D E L İ L L E R
Kelime Listesi
| No | Okunuş | Anlamı | Arapça | Kök | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ellezine | onlar ki | ٱلَّذِينَ | |
› |
| 2 | yettebiune | uyarlar | يَتَّبِعُونَ | tbE |
تبع |
| 3 | r-rasule | o Elçi'ye | ٱلرَّسُولَ | rsl |
رسل |
| 4 | n-nebiyye | o nebiye | ٱلنَّبِىَّ | nbA |
نبا |
| 5 | l-ummiyye | ümmi | ٱلْأُمِّىَّ | Amm |
امم |
| 6 | llezi | ٱلَّذِى | |
› | |
| 7 | yecidunehu | buldukları | يَجِدُونَهُۥ | wjd |
وجد |
| 8 | mektuben | yazılı | مَكْتُوبًا | ktb |
كتب |
| 9 | indehum | yanlarında | عِندَهُمْ | End |
عند |
| 10 | fi | فِى | |
› | |
| 11 | t-tevrati | Tevrat | ٱلتَّوْرَىٰةِ | |
› |
| 12 | vel'incili | ve İncil'de | وَٱلْإِنجِيلِ | |
› |
| 13 | ye'muruhum | kendilerine emreden | يَأْمُرُهُم | Amr |
امر |
| 14 | bil-mea'rufi | iyiliği | بِٱلْمَعْرُوفِ | Erf |
عرف |
| 15 | ve yenhahum | ve kendilerini meneden | وَيَنْهَىٰهُمْ | nhy |
نهي |
| 16 | ani | -ten | عَنِ | |
› |
| 17 | l-munkeri | kötülük- | ٱلْمُنكَرِ | nkr |
نكر |
| 18 | ve yuhillu | ve helal kılan | وَيُحِلُّ | Hll |
حلل |
| 19 | lehumu | onlara | لَهُمُ | |
› |
| 20 | t-tayyibati | güzel şeyleri | ٱلطَّيِّبَٰتِ | Tyb |
طيب |
| 21 | ve yuharrimu | ve haram kılan | وَيُحَرِّمُ | Hrm |
حرم |
| 22 | aleyhimu | onlara | عَلَيْهِمُ | |
› |
| 23 | l-habaise | çirkin şeyleri | ٱلْخَبَٰٓئِثَ | xbv |
خبث |
| 24 | ve yedeu | ve kaldırıp atan | وَيَضَعُ | wDE |
وضع |
| 25 | anhum | onlardan | عَنْهُمْ | |
› |
| 26 | israhum | ağırlıkları | إِصْرَهُمْ | ASr |
اصر |
| 27 | vel'eglale | ve prangaları | وَٱلْأَغْلَٰلَ | gll |
غلل |
| 28 | lleti | öyle ki | ٱلَّتِى | |
› |
| 29 | kanet | idiler | كَانَتْ | kwn |
كون |
| 30 | aleyhim | onların üzerinde | عَلَيْهِمْ | |
› |
| 31 | fellezine | artık onlar | فَٱلَّذِينَ | |
› |
| 32 | amenu | inananlar | ءَامَنُوا۟ | Amn |
امن |
| 33 | bihi | O'na | بِهِۦ | |
› |
| 34 | ve azzeruhu | ve O'na saygı gösterenler | وَعَزَّرُوهُ | Ezr |
عزر |
| 35 | ve nesaruhu | ve O'na yardım edenler | وَنَصَرُوهُ | nSr |
نصر |
| 36 | vettebeu | ve uyanlar | وَٱتَّبَعُوا۟ | tbE |
تبع |
| 37 | n-nura | nura | ٱلنُّورَ | nwr |
نور |
| 38 | llezi | ٱلَّذِىٓ | |
› | |
| 39 | unzile | indirilen | أُنزِلَ | nzl |
نزل |
| 40 | meahu | O'nunla beraber | مَعَهُۥٓ | |
› |
| 41 | ulaike | işte | أُو۟لَٰٓئِكَ | |
› |
| 42 | humu | onlar | هُمُ | |
› |
| 43 | l-muflihune | felaha erenlerdir | ٱلْمُفْلِحُونَ | flH |
فلح |
Diğer Mealler
"Bu dünyada ve ahirette bizim için güzel olanı yaz; biz Sana yöneldik" dedi. Allah: "Azabıma dilediğim kimseyi uğratırım, rahmetim herşeyi kaplamıştır; bunu Allah'a karşı gelmekten sakınanlara, zekat verenlere, ayetlerimize inanıp, yanlarındaki Tevrat ve İncil'de yazılı buldukları, okuyup yazması olmayan peygambere uyanlara yazacağız. O peygamber, onlara, uygun olanı emreder ve fenalıktan meneder, temiz şeyleri helal, murdar şeyleri haram kılar, onların ağır yüklerini indirir, zor tekliflerini hafifletir. Bu peygambere inanan, hürmet eden, yardım eden, onunla gönderilen nura uyanlar yok mu? İşte onlar saadete erenlerdir" dedi.
Onlar ki, yanlarındaki Tevrat ve İncil'de yazılmış bulacakları ümmi/annesinden doğduğu gibi saf peygambere uyarlar; peygamber onlara iyiliği emreder, kötülükten alıkoyar, güzel şeyleri onlara helal kılar, pis şeyleri onlara yasaklar. Sırtlarındaki ağırlıklarını indirir, üzerlerindeki zincirleri kırıp atar. Ona inanan, onu destekleyen, ona yardım eden, onunla indirilen ışığa uyan kişiler, kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
(Yani) yanlarındaki Tevrat ve İncil'de yazılı buldukları Elçi'ye, o ümmi Peygamber'e uyanlara (yazacağım) ki (o Peygamber), onlara iyiliği emreder (öğütler), onları kötülükten engeller (sakındırır); onlara temiz şeyleri helal, pis şeyleri de haram kılar; kendilerinden ağır yüklerini ve üzerlerindeki zincirleri kaldırır (atar). Ona (o Peygamber'e) inanıp saygı gösteren, ona yardım eden ve onunla birlikte gönderilen nur'a (Kur'an'a) uyanlar, kurtulanların ta kendileridir."
Nitekim onlar yanlarındaki Tevrat ve İncil'de yazılı buldukları o elçiyi, o ümmi (Tevrat ve İncil okumamış/başkentli) peygamberi izlerler. (O peygamber) onlara iyiliği emreder ve onları kötülükten meneder; onlara güzel şeyleri helal, pis şeyleri de haram kılar; üzerlerindeki ağırlıkları ve onlara vurulan prangaları kaldırıp atar. Onu onaylayanlar, ona saygı duyanlar, ona yardım edenler, kendisiyle birlikte indirilen ışığı izleyenler başarıya ulaşanlardır.
Onlar ümmi nebi olan bu Rasul'e uyan kimselerdir. Onun özelliğini yanlarındaki Tevrat'ta ve İncil'de yazılı bulurlar. O Resul onlara, marufa uygun olanı emreder ve münkeri yasaklar. Temiz şeyleri helal, pis şeyleri haram kılar. Isr'larını, üzerlerindeki ağır yükleri kaldırıp atar. Kim ona inanır, onu destekler, ona yardım eder ve onunla birlikte indirilen nura (Kitaba) uyarsa, işte onlar umduklarına kavuşacak olanlardır."
Onlar, yanlarındaki Tevrat ve İncil'de yazılı buldukları O elçiyi; önceki kitaplardan bilgisi olmayan O peygamberi izlerler. Onlara, iyiliği zorunlu yapar; kötülüğü yasaklar. Temiz şeyleri helal yapar; pis şeyleri yasaklar. Ağır yüklerini ve zincirlerini kaldırır. Ona inananlar, Ona saygı gösterenler, Ona yardım edenler ve Onunla birlikte indirilen aydınlığı izleyenler; kurtuluşa erişenler, işte onlardır.
onlar ki, ellerinde Tevrat ve İncil'de tanıtılmış bulacakları Rasul'un, o Kitap Ehli'nden olmayan peygamberin izinden gidecekler; (o peygamber) onlara iyiliği emredip kötülükten sakındıracak, temiz ve yararlı şeyleri onlara helal kılıp pis ve zararlı şeyleri onlara yasaklayacak; sırtlarına vurulmuş olan yüklerini indirip öteden beri (özgürlüklerine) vurulan zincirleri çözecek. Sonuçta ona inanan, onu el üstünde tutup destekleyen ve ona yücelerden bahşedilen ışığın ardına onunla birlikte düşenler kurtuluşa erenler olacak.
Onlar ki, yanlarındaki Tevrat ve İncil'de yazılmış bulacakları ümmi peygambere uyarlar; o onlara iyiliği emreder, kötü ve çirkinden onları alıkoyar. Güzel şeyleri onlara helal kılar, pis şeyleri onlara yasaklar. Sırtlarından ağırlıklarını indirir, üzerlerindeki zincirleri, bağları söküp atar. Ona inanan, onu destekleyen, ona yardım eden, onunla indirilen ışığa uyan kişiler, kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
Onlar ki, yanlarındaki Tevrat'ta ve İncil'de (geleceği) yazılı bulacakları ümmi haber getirici (Nebi) olan elçiye (Resul) uyarlar; o, onlara marufu (iyiliği) emrediyor, münkeri (kötülüğü) yasaklıyor, temiz şeyleri helal, murdar şeyleri haram kılıyor ve onların ağır yüklerini, üzerlerindeki zincirleri indiriyor. Ona inananlar, destek olup savunanlar, yardım edenler ve onunla birlikte indirilen nuru izleyenler; işte kurtuluşa erenler bunlardır.
Onlar ki yanlarındaki Tevrat ve İncil'de yazılı bulacakları elçiye, o okuyup yazma bilmeyen peygambere uyarlar. O, onlara iyilik emreder ve onları kötülükten alıkoyar, temiz, hoş şeyleri kendileri için helal, murdar şeyleri üzerlerine haram kılar, sırtlarından ağır yüklerini, üzerlerindeki bağları ve zincirleri indirir atar. İşte o zaman ona iman eden, ona tam saygı gösteren, ona yardımcı olan ve onun peygamberliği ile birlikte indirilen nuru izleyen kimseler; işte o asıl maksada ulaşan kurtulmuşlar, onlardır.
onlar ki, ellerindeki Tevratta ve (daha sonra da) İncilde tanımlanmış bulacakları Elçinin, okuması yazması olmayan Habercinin izinden gidecekler; (ve o Elçi ki) onlara yapılması doğru olanı buyurup yapılması yanlış olanı yasaklayacak; yine onlara temiz ve hoş şeyleri helal, kötü ve çirkin şeyleri haram kılacak; onların sırtlarına vurulmuş yükü indirip boyunlarına geçirilmiş zincirleri çözecek. Ve sonuç olarak, ona inanan, onu yüce tutup destekleyen ve yücelerden bahşedilen ışığın ardına onunla birlikte düşenler; işte böyleleri, nihai kurtuluşa, esenliğe erişen kimseler olacak".
Onlar, yanlarındaki Tevrat'ta ve İncil'de yazılı buldukları Resule, o ümmi peygambere uyan kimselerdir. O, onlara iyiliği emreder, onları kötülükten alıkoyar. Onlara iyi ve temiz şeyleri helal, kötü ve pis şeyleri haram kılar. Üzerlerindeki ağır yükleri ve zincirleri kaldırır. Ona iman edenler, ona saygı gösterenler, ona yardım edenler ve ona indirilen nura (Kur'an'a) uyanlar var ya, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.
Onlar ki yanlarında Tevrat ve İncilde yazılı bulacakları o Resule o, ümmi Peygambere ittiba' ederler o onlara ma'ruf ile emreder ve onları münkerden nehyeyler, ve temiz hoş şeyleri kendileri için halal, murdar şeyleri üzerlerine haram kılar, sırtlarından ağır yüklerini ve üzerlerindeki bağları, zincirleri indirir atar, o vakıt ona iyman eden, ona kuvvetle ta'zım eyliyen, ona yardımcı olan ve onun nübüvvetiyle beraber indirilen nuru ta'kib eyliyen kimseler, işte o murada iren müflihin onlar
Onlar ki yanlarındaki Tevrat ve İncil'de yazılı buldukları o Elçi'ye, o ümmi Peygamber'e uyarlar. O (Peygamber) ki, kendilerine iyiliği emreder, kendilerini kötülükten meneder; onlara güzel şeyleri helal, çirkin şeyleri haram kılar, üzerlerindeki ağırlıkları, sırtlarındaki zincirleri kaldırıp atar. O'na inanan, destekleyerek O'na saygı gösteren, O'na yardım eden ve O'nunla beraber indirilen nura uyanlar, işte felaha erenler onlardır.
