "Ya Rabbi! Ben aralarında olduğum müddetçe onları kolladım. Fakat vakta ki Sen beni aralarından tutup aldın, onları görüp denetleyen yalnız Sen kaldın. Sen gerçekten her zaman, her şeye hakkıyla şahitsin. Eğer onları cezalandırırsan, şüphe yok ki onlar Sen'in kullarındır. Onları affedersen, aziz-u hakim (üstün kudret, tam hüküm ve hikmet sahibi) ancak Sen'sin."
Ve hani Allah şöyle dedi: "Ey Meryemoğlu İsa!. . İnsanlara, 'Allah dununda beni ve annemi iki ilah edinin' diye sen mi söyledin?"... (İsa) dedi ki: "Subhaneke (tenzih ederim seni)! Benim, Hak olmayanı söylemem nasıl mümkün olur? Eğer onu söylemişsem, (zaten) kesin sen onu bilmişsindir! Sen nefsimde olanı bilirsin, fakat ben senin nefsinde olanı bilmem! Kesin ki gaybların tamamını bilen sensin, sen!"
ALLAH şöyle diyecek: 'Ey Meryem oğlu İsa, sen mi halka, ' ALLAH tan başka beni ve annemi de tanrı edinin' dedin?' (İsa) şöyle cevap verecek: 'Sen yücesin, hakkım olmayan bir şeyi söylemek bana yakışmaz. Zaten böyle bir şey söylemiş olsaydım sen bilirdin. Sen benim düşüncemi bilirsin; ancak ben senin düşünceni bilmem. Sen tüm gizemleri biliyorsun.'
Delillendirilen Son 10 Ayet
Yükleniyor…
Canlı yayın — SALAT
Yükleniyor…