D E L İ L L E R
Bu ayet henüz delillendirilmemiş.
Kelime Listesi
| No | Okunuş | Anlamı | Arapça | Kök | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ve iza | ve ne zaman ki | وَإِذَا | |
› |
| 2 | ma | مَآ | |
› | |
| 3 | unzilet | indirildi | أُنزِلَتْ | nzl |
نزل |
| 4 | suratun | bir sure | سُورَةٌ | swr |
سور |
| 5 | nezera | bakarlar | نَّظَرَ | nZr |
نظر |
| 6 | bea'duhum | kimisi | بَعْضُهُمْ | bED |
بعض |
| 7 | ila | إِلَىٰ | |
› | |
| 8 | bea'din | diğerine | بَعْضٍ | bED |
بعض |
| 9 | hel | mu? | هَلْ | |
› |
| 10 | yerakum | sizi görüyor | يَرَىٰكُم | rAy |
راي |
| 11 | min | مِّنْ | |
› | |
| 12 | ehadin | birisi | أَحَدٍ | AHd |
احد |
| 13 | summe | sonra | ثُمَّ | |
› |
| 14 | nsarafu | sıvışırlar | ٱنصَرَفُوا۟ | Srf |
صرف |
| 15 | sarafe | çevirmiştir | صَرَفَ | Srf |
صرف |
| 16 | llahu | Allah | ٱللَّهُ | |
› |
| 17 | kulubehum | onların kalblerini | قُلُوبَهُم | qlb |
قلب |
| 18 | biennehum | oldukları için | بِأَنَّهُمْ | |
› |
| 19 | kavmun | bir topluluk | قَوْمٌ | qwm |
قوم |
| 20 | la | لَّا | |
› | |
| 21 | yefkahune | anlamaz | يَفْقَهُونَ | fqh |
فقه |
Diğer Mealler
Bir sure inince, "Sizi bir kimse görüyor mu?" diye birbirlerine bakarlar, sonra dönüp giderler. Anlamaz bir güruh olmalarına karşılık Allah onların kalblerini imandan döndürmüştür.
Bir sure indirildiği zaman birbirlerine bakar, "Sizi birisi görüyor mu?" diye sorarlar, sonra da giderler. Anlamayan bir kavim oldukları için Allah onların kalplerini imandan çevirmiştir.
Bir sure indirildiği zaman "(Çevreden) sizi birisi görüyor mu?" diye (sorar gibi) birbirlerine bakar, sonra da (sıvışıp) giderler. Anlamayan bir topluluk oldukları için Allah da onların kalplerini (gerçeklerden) uzaklaştırmıştır.
Ne zaman bir sure inse, "Kimse sizi görüyor mu?" diye bakışırlar. Sonra da dönüp giderler. Anlamaz bir topluluk olduklarından ALLAH kalplerini çevirmiştir.
Bir sure indirilince biri diğerine bakar "Gören biri var mı?" der, sonra da dönüp giderler. Allah da onların kalplerini döndürür. Çünkü onlar, anlayışsız bir topluluktur.
Bir sure indirildiğinde, "Sizi gören var mı?" diyerek bakışırlar; sonra dönüp giderler. Anlamayan bir toplum oldukları için, Allah da onların yüreklerini döndürmüştür.
Bir de, ne zaman bir sure indirilse; "Sizi görecek biri mi var ki?!" (der gibi) birbirlerine bakıyorlar, peşinden de dönüp gidiyorlar. Allah onların kalplerini (haktan) döndürmüştür; çünkü onlar anlayışsız bir topluluktur.
Bir sure indirildi mi "Sizi birisi görüyor mu?" diye birbirlerine bakar, sonra da sıvışıp giderler. Allah, kalplerini yamultmuştur. Çünkü gereğince anlamayan bir topluluktur bunlar.
Bir sure indirildiğinde, bazısı bazısına bakar (ve): "Sizi bir kimse görüyor mu?" (der.) Sonra sırt çevirir giderler. Gerçekten onlar, kavramayan bir topluluk olmaları dolayısıyla, Allah onların kalblerini çevirmiştir.
Bir sure indirilince "Sizi birisi görüyor mu?" diye birbirlerine göz ederler, sonra da sıvışır giderler. Allah kalplerini burkmuştur. Çünkü bunlar anlamak istemez kimselerdir.
(Öyle ki,) ne zaman bir sure indirilse, "Kalplerinizde olanı bilebilecek biri mi var?" (der gibi) birbirlerine bakıyor, sonra da dönüp gidiyorlar. (Oysa) Allah döndürmüştür onların kalplerini (haktan), çünkü onu kavrayamayacak bir topluluktur onlar.
Bir sure indirildi mi, "Sizi bir kimse görüyor mu?" diye birbirlerine göz ederler, sonra da sıvışıp giderler. Anlamayan bir toplum olmalarından dolayı, Allah onların kalplerini çevirmiştir.
Bir sure indirildimi "sizi birisi görüyormu?" diye birbirlerine göz ederler, sonra sivişir giderler, Allah kalblerini burkmuştur, çünkü bunlar fıkhı istemez kimselerdir.
Bir sure indirildiği zaman: "Sizi birisi görüyor mu?" diye birbirine bakar, sonra sıvışırlar. Anlamaz bir topluluk oldukları için Allah onların kalblerini çevirmiştir.
Bir sure indirildiğinde bazısı bazısına bakar (ve): "Sizi bir kimse görüyor mu?" (der.) Sonra sırt çevirir giderler. Gerçekten onlar, kavramayan (la yefkahun) bir topluluk olmaları dolayısıyla, Tanrı onların kalplerini çevirmiştir.
(Aleyhlerinde) bir sure indirilince birbirine bakarlar da "Sizi bir kimse görmüyor mu?" (diye de endişe ederler) ve sonra (rüsvay olmakdan korkarak sıvışıb) giderler. Allah onların gönüllerini ters çevirmiş. Çünkü onlar öyle bir kavmdir ki ince anlamazlar.
Bir sure indiği zaman; birbirlerine bakarlar ve: Sizi bir kimse görüyor mu? der, sonra dönüp giderler. Allah, onların kalblerini döndürmüştür. Çünkü onlar, anlamazlar güruhudur.
Bir sure inince, -Sizi bir kimse görüyor mu? diye birbirlerine bakarlar, sonra dönüp giderler. Allah, anlayışsız bir topluluk oldukları için onların kalplerini (imandan) uzaklaştırmıştır.
Aleyhlerinde bir sure indirilince göz kırpıp alay ederek birbirlerine bakar,sonra "Acaba bizi gören biri var mı?" diye endişe ile bakınır, gören biri yoksa hemen sıvışır giderler. Anlamaz bir topluluk olduklarından, (onlar nasıl iman ve Kur'an meclisinden uzaklaşıp gidiyorlarsa),Allah da onların kalplerini imandan uzaklaştırır.
Bir sure inzal edildiğinde: "Sizi birisi görüyor mu?" diye birbirlerine bakıp sonra sıvışarak gittiler... Anlayışsız bir topluluk olmaları dolayısıyla da Allah bilinçlerini (ters) döndürdü.
Ne zaman bir sure inse, 'Kimse sizi görüyor mu,' diye bakışırlar. Sonra da dönüp giderler. Anlamaz bir topluluk olduklarından ALLAH kalplerini çevirmiştir.
Delillendirilen Son 10 Ayet
Yükleniyor…
Canlı yayın — SALAT
Yükleniyor…