Ant olsun Biz, Kur'an'ı öğüt alınsın diye kolaylaştırdık. Var mı öğüt alıp düşünen?
2. Bakara 119
Doğrusu Biz, seni, Hakk ile müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Cehennem ashabından sorulmazsın.
mealde düzenleme yapılmıştır.
İngilizce Verily We have sent thee in truth as a bearer of glad tidings and a warner: But of thee no question shall be asked of the Companions of the Blazing Fire. ✖
Almanca Wir haben dich mit der Wahrheit gesandt als Verkünder der frohen Botschaft und Warner, und du bist für die Gefährten der Gahim nicht verantwortlich. ✖
Özbekçe Албатта, Биз сени ҳақ билан суюнчли хабар берувчи ва огоҳлантирувчи қилиб юбордик. Ва дўзахилар ҳақида сўралмайсан. ✖
إِنَّآ أَرْسَلْنَٰكَ بِٱلْحَقِّ بَشِيرًا وَنَذِيرًا ۖ وَلَا تُسْـَٔلُ عَنْ أَصْحَٰبِ ٱلْجَحِيمِ
Konuşan: Yok Konuşulan: Yok Muhatap: Yok
Kelimeye tıklayın: Arapçası işaretlenir · Çift tıklayın: kök ve geçtiği ayetler

D E L İ L L E R

kelime ana ayetle aynı okunuş kelime ana ayetle aynı kök ifade delillendirilen ifadeye karşılık gelen bölüm
1: Cehennem ashabından sorulmazsın. Kimdir Cehennem ashabı? 4 ayet
Küfreden ve ayetlerimizi yalanlayan kimselere gelince, işte onlar Cehennemlik ashabıdır.
mealde düzenleme yapılmıştır.
وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَكَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَآ أُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلْجَحِيمِ
Kafir olup ayetlerimiz ile yalanlayan kimseler, işte onlar Cehennem ashabıdır.
mealde düzenleme yapılmıştır.
وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَكَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَآ أُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلْجَحِيمِ
Ayetlerimizi geçersiz bırakma yarışında olanlar, işte onlar Cehennem ashabıdır.
mealde düzenleme yapılmıştır.
وَٱلَّذِينَ سَعَوْا۟ فِىٓ ءَايَٰتِنَا مُعَٰجِزِينَ أُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلْجَحِيمِ
Allah'a ve Resullerine iman edenler; işte onlar Sıddıklardır. Ve Rableri yanında şahitlerdir. Onların ecirleri ve nurları vardır. Küfür eden ve ayetlerimizi yalanlayanlar, İşte onlar "Cehim ashabıdır".
mealde düzenleme yapılmıştır.
وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ بِٱللَّهِ وَرُسُلِهِۦٓ أُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلصِّدِّيقُونَ ۖ وَٱلشُّهَدَآءُ عِندَ رَبِّهِمْ لَهُمْ أَجْرُهُمْ وَنُورُهُمْ ۖ وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَكَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَآ أُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلْجَحِيمِ
2: Hakk ile Hakk ile Müjdeleyicisin Hakk ile Uyarıcısın ? Nedir o Hakk ? 7 ayet
İman eden, salihatı yapanlar ve Rabb'leri tarafından Muhammed'e indirilen "Hakk'a" inanan kimselere gelince, Allah onların kötülüklerini örtüp durumlarını düzeltecektir.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ وَءَامَنُوا۟ بِمَا نُزِّلَ عَلَىٰ مُحَمَّدٍ وَهُوَ ٱلْحَقُّ مِن رَّبِّهِمْ ۙ كَفَّرَ عَنْهُمْ سَيِّـَٔاتِهِمْ وَأَصْلَحَ بَالَهُمْ
Elif, Lam, Mim, Ra. Bunlar Kitap'ın ayetleridir. O, sana Rabb'inden indirilen hakk'tır. Ne var ki insanların çoğu ona inanmazlar.
mealde düzenleme yapılmıştır.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ الٓمٓر ۚ تِلْكَ ءَايَٰتُ ٱلْكِتَٰبِ ۗ وَٱلَّذِىٓ أُنزِلَ إِلَيْكَ مِن رَّبِّكَ ٱلْحَقُّ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَ ٱلنَّاسِ لَا يُؤْمِنُونَ
Rabb'inden sana indirilenin hakk olduğunu bilen kimse, kör kimse gibi midir? Ancak sağlıklı düşünen akıl sahipleri öğüt alıp gerçeği kavrarlar.
mealde düzenleme yapılmıştır.
۞ أَفَمَن يَعْلَمُ أَنَّمَآ أُنزِلَ إِلَيْكَ مِن رَّبِّكَ ٱلْحَقُّ كَمَنْ هُوَ أَعْمَىٰٓ ۚ إِنَّمَا يَتَذَكَّرُ أُو۟لُوا۟ ٱلْأَلْبَٰبِ
Kendilerine O bilgi verilmiş olanlar, Rabb'inden sana indirilenin hakk olduğunu ve onun; Aziz'in, Hamid'in yoluna ilettiğini görüyorlar.
mealde düzenleme yapılmıştır.
وَيَرَى ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْعِلْمَ ٱلَّذِىٓ أُنزِلَ إِلَيْكَ مِن رَّبِّكَ هُوَ ٱلْحَقَّ وَيَهْدِىٓ إِلَىٰ صِرَٰطِ ٱلْعَزِيزِ ٱلْحَمِيدِ
Bilen bir halk için, ayetleri detaylandırılmış, Arapça kur'an bir Kitap'tır.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
كِتَٰبٌ فُصِّلَتْ ءَايَٰتُهُۥ قُرْءَانًا عَرَبِيًّا لِّقَوْمٍ يَعْلَمُونَ
Müjdeleyici ve uyarıcı olarak. Fakat insanların çoğu ondan yüz çevirmekte ve onu dinlememektedirler.
mealde düzenleme yapılmıştır.
بَشِيرًا وَنَذِيرًا فَأَعْرَضَ أَكْثَرُهُمْ فَهُمْ لَا يَسْمَعُونَ
Böylece Biz onu, senin lisanın ile kolaylaştırdık, muttakileri onun ile müjdelemen için ve inat eden kavmini onun ile uyarman için.
mealde düzenleme yapılmıştır.
فَإِنَّمَا يَسَّرْنَٰهُ بِلِسَانِكَ لِتُبَشِّرَ بِهِ ٱلْمُتَّقِينَ وَتُنذِرَ بِهِۦ قَوْمًا لُّدًّا

