D E L İ L L E R
Bu ayet henüz delillendirilmemiş.
Kelime Listesi
| No | Okunuş | Anlamı | Arapça | Kök | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | la | لَّا | |
› | |
| 2 | tecidu | bulamazsın | تَجِدُ | wjd |
وجد |
| 3 | kavmen | bir milletin | قَوْمًا | qwm |
قوم |
| 4 | yu'minune | inanan | يُؤْمِنُونَ | Amn |
امن |
| 5 | billahi | Allah'a | بِٱللَّهِ | |
› |
| 6 | velyevmi | ve gününe | وَٱلْيَوْمِ | ywm |
يوم |
| 7 | l-ahiri | ahiret | ٱلْءَاخِرِ | Axr |
اخر |
| 8 | yuvaddune | dostluk eder | يُوَآدُّونَ | wdd |
ودد |
| 9 | men | olanlarla | مَنْ | |
› |
| 10 | hadde | düşman | حَآدَّ | Hdd |
حدد |
| 11 | llahe | Allah'a | ٱللَّهَ | |
› |
| 12 | ve rasulehu | ve Elçisine | وَرَسُولَهُۥ | rsl |
رسل |
| 13 | velev | şayet | وَلَوْ | |
› |
| 14 | kanu | olsa bile | كَانُوٓا۟ | kwn |
كون |
| 15 | aba'ehum | babaları | ءَابَآءَهُمْ | Abw |
ابو |
| 16 | ev | yahut | أَوْ | |
› |
| 17 | ebna'ehum | oğulları | أَبْنَآءَهُمْ | bny |
بني |
| 18 | ev | yahut | أَوْ | |
› |
| 19 | ihvanehum | kardeşleri | إِخْوَٰنَهُمْ | Axw |
اخو |
| 20 | ev | yahut | أَوْ | |
› |
| 21 | aşiratehum | akrabaları | عَشِيرَتَهُمْ | E$r |
عشر |
| 22 | ulaike | işte | أُو۟لَٰٓئِكَ | |
› |
| 23 | ketebe | yazmıştır | كَتَبَ | ktb |
كتب |
| 24 | fi | فِى | |
› | |
| 25 | kulubihimu | onların kalblerine | قُلُوبِهِمُ | qlb |
قلب |
| 26 | l-imane | iman | ٱلْإِيمَٰنَ | Amn |
امن |
| 27 | ve eyyedehum | ve onları desteklemiştir | وَأَيَّدَهُم | Ayd |
ايد |
| 28 | biruhin | bir ruh ile | بِرُوحٍ | rwH |
روح |
| 29 | minhu | kendinden | مِّنْهُ | |
› |
| 30 | ve yudhiluhum | ve onları sokacaktır | وَيُدْخِلُهُمْ | dxl |
دخل |
| 31 | cennatin | cennetlere | جَنَّٰتٍ | jnn |
جنن |
| 32 | tecri | akan | تَجْرِى | jry |
جري |
| 33 | min | مِن | |
› | |
| 34 | tehtiha | altlarından | تَحْتِهَا | tHt |
تحت |
| 35 | l-enharu | ırmaklar | ٱلْأَنْهَٰرُ | nhr |
نهر |
| 36 | halidine | ebedi kalacaklardır | خَٰلِدِينَ | xld |
خلد |
| 37 | fiha | orada | فِيهَا | |
› |
| 38 | radiye | razı olmuştur | رَضِىَ | rDw |
رضو |
| 39 | llahu | Allah | ٱللَّهُ | |
› |
| 40 | anhum | onlardan | عَنْهُمْ | |
› |
| 41 | ve radu | onlar da razı olmuşlardır | وَرَضُوا۟ | rDw |
رضو |
| 42 | anhu | O'ndan | عَنْهُ | |
› |
| 43 | ulaike | işte onlar | أُو۟لَٰٓئِكَ | |
› |
| 44 | hizbu | hizbidir | حِزْبُ | Hzb |
حزب |
| 45 | llahi | Allah'ın | ٱللَّهِ | |
› |
| 46 | ela | dikkat edin | أَلَآ | |
› |
| 47 | inne | muhakkak ki | إِنَّ | |
› |
| 48 | hizbe | hizbidir | حِزْبَ | Hzb |
حزب |
| 49 | llahi | Allah'ın | ٱللَّهِ | |
› |
| 50 | humu | onlar | هُمُ | |
› |
| 51 | l-muflihune | başarıya ulaşacak olanlardır | ٱلْمُفْلِحُونَ | flH |
فلح |
Diğer Mealler
Allah'a ve ahiret gününe inanan bir milletin, babaları veya oğulları veya kardeşleri ya da akrabaları olsa bile Allah'a ve Peygamberine karşı gelenlere, sevgi beslediklerini görmezsin. İşte Allah, imanı bunların kalblerine yazmış, katından bir nur ile onları desteklemiştir. Onları, içlerinden ırmaklar akan, içinde temelli kalacakları cennetlere koyar. Allah onlardan hoşnut olmuştur, onlar da Allah'tan hoşnut olmuştur. İşte bunlar, Allah'tan yana olanlardır. İyi bilin ki, saadete erecek olanlar, Allah'tan yana olanlardır.
