D E L İ L L E R
Kelime Listesi
| No | Okunuş | Anlamı | Arapça | Kök | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | feiza | zaman | فَإِذَا | |
› |
| 2 | belegne | vardıkları | بَلَغْنَ | blg |
بلغ |
| 3 | ecelehunne | sürelerinin sonuna | أَجَلَهُنَّ | Ajl |
اجل |
| 4 | feemsikuhunne | onları (yanınızda) tutun | فَأَمْسِكُوهُنَّ | msk |
مسك |
| 5 | bimea'rufin | güzelce | بِمَعْرُوفٍ | Erf |
عرف |
| 6 | ev | yahut | أَوْ | |
› |
| 7 | ferikuhunne | onlardan ayrılın | فَارِقُوهُنَّ | frq |
فرق |
| 8 | bimea'rufin | güzellikle | بِمَعْرُوفٍ | Erf |
عرف |
| 9 | ve eşhidu | ve şahid tutun | وَأَشْهِدُوا۟ | $hd |
شهد |
| 10 | zevey | sahibi iki kişiyi | ذَوَىْ | |
› |
| 11 | adlin | adalet | عَدْلٍ | Edl |
عدل |
| 12 | minkum | içinizden | مِّنكُمْ | |
› |
| 13 | ve ekimu | ve yapın | وَأَقِيمُوا۟ | qwm |
قوم |
| 14 | ş-şehadete | şahidliği | ٱلشَّهَٰدَةَ | $hd |
شهد |
| 15 | lillahi | Allah için | لِلَّهِ | |
› |
| 16 | zalikum | işte budur | ذَٰلِكُمْ | |
› |
| 17 | yuazu | öğütlenen | يُوعَظُ | wEZ |
وعظ |
| 18 | bihi | onunla | بِهِۦ | |
› |
| 19 | men | kimseye | مَن | |
› |
| 20 | kane | كَانَ | kwn |
كون | |
| 21 | yu'minu | inanan | يُؤْمِنُ | Amn |
امن |
| 22 | billahi | Allah'a | بِٱللَّهِ | |
› |
| 23 | velyevmi | ve gününe | وَٱلْيَوْمِ | ywm |
يوم |
| 24 | l-ahiri | ahiret | ٱلْءَاخِرِ | Axr |
اخر |
| 25 | ve men | ve kim | وَمَن | |
› |
| 26 | yetteki | sakınırsa | يَتَّقِ | wqy |
وقي |
| 27 | llahe | Allah'dan | ٱللَّهَ | |
› |
| 28 | yec'al | yaratır | يَجْعَل | jEl |
جعل |
| 29 | lehu | ona | لَّهُۥ | |
› |
| 30 | mehracen | bir çıkış | مَخْرَجًا | xrj |
خرج |
Diğer Mealler
Kadınların iddet süreleri biteceğinde, onları ya uygun bir şekilde alıkoyun, ya da onlardan ayrılın; içinizden de iki adil şahit getirin; şahidliği Allah için yapın; işte bu, Allah'a ve ahiret gününe inanan kimseye verilen öğüttür. Allah, kendisine karşı gelmekten sakınan kimseye kurtuluş yolu sağlar, ona beklemediği yerden rızık verir. Allah'a güvenen kimseye O yeter. Allah, buyruğunu yerine getirendir. Allah her şey için bir ölçü var etmiştir.
Sürelerinin sonuna ulaştıklarında onları ya uygun biçimde tutunuz yahut onlardan uygun biçimde ayrılınız. İçinizden adil iki kişiyi şahit tutunuz ve şahitliği Allah adına özenle yerine getiriniz. İşte, Allah'a ve ahiret gününe inananlara öğütlenen budur. Kim Allah'a saygı duyarsa, O, kendisine bir çıkış yolu yaratır.
(Bekleme) sürelerini doldurduklarında onları ya uygun bir şekilde (nikâhınızda) tutun veya onlardan uygun bir şekilde ayrılın! İçinizden adil iki kişiyi de şahit tutun! Şahitliği Allah için yapın! İşte bu, Allah'a ve ahiret gününe inananlara verilen öğüttür. Kim Allah'a karşı takvâlı (duyarlı) olursa (Allah) ona çıkış yolu yaratır.
