Ant olsun Biz, Kur'an'ı öğüt alınsın diye kolaylaştırdık. Var mı öğüt alıp düşünen?
3. Ali İmran 148
Bunun üzerine, Allah da onlara hem o dünya kazancını hem de o ahiretin en iyi kazancını verdi. Allah, o muhsin olanları sever.
mealde düzenleme yapılmıştır.
İngilizce And Allah gave them a reward in this world, and the excellent reward of the Hereafter. For Allah Loveth those who do good. ✖
Almanca Und Allah gab ihnen den Lohn dieser Welt und den schönsten Lohn des Jenseits. Und Allah liebt diejenigen, die Gutes tun. ✖
Özbekçe Бас, Аллоҳ уларга бу дунё савобини ва охиратнинг гўзал савобини берди. Аллоҳ гўзал амал қилувчиларни севади. ✖
فَـَٔاتَىٰهُمُ ٱللَّهُ ثَوَابَ ٱلدُّنْيَا وَحُسْنَ ثَوَابِ ٱلْءَاخِرَةِ ۗ وَٱللَّهُ يُحِبُّ ٱلْمُحْسِنِينَ
Konuşan: Yok Konuşulan: Yok Muhatap: Yok
Kelimeye tıklayın: Arapçası işaretlenir · Çift tıklayın: kök ve geçtiği ayetler

D E L İ L L E R

kelime ana ayetle aynı okunuş kelime ana ayetle aynı kök ifade delillendirilen ifadeye karşılık gelen bölüm
1: o muhsin o muhsinler ne yapardı 3 ayet
Resul'e indirileni duydukları zaman, O hakkı anlamalarından dolayı onların gözlerinin yaşla dolup taştığını görürsün. Derler ki: "Ey Rabb'imiz! İman ettik, öyleyse bizi tanıklar ile beraber yaz."
mealde düzenleme yapılmıştır.
وَإِذَا سَمِعُوا۟ مَآ أُنزِلَ إِلَى ٱلرَّسُولِ تَرَىٰٓ أَعْيُنَهُمْ تَفِيضُ مِنَ ٱلدَّمْعِ مِمَّا عَرَفُوا۟ مِنَ ٱلْحَقِّ ۖ يَقُولُونَ رَبَّنَآ ءَامَنَّا فَٱكْتُبْنَا مَعَ ٱلشَّٰهِدِينَ
"Ve bize ne oluyor ki, Allah'a ve bize gelen O hakk'a iman etmeyelim: Rabb'imizin bizi O salih kimseler topluluğuna dahil etmesi umut ve beklentisi içinde iken."
mealde düzenleme yapılmıştır.
وَمَا لَنَا لَا نُؤْمِنُ بِٱللَّهِ وَمَا جَآءَنَا مِنَ ٱلْحَقِّ وَنَطْمَعُ أَن يُدْخِلَنَا رَبُّنَا مَعَ ٱلْقَوْمِ ٱلصَّٰلِحِينَ
Böyle söylemelerinden dolayı Allah da içinden ırmaklar akan Cennetlerle sevaplandırdı. Onlar, orada sürekli kalacaklardır. İşte muhsinlerin cezası budur.
mealde düzenleme yapılmıştır.
فَأَثَٰبَهُمُ ٱللَّهُ بِمَا قَالُوا۟ جَنَّٰتٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَا ۚ وَذَٰلِكَ جَزَآءُ ٱلْمُحْسِنِينَ

Kelime Listesi

NoOkunuşAnlamıArapçaKökKökü
1 fe atahumu onlara verdi فَـَٔاتَىٰهُمُ Aty اتي
2 llahu Allah (da) ٱللَّهُ ›
3 sevabe karşılığını ثَوَابَ vwb ثوب
4 d-dunya dünya ٱلدُّنْيَا dnw دنو
5 ve husne ve en güzelini وَحُسْنَ Hsn حسن
6 sevabi karşılığının ثَوَابِ vwb ثوب
7 l-ahirati ahiret ٱلْءَاخِرَةِ Axr اخر
8 vallahu (çünkü) Allah وَٱللَّهُ ›
9 yuhibbu sever يُحِبُّ Hbb حبب
10 l-muhsinine güzel davrananları ٱلْمُحْسِنِينَ Hsn حسن

Diğer Mealler

1. Meal

Bu yüzden Allah onlara dünya nimetini de ahiret nimetini de fazlasiyle verdi. Allah işlerini iyi yapanları sever.

2. Meal

Allah da onlara dünya nimetini, ahiret sevabının güzelliğini verdi. Allah iyi davrananları sever.

3. Meal

Allah da onlara dünya nimetini vermiştir; ahiret sevabının güzelliğini de vermiş (olacak)tır. Allah güzel davrananları sever.

4. Meal

ALLAH da onlara hem dünya nimetini hem de ahiret nimetinin en güzelini verdi. ALLAH güzel davrananları sever.

5. Meal

Allah onlara dünyadan beklediklerini verdi. Ahiretten beklediklerinin de pek güzelini verdi. Allah, güzel davrananları sever.

6. Meal

Böylece, Allah, dünya yararının ve sonsuz yaşam yararının en güzelini verdi. Çünkü Allah, güzel davrananları sever.

7. Meal

Bunun ardından Allah onlara, hem bu dünya nimetlerini hem de ahiret nimetlerinin en güzelini bahşetti: Allah kendisini görüyormuş gibi kulluk edenleri sever.

8. Meal

Allah da onlara, hem dünya nimetini verdi hem de ahiret sevabının en güzelini. Allah, güzel düşünüp güzellik sergileyenleri sever.

9. Meal

Böylece Allah, dünya ve ahiret sevabının güzelliğini onlara verdi. Allah iyilikte bulunanları sever.

10. Meal

Allah da onlara hem dünya nimetini verdi hem de ahiretin güzel sevabını verdi; öyle ya Allah güzel iş yapanları sever.

11. Meal

Bunun üzerine Allah, onlara, hem bu dünya nimetlerini, hem de ahiretin en güzel nimetlerini bağışladı: Zira Allah, iyilik yapanları sever.

12. Meal

Allah da onlara hem dünya nimetini, hem de ahiretin güzel mükafatını verdi. Allah, güzel davrananları sever.

13. Meal

Binnetice Allah da kendilerine hem dünya sevabını verdi hem de ahıretin güzel sevabını, öyle ya Allah güzel iş yapan muhsinleri sever

14. Meal

Allah da onlara hem dünya karşılığını, hem ahiret karşılığının en güzelini verdi. Çünkü Allah, güzel davrananları sever.

15. Meal

Böylece Tanrı, dünya ve ahiret sevabının güzelliğini onlara verdi. Tanrı iyilikte bulananları sever.

16. Meal

Nihayet Allah onlara hem dünya ni'metini, hem ahiret sevabının güzelliğini verdi. Allah iyi hareket edenleri sever.

17. Meal

Bu yüzden Allah, onlara dünya nimetini de, ahiret nimetini de fazlasıyla verdi. Ve Allah ihsan edenleri sever.

18. Meal

Allah da onlara dünya nimetini ve ahiret nimetinin en güzelini verdi. Allah iyilik edenleri sever.

19. Meal

Allah da onlara hem dünya mükafatını, hem de o güzelim ahiret mükafatını verdi. Allah elbette muhsinleri, hep iyi davrananları sever.

20. Meal

Allah da onlara hem dünya sevabını verdi hem de sonsuz gelecek sürecinin en güzel sevabını verdi. Allah ihsan edenleri sever.

21. Meal

ALLAH da onlara hem dünya nimetini hem de ahiret nimetinin en güzelini verdi. ALLAH güzel davrananları sever.

Delillendirilen Son 10 Ayet

Yükleniyor…

Canlı yayın — SALAT

Yükleniyor…

TikTok canlı yayın