Ant olsun Biz, Kur'an'ı öğüt alınsın diye kolaylaştırdık. Var mı öğüt alıp düşünen?
2. Bakara 170
Onlara, "Allah'ın indirdiğine uyun." denildiği zaman, onlar: "Hayır! Biz, atalarımızdan gördüğümüz şeylere uyarız." derler. Ya ataları akıllarını kullanmayan ve doğru yolu bulamamış kimselerse?
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
İngilizce When it is said to them: "Follow what Allah hath revealed:" They say: "Nay! we shall follow the ways of our fathers." What! even though their fathers Were void of wisdom and guidance? ✖
Almanca Und wenn ihnen gesagt wird: "Folgt dem, was Allah herabgesandt hat", so sagen sie: "Wir folgen doch dem, bei dem wir unsere Väter vorgefunden haben", auch, wenn ihre Väter nichts begriffen hätten und nicht rechtgeleitet gewesen wären? ✖
Özbekçe Уларга: «Аллоҳ нозил қилган нарсага эргашингиз», дейилса, улар: «Йўк, биз оталаримизни нимада топсак, шунга эргашамиз», дейдилар. Оталари ҳеч нарсага ақли етмаган ва ҳидоят топмаган бўлсалар ҳам-а?! ✖
وَإِذَا قِيلَ لَهُمُ ٱتَّبِعُوا۟ مَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ قَالُوا۟ بَلْ نَتَّبِعُ مَآ أَلْفَيْنَا عَلَيْهِ ءَابَآءَنَآ ۗ أَوَلَوْ كَانَ ءَابَآؤُهُمْ لَا يَعْقِلُونَ شَيْـًٔا وَلَا يَهْتَدُونَ
Konuşan: Yok Konuşulan: Yok Muhatap: Yok
Kelimeye tıklayın: Arapçası işaretlenir · Çift tıklayın: kök ve geçtiği ayetler

D E L İ L L E R

kelime ana ayetle aynı okunuş kelime ana ayetle aynı kök ifade delillendirilen ifadeye karşılık gelen bölüm
1: Hayır! Biz, atalarımızdan gördüğümüz şeylere uyarız." derler. Bu ayet bize demiyor Putperestlere diyor diyenler Aşağıda fotoğrafınız çekilmiş 6 ayet
Onlar bir fuhuş yaptıkları zaman, "Atalarımızı bunun üzerinde bulduk ve Allah bize böyle emretti." derler. De ki: "Allah fahşayı emretmez. Bilmediğiniz şeyi Allah'ın üzerine söylüyorsunuz.
mealde düzenleme yapılmıştır.
وَإِذَا فَعَلُوا۟ فَٰحِشَةً قَالُوا۟ وَجَدْنَا عَلَيْهَآ ءَابَآءَنَا وَٱللَّهُ أَمَرَنَا بِهَا ۗ قُلْ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يَأْمُرُ بِٱلْفَحْشَآءِ ۖ أَتَقُولُونَ عَلَى ٱللَّهِ مَا لَا تَعْلَمُونَ
O, size, ancak kötülüğü, fahşayı ve Allah'ın üzerine bilmediğiniz şeyleri söylemenizi emreder.
mealde düzenleme yapılmıştır.
إِنَّمَا يَأْمُرُكُم بِٱلسُّوٓءِ وَٱلْفَحْشَآءِ وَأَن تَقُولُوا۟ عَلَى ٱللَّهِ مَا لَا تَعْلَمُونَ
Ey insanlar! Allah'ın vaadi hakktır. Öyleyse, dünya hayatı sizi aldatmasın! Sakın aldatıcı sizi Allah ile aldatmasın.
mealde düzenleme yapılmıştır.
يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ إِنَّ وَعْدَ ٱللَّهِ حَقٌّ ۖ فَلَا تَغُرَّنَّكُمُ ٱلْحَيَوٰةُ ٱلدُّنْيَا ۖ وَلَا يَغُرَّنَّكُم بِٱللَّهِ ٱلْغَرُورُ
Kuşkusuz şeytan sizin düşmanınızdır. Öyleyse siz de onu düşman edinin. O kendisine uyanları alevli ateşin halkından olmaya çağırır.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
إِنَّ ٱلشَّيْطَٰنَ لَكُمْ عَدُوٌّ فَٱتَّخِذُوهُ عَدُوًّا ۚ إِنَّمَا يَدْعُوا۟ حِزْبَهُۥ لِيَكُونُوا۟ مِنْ أَصْحَٰبِ ٱلسَّعِيرِ
Ne zaman ki O emir bitirildi , o şeytan onlara: "Şüphesiz ki Allah size Hakkı vaad verdi . Ben de size vadettim. Ben ihtilaf ettim. Zaten benim size üzerinize sultanım yoktu. Ben sizi davet ettim siz de cevap verdiniz . Beni kınamayın, kendinizi kınayın. Ne ben sizi kurtarabilirim ne de siz beni kurtarabilirsiniz. Gerçekten ben, daha önce beni Allah'a ortak yapmanızı küfretmiştim. Kuşkusuz O Zalimlerin hakkı elem verici bir azaptır.
mealde düzenleme yapılmıştır.
وَقَالَ ٱلشَّيْطَٰنُ لَمَّا قُضِىَ ٱلْأَمْرُ إِنَّ ٱللَّهَ وَعَدَكُمْ وَعْدَ ٱلْحَقِّ وَوَعَدتُّكُمْ فَأَخْلَفْتُكُمْ ۖ وَمَا كَانَ لِىَ عَلَيْكُم مِّن سُلْطَٰنٍ إِلَّآ أَن دَعَوْتُكُمْ فَٱسْتَجَبْتُمْ لِى ۖ فَلَا تَلُومُونِى وَلُومُوٓا۟ أَنفُسَكُم ۖ مَّآ أَنَا۠ بِمُصْرِخِكُمْ وَمَآ أَنتُم بِمُصْرِخِىَّ ۖ إِنِّى كَفَرْتُ بِمَآ أَشْرَكْتُمُونِ مِن قَبْلُ ۗ إِنَّ ٱلظَّٰلِمِينَ لَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ
Onlara, "Allah'ın indirdiği şeye uyun." dendiği zaman: "Hayır! Biz atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye uyarız." dediler. Peki! Ya şeytan onları alevli ateşin azabına çağırmış olsa da mı?
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
وَإِذَا قِيلَ لَهُمُ ٱتَّبِعُوا۟ مَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ قَالُوا۟ بَلْ نَتَّبِعُ مَا وَجَدْنَا عَلَيْهِ ءَابَآءَنَآ ۚ أَوَلَوْ كَانَ ٱلشَّيْطَٰنُ يَدْعُوهُمْ إِلَىٰ عَذَابِ ٱلسَّعِيرِ

Kelime Listesi

NoOkunuşAnlamıArapçaKökKökü
1 ve iza zaman وَإِذَا ›
2 kile dendiği قِيلَ qwl قول
3 lehumu onlara لَهُمُ ›
4 ttebiu uyun ٱتَّبِعُوا۟ tbE تبع
5 ma şeye مَآ ›
6 enzele indirdiği أَنزَلَ nzl نزل
7 llahu Allah'ın ٱللَّهُ ›
8 kalu derler قَالُوا۟ qwl قول
9 bel hayır bilakis بَلْ ›
10 nettebiu uyarız نَتَّبِعُ tbE تبع
11 ma şeye (yola) مَآ ›
12 elfeyna biz bulduğumuz أَلْفَيْنَا lfw لفو
13 aleyhi üzerinde عَلَيْهِ ›
14 aba'ena atalarımızı ءَابَآءَنَآ Abw ابو
15 evelev -da mı? أَوَلَوْ ›
16 kane olsalar- كَانَ kwn كون
17 aba'uhum onların ataları ءَابَآؤُهُمْ Abw ابو
18 la لَا ›
19 yea'kilune düşünmeyen يَعْقِلُونَ Eql عقل
20 şey'en bir şey شَيْـًٔا $yA شيا
21 ve la وَلَا ›
22 yehtedune ve doğru yolu bulamayan يَهْتَدُونَ hdy هدي

Diğer Mealler

1. Meal

Onlara: "Allah'ın indirdiğine uyun" denilince, "Hayır, atalarımızı yapar bulduğumuz şeye uyarız" derler; ya ataları bir şey akledemeyen ve doğru olmayan kimseler idiyseler?

2. Meal

Onlara, "Allah'ın indirdiğine uyunuz" dendiğinde, "Hayır, biz atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye uyarız" derler. Ya ataları akıllarını kullanamamış, doğruyu da bulamamış idiyseler de mi?

3. Meal

Onlara (müşriklere) "Allah'ın indirdiğine uyun!" dendiği zaman, onlar "Hayır! Biz atalarımızı üzerinde bulduğumuz (yol)a uyarız." dediler. Ataları hiçbir şey akıl etmemiş, doğruyu bulamamış olsalar da mı?

4. Meal

Onlara, "ALLAH'ın indirdiğine uyun" dense, "Hayır, biz atalarımızın izlediği yolu izleriz" derler. Peki, ataları bir şey düşünemeyen ve doğru yolu bulamayan kimseler olsalar da mı?!

5. Meal

Onlara "Allah'ın indirdiğine uyun!" dense, "Hayır! Biz atalarımızı hangi yolda bulmuşsak, ona uyarız!" derler. Peki, ataları akıllarını bir şeye çalıştırmamış ve doğru yola da girmemişlerse, yine uyacaklar mı?

