D E L İ L L E R
Bu ayet henüz delillendirilmemiş.
Kelime Listesi
| No | Okunuş | Anlamı | Arapça | Kök | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | velenuzikannehum | mutlaka onlara taddıracağız | وَلَنُذِيقَنَّهُم | pwq |
ذوق |
| 2 | mine | -dan | مِّنَ | |
› |
| 3 | l-azabi | azab- | ٱلْعَذَابِ | Epb |
عذب |
| 4 | l-edna | daha yakın | ٱلْأَدْنَىٰ | dnw |
دنو |
| 5 | dune | ayrı olarak | دُونَ | dwn |
دون |
| 6 | l-azabi | azabdan | ٱلْعَذَابِ | Epb |
عذب |
| 7 | l-ekberi | büyük | ٱلْأَكْبَرِ | kbr |
كبر |
| 8 | leallehum | belki | لَعَلَّهُمْ | |
› |
| 9 | yerciune | dönerler | يَرْجِعُونَ | rjE |
رجع |
Diğer Mealler
Belki yollarından dönerler diye and olsun onlara büyük azabdan önce dünya azabından tattırırız.
Andolsun ki, biz onlara o büyük azaptan önce pek yakın/dünya azabı da tattıracağız. Belki dönerler!
(Gerçeğe) dönsünler diye en büyük azaptan önce onlara mutlaka en yakın azaptan tattıracağız.
Belki (ibret alıp) dönerler diye büyük azaptan önce biz onlara yakın (dünya) azabı tattırırız.
Belki vazgeçerler diye büyük azaptan önce onlara kesinlikle küçük azaptan da tattıracağız.
Büyük cezadan önce, yakın cezayı kesinlikle tattıracağız; belki dönerler diye.
Ama onlara, daha büyük mahrumiyeti tattırmadan önce daha yakın (dünya) mahrumiyetini kısmet elbette tattıracağız; umulur ki (yol yakınken) dönerler.
Belki dönerler diye, onlara o büyük azaptan ayrı olarak, o küçük azaptan da mutlaka tattıracağız.
Andolsun, biz onlara belki (inkarcılıktan) dönerler diye o büyük (uhrevi) azabdan önce, yakın (dünyevi) azabtan da taddıracağız.
Şu da bir gerçek ki, onlara en büyük azaptan önce o yakın azaptan (dünya azabından) da tattıracağız, belki dönerler.
Fakat o şiddetli azab(a onları mahkum etme)den önce belki (pişman olup) yollarını düzeltirler diye hemen yanı başlarındaki azabı tattıracağız.
Andolsun, dönsünler diye biz onlara (ahiretteki) en büyük azaptan önce (dünyadaki) yakın azabı elbette tattıracağız.
Şu da muhakkak ki onlara o en büyük azabdan beride o yakın azabdan da tattıracağız, gerek ki rücu' edeler
Belki dön(üp yola gel)irler diye, mutlaka onlara o büyük azabdan ayrı olarak, daha yakın azabı da taddıracağız.
Andolsun, biz onlara belki (inkarcılıktan) dönerler diye o büyük (uhrevi) azabdan önce, yakın (dünyevi) azabtan da tattıracağız.
Biz, o en büyük azabdan önce de onlara mutlakaa yakın azabdan tatdıracağız. Taki ric'et etsinler.
Belki dönerler diye andolsun ki onlara büyük azabdan önce de mutlaka yakın azabdan tattıracağız.
Belki dönerler diye onlara büyük azaptan önce daha yakın bir azap tattıracağız.
O kafirlerin dönüş yapmaları ümidiyle, onlara en büyük azaptan önce, dünyada açlık, musibet, esaret, ölüm gibi peşin bir azap tattıracağız.
Belki dönerler diye onlara, en büyük (sonsuz) azaptan önce en yakın (dünyalarından) bir azaptan mutlaka tattıracağız.
Belki (ibret alıp) dönerler diye büyük azaptan önce biz onlara yakın (dünya) azabı tattırırız.
Delillendirilen Son 10 Ayet
Yükleniyor…
Canlı yayın — SALAT
Yükleniyor…