Ant olsun Biz, Kur'an'ı öğüt alınsın diye kolaylaştırdık. Var mı öğüt alıp düşünen?
38. Sad 20
Onun gücünü pekiştirdik. Ona hikmeti ve fesle-l hitabı verdik.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
İngilizce We strengthened his kingdom, and gave him wisdom and sound judgment in speech and decision. ✖
Almanca Und Wir festigten sein Königreich und gaben ihm Weisheit und ein unwiderrufliches Urteilsvermögen. ✖
Özbekçe Ва Биз унга мулкини қувватли қилиб бердик ҳамда ҳикматни ва ҳал қилгувчи китобни бердик. (Биз Довудга Пайғамбарликни ҳам бердик. Яна унга талашиб-тортишганлар орасидаги жанжални ҳал қилиш ҳукмини бердик. У ҳеч иккиланмай ҳукм чиқарар эди.) ✖
وَشَدَدْنَا مُلْكَهُۥ وَءَاتَيْنَٰهُ ٱلْحِكْمَةَ وَفَصْلَ ٱلْخِطَابِ
Konuşan: Yok Konuşulan: Yok Muhatap: Yok
Kelimeye tıklayın: Arapçası işaretlenir · Çift tıklayın: kök ve geçtiği ayetler

D E L İ L L E R

Bu ayet henüz delillendirilmemiş.

Kelime Listesi

NoOkunuşAnlamıArapçaKökKökü
1 ve şededna güçlendirmiştik وَشَدَدْنَا $dd شدد
2 mulkehu onun mülkünü مُلْكَهُۥ mlk ملك
3 ve ateynahu ve kendisine vermiştik وَءَاتَيْنَٰهُ Aty اتي
4 l-hikmete hikmet ٱلْحِكْمَةَ Hkm حكم
5 ve fesle ve ayırd edici وَفَصْلَ fSl فصل
6 l-hitabi konuşma ٱلْخِطَابِ xTb خطب

Diğer Mealler

1. Meal

Onun hükümranlığını kuvvetlendirmiştik. Ona hikmet ve kesin hüküm selahiyeti vermiştik.

2. Meal

Onun mülkünü güçlendirdik. Kendisine hikmet ve güzel konuşma vermiştik.

3. Meal

Onun hükümdarlığını güçlendirmiş, ona hikmet (doğru hüküm verme yeteneği) ve güzel konuşabilme (özelliği) vermiştik.

4. Meal

Yönetimini güçlendirdik; ona bilgelik ve çok iyi bir yargılama gücü verdik.

5. Meal

İktidarını güçlendirdik. Ona hikmet (doğru karar verme) ve etkili konuşma yeteneği vermiştik.

6. Meal

Onun yönetimini güçlendirmiş ve Ona, hem bilgelik hem de etkili bir anlatım yetisi vermiştik.

7. Meal

Biz de onun iktidarını sağlama aldık; zira ona adaletle hükmedecek muhakeme ve anlaşmazlıkları sona erdirecek yeteneği vermiştik.

8. Meal

Mülk ve yönetimini güçlendirmiştik. Kendisine hikmet ve hakla batılı ayıran söz etme yeteneği vermiştik.

9. Meal

Onun mülkünü güçlendirmiştik. Ona hikmet ve anlatım çarpıcılığını vermiştik.

10. Meal

Hem mülkünü güçlendirmiş, hem de kendisine hikmet ve hakkı batıldan ayırt etme kabiliyeti vermiştik.

11. Meal

Biz de (buna karşılık) o'nun otoritesini güçlendirmiş ve kararlarında hikmet ve basiret üzere olmasını sağlamıştık.

12. Meal

Biz Davud'un mülkünü güçlendirdik, ona hikmet ve hakla batılı ayıran söz (hüküm verme) yeteneği verdik.

13. Meal

Hem mülkünü kuvvetlendirmiştik, hem de kendisine hıkmet ve fasl-ı hıtab vermiştik.

14. Meal

Onun mülkünü güçlendirmiştik, kendisine hikmet (peygamberlik, yüksek bilgi, hakkı batıldan ayırma, davaları çözme) ve açık, güzel konuşma (yeteneği) vermiştik.

15. Meal

Onun mülkünü güçlendirmiştik. Ona hikmet ve anlatım çarpıcılığını vermiştik.

16. Meal

Onun mülkünü de kuvvetlendirdik. Ona hikmet ve fasl-ı Kitab verdik.

17. Meal

Onun mülkünü pekiştirmiş, kendisine hikmet ve kesin söz söyleme hakkı vermiştik.

18. Meal

Onun iktidarını güçlendirmiş, ona hikmet ve açık sözlülük vermiştik.

19. Meal

Biz onun hakimiyetini güçlendirdik, ona hikmet, nübüvvet, isabetli karar verme ve meramını güzelce ifade etme kabiliyeti verdik.

20. Meal

Onun mülkünü (hükümranlığını) kuvvetlendirdik ve Ona Hikmet (sebepler ilmi) ve Fasl-ul Hitab (doğruyla yanlışı en mantıklı şekilde hemen ayıran muhakeme kuvvesi) verdik.

21. Meal

Yönetimini güçlendirdik; ona bilgelik ve çok iyi bir yargılama gücü verdik.

Delillendirilen Son 10 Ayet

Yükleniyor…

Canlı yayın — SALAT

Yükleniyor…

TikTok canlı yayın