Sürelerini doldurdukları zaman, onları güzelce tutun, yahut güzelce ayırın. İçinizden adalet sahibi iki kişiyi de bu işleme tanık tutun. Tanıklığı ALLAH için yapınız. İşte bu, ALLAH'ı ve ahiret gününü onaylayanlar için bir öğüttür. Kim ALLAH'ı sayıp dinlerse ona bir çıkış yolu yaratır.
Sürelerinin sonuna geldiklerinde kadınları ya maruf ile tutun ya da maruf ile ayırın. İçinizden güvenilir iki kişiyi şahit tutun; şahitliği Allah için tam yapın. İşte bu size, sizden Allah'a ve Ahiret gününe inanan kimseye verilen öğüttür. Kim Allah'tan çekinerek kendini korursa Allah bir çıkış yolu açar.
Sürelerinin sonuna vardıklarında, artık uygun bir biçimde tutun veya uygun bir biçimde ayrılın. Aranızdan, adaletli iki kişi tanık olsun. Tanıklığı, Allah için yerine getirin. İşte bunlar, Allah'a ve Sonsuz Yaşam Günü'ne inananlara verilen öğütlerdir. Çünkü Allah'a yönelik kim sorumluluk bilinci taşırsa, ona bir çıkış yolu sağlar.
İmdi, sürelerinin sonuna yaklaştıklarında ya onları meşru bir biçimde tutun, ya da meşru bir biçimde ayırın; ve siz(in toplumunuz)dan iki kişiyi de şahit olarak bulundurun; ve (hepiniz) şahitliği Allah için dürüstçe yapın! Bakın, bütün bunlar, Allah'a ve Ahiret Günü'ne iman edenlere verilen bir öğüttür. Ve her kim Allah'a karşı sorumluluğunun bilincinde olursa, O onun için bir kapı aralar
Sürelerini doldurma noktasına geldiklerinde o kadınları ya örfün gerektirdiği biçimde tutun yahut da yine örfün gerektirdiği şartlarla onlardan ayrılın. İçinizden adalet sahibi iki kişiyi de tanık tutun. Tanıklığı Allah için tam bir biçimde yapın. Allah'a ve ahiret gününe inanan kişiye işte bu şekilde öğüt verilmektedir. Kim Allah'tan korkarsa, Allah ona bir çıkış yolu nasip eder.
Sonra (üç iddet bekleme) sürelerine ulaştıkları zaman, artık onları maruf (bilinen güzel bir tarz) üzere tutun, ya da maruf üzere onlardan ayrılın. İçinizden adalet sahibi iki kişiyi de şahid tutun. Şahidliği Allah için dosdoğru yerine getirin. İşte bununla, Allah'a ve ahiret gününe iman edenlere öğüt verilir. Kim Allah'tan korkup sakınırsa, (Allah) ona bir çıkış yolu gösterir;
Sonra sürelerini doldurmaya yaklaştıklarında, onları güzellikle tutun veya güzellikle ayrılın ve içinizden adalet sahibi iki erkeği şahit tutun! Şahitliği de Allah için doğru yapın! Bu size söylenenleri duydunuz, bununla Allah'a ve ahiret gününe iman eden kimselere öğüt verilir. Her kim de Allah'tan korkarsa, Allah ona bir çıkış yolu sağlar.
Böylece, iddetlerinin sonuna yaklaşmak üzere olduklarında, ya onları uygun bir şekilde tutun, yahut uygun bir şekilde bırakın. Ve kendi toplumunuz içinden dürüst(lüğü bilinen) iki kişi (verdiğiniz karara) şahit olarak bulunsun; kendiniz de Allah huzurunda doğru şahitlik yapın! İşte bunlar Allah'a ve Ahiret Günü'ne inananlara verilen öğütlerdir. Ve Allah, Kendisine karşı sorumluluk bilinci taşıyan herkese, (mutsuzluktan) bir çıkış yolu (daima) sağlar
Boşanan kadınlar iddetlerinin sonuna varınca, onları güzelce tutun, yahut onlardan güzelce ayrılın. İçinizden iki adil kimseyi şahit tutun. Şahitliği Allah için dosdoğru yapın. İşte bununla Allah'a ve ahiret gününe inanan kimselere öğüt verilmektedir. Kim Allah'a karşı gelmekten sakınırsa, Allah ona bir çıkış yolu açar.