Allah'a ve ahiret gününe inanan bir toplumun, onlar kendilerinin babaları veya oğulları veya kardeşleri ya da akrabaları olsa da, Allah'a ve Peygamberine karşı gelenlere sevgi beslediklerini göremezsin. İşte onlar, kalplerine imanı yazdığı, katından bir ruh ile desteklediği kimselerdir. Onları içinden ırmaklar akan cennetlere koyacak, orada süreli olarak kalacaklardır. Allah onlardan razı olmuş, onlar da Allah'tan memnun olmuşlardır. İşte onlar Allah'ın tarafında olanlardır. İyi biliniz ki, Allah'ın tarafında olanlar kurtuluşa erenlerdir.
Allah'a ve ahiret gününe inanan bir toplumun, Allah'a ve Elçisine karşı gelenlerle -babaları veya çocukları veya kardeşleri veya akrabaları da olsa- dostluk ettiğini göremezsin. İşte (Allah) onların kalbine iman yazmış ve katından bir rûh (Kur'an) ile onları desteklemiştir. (Allah) onları içlerinde ebedî kalacakları, altlarından ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. Allah kendilerinden razı, onlar da O'ndan memnun olmuşlardır. İşte onlar Allah'ın tarafındadır. Dikkat edin! Allah'ın tarafı(nda olanlar) kurtulanların ta kendileridir.
ALLAH'ı ve ahiret gününü onaylamış bir topluluk göremezsin ki, ALLAH'a ve elçisine karşı gelenleri dost edinsin. Hatta onlar, kendilerinin anaları, babaları, çocukları, oğulları, kardeşleri ve akrabaları bile olsa... Gerçeği onaylamayı kalplerine yazmış ve katından bir vahiyle desteklemiştir. Onları içlerinden ırmaklar akan, ebedi kalacakları bahçelere sokar. ALLAH onlardan hoşnut olmuştur, onlar da O'ndan hoşnut olmuşlardır. Onlar ALLAH'ın partisidir. Hiç kuşkusuz, ALLAH'ın partisi kazanacaktır.
Allah'a ve Ahiret Gününe inanıp güvenen bir topluluğun, Allah'a ve elçisine sınır koyanlarla karşılıklı sevgi bağı içinde olduklarını göremezsin. Onlar (sınır koyanlar), bunların (müminlerin) babaları, oğulları, kardeşleri veya içinde yaşadığı toplum da olsalar (bu durum) değişmez. Allah'ın kalplerine imanı yerleştirdiği, kendinden bir ruh (bir bilgi) ile desteklediği ve içinden ırmaklar akan bahçelere, hiç ölmemek üzere koyacağı kimseler onlardır. Allah onlardan razı, onlar da Allah'tan razıdır. Onlar, Allah'tan yanadırlar. Dikkatli olun; umduklarına kavuşanlar Allah'tan yana olanlardır.
Allah'a ve Sonsuz Yaşam Günü'ne inanan bir toplumun, onların babaları, oğulları, kardeşleri veya en yakınları bile olsalar, Allah'a ve O'nun elçisine düşman olanlarla dostluk ilişkisi kurduğunu göremezsin. Allah, onların yüreklerine inancı yazmış ve Kendi katından bir Ruh ile onları güçlendirmiştir. Onları, altlarından ırmaklar akan cennetlere yerleştirecektir. Allah, onlardan hoşnut olmuştur. Onlar da O'ndan hoşnut olmuşlardır. İşte onlar, Allah'ın yandaşlarıdır. Aslında, Allah'ın yandaşları, kurtuluşa erişenlerdir; öyle değil mi?
Allah'a ve ahiret gününe iman eden bir topluluğu, Allah ve Rasulüne meydan okuyan kimselerle -isterse bunlar babaları, oğulları, kardeşleri veya soydaşları olsun- candan-yürekten bir ilişki içinde bulamazsın. İşte (Allah'ın kalplerine imanı nakşettiği ve katından manevi bir güç ile desteklediği kimseler onlardır; onları zemininden ırmaklar çağıldayan cennetlere, içinde daimi kalmak üzere yerleştirecektir: Allah onlardan razı olmuş, onlar da Allah'tan razı olmuşlardır. İşte gerçek Allah taraftarları bunlardır. Bakın, Allah taraftarları var ya: işte kurtulacak olanlar kesinlikle onlardır!
Allah'a ve ahiret gününe inanan bir topluluğun, Allah'a ve resulüne karşı çıkanlarla sevgiye dayalı bir dostluk kurduğunu göremezsin. Bunlar onların ister babaları olsun, ister çocukları olsun, ister kardeşleri olsun, ister akrabaları olsun. Allah onların kalplerine imanı yazmış ve onları kendisinden bir ruhla desteklemiştir. Onları, altlarından ırmaklar akan cennetlere koyacaktır; sürekli kalacaklardır orada. Allah onlardan hoşnut olmuştur, onlar da Allah'tan hoşnut olmuşlardır. Allah'ın hizbi işte bunlardır. Dikkat edin, Allah'ın hizbi, başarıya ulaşanların ta kendileridir!
Allah'a ve ahiret gününe iman eden hiçbir kavim (topluluk) bulamazsın ki, Allah'a ve elçisine başkaldıran kimselerle bir sevgi (ve dostluk) bağı kurmuş olsunlar; bunlar, ister babaları, ister çocukları, ister kardeşleri, isterse kendi aşiretleri (soyları) olsun. Onlar, öyle kimselerdir ki, (Allah) kalplerