D E L İ L L E R
Bu ayet henüz delillendirilmemiş.
Kelime Listesi
| No | Okunuş | Anlamı | Arapça | Kök | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | felealleke | belki de | فَلَعَلَّكَ | |
› |
| 2 | tarikun | bırakacaksın | تَارِكٌۢ | trk |
ترك |
| 3 | bea'de | bir kısmını | بَعْضَ | bED |
بعض |
| 4 | ma | مَا | |
› | |
| 5 | yuha | vahyedilenin | يُوحَىٰٓ | wHy |
وحي |
| 6 | ileyke | sana | إِلَيْكَ | |
› |
| 7 | ve daikun | ve daralacak | وَضَآئِقٌۢ | Dyq |
ضيق |
| 8 | bihi | onunla | بِهِۦ | |
› |
| 9 | sadruke | göğsün | صَدْرُكَ | Sdr |
صدر |
| 10 | en | dolayı | أَن | |
› |
| 11 | yekulu | demelerinden | يَقُولُوا۟ | qwl |
قول |
| 12 | levla | değil miydi? | لَوْلَآ | |
› |
| 13 | unzile | indirilmeli | أُنزِلَ | nzl |
نزل |
| 14 | aleyhi | ona | عَلَيْهِ | |
› |
| 15 | kenzun | bir hazine | كَنزٌ | knz |
كنز |
| 16 | ev | veya | أَوْ | |
› |
| 17 | ca'e | gelmeli | جَآءَ | jyA |
جيا |
| 18 | meahu | beraberinde | مَعَهُۥ | |
› |
| 19 | melekun | bir melek | مَلَكٌ | mlk |
ملك |
| 20 | innema | ancak | إِنَّمَآ | |
› |
| 21 | ente | sen | أَنتَ | |
› |
| 22 | nezirun | bir uyarıcısın | نَذِيرٌ | npr |
نذر |
| 23 | vallahu | Allah ise | وَٱللَّهُ | |
› |
| 24 | ala | üzerine | عَلَىٰ | |
› |
| 25 | kulli | her | كُلِّ | kll |
كلل |
| 26 | şey'in | şey | شَىْءٍ | $yA |
شيا |
| 27 | vekilun | vekildir | وَكِيلٌ | wkl |
وكل |
Diğer Mealler
Putperestlerin: "Ona bir hazine indirilmeli veya yanında bir melek gelmeli değil miydi?" demelerinden senin kalbin daralır ve belki de sana vahyolunanın bir kısmını terkedecek olursun. Sen ancak bir uyarıcısın, Allah her şeye vekildir.
Belki de sen, müşriklerin "Ona gökten bir hazine indirilseydi veya onunla beraber bir melek gelseydi ya!" demelerinden dolayı, sana vahyolunan ayetlerin bir kısmını tebliğ etmeyi terkedeceksin ve bu yüzden ruhun daralacaktır. İyi bil ki, sen sadece bir uyarıcısın. Allah ise her şeye vekildir."
Neredeyse sen (müşriklerin) "Ona (gökten) bir hazine indirilseydi veya onunla birlikte bir melek gelseydi ya!" demeleri yüzünden sana vahyolunan ayetlerin bir kısmını terk edeceksin ve (bu yüzden) ruhun daralacak. Sen sadece bir uyarıcısın. Allah her şeye vekildir (güven kaynağıdır).
"Ona bir hazine, yahut onunla birlikte bir melek inmeli değil miydi?" dedikleri için neredeyse göğsün daralacak ve sana vahiy edilenin bir kısmını terk edeceksin. Sen yalnız bir uyarıcısın; ALLAH her şeyi kontrol edendir.
"Ona bir hazine indirilseydi veya beraberinde bir melek gelseydi" demesinler diye sanki sana gelen vahiyden bir kısmını onlara okumayacak gibisin; bu da senin göğsünü daraltıyor. Halbuki sen yalnızca bir uyarıcısın. Her şeye vekil olan Allah'tır.
Sen; "Ona, bir gömü indirilmeli veya Onunla birlikte, bir melek gelmeliydi; öyle değil mi?" demeleri yüzünden gönlün daraldığı için, sana bildirilenin bir bölümünü belki de bırakacaksın. Sen, yalnızca bir uyarıcısın. Oysa Allah, Her Şeyin Koruyucusudur.
Şöyle ki; belki de, onların "Onun üzerine bir hazine indirilmeli değil miydi?" ya da "Onunla birlikte bir de melek gelse (ya)!" demekle senden beklentileri, göğsün bu yüzden daralsın da, sana bildirilen kimi vahiyleri kulak ardı edesin diyedir! Kesinlikle sen sadece bir uyarıcısın! Allah ise, her şeyi en ideal manada koruyandır.
Belki de sen; onlar, "Ona bir hazine indirilseydi, yahut beraberinde bir melek gelseydi ya!" diyorlar diye göğsün sıkışıp daralarak, sana vahyedilmekte olanının bir kısmını terk etmeye kalkarsın. Gerçek olan şu ki, sen sadece bir uyarıcısın. Allah ise her şey üzerinde bir Vekil'dir.
Şimdi onların: "Ona bir hazine indirilmeli veya onunla birlikte bir melek gelmeli değil miydi?" demeleri dolayısıyla göğsün daralıp sana vahyolunanlardan bir kısmını terk mi edeceksin? Sen yalnızca bir uyarıcısın. Allah her şeye vekildir.
Şimdi belki de sen, onların: "Ona bir hazine indirilse veya beraberinde bir melek gelse ya!" demeleri yüzünden için sıkılarak, sana vahyolunanın bir kısmını terkedecek olursun. Fakat sen, ancak bir uyarıcısın. Allah ise herşeye vekildir.
O halde, (ey Peygamber, sırf inkarcılar hoşlanmıyor diye ve) onların "Niçin ona (gökten) bir hazine inmedi" ya da, "(niçin) onunla (gözle görülebilen) bir melek gelmedi?" diye söylenmelerinden ötürü yüreğin daralıyor diye sana vahyedilen mesajın bir kısmını göz ardı etmen hiç doğru olur mu? (Unutma ki,) sen sadece bir uyarıcısın; Allah ise her şeyin üzerinde gözetici olarak bulunuyor,
(Ey Muhammed!) Belki de sen, (müşriklerin) "Ona bir hazine indirilseydi veya beraberinde bir melek gelseydi ya!" demelerinden dolayı sana vahyolunanlardan bir kısmını göz ardı edeceksin ve o yüzden göğsün daralacak. Fakat sen, ancak bir uyarıcısın. Allah ise her şeye vekildir.
Şimdi ihtimal ki sen "ona bir hazine indirilse ya veya beraberindeki bir melek gelse ya" diyorlar diye göğsün daralarak sana vahyolunanın ba'zısını bu sebeble terkedecek olursun, fakat sen sırf bir nezirsin. Allah ise, her şey'e karşı vekil.
Herhalde sen: "Ona bir hazine indirilmeli veya beraberinde bir melek gelmeli değil miydi?" demelerinden ötürü, sana vahyolunanın bir kısmını bırakacaksın ve bununla göğsün sıkılacak; ama sen sadece bir uyarıcısın (böyle sözlere aldırma), her şeye vekil olan Allah'tır.
Şimdi onların: "Ona bir hazine indirilmeli veya onunla birlikte bir melek gelmeli değil miydi?" demeleri dolayısıyla göğsün daralıp sana vahyolunanlardan bir kısmını terk mi edeceksin? Sen yalnızca bir uyarıcısın. Tanrı her şeye vekildir.
Şimdi sen (müşriklerin belki): "Ona (gökden) bir hazine indirilseydi, yahud maiyyetinde bir de melek gelseydi ya" demelerinden (naşi) sana vahy olunandan bir kısmını, bu yüzden yüreğin daralarak, hemen terk mi edivereceksin? Sen ancak bir nezirsin (Allahın azabiyle korkutan bir peygambersin). Allah ise her şey'e hakkıyle vekildir.
Belki de sen; ona bir hazine indirilmeli veya yakında bir melek gelmeli değil miydi? demelerinden ötürü sana vahyolunanların bir kısmını terkedecek olursun. Sen, ancak bir uyarıcısın. Ve Allah; her şeye Vekil'dir.
O halde sen: -Ona bir hazine indirilmeli veya Onunla birlikte bir melek gelmeli değil miydi? dedikleri için göğsün daralıp sana vahyedilenin bir kısmını terk mi edeceksin? Sen ancak bir uyarıcısın. Allah, her şeyin vekilidir.
İmdi, senin de muhatap olduğun imtihan icabı ey Resulüm, o müşriklerin: "Ona bir hazine indirilse ya!" veya "beraberinde bir melek gelse ya!" demelerinden ötürü, belki de göğsün daralarak sana vahyolunanın bir kısmını terk edecek olursun. Fakat sen böyle yapmazsın ve yapma! Zira sen sadece uyaran bir elçisin. Bütün işleri düzenleyen, herkese layık olduğu neticeyi verecek olan ise Allah Tealadır.
(Rasulüm!) Belki de sen, "O'na bir hazine inzal edilseydi yahut beraberinde bir melek gelseydi ya" demelerinden (akılla değerlendirilen yerine gözle değerlendirilen mucize istemelerinden ötürü), için daralıp, sana vahyolunanın bazısını bildirmeyi terkedecek misin? Sen ancak bir uyarıcısın! Allah her şeye Vekiyl'dir.
'Ona bir hazine, yahut onunla birlikte bir melek inmeli değil miydi,' dedikleri için belki göğsün daralacak ve sana vahyedilenin bir kısmını terkedeceksin. Sen yalnız bir uyarıcısın; ALLAH her şeyi kontrol edendir.
Delillendirilen Son 10 Ayet
Yükleniyor…
Canlı yayın — SALAT
Yükleniyor…