Onlar ki, yanlarındaki Tevrat'ta ve İncil'de (geleceği) yazılı bulacakları ümmi nebi olan elçiye uyarlar; o onlara marufu buyuruyor, münkeri yasaklıyor, temiz şeyleri helal, murdar şeyleri haram kılıyor ve onların ağır yüklerini, üzerlerindeki zincirleri indiriyor. Ona inananlar, destek olup savunanlar, yardım edenler ve onunla birlikte indirilen nuru izleyenler, işte kurtuluşa erenler bunlardır.
(Onlar) nezdlerindeki Tevrat ve İncilde (ismini ve sıfatını) yazılı bulacakları ümmi nebiy olan o resule tabi' olanlardır. O, kendi terine iyiliği emrediyor, onları kötülükden nehyediyor, onlara (nefislerine haram kıldıkları) temiz şeyleri halal, (halal kıldıkları) murdar şeyleri de üzerlerine haram kılıyor. Onların ağır yüklerini, sırtlarında olan zincirleri indiriyor o. İşte ona iman edenler, onu ta'zim edenler, ona yardım edenler ve onunla (onun nübüvvetiyle) birlikde indirilen nura tabi' olanlar! Onlar selamete erenlerin ta kendileridir.
Onlar ki; yanlarındaki Tevrat'ta ve İncil'de yazılı bulacakları; okuma, yazma bilmeyen ve nebi olan Rasule tabi olurlar. O, kendilerine ma'rufu emreder, münkerden nehyeder. Temiz şeyleri helal kılar, murdar şeyleri de haram eder. Onların ağır yüklerini ve üzerlerindeki bağları, zincirleri indirir. İşte ona iman edenler, onu ta'zim edenler, ona yardım edenler ve onunla birlikte indirilen nura tabi olanlar, işte onlar; felaha erenlerin kendileridir.
Ümmi Peygambere, elçiye tabi olan kimseler, yanlarında bulunan Tevrat ve İncil'de, onun, "kendilerine iyiliği emreder, kötülüğü yasaklar, temiz şeyleri kendilerine helal; pis şeyleri onlara haram kılar, onlardan boyunlarını büken ağır yükü kaldırır" yazdığını görürler. Ona iman edenler, onu destekleyip, yardım eden ve onunla gönderilen aydınlatıcıya uyanlar, işte onlar, kurtuluşa erecek olanlar onlardır.
Onlar ki yanlarındaki Tevrat ve İncil'de vasıfları yazılı o ümmi Peygambere tabi olurlar. O Peygamber ki kendilerine meşru şeyleri emreder, kötülükleri yasaklar, kendilerine güzel ve hoş şeyleri mübah, murdar şeyleri ise haram kılar, üzerlerindeki ağırlıkları, sırtlarındaki zincirleri kaldırıp atar. Ona iman eden, onu destekleyen, ona yardımcı olan ve onunla beraber indirilen nura tabi olanlar var ya, işte felaha erenler onlardır.
Onlar ki ellerindeki Tevrat ve İncil'de belirtilmiş O Rasul'e, Ümmi (asıl fıtratı bozulmamış - yaratıldığı saflık üzere) Nebi'ye tabi olurlar... Onlara, Allah'a göre olumlu olanları emreder ve olumsuz fiilleri yasaklar; onlara temiz şeyleri helal kılar; pis, çirkin şeyleri haram eder; onlardan sırtlarındaki ağır yükü (benliklerinin getirilerini) kaldırır ve üzerlerindeki zincirleri (yüzlerini Allah'a döndürmelerini engelleyen tüm bağlarını) çözer... İşte O'na iman eden, O'na saygı gösteren (destekleyen), O'na yardım eden ve O'nunla birlikte inzal olunan Nur'a (Kur'an) tabi olanlar var ya, işte onlardır kurtuluşa erenlerin ta kendileri!
Nitekim onlar (vakti gelince) yanlarındaki Tevrat ve İncil'de yazılı buldukları o elçiyi, o ümmi (Tevrat ve İncil okumamış) peygamberi izlerler. (O peygamber) onlara iyiliği emreder ve onları kötülükten meneder; onlara güzel şeyleri helal, pis şeyleri de haram kılar; üzerlerindeki ağırlıkları ve onlara vurulan prangaları kaldırıp atar. Ona inananlar, ona saygı duyanlar, ona yardım edenler, kendisiyle birlikte indirilen ışığı izleyenler başarıya ulaşanlardır.
Delillendirilen Son 10 Ayet
Yükleniyor…
Canlı yayın — SALAT
Yükleniyor…