Ant olsun Biz, Kur'an'ı öğüt alınsın diye kolaylaştırdık. Var mı öğüt alıp düşünen?
88. Gaşiye 21
Hatırlat; sen yalnızca hatırlatıcısın.
mealde düzenleme yapılmıştır.
İngilizce Therefore do thou give admonition, for thou art one to admonish. ✖
Almanca So ermahne; denn du bist zwar ein Ermahner ✖
Özbekçe Бас, эслатгин, сен, албатта, эслатувчидирсан. ✖
فَذَكِّرْ إِنَّمَآ أَنتَ مُذَكِّرٌ
Konuşan: Yok Konuşulan: Yok Muhatap: Yok
Kelimeye tıklayın: Arapçası işaretlenir · Çift tıklayın: kök ve geçtiği ayetler

D E L İ L L E R

kelime ana ayetle aynı okunuş kelime ana ayetle aynı kök ifade delillendirilen ifadeye karşılık gelen bölüm
1: Hatırlat; sen yalnızca hatırlatıcısın Neyle hatırlatacağı aşağıdadır 2 ayet
Onların ne dediklerini en iyi bileniz. Sen, onların üzerine zorlayıcılık ile değilsin. O halde Benim tehdidimden korkan kimseleri O Kur'an ile hatırlat.
mealde düzenleme yapılmıştır.
نَّحْنُ أَعْلَمُ بِمَا يَقُولُونَ ۖ وَمَآ أَنتَ عَلَيْهِم بِجَبَّارٍ ۖ فَذَكِّرْ بِٱلْقُرْءَانِ مَن يَخَافُ وَعِيدِ
Dinlerini oyun ve eğlence edinen, dünya hayatının aldattığı kimseleri bırak. Hiç kimsenin kazandığı şeyle bir felaket yaşamaması için onun ile hatırlat. O kimse için Allah'tan başka ne bir veli ne de bir şefaatçi vardır. O, bütün varlığını fidye olarak verse de ondan kabul edilmez. Onlar, kazandıklarından dolayı mahvolan kimselerdir. Onlar için kaynar sudan bir içecek ve can yakıcı bir azap vardır.
mealde düzenleme yapılmıştır.
وَذَرِ ٱلَّذِينَ ٱتَّخَذُوا۟ دِينَهُمْ لَعِبًا وَلَهْوًا وَغَرَّتْهُمُ ٱلْحَيَوٰةُ ٱلدُّنْيَا ۚ وَذَكِّرْ بِهِۦٓ أَن تُبْسَلَ نَفْسٌۢ بِمَا كَسَبَتْ لَيْسَ لَهَا مِن دُونِ ٱللَّهِ وَلِىٌّ وَلَا شَفِيعٌ وَإِن تَعْدِلْ كُلَّ عَدْلٍ لَّا يُؤْخَذْ مِنْهَآ ۗ أُو۟لَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ أُبْسِلُوا۟ بِمَا كَسَبُوا۟ ۖ لَهُمْ شَرَابٌ مِّنْ حَمِيمٍ وَعَذَابٌ أَلِيمٌۢ بِمَا كَانُوا۟ يَكْفُرُونَ

Kelime Listesi

NoOkunuşAnlamıArapçaKökKökü
1 fezekkir öğüt ver فَذَكِّرْ pkr ذكر
2 innema çünkü ancak إِنَّمَآ ›
3 ente sen أَنتَ ›
4 muzekkirun öğüt verensin مُذَكِّرٌ pkr ذكر

Diğer Mealler

1. Meal

Sen öğüt ver! Esasen sen sadece bir öğütçüsün.

2. Meal

Öğüt ver, çünkü sen ancak öğüt verensin.

3. Meal

Hatırlat! Sen sadece hatırlatıcısın.

4. Meal

Hatırlat, çünkü sen hatırlatıcısın.

5. Meal

Öyleyse sen doğru bilgi ver (Kur'an'ı tebliğ et); senin görevin sadece bilgi vermektir.

6. Meal

Artık, hatırlat! Sen, yalnızca hatırlatıcısın.

7. Meal

İmdi sen (ey peygamber) hatırlat! Çünkü sen sadece bir hatırlatıcısın;

8. Meal

Artık uyar/düşündür! Çünkü sen bir uyarıcı/düşündürücüsün.

9. Meal

Artık sen, öğüt verip hatırlat. Sen, yalnızca bir öğüt verici, bir hatırlatıcısın.

10. Meal

Haydi öğüt ver, sen şimdi yalnızca bir öğütçüsün!

11. Meal

İşte böyle, (ey Peygamber,) onlara öğüt ver; senin görevin yalnız öğüt vermektir:

12. Meal

Artık sen öğüt ver! Sen ancak bir öğüt vericisin.

13. Meal

haydi ıhtar et; sen şimdi sırf bir öğütçüsün

14. Meal

Öğüt ver, çünkü sen ancak öğüt verensin.

15. Meal

Artık sen, öğüt verip hatırlat. Sen, yalnızca bir öğüt verici, bir hatırlatıcısın.

16. Meal

(Habibim) sen hemen (onlara Allahın ni'metlerini, tevhid delillerini) hatırlat. Sen ancak bir hatırlatıcısın.

17. Meal

Öğüt ver, çünkü sen; ancak bir öğütçüsün.

18. Meal

-Hatırlat/uyar! Sen ancak uyarıcısın.

19. Meal

İşte böyle... Sen insanları irşada devam et! Zaten senin görevin sadece irşad edip düşündürmektir.

20. Meal

HATIRLAT; çünkü sen ancak bir hatırlatıcısın (hakikatlerini hatırlatmak için irsal oldun)!

21. Meal

Hatırlat, çünkü sen hatırlatıcısın.

Delillendirilen Son 10 Ayet

Yükleniyor…

Canlı yayın — SALAT

Yükleniyor…

TikTok canlı yayın