6. Meal

"Allah'ın indirdiğine bağlı kalın!" denildiğinde, şöyle derler: "Hayır! Atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye bağlı kalacağız!" Ataları, bir şey bilmeyen ve doğru yolu bulamayanlar olsa bile mi?

7. Meal

Onlara "Allah'ın indirdiklerine uyun!" denildiği zaman, "Hayır, biz atalarımızın üzerinde bulunduğu geleneğe uyarız!" derler. Ya ataları hiç akıllarını kullanmamış ve doğru yolu bulamışsalar?

8. Meal

Onlara, "Allah'ın indirdiğine uyun" dendiğinde: "Hayır! Biz, atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye uyarız." derler. Peki, ataları bir şeye akıl erdiremiyor, doğruya ve güzele ulaşamıyor idiyseler!...

9. Meal

Ne zaman onlara: "Allah'ın indirdiklerine uyun" denilse, onlar: "Hayır, biz, atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye (geleneğe) uyarız" derler. (Peki) Ya atalarının aklı bir şeye ermez ve doğru yolu da bulamamış idiyseler?

10. Meal

Onlara: "Allah'ın indirdiğine uyun." denildiğinde, "Hayır, atalarımızı neyin üzerinde bulduksa ona uyarız." dediler. Ya ataları birşeye akıl erdirememiş ve doğruyu seçememiş idiyseler?

11. Meal

Ama onlara, "Allah'ın indirdiğine uyun!" denildiğinde bazıları: "Hayır, biz (yalnız) atalarımızdan gördüğümüz (inanç ve eylemler)e uyarız!" diye cevap verirler. Ya ataları akıllarını hiç kullanmamış ve hidayetten nasip almamış iseler?

12. Meal

Onlara, "Allah'ın indirdiğine uyun!" denildiğinde, "Hayır, biz, atalarımızı üzerinde bulduğumuz (yol)a uyarız!" derler. Peki ama, ataları bir şey anlamayan, doğru yolu bulamayan kimseler olsalar da mı (onların yoluna uyacaklar)?

13. Meal

Allahın indirdiğine uyun denildiği vakit de onlara yok dediler: Atalarımızı neyin üzerinde bulduksa ona uyarız, ya ataları bir şeye akl erdiremez ve doğruyu seçemez idiseler demi?

14. Meal

Onlara: "Allah'ın indirdiğine uyun!" dense, "Hayır, biz atalarımızı üzerinde bulduğumuz(yol)a uyarız!" derler. Peki ama, ataları bir şey düşünmeyen, doğru yolu bulamayan kimseler olsalar da mı (atalarının yoluna uyacaklar)?

15. Meal

Ne zaman onlara: "Tanrı'nın indirdiklerine uyun" denilse; "Hayır, biz atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye (geleneğe) uyarız" derler. (Peki) Ya ataları bir şey akledemeyen ve doğru yolu da bulamamış kimseler olsalar da mı?

16. Meal

Onların (müşriklere); "Allahın indirdiğine uyun" denildiği zaman onlar: "Hayır, biz atalarımızı üzerinde bulunduğumuz şey'e uyarız" derler. Ya ataları birşey anlamamış, doğruyu da bulamamış idiyseler?

17. Meal

Onlara; Allah'ın indirdiğine uyun, denildiği zaman, onlar hayır, biz atalarımızın üzerinde bulunduğumuz şeye uyarız, dediler. Peki, ya ataları bir şey akledemeyen, doğruyu bulamayan kimseler olsa da mı?

18. Meal

Onlara, Allah'ın indirdiğine uyun denilince: -Hayır, biz, atalarımızı yapar bulduğumuz şeye uyarız, derler; ya ataları bir şeye akıl erdiremeyen ve doğru yolda olmayan kimseler idiyseler?

19. Meal

Onlara: "Gelin Allah'ın indirdiği buyruklara tabi olun!" denildiğinde: "Hayır, biz babalarımızı hangi inanç üzerinde bulduysak ona uyarız." derler. Babaları bir şeye akıl erdirememiş ve doğruyu bulamamış olsalar da mı onlara uyacaklar?

20. Meal

Onlara: "Allah'ın inzal ettiğine (varlığın ve varlığınızın Allah Esma'sı olduğuna ve Sünnetullah bilgisine) iman edin" denildiğinde onlar: "Hayır, babalarımız neye tabi ise biz de onların tabi olduklarına (dışsal tanrısallığa) uyarız" derler... Ya babaları gerçeğe akıl erdiremeyen hakikati bulamamış kişidiyseler?

21. Meal

Onlara, 'ALLAH'ın indirdiğine uyun,' dense, 'Hayır, biz atalarımızın izlediği yolu izleriz,' derler. Peki, ataları bir şey düşünemiyen ve doğru yolu bulamıyan kimseler olsalar da mı?!

Delillendirilen Son 10 Ayet

Yükleniyor…

Canlı yayın — SALAT

Yükleniyor…

TikTok canlı yayın