Ant olsun Biz, Kur'an'ı öğüt alınsın diye kolaylaştırdık. Var mı öğüt alıp düşünen?
25. Furkan 12
Cehennem onları uzak bir yerden gördüğü zaman, onun öfkelenmesini ve uğultusunu işittiler.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
İngilizce When it sees them from a place far off, they will hear its fury and its ranging sigh. ✖
Almanca Wenn er sie aus der Ferne wahrnimmt, werden sie hören, wie er grollt und laut aufheult. ✖
Özbekçe Вақтики у уларни узоқ жойдан кўрганида, унинг ғазабнок қайнашини ва бўкиришини эшитурлар. (Қиёмат соатини ёлғонга чиқарганларга Аллоҳ таоло томонидан тайёрлаб қўйилган дўзах шу даражада даҳшатлики, у кофирларни узоқдан кўриши билан ғазаби тўлиб-тошиб, қайнаб ўкира бошлайди.) ✖
إِذَا رَأَتْهُم مِّن مَّكَانٍۭ بَعِيدٍ سَمِعُوا۟ لَهَا تَغَيُّظًا وَزَفِيرًا
Konuşan: Yok Konuşulan: Yok Muhatap: Yok
Kelimeye tıklayın: Arapçası işaretlenir · Çift tıklayın: kök ve geçtiği ayetler

D E L İ L L E R

kelime ana ayetle aynı okunuş kelime ana ayetle aynı kök ifade delillendirilen ifadeye karşılık gelen bölüm
1: onun öfkelenmesini ve uğultusunu işittiler Zikri işitirken böyle davranmasaydı o zaman 5 ayet
Ki onlar, bizim zikrimize karşı gözleri kapalı ve işitmeye tahammülü olmayanlardır.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
ٱلَّذِينَ كَانَتْ أَعْيُنُهُمْ فِى غِطَآءٍ عَن ذِكْرِى وَكَانُوا۟ لَا يَسْتَطِيعُونَ سَمْعًا
Gerçeği yalanlayan nankörler, o zikri işittikleri zaman, neredeyse gözleriyle seni devireceklerdi. "Kuşkusuz o bir delidir." diyorlardı.
mealde düzenleme yapılmıştır.
وَإِن يَكَادُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لَيُزْلِقُونَكَ بِأَبْصَٰرِهِمْ لَمَّا سَمِعُوا۟ ٱلذِّكْرَ وَيَقُولُونَ إِنَّهُۥ لَمَجْنُونٌ
Kafirler: "Bu Kur'an'ı dinlemeyin, gürültü edin, belki üstün gelirsiniz." dediler.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
وَقَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لَا تَسْمَعُوا۟ لِهَٰذَا ٱلْقُرْءَانِ وَٱلْغَوْا۟ فِيهِ لَعَلَّكُمْ تَغْلِبُونَ
Kuran okunduğu zaman onu mutlaka dinleyin ve sessiz olun. Umulur ki Rahmet edilirsiniz.
mealde düzenleme yapılmıştır.
وَإِذَا قُرِئَ ٱلْقُرْءَانُ فَٱسْتَمِعُوا۟ لَهُۥ وَأَنصِتُوا۟ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ
Bir grup cinni Kur'an'ı dinlemeleri için sana çevirdik. Onlar, gelip Kur'an'ı dinlemeye başladıklarında birbirlerine, "sessiz olun, dinleyin." dediler. Sonra da dinlemeleri bitince kavimlerine döndüler uyarıcılar olarak.
mealde düzenleme yapılmıştır.
وَإِذْ صَرَفْنَآ إِلَيْكَ نَفَرًا مِّنَ ٱلْجِنِّ يَسْتَمِعُونَ ٱلْقُرْءَانَ فَلَمَّا حَضَرُوهُ قَالُوٓا۟ أَنصِتُوا۟ ۖ فَلَمَّا قُضِىَ وَلَّوْا۟ إِلَىٰ قَوْمِهِم مُّنذِرِينَ

Kelime Listesi

NoOkunuşAnlamıArapçaKökKökü
1 iza ne zaman ki إِذَا ›
2 raethum onları görünce رَأَتْهُم rAy راي
3 min مِّن ›
4 mekanin bir yerden مَّكَانٍۭ kwn كون
5 beiydin uzak بَعِيدٍ bEd بعد
6 semiu onlar işitirler سَمِعُوا۟ smE سمع
7 leha bunun لَهَا ›
8 tegayyuzen öfkesini تَغَيُّظًا gyZ غيظ
9 ve zefiran ve homurtusunu وَزَفِيرًا zfr زفر

Diğer Mealler

1. Meal

Bu ateş, onlara uzak bir yerden gözükünce, onun kaynamasını ve uğultusunu işitirler.

2. Meal

O ateş uzaktan kendilerine göründüğünde, onun kaynama sesini ve uğultusunu işitirler.

3. Meal

(O ateş) uzak bir yerden kendilerini görünce (cehennemlikler) onun kükremesini ve uğultusunu duyacaklar.

4. Meal

Cehennem onları uzaktan görünce, onun öfkesini ve uğultusunu işitirler.

5. Meal

O ateş onları uzaktan görünce onun çatlarcasına yanmasının ve çektiği havanın uğultusunu duyacaklardır.

6. Meal

Uzaktan onları gördüğünde, öfkesini ve uğultusunu duyarlar.

7. Meal

Onlar, çok uzak bir mekandan dahi, kendilerini gördüğü zaman o ateşin nasıl bir homurtuyla kükrediğini elbet işitecekler.

8. Meal

O, onları uzak bir yerden gördüğünde, onlar onun kaynayan öfkesini ve uğultusunu işitirler.

9. Meal

(Ateş,) Onları uzak bir yerden gördüğünde, onlar bunun gazablı öfkesini ve uğultusunu işitirler.

10. Meal

O ateş onları uzak bir yerden gördüğü zaman, ona özgü bir hışımlanma ve uğultu duyarlar.

11. Meal

O ateş uzaktan karşılarına çıkınca onun öfkeli kükremesini ve uğultusunu işitecekler;

12. Meal

Bu ateş onları uzak bir mesafeden görünce onun müthiş kaynamasını ve uğultusunu işitirler.

13. Meal

Ki onları gördüğü vakıt ona mahsus bir hışımlanma, bir zefir işitirler

14. Meal

(Bu ateş) onları uzak bir yerden görünce onlar bunun öfkesini ve homurtusunu işitirler.

15. Meal

(Ateş,) Onları uzak bir yerden gördüğünde, onlar bunun gazablı öfkesini ve uğultusunu işitirler.

16. Meal

O, kendilerini uzak bir yerden gördüğü zaman onlar bunun o müdhiş gazablanışını ve uğultusunu duyacaklardır.

17. Meal

Bu, kendilerine uzak bir yerden gözükünce onun kaynayışını ve uğultusunu duyacaklardır.

18. Meal

Bu ateş onlara uzak bir yerden göründüğü zaman, onun gürültüsünü ve uğultusunu işitirler.

19. Meal

Bu ateş onları, daha uzaktan görünce, onun öfkesinden gürlediğini ve korkunç homurtusunu işitirler.

20. Meal

Daha cehenneme girmeden (kabir alemlerindeyken), onun taşan öfkesini ve şiddetli uğultulu sesini işitirler.

21. Meal

Cehennem onları uzaktan görünce, onun öfkesini ve uğultusunu işitirler.

Delillendirilen Son 10 Ayet

Yükleniyor…

Canlı yayın — SALAT

Yükleniyor…

TikTok canlı yayın