Kelime Listesi

NoOkunuşAnlamıArapçaKökKökü
1 inna doğrusu biz إِنَّآ ›
2 erselnake seni gönderdik أَرْسَلْنَٰكَ rsl رسل
3 bil-hakki gerçekle بِٱلْحَقِّ Hqq حقق
4 beşiran müjdeleyici بَشِيرًا b$r بشر
5 ve neziran ve uyarıcı olarak وَنَذِيرًا npr نذر
6 ve la değilsin وَلَا ›
7 tuselu sen sorumlu تُسْـَٔلُ sAl سال
8 an عَنْ ›
9 eshabi halkından أَصْحَٰبِ SHb صحب
10 l-cehimi cehennem ٱلْجَحِيمِ jHm جحم

Diğer Mealler

1. Meal

Doğrusu Biz, seni hak ile, müjdeci ve uyarıcı olarak göndermişizdir. Sen, cehennemliklerden sorumlu tutulmayacaksın.

2. Meal

Doğrusu biz seni müjdeleyici ve uyarıcı olarak hak ile gönderdik. Sen cehennemliklerden sorumlu değilsin.

3. Meal

Şüphesiz ki biz seni bir amaç ile müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen cehennem halkından sorumlu tutulmayacaksın.

4. Meal

Biz seni, gerçekle, müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Cehennem halkından sen sorumlu değilsin.

5. Meal

Biz seni, doğru bilgiyle müjdeleyesin ve onunla uyarasın diye elçi olarak gönderdik. Cehennem halkından sorumlu tutulmayacaksın.

6. Meal

Aslında, seni, muştulayıcı ve uyarıcı olarak gerçekle gönderdik. Cehennemin yoldaşlarından, sen sorumlu değilsin.

7. Meal

Gerçekten biz seni, hakikat ile müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik; ateşe yoldaş olanlardan sen sorumlu değilsin.

8. Meal

İnan olsun ki, biz seni hak üzere bir müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen, cehennem ehlinden sorgu suale çekilmeyeceksin/cehennem yaranından sen sorumlu değilsin.

9. Meal

Şüphesiz biz seni bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak, hak (Kur'an) ile gönderdik. Sen cehennemin halkından sorumlu tutulmayacaksın.

10. Meal

Şüphesiz ki, Biz seni hak (olan Kur'an) ile rahmetimizin müjdecisi ve azabımızın habercisi gönderdik. Sen o cehennemliklerden sorumlu da değilsin.

11. Meal

Doğrusu Biz seni (ey Peygamber) hakikat ile gönderdik: Bir müjdeleyici ve uyarıcı olarak; yakıcı ateşe mahkum olanlardan sen sorumlu değilsin.

12. Meal

Şüphesiz biz seni hak ile; müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen cehennemlik olanlardan sorumlu tutulacak değilsin.

13. Meal

Şek yok: biz seni hakkile rahmetimizin müjdecisi ve azabımızın habercisi gönderdik; sen o Cehennemliklerden mes'ul de değilsin

14. Meal

Doğrusu biz seni, gerçekle, müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Cehennem halkından sen sorumlu değilsin.

15. Meal

Kuşkusuz biz seni bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak hak ile gönderdik. Sen cehennemin halkından sorumlu tutulmayacaksın.

16. Meal

(Habibim) şübhe yok ki biz seni (rahmetimizin) kamil bir müjdeci (si) ve (azabımızın) gerçek korkutucu (su ve habercisi) olarak o Hak (Kur'an) ile gönderdik. Sen cehennemin arkadaşlarından (cehennemlik olanların küfürde ayak diremelerinden) mes'ul olacak değilsin.

17. Meal

Şüphesiz ki biz seni müjdeleyici ve korkutucu olarak hak ile gönderdik. Cehennem ashabından sen mes'ul olacak değilsin.

18. Meal

Biz seni hem müjdeci, hem de korkutucu olarak hak ile gönderdik. Cehennem halkından sen sorumlu değilsin.

19. Meal

Biz seni sırf Kur'an'la müjdelemen ve uyarman için gerçeğin ta kendisi olarak gönderdik. Yoksa sen cehennemliklerden ötürü sorguya çekilecek değilsin.

20. Meal

Gerçek ki Biz, seni, müjdelemen ve uyarman için HAK olarak irsal ettik. Cehennem ehli senden sorulmaz.

21. Meal

Biz seni, gerçekle, müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Cehennem halkından sen sorumlu değilsin.

Delillendirilen Son 10 Ayet

Yükleniyor…

Canlı yayın — SALAT

Yükleniyor…

TikTok canlı yayın