D E L İ L L E R
Bu ayet henüz delillendirilmemiş.
Kelime Listesi
| No | Okunuş | Anlamı | Arapça | Kök | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | velen | ve olmazlar | وَلَن | |
› |
| 2 | terda | razı | تَرْضَىٰ | rDw |
رضو |
| 3 | anke | senden | عَنكَ | |
› |
| 4 | l-yehudu | (ne) yahudiler | ٱلْيَهُودُ | |
› |
| 5 | ve la | (ne de) | وَلَا | |
› |
| 6 | n-nesara | hıristiyanlar | ٱلنَّصَٰرَىٰ | nSr |
نصر |
| 7 | hatta | kadar | حَتَّىٰ | |
› |
| 8 | tettebia | sen uyuncaya | تَتَّبِعَ | tbE |
تبع |
| 9 | milletehum | onların milletine (dinine) | مِلَّتَهُمْ | mll |
ملل |
| 10 | kul | de ki | قُلْ | qwl |
قول |
| 11 | inne | şüphesiz | إِنَّ | |
› |
| 12 | huda | hidayeti | هُدَى | hdy |
هدي |
| 13 | llahi | Allah'ın | ٱللَّهِ | |
› |
| 14 | huve | odur | هُوَ | |
› |
| 15 | l-huda | asıl doğru yol | ٱلْهُدَىٰ | hdy |
هدي |
| 16 | veleini | eğer | وَلَئِنِ | |
› |
| 17 | ttebea'te | uyarsan | ٱتَّبَعْتَ | tbE |
تبع |
| 18 | ehva'ehum | onların arzularına | أَهْوَآءَهُم | hwy |
هوي |
| 19 | bea'de | sonra | بَعْدَ | bEd |
بعد |
| 20 | llezi | ٱلَّذِى | |
› | |
| 21 | ca'eke | sana gelen | جَآءَكَ | jyA |
جيا |
| 22 | mine | -den | مِنَ | |
› |
| 23 | l-ilmi | ilim- | ٱلْعِلْمِ | Elm |
علم |
| 24 | ma | yoktur | مَا | |
› |
| 25 | leke | sana | لَكَ | |
› |
| 26 | mine | مِنَ | |
› | |
| 27 | llahi | Allah'tan | ٱللَّهِ | |
› |
| 28 | min | hiç | مِن | |
› |
| 29 | veliyyin | bir dost | وَلِىٍّ | wly |
ولي |
| 30 | ve la | ve hiç | وَلَا | |
› |
| 31 | nesirin | bir yardımcı | نَصِيرٍ | nSr |
نصر |
Diğer Mealler
Kendi dinlerine uymadıkça, Yahudi ve Hıristiyanlar senden asla hoşnud olmayacaklardır. De ki: "Doğru yol, ancak Allah'ın yoludur". Sana gelen ilimden sonra onların heveslerine uyarsan, and olsun ki, Allah'tan sana ne bir dost ve ne de bir yardımcı olur.
Onların yolunu takip etmedikçe Yahudiler ve Hıristiyanlar asla senden razı olmayacaklardır. De ki: "Allah'ın yolu biricik yoldur." Sana ulaşan bu bilgiden sonra onların arzularını takip edersen, Allah'tan sana ne bir dost, ne de bir yardımcı vardır.
Milletlerine (dinlerine) uyuncaya kadar yahudiler de hristiyanlar da senden asla razı olmayacaklardır. De ki: "Şüphesiz ki Allah'ın rehberliği, gerçek rehberliktir." Sana gelen bilgiden sonra onların arzularına uyarsan, Allah'tan (gelecek azaba karşı) senin için herhangi bir dost ve yardımcı olmayacaktır.
Dinlerine girmedikçe ne Yahudiler, ne de Hıristiyanlar, senden hoşnut olmazlar. De ki: "Doğru yol ALLAH'ın yoludur." Sana gelen bilgiden sonra onların fantezilerine uyarsan ALLAH'a karşı seni savunacak ne bir dost ne de bir destekleyici bulamazsın.
Dinlerine uyana kadar Yahudisi de Hristiyanı da senden asla hoşlanmaz. De ki: "Doğru yol Allah'ın gösterdiği yoldur." Sana bu bilgi geldikten sonra tutar da onların isteklerine uyarsan, Allah'ın ne veliliğini (dostluğunu) ne de yardımını görürsün.
Onların dinlerine uymadıkça, ne Yahudiler ne de Nasraniler, senden asla hoşnut olmazlar. De ki: "Kuşkusuz, Allah'ın gösterdiği yol, doğru yoldur!" Sana gelen bilgiden sonra, onların isteklerine uyarsan; seni Allah'tan kurtaracak, ne bir dost ne de bir yardımcı bulamazsın.
Sen onların inanç sistemini benimsemedikçe, ne Yahudiler ne de Hıristayanlar seni asla kabullenmeyecekler. Onlara şöyle de: Allah'ın rehberliği var ya, işte gerçek rehberlik odur. Eğer sana gelen (mutlak hakikatin) bilgisinden sonra onların keyifli sistemine uyarsan, Allah'ın elinden seni kurtaracak ne bir yar, ne de bir yardımcı bulabilirsin.
