Ant olsun Biz, Kur'an'ı öğüt alınsın diye kolaylaştırdık. Var mı öğüt alıp düşünen?
69. Hakka 12
Onu sizin için bir hatırlatma yapalım, duyan kulaklar onu duysun diye.
mealde düzenleme yapılmıştır.
İngilizce That We might make it a Message unto you, and that ears (that should hear the tale and) retain its memory should bear its (lessons) in remembrance. ✖
Almanca so daß Wir es zu einer Erinnerung für euch machten, und auf daß bewahrende Ohren sie bewahren mögen. ✖
Özbekçe Уни сизларга эслатма қилиш учун ва англовчи қулоқлар англаб олиши учун. (Бўлиб ўтган қисса ва ҳодисалар ҳамма учун ўрнак, эслатма, ваъз-насиҳат бўлиши керак.) ✖
لِنَجْعَلَهَا لَكُمْ تَذْكِرَةً وَتَعِيَهَآ أُذُنٌ وَٰعِيَةٌ
Konuşan: Yok Konuşulan: Yok Muhatap: Yok
Kelimeye tıklayın: Arapçası işaretlenir · Çift tıklayın: kök ve geçtiği ayetler

D E L İ L L E R

kelime ana ayetle aynı okunuş kelime ana ayetle aynı kök ifade delillendirilen ifadeye karşılık gelen bölüm
1: duyan kulaklar onu duysun diye Onu kulak vermek isteyenler için bir öğüttür 2 ayet
Kur'an'ı anlamalarına engel olsun diye, kalplerine perde, kulaklarına bir ağırlık koyduk. Sen, Kur'an'da Rabb'inin tekliğini andığın zaman, nefretle arkalarını dönüp kaçarlar.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
وَجَعَلْنَا عَلَىٰ قُلُوبِهِمْ أَكِنَّةً أَن يَفْقَهُوهُ وَفِىٓ ءَاذَانِهِمْ وَقْرًا ۚ وَإِذَا ذَكَرْتَ رَبَّكَ فِى ٱلْقُرْءَانِ وَحْدَهُۥ وَلَّوْا۟ عَلَىٰٓ أَدْبَٰرِهِمْ نُفُورًا
Rabb'inin ayetleriyle hatırlatıldığı zaman onu dikkate almayan ve yapıp ettiklerini önemsemeyen kimseden daha haksız kim vardır? Biz, böylelerinin kalplerinin üzerine, gerçeği düşünüp kavramayı engelleyen bir örtü, kulaklarına da ağırlık koyduk. Sen onları doğruya yöneltmeye çalışsan da artık asla doğru yola dönmezler.
mealde düzenleme yapılmıştır.
وَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّن ذُكِّرَ بِـَٔايَٰتِ رَبِّهِۦ فَأَعْرَضَ عَنْهَا وَنَسِىَ مَا قَدَّمَتْ يَدَاهُ ۚ إِنَّا جَعَلْنَا عَلَىٰ قُلُوبِهِمْ أَكِنَّةً أَن يَفْقَهُوهُ وَفِىٓ ءَاذَانِهِمْ وَقْرًا ۖ وَإِن تَدْعُهُمْ إِلَى ٱلْهُدَىٰ فَلَن يَهْتَدُوٓا۟ إِذًا أَبَدًا

Kelime Listesi

NoOkunuşAnlamıArapçaKökKökü
1 linec'aleha onu yapalım diye لِنَجْعَلَهَا jEl جعل
2 lekum size لَكُمْ ›
3 tezkiraten bir ibret تَذْكِرَةً pkr ذكر
4 ve teiyeha ve onu bellesin وَتَعِيَهَآ wEy وعي
5 uzunun kulak(lar) أُذُنٌ Apn اذن
6 vaiyetun belleyen وَٰعِيَةٌ wEy وعي

Diğer Mealler

1. Meal

Su taştığı vakit, size bir ibret olmak üzere, anlayışlı kulaklar anlasın diye süzülen gemide, sizi Biz taşımışızdır.

2. Meal

Onu sizin için öğüt yapalım ve belleyici kulaklar onu bellesin diye.

3. Meal

(Gerçeği) hatırlatma (vesilesi) yapalım ve kavrayan kulak(ların sahipleri) onu iyice kavrasın diye onları size (anlattık).

4. Meal

Ki o size bir ders olsun ve dinleyen kulaklar anlasın.

5. Meal

Bunu, aklınızdan çıkarmayacağınız bir bilgi ve kulağınıza küpe olsun diye yaptık.

6. Meal

Onu size bir uyarı yapalım ve duyan kulaklar onu kavrasın diye.

7. Meal

Onu, size bir ibret vesikası kılmak için, dahası işittiğini anlayan her kulak (sahibinin işin özünü) kavraması için (aktardık).

8. Meal

Ki onu size bir hatırlatıcı/düşündürücü yapalım ve kavrayabilen kulak kavrasın.

9. Meal

Öyle ki, onu sizlere bir ibret (hatırlatma ve öğüt) kılalım. 'Gerçeği belleyip kavrayabilen' kullar da onu belleyip kavrasın.'

10. Meal

Onu sizlere bir ibret yapalım ve belleyici kulaklar bellesin diye.

11. Meal

ki bütün bunları size (kesintisiz) bir uyarı haline getirelim ve her uyanık ve duyarlı kulak onu bilinçle algılayabilsin.

12. Meal

(11-12) Şüphesiz, (Nuh zamanında) su bastığı vakit, sizi gemide biz taşıdık ki, bu olayı sizin için bir uyarı yapalım ve belleyecek kulaklar da onu bellesin.

13. Meal

Onu sizlere bir anid yapalım ve belleyici kulaklar bellesin diye

14. Meal

Ki onu size bir ibret yapalım ve belleyen kulak(lar) onu bellesin.

15. Meal

Öyle ki, onu sizlere bir ibret (hatırlatma ve öğüt) kılalım. 'Gerçeği belleyip kavrayabilen' kullar da onu 'belleyip kavrasın'.

16. Meal

Onu sizin için bir öğüt ve ibret yapalım, onu belleyen kulaklar da bellesin diye.

17. Meal

Ki bunu sizin için bir öğüt ve ibret yapalım. Ve anlayışlı kulaklar anlasın diye.

18. Meal

Bunu sizin için bir öğüt/uyarı kılalım ve anlayışlı kulaklar duysun diye...

19. Meal

(11-12) Unutmayın ki Nuh zamanında, sular taştığı vakit, sizi (varlığınıza vesile olan atalarınızı) emniyetli gemide Biz taşımıştık! Onu sizin için hem bir ibret vesilesi kılalım, hem de can kulağı ile dinleyip ders alanlar iyice bellesinler diye böyle yapmıştık.

20. Meal

Onu, sizin için bir hatırlatma ve iyi algılayan kulak da onu iyi kavrasın diye (naklettik)!

21. Meal

Ki o size bir ders olsun ve dinleyen kulaklar anlasın.

Delillendirilen Son 10 Ayet

Yükleniyor…

Canlı yayın — SALAT

Yükleniyor…

TikTok canlı yayın