Sonra müddetlerini doldurmağa yaklaştıklarında onları güzellikle tutun yahud güzellikle ayrılın ve sizlerden adalet sahibi iki erkeği işhad eyleyin, şehadeti de Allah için doğru eda edin, bu size söylenenleri duydunuz a, bununla Allaha ve Ahıret gününe iyman eder kimselere öğüt verilir, her kim de Allahdan korkarsa Allah ona bir mahrec müyesser kılar
Sürelerinin sonuna vardıklarında ya onları güzelce (yanınızda) tutun, yahut, güzellikle onlardan ayrılın. (Eşinizi yanınızda tutmak veya ondan ayrılmak için) içinizden adaletli iki kişiyi de şahid tutun. Şahidliği Allah için yapın. İşte içinizden Allah'a ve Son Güne inanan kimseye öğütlenen budur. Kim Allah(ın yasakların)dan sakınırsa (Allah) ona bir çıkış (yolu) yaratır.
Sonra (üç iddet bekleme) sürelerine (ecel) ulaştıkları zaman, artık onları maruf (bilinen güzel bir tarz) üzere tutun, ya da maruf üzere onlardan ayrılın. İçinizden adalet sahibi iki kişiyi de şahid tutun. Şahidliği Tanrı için dosdoğru yerine getirin. İşte bununla Tanrı'ya ve ahiret gününe inananlara öğüt verilir. Kim Tanrı'dan korkup sakınırsa, (Tanrı) ona bir çıkış yolu gösterir.
Sonra (o kadınlar) müddetlerini doldur (mıya yaklaş) dıkları zaman onları ya güzellikle tutun, yahud güzellikle kendilerinden ayrılın ve içinizden adalet saahibi iki kişiyi de şahid yapın. (Ey şahidler siz de) şahidliği Allah için eda edin. İşte bu (yok mu?) Allaha ve ahiret gününe iman etmekde olanlara onunla öğüt verilir. Kim Allahdan korkarsa (Allah) ona bir (kurtulub) çıkış yeri ihsan eder.
Sürelerini doldurdukları vakit; onları; ya ma'ruf ile tutun veya onlardan ma'ruf ile ayrılın. İçinizden adalet sahibi iki kişiyi de şahid tutun. Şahidliği, Allah için yapın. İşte bu, Allah'a ve ahiret gününe iman etmekte olanlara verilen öğüttür. Kim, Allah'tan korkarsa; ona bir çıkış yolu ihsan eder.
Bekleme süresinin sonuna geldiklerinde ya onları iyilikle tutun veya iyilikle ayrılın. İçinizden adalet sahibi iki kişiyi de şahit tutun. Şahitliği de Allah için doğru yapın. İşte bununla Allah'a ve ahiret gününe iman eden kimseler için öğüt veriliyor. Kim Allah'tan sakınırsa, Allah ona bir çıkış yolu gösterir.
(2-3) Bekleme sürelerinin (üç adet süresinin) sonuna yaklaştıkları zaman, onları ya güzelce evinizde alıkoyun, evliliği devam ettirin, yahut güzellikle ayrılın ve bu boşanmaya sizden iki adil kimseyi şahit tutun ve şahitliği de Allah için dürüst yapın. İşte sizden Allah'a ve ahirete iman edenlere verilen talimat, yapılan tavsiye budur. Kim Allah'a karşı gelmekten sakınırsa, Allah ona sıkıntıdan çıkış kapıları açar. Onu hiç ummadığı yerlerden rızıklandırır. Allah'a dayanıp güvenene Allah kafidir. Allah buyruğunu elbette yerine getirir. Gerçekten Allah her şey için bir ölçü, her iş için bir vade belirlemiştir.
İddetlerinin sonuna ulaştıklarında, ya onları örfe uygun nikaha devam ettirin veya örfe göre onlardan ayrılın... Sizden iki adalet sahibini şahit tutun... Allah için şehadeti ikame edin... İşte bu, Esma'sıyla hakikati olan Allah'a ve sonsuz yaşam sürecine iman eden kimsenin kendisi ile öğütlendiğidir... Kim Allah'tan korunursa, ona bir çıkış yeri oluşturur.
Sürelerini doldurdukları zaman, onları güzelce tutun, yahut güzelce ayırın. İçinizden adalet sahibi iki kişiyi de bu işleme tanık tutun. Tanıklığı ALLAH için yapınız. İşte bu, ALLAH'a ve ahiret gününe inananlar için bir öğüttür. Kim ALLAH'ı sayıp dinlerse ona bir çıkış yolu yaratır.
Delillendirilen Son 10 Ayet
Yükleniyor…
Canlı yayın — SALAT
Yükleniyor…