Ant olsun Biz, Kur'an'ı öğüt alınsın diye kolaylaştırdık. Var mı öğüt alıp düşünen?
7. Araf 16
"Azdırmandan dolayı, onlar için senin dosdoğru yolunun üzerine oturacağım." dedi.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
İngilizce He said: "Because thou hast thrown me out of the way, lo! I will lie in wait for them on thy straight way: ✖
Almanca Er sagte: "Darum, daß Du mich hast abirren lassen, will ich ihnen gewiß auf Deinem geraden Weg auflauern. ✖
Özbekçe У: «Мени иғвога учирганинг сабабли, албатта, мен уларни Тўғри йўлингда тўсиб ўтираман». ✖
قَالَ فَبِمَآ أَغْوَيْتَنِى لَأَقْعُدَنَّ لَهُمْ صِرَٰطَكَ ٱلْمُسْتَقِيمَ
Konuşan: Yok Konuşulan: Yok Muhatap: Yok
Kelimeye tıklayın: Arapçası işaretlenir · Çift tıklayın: kök ve geçtiği ayetler

D E L İ L L E R

kelime ana ayetle aynı okunuş kelime ana ayetle aynı kök ifade delillendirilen ifadeye karşılık gelen bölüm
1: Azdırmandan dolayı Zaten kendi Azgın , beni azdırmandan dolayı ALLAHA hitap etmesinin sebebi Allahın onu kendi halinde bırakmasıdır. Madem ki beni kendi azgın halimde bıraktın. 10 ayet
"Biz, sizi azdırdık, çünkü biz azgındık."
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
فَأَغْوَيْنَٰكُمْ إِنَّا كُنَّا غَٰوِينَ
Haklarında sözün gerçekleştiği kimseler: "Rabb'imiz! İşte bunlar azdırdığımız kimselerdir. Kendimiz azdığımız gibi, onları da azdırdık. Uzak olduğumuzu Sana arz ederiz. Zaten onlar, bize kulluk etmiyorlardı." dediler.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
قَالَ ٱلَّذِينَ حَقَّ عَلَيْهِمُ ٱلْقَوْلُ رَبَّنَا هَٰٓؤُلَآءِ ٱلَّذِينَ أَغْوَيْنَآ أَغْوَيْنَٰهُمْ كَمَا غَوَيْنَا ۖ تَبَرَّأْنَآ إِلَيْكَ ۖ مَا كَانُوٓا۟ إِيَّانَا يَعْبُدُونَ
"Kovulmuş ve kınanmış olarak oradan çık. Onlardan kim sana uyarsa, Cehennem'i onlarla dolduracağım." dedi.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
قَالَ ٱخْرُجْ مِنْهَا مَذْءُومًا مَّدْحُورًا ۖ لَّمَن تَبِعَكَ مِنْهُمْ لَأَمْلَأَنَّ جَهَنَّمَ مِنكُمْ أَجْمَعِينَ
Ve Cehennem azgınların karşısına çıkarılır.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
وَبُرِّزَتِ ٱلْجَحِيمُ لِلْغَاوِينَ
"Eğer Allah sizi azdırmayı dilerse, size öğüt versem de öğüdüm yarar sağlamaz. Rabb'iniz O'dur, O'na döndürüleceksiniz."
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
وَلَا يَنفَعُكُمْ نُصْحِىٓ إِنْ أَرَدتُّ أَنْ أَنصَحَ لَكُمْ إِن كَانَ ٱللَّهُ يُرِيدُ أَن يُغْوِيَكُمْ ۚ هُوَ رَبُّكُمْ وَإِلَيْهِ تُرْجَعُونَ
Allah onlar ile alay eder ve körlüklerinin içerisinde azgınlıklarıyla bırakır.
mealde düzenleme yapılmıştır.
ٱللَّهُ يَسْتَهْزِئُ بِهِمْ وَيَمُدُّهُمْ فِى طُغْيَٰنِهِمْ يَعْمَهُونَ
Bırak onları; yiyip, içip faydalansınlar; beklentileri onları oyalasın. Fakat yakında gerçeği anlayacaklar.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
ذَرْهُمْ يَأْكُلُوا۟ وَيَتَمَتَّعُوا۟ وَيُلْهِهِمُ ٱلْأَمَلُ ۖ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ
İnsanların, hayrı acele istedikleri gibi, Allah da şerri onlara acele verseydi, muhakkak süreleri bitirilirdi. Ama Biz, Bizimle karşılaşmayı ummayanları, kendi hallerine bırakırız. Azgınlıkları içinde bocalar dururlar.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
۞ وَلَوْ يُعَجِّلُ ٱللَّهُ لِلنَّاسِ ٱلشَّرَّ ٱسْتِعْجَالَهُم بِٱلْخَيْرِ لَقُضِىَ إِلَيْهِمْ أَجَلُهُمْ ۖ فَنَذَرُ ٱلَّذِينَ لَا يَرْجُونَ لِقَآءَنَا فِى طُغْيَٰنِهِمْ يَعْمَهُونَ
Artık onları kendi hallerine bırak ve olacakları bekle. Doğrusu onlar da bekleyenlerdir.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
فَأَعْرِضْ عَنْهُمْ وَٱنتَظِرْ إِنَّهُم مُّنتَظِرُونَ
Artık onları kendi hallerine bırak! Uyarıldıkları güne kavuşuncaya değin boş şeylerle oyalanıp dursunlar.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
فَذَرْهُمْ يَخُوضُوا۟ وَيَلْعَبُوا۟ حَتَّىٰ يُلَٰقُوا۟ يَوْمَهُمُ ٱلَّذِى يُوعَدُونَ

Kelime Listesi

NoOkunuşAnlamıArapçaKökKökü
1 kale dedi ki قَالَ qwl قول
2 febima karşılık فَبِمَآ ›
3 egveyteni beni azdırmana أَغْوَيْتَنِى gwy غوي
4 leek'udenne ben de oturacağım لَأَقْعُدَنَّ qEd قعد
5 lehum onlar(ı saptırmak) için لَهُمْ ›
6 siratake senin yolunun üstüne صِرَٰطَكَ SrT صرط
7 l-mustekime doğru ٱلْمُسْتَقِيمَ qwm قوم

Diğer Mealler

1. Meal

"Beni azdırdığın için, and olsun ki, Senin doğru yolun üzerinde onlara karşı duracağım; sonra önlerinden, ardlarından, sağ ve sollarından onlara sokulacağım; çoğunu Sana şükreder bulamayacaksın" dedi.

2. Meal

İblis, "Öyle ise beni azdırmana karşılık, yemin ederim ki ben de onları saptırmak için senin doğru yolunun üstüne oturacağım" dedi.

3. Meal

(İblis) "Beni saptırmana karşılık, ben de onları (saptırmak) için senin doğru yolunun üzerine oturacağım.

4. Meal

"Beni saptırmana karşılık, onlar için senin dosdoğru yolun üzerine sinsice oturacağım."

5. Meal

Şeytan dedi ki "Madem beni aşırılığa sen sevk ettin, ben de senin doğru yolunun üstüne onlar için oturacağıma yemin ederim.

6. Meal

"Öyleyse beni azdırdığın için, dosdoğru yolunun üzerinde onlara karşı kesinlikle oturacağım!"

7. Meal

(Ve İblis) şöyle dedi: "Madem ki sen beni saptırdın, yemin olsun ki ben de senin dosdoğru yolunun üzerine onlar için pusu kuracağım;

8. Meal

Dedi: "Beni azdırmana yemin ederim ki, onları saptırmak için senin dosdoğru yolun üzerine kurulacağım."

9. Meal

Dedi ki: "Madem öyle, beni azdırdığından dolayı onlar(ı insanları saptırmak) için mutlaka senin dosdoğru yolunda (pusu kurup) oturacağım."

10. Meal

İblis: "Öyle ise andolsun ki, beni azdırmana karşılık ben de onları saptırmak için her halde Senin doğru yoluna oturacağım.

11. Meal

(Bunun üzerine İblis): "Madem ki, benim yoldan çıkmamı istedin" dedi, "ben de, gidip senin doğru yolunun üzerinde onlar için pusuya yatacağım,

12. Meal

Şeytan dedi ki: "(Öyle ise) beni azdırmana karşılık, yemin ederim ki, ben de onları saptırmak için senin dosdoğru yolunun üzerinde elbette oturacağım."

13. Meal

Öyle ise dedi beni azdırmana karşılık yemin ederim ki ben de onları saptırmak için her halde senin doğru yoluna oturacağım,

14. Meal

"Öyle ise, dedi, beni azdırmana karşılık, and içerim ki, ben de onlar(ı saptırmak) için senin doğru yolunun üstüne oturacağım."

15. Meal

Dedi ki: "Madem öyle, beni azdırdığından dolayı onlar(ı, insanları saptırmak) için mutlaka senin dosdoğru yolunda (pusu kurup) oturacağım."

16. Meal

"(İblis) öyleyse, dedi, (madem ki) Sen beni azgınlığa mahkum etdin, ben de bu sebeble, andolsun ki, onlar (ı sapdırmak) için senin doğru yolunda (pusu kurub) oturacağım".

17. Meal

Dedi ki: Öyleyse beni azgınlığa mahkum ettiğin için ben de andolsun ki; Senin dosdoğru yolun üzerinde onlara karşı duracağım.

18. Meal

İblis: -Beni azdırmana karşılık, Ben de onlar için senin dosdoğru yolunun üzerinde oturacağım.

19. Meal

(16-17) "Öyle ise" dedi, "Sen beni azgınlığa mahkum ettiğin için, ben de onları gözetlemek üzere Senin doğru yolunun üzerinde pusu kurup oturacağım." "Sonra onların gah önlerinden, gah arkalarından, gah sağlarından, gah sollarından sokulacağım, vesvese verip pusu kuracağım, Sen de onların ekserisini şükreden kullar bulmayacaksın."

20. Meal

"Yemin ederim ki, (yudillü men yeşau = dilediğine sapmayı yaşattırır; realitesince) beni sapıttırmanın sonucu olarak, onlara engel olmak için senin sırat-ı müstakimine oturacağım!"

21. Meal

'Beni saptırmana karşılık, onlar için senin dosdoğru yolun üzerine sinsice oturacağım.'

Delillendirilen Son 10 Ayet

Yükleniyor…

Canlı yayın — SALAT

Yükleniyor…

TikTok canlı yayın