Sen onların öz milletlerine uymadıkça Yahudiler de Hıristiyanlar da senden asla hoşnut olmazlar. De ki: "Allah'ın kılavuzluğu erdirici kılavuzluğun ta kendisidir." İlimden sana ulaşan nasipten sonra bunların boş ve iğreti arzularına uyarsan, Allah katından ne bir Veli'n olur ne de bir yardımcın.
Sen onların dinlerine uymadıkça, yahudi ve hristiyanlar senden kesinlikle hoşnut olacak değillerdir. De ki: "Şüphesiz doğru yol, Allah'ın (gösterdiği) yoludur." Eğer sana gelen bunca ilimden sonra onların heva (arzu ve tutku)larına uyacak olursan, senin için Allah'tan ne bir dost vardır, ne de bir yardımcı.
Sen onların milletlerine tabi olmadıkça yahudiler de hıristiyanlar da senden asla hoşnut olmazlar. De ki: "Her halde yol Allah yoludur." Şanım hakkı için sana vahiyle gelen bu kadar bilgiden sonra, faraza onların arzularına uyacak olsan, Allah'tan sana ne bir dost, ne de bir yardımcı bulunur.
Sen onların inanç sistemine uymadıkça ne Yahudiler ne de Hıristiyanlar senden memnun olmayacaklardır. De ki: "Dinleyin! Allah'ın rehberliği tek doğru rehberliktir." Ve doğrusu, sana ilim geldikten sonra onların sapık görüşlerini takip etmeye devam edersen ne seni Allah'ın elinden alacak bir kimse bulursun, ne de yardımcı.
Sen dinlerine uymadıkça, ne Yahudiler ve ne de Hıristiyanlar asla senden razı olmazlar. De ki: "Allah'ın yolu asıl doğru yoldur." Sana gelen ilimden sonra, eğer onların arzu ve keyiflerine uyacak olursan, bilmiş ol ki, Allah'tan sana ne bir dost, ne bir yardımcı vardır.
sen milletlerine tabi olmadıkça ne Yehud, ne Nasara senden asla hoşnud da olmazlar her halde yol, Allah yolu de, şanım hakkı için sana vahyile gelen bu kadar ilimden sonra bilfarz onların hevalarına tabi olacak olsan Allahdan sana ne bir veliy bulunur ne bir nasır
Sen onların, kendi dinlerine uymadıkça ne yahudiler, ne de hıristiyanlar senden razı olmazlar. "Asıl doğru yol, Allah'ın yoludur" de. Sana gelen ilimden sonra eğer onların arzularına uyarsan, andolsun ki, Allah'tan sana ne bir dost, ne de bir yardımcı olmaz.
Sen onların dinlerine uymadıkça, yahudi ve hristiyanlar senden kesinlikle hoşnut olacak değillerdir. De ki: "Kuşkusuz doğru yol, Tanrı'nın (gösterdiği) yoludur." Eğer sana gelen bunca ilimden sonra onların hevalarına uyacak olursan, senin için Tanrı'dan ne bir dost vardır ne de bir yardımcı.
Ne Yahudiler, ne Hıristiyanlar sen onların dinine uyuncaya kadar asla senden hoşnud olmaz (lar). De ki: "Allahın hidayet (yolu olan İslam yok mu? İşte) doğru yolun ta kendisi odur". Eğer (vahy ile) sana gelen (bunca) ilimden sonra (bilfarz) onların heva (ve heves) lerine uyacak olursan, andolsun, senin için Allahdan (başka koruyacak) ne hakıyki, bir dost, ne de hakıyki bir yardımcı yokdur,
Sen, dinlerine uymadıkça Yahudiler de, Hristiyanlar da, senden asla hoşnud olmazlar. Allah'ın hidayeti asıl hidayetin ta kendisidir, de. Şayet sana gelen ilimden sonra, onların heveslerine uyacak olursan; and olsun ki senin için Allah tarafından ne bir yar bulunur, ne de bir yardımcı.
Yahudiler de Hıristiyanlar da, sen onların yoluna uymadıkça, asla senden hoşnut olmazlar. -Asıl doğru yol, Allah'ın gösterdiği yoldur! de. Sana gelen ilimden, sonra eğer onların arzularına uyacak olursan, Allah'tan seni koruyacak bir veli de bir yardımcı da yoktur.
Ne Yahudiler ne de Hıristiyanlar, sen onların dinlerine tabi olmadıkça asla senden razı olmazlar. Sen, de ki: "Allah'ın hidayet yolu olan İslam, doğru yolun ta kendisidir." Sana gelen bunca ilimden sonra onların heva ve heveslerine uyacak olursan, Allah'a karşı hiçbir koruyucu ve yardımcı bulamazsın.
Onların din anlayışlarına tabi olmadıkça ne Yahudiler ne de Nasara senden asla razı olmazlar. De ki: "Allah hidayeti rehberliğin ta kendisidir (insanlar hidayet edemez Allah hidayet etmedikçe)"... Onların hayal veya kuruntularına tabi olursan sana gelen ilimden sonra, Allah'tan sana ne bir veli ne de yardım ulaşır.
Dinlerine girmedikçe ne Yahudiler, ne de Hristiyanlar, senden hoşnut olmazlar. De ki: 'Doğru yol ALLAH'ın yoludur.' Sana gelen bilgiden sonra onların arzularına uyarsan ALLAH'a karşı seni savunacak ne bir dost ne de bir destekleyici bulamazsın.
Delillendirilen Son 10 Ayet
Yükleniyor…
Canlı yayın — SALAT
Yükleniyor…