Ant olsun Biz, Kur'an'ı öğüt alınsın diye kolaylaştırdık. Var mı öğüt alıp düşünen?
2. Bakara 156
Onlar, bir musibetle karşılaştıkları zaman, "Bizler, Allah için varız ve muhakkak O'na döneceğiz." derler.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
İngilizce Who say, when afflicted with calamity: "To Allah We belong, and to Him is our return":- ✖
Almanca die, wenn sie ein Unglück trifft, sagen: "Wir gehören Allah und zu Ihm kehren wir zurück." ✖
Özbekçe Улар мусибат етганда: «Албатта, биз Аллоҳникимиз ва, албатта, биз Унга қайтувчимиз», дерлар. ✖
ٱلَّذِينَ إِذَآ أَصَٰبَتْهُم مُّصِيبَةٌ قَالُوٓا۟ إِنَّا لِلَّهِ وَإِنَّآ إِلَيْهِ رَٰجِعُونَ
Konuşan: Yok Konuşulan: Yok Muhatap: Yok
Kelimeye tıklayın: Arapçası işaretlenir · Çift tıklayın: kök ve geçtiği ayetler

D E L İ L L E R

kelime ana ayetle aynı okunuş kelime ana ayetle aynı kök ifade delillendirilen ifadeye karşılık gelen bölüm
1: Bizler, Allah için varız ve muhakkak O'na döneceğiz." derler. Neden böyle derler? 22 ayet
Onlar ki: Rabb'lerine kavuşacaklarını ve kesinlikle O'na döneceklerinin zannındalar.
mealde düzenleme yapılmıştır.
ٱلَّذِينَ يَظُنُّونَ أَنَّهُم مُّلَٰقُوا۟ رَبِّهِمْ وَأَنَّهُمْ إِلَيْهِ رَٰجِعُونَ
Nasıl olur da Allah ile küfrediyorsunuz? Siz ölüler iken size hayat verdi Sonra sizi öldürecek ve sonra diriltecek sonra dönüşünüz Ona'dır.
mealde düzenleme yapılmıştır.
كَيْفَ تَكْفُرُونَ بِٱللَّهِ وَكُنتُمْ أَمْوَٰتًا فَأَحْيَٰكُمْ ۖ ثُمَّ يُمِيتُكُمْ ثُمَّ يُحْيِيكُمْ ثُمَّ إِلَيْهِ تُرْجَعُونَ
Şüphesiz ki O dönüş Rabb'inedir.
mealde düzenleme yapılmıştır.
إِنَّ إِلَىٰ رَبِّكَ ٱلرُّجْعَىٰٓ
"Biz ölüp, toprak olduktan sonra mı diriltileceğiz? İşte bu uzak bir dönüştür." dediler.
mealde düzenleme yapılmıştır.
أَءِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا ۖ ذَٰلِكَ رَجْعٌۢ بَعِيدٌ
Ey insanlar! Eğer öldükten sonra yeniden dirilmekten kuşkunuz varsa; bilin ki Biz, sizi topraktan, sonra nutfeden, sonra bir alakadan , sonra yapısı belli belirsiz mudğadan yarattık. Ne olduğunuzu bilin diye size açıklıyoruz. Ve Biz, dilediğimizi belli bir süreye kadar rahimlerde tutarız. Sonra sizi bir bebek olarak çıkarırız. Sonra kiminiz ergenlik çağına ulaşır. Ve sizden bir kısmınız vefat ettirilir. Kiminiz de ömrünün en kötü dönemine erişir; bir şey bilmez yaşlı bir bunak haline gelir. Yeryüzünü kurumuş ölmüş görürsün, ama üzerine su indirdiğimiz zaman yeniden hareketlenir, kabarır ve her bitkiden göz alıcı çiftler bitirir.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ إِن كُنتُمْ فِى رَيْبٍ مِّنَ ٱلْبَعْثِ فَإِنَّا خَلَقْنَٰكُم مِّن تُرَابٍ ثُمَّ مِن نُّطْفَةٍ ثُمَّ مِنْ عَلَقَةٍ ثُمَّ مِن مُّضْغَةٍ مُّخَلَّقَةٍ وَغَيْرِ مُخَلَّقَةٍ لِّنُبَيِّنَ لَكُمْ ۚ وَنُقِرُّ فِى ٱلْأَرْحَامِ مَا نَشَآءُ إِلَىٰٓ أَجَلٍ مُّسَمًّى ثُمَّ نُخْرِجُكُمْ طِفْلًا ثُمَّ لِتَبْلُغُوٓا۟ أَشُدَّكُمْ ۖ وَمِنكُم مَّن يُتَوَفَّىٰ وَمِنكُم مَّن يُرَدُّ إِلَىٰٓ أَرْذَلِ ٱلْعُمُرِ لِكَيْلَا يَعْلَمَ مِنۢ بَعْدِ عِلْمٍ شَيْـًٔا ۚ وَتَرَى ٱلْأَرْضَ هَامِدَةً فَإِذَآ أَنزَلْنَا عَلَيْهَا ٱلْمَآءَ ٱهْتَزَّتْ وَرَبَتْ وَأَنۢبَتَتْ مِن كُلِّ زَوْجٍۭ بَهِيجٍ
ve "Allah, ölen bir kimseyi diriltmez." diye yeminlerinin cihadi ile Allah'a yemin ettiler. Hayır! Allah'ın ölüleri diriltmesi kesin bir vaaddir velakin insanların çoğu bilmezler.
mealde düzenleme yapılmıştır.
وَأَقْسَمُوا۟ بِٱللَّهِ جَهْدَ أَيْمَٰنِهِمْ ۙ لَا يَبْعَثُ ٱللَّهُ مَن يَمُوتُ ۚ بَلَىٰ وَعْدًا عَلَيْهِ حَقًّا وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَ ٱلنَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ
Her kim Salih iş yaparsa kendisi için yapmış olur ve kim de kötülük yaparsa kendi üzerinedir. Sonra Rabb'inize döndürüleceksiniz.
mealde düzenleme yapılmıştır.
مَنْ عَمِلَ صَٰلِحًا فَلِنَفْسِهِۦ ۖ وَمَنْ أَسَآءَ فَعَلَيْهَا ۖ ثُمَّ إِلَىٰ رَبِّكُمْ تُرْجَعُونَ
Göklerin, yerin ve aralarındaki her şeyin mülkiyeti kendisinin olan Zat ne kutludur. O Sa'at'in bilgisi yalnızca O'nun yanındadır. O'na döndürüleceksiniz.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
وَتَبَارَكَ ٱلَّذِى لَهُۥ مُلْكُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا وَعِندَهُۥ عِلْمُ ٱلسَّاعَةِ وَإِلَيْهِ تُرْجَعُونَ
Bedenlerine, "Niçin aleyhimize tanıklık ettiniz?" dediler. Bedenleri de: "Bizi, her şeyi konuşturan Allah konuşturdu. Sizi ilk defa O yarattı ve O'na döndürülüyorsunuz."
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
وَقَالُوا۟ لِجُلُودِهِمْ لِمَ شَهِدتُّمْ عَلَيْنَا ۖ قَالُوٓا۟ أَنطَقَنَا ٱللَّهُ ٱلَّذِىٓ أَنطَقَ كُلَّ شَىْءٍ وَهُوَ خَلَقَكُمْ أَوَّلَ مَرَّةٍ وَإِلَيْهِ تُرْجَعُونَ
O halde sabret. Kuşkusuz Allah'ın yaptığı uyarı gerçektir. Onlara yaptığımız uyarılardan bir kısmını sana göstersek de göstermeden seni vefat ettirsek de sonunda onlar yalnızca Bize döndürüleceklerdir.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
فَٱصْبِرْ إِنَّ وَعْدَ ٱللَّهِ حَقٌّ ۚ فَإِمَّا نُرِيَنَّكَ بَعْضَ ٱلَّذِى نَعِدُهُمْ أَوْ نَتَوَفَّيَنَّكَ فَإِلَيْنَا يُرْجَعُونَ
De ki: "Şefaat etme tamamıyla Allah'ın elindedir. Göklerin ve yerin egemenliği yalnızca O'na aittir. Sonra O'na döndürüleceksiniz.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
قُل لِّلَّهِ ٱلشَّفَٰعَةُ جَمِيعًا ۖ لَّهُۥ مُلْكُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ ۖ ثُمَّ إِلَيْهِ تُرْجَعُونَ
Eğer Küfrederseniz; bilin ki Allah'ın size hiçbir ihtiyacı yoktur. O, kullarının Küfründen hoşnut olmaz. Eğer şükrederseniz ondan hoşnut olur. Hiç kimse bir başkasının yükünü yüklenmez. Sonunda dönüşünüz Rabb'inizedir. Böylece yapmış olduklarınızı size haber verecektir. Kuşkusuz O, sinelerde olanı en iyi bilendir.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
إِن تَكْفُرُوا۟ فَإِنَّ ٱللَّهَ غَنِىٌّ عَنكُمْ ۖ وَلَا يَرْضَىٰ لِعِبَادِهِ ٱلْكُفْرَ ۖ وَإِن تَشْكُرُوا۟ يَرْضَهُ لَكُمْ ۗ وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ أُخْرَىٰ ۗ ثُمَّ إِلَىٰ رَبِّكُم مَّرْجِعُكُمْ فَيُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ ۚ إِنَّهُۥ عَلِيمٌۢ بِذَاتِ ٱلصُّدُورِ
O, çok yüce ve çok üstündür. Her şeyin mülkü ve egemenliği O'nun elindedir. Ve O'na döndürüleceksiniz.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
فَسُبْحَٰنَ ٱلَّذِى بِيَدِهِۦ مَلَكُوتُ كُلِّ شَىْءٍ وَإِلَيْهِ تُرْجَعُونَ
"Ben, niçin benim fıtratımı belirleyene kulluk etmeyeyim? Siz de O'na döndürüleceksiniz."
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
وَمَا لِىَ لَآ أَعْبُدُ ٱلَّذِى فَطَرَنِى وَإِلَيْهِ تُرْجَعُونَ
De ki: "Size vekil kılınan ölüm meleği, sizi vefat ettirecek. Sonra Rabb'inize döndürüleceksiniz.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
۞ قُلْ يَتَوَفَّىٰكُم مَّلَكُ ٱلْمَوْتِ ٱلَّذِى وُكِّلَ بِكُمْ ثُمَّ إِلَىٰ رَبِّكُمْ تُرْجَعُونَ
Allah, önce yaratmaya başlar, sonra onu iade eder. Sonra da O'na döndürülürsünüz.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
ٱللَّهُ يَبْدَؤُا۟ ٱلْخَلْقَ ثُمَّ يُعِيدُهُۥ ثُمَّ إِلَيْهِ تُرْجَعُونَ
Her nefs ölümü tadıcıdır. Sonra Bize döndürüleceksiniz.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
كُلُّ نَفْسٍ ذَآئِقَةُ ٱلْمَوْتِ ۖ ثُمَّ إِلَيْنَا تُرْجَعُونَ
ve Biz, o insana anne ve babasına iyi davranmasını tavsiye ettik. Eğer onlar, hakkında bilgin olmayan bir şey ile bana şirk koşman için seninle cihad ederlerse, onlara itaat etme. Dönüşünüz ancak Bana'dır. O zaman yapmış olduklarınızı size haber vereceğim.
mealde düzenleme yapılmıştır.
وَوَصَّيْنَا ٱلْإِنسَٰنَ بِوَٰلِدَيْهِ حُسْنًا ۖ وَإِن جَٰهَدَاكَ لِتُشْرِكَ بِى مَا لَيْسَ لَكَ بِهِۦ عِلْمٌ فَلَا تُطِعْهُمَآ ۚ إِلَىَّ مَرْجِعُكُمْ فَأُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ
"Ancak siz Allah'ın dunundan iftira eden idoller tasarlıyorsunuz şüphesiz yalancı kimselersiniz. Allah'tan başka kulluk ettikleriniz, size bir rızık vermeye güç yetiremezler. Öyleyse, O rızkı Allah'tan isteyin. Ve yalnızca O'na kulluk edin. O'na şükredin. Eninde sonunda O'na döndürüleceksiniz."
mealde düzenleme yapılmıştır.
إِنَّمَا تَعْبُدُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ أَوْثَٰنًا وَتَخْلُقُونَ إِفْكًا ۚ إِنَّ ٱلَّذِينَ تَعْبُدُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ لَا يَمْلِكُونَ لَكُمْ رِزْقًا فَٱبْتَغُوا۟ عِندَ ٱللَّهِ ٱلرِّزْقَ وَٱعْبُدُوهُ وَٱشْكُرُوا۟ لَهُۥٓ ۖ إِلَيْهِ تُرْجَعُونَ
Allah ile birlikte başka ilahtan istekte bulunma. O'ndan başka ilah yoktur. O'nun yüzü hariç her şey yok olucudur. Hüküm O'nundur. Ve O'na döndürüleceksiniz.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
وَلَا تَدْعُ مَعَ ٱللَّهِ إِلَٰهًا ءَاخَرَ ۘ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ ۚ كُلُّ شَىْءٍ هَالِكٌ إِلَّا وَجْهَهُۥ ۚ لَهُ ٱلْحُكْمُ وَإِلَيْهِ تُرْجَعُونَ
O, Kendisinden başka ilah olmayan Allah'tır. Her işin başında da sonunda da tüm övgüler onun içindir. Ve karar O'na aittir. Ve O'na döndürüleceksiniz.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
وَهُوَ ٱللَّهُ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ ۖ لَهُ ٱلْحَمْدُ فِى ٱلْأُولَىٰ وَٱلْءَاخِرَةِ ۖ وَلَهُ ٱلْحُكْمُ وَإِلَيْهِ تُرْجَعُونَ
O ve ordusu yeryüzünde haksız yere büyüklendiler ve gerçekten de Bize döndürülmeyeceklerini zannettiler.
mealde düzenleme yapılmıştır.
وَٱسْتَكْبَرَ هُوَ وَجُنُودُهُۥ فِى ٱلْأَرْضِ بِغَيْرِ ٱلْحَقِّ وَظَنُّوٓا۟ أَنَّهُمْ إِلَيْنَا لَا يُرْجَعُونَ

Kelime Listesi

NoOkunuşAnlamıArapçaKökKökü
1 ellezine onlar ki ٱلَّذِينَ ›
2 iza zaman إِذَآ ›
3 esabethum onlara eriştiği أَصَٰبَتْهُم Swb صوب
4 musibetun bir bela مُّصِيبَةٌ Swb صوب
5 kalu derler قَالُوٓا۟ qwl قول
6 inna şüphesiz biz إِنَّا ›
7 lillahi Allah içiniz لِلَّهِ ›
8 ve inna ve şüphesiz biz وَإِنَّآ ›
9 ileyhi O'na إِلَيْهِ ›
10 raciune döneceğiz رَٰجِعُونَ rjE رجع

Diğer Mealler

1. Meal

Onlara bir musibet geldiğinde: "Biz Allah'ınız ve elbette O'na döneceğiz" derler.

2. Meal

Sabredenler, kendilerine bir musibet geldiğinde, "Biz Allah'ın kuluyuz ve biz O'na döneceğiz" derler.

3. Meal

Onlar (sabredenler), kendilerine bir musibet geldiği zaman "Biz Allah'a aidiz ve biz elbette yalnızca O'na döneceğiz"derler.

4. Meal

Ki onlara bir musibet geldiğinde, "Biz ALLAH'a aidiz ve O'na dönücüyüz" derler.

5. Meal

Onlar, başlarına bir şey gelince şöyle derler: "Biz, Allah'a aitiz, biz O'nun huzuruna çıkarılacağız".

6. Meal

Onların başına bir yıkım geldiğinde, şöyle derler: "Biz, Allah'ın malıyız ve kesinlikle O'na döneceğiz!"

7. Meal

Onlar bir musibete uğradıklarında: "Doğrusu biz Allah'a aidiz ve sonunda yine O'na döneceğiz" derler.

8. Meal

Onlara bir ıstırap gelip çattığında şöyle derler: "Biz Allah içiniz ve sonunda O'na dönüp gideceğiz."

9. Meal

Onlara bir musibet isabet ettiğinde, derler ki: "Biz Allah'a ait (kullar)ız ve şüphesiz O'na dönücüleriz."

10. Meal

ki başlarına bir bela geldiğinde: "Biz Allah'a aitiz ve sonunda O'na döneceğiz." derler.

11. Meal

Ki, onların başına bir musibet gelince, "Doğrusu biz Allah'a aidiz ve muhakkak O'na döneceğiz!" derler.

12. Meal

Onlar; başlarına bir musibet gelince, "Biz şüphesiz (her şeyimizle) Allah'a aidiz ve şüphesiz O'na döneceğiz" derler.

13. Meal

ki başlarına bir musibet geldiği vakit "biz Allahınız ve nihayet ona döneceğiz" derler

14. Meal

Ki onlara bir bela eriştiği zaman: "Biz Allah içiniz ve biz O'na döneceğiz," derler.

15. Meal

Onlara bir musibet isabet ettiğinde, "Biz Tanrı'ya aidiz ve kuşkusuz O'na dönücüyüz" derler.

16. Meal

Ki onlar kendilerine bir bela geldiği zaman "Biz (dünyada) Allanın (teslim olmuş kulları) yız ve biz (ahiretde de) ancak ona dönücüleriz" diyenlerdir.

17. Meal

Ki onlara bir musibet geldiği zaman; biz Allah içiniz ve yine O'na döneceğiz, derler.

18. Meal

Onlar, bir musibete uğrayınca: -Biz, Allah'a aitiz ve elbette O'na döneceğiz derler.

19. Meal

Sabırlılar o kimselerdir ki başlarına musibet geldiğinde, "Biz Allah'a aidiz ve vakti geldiğinde elbette O'na döneceğiz" derler.

20. Meal

Onlar, kendilerine hoşlanmadıkları bir olay isabet ettiğinde, "Biz Allah (Esma'sının açığa çıkması) içiniz ve O'na dönücüyüz (sonuçta bu gerçeği yaşayacağız)" derler.

21. Meal

Ki onlara bir musibet geldiğinde, 'Biz ALLAH'a aidiz ve O'na dönücüyüz,' derler

Delillendirilen Son 10 Ayet

Yükleniyor…

Canlı yayın — SALAT

Yükleniyor…

TikTok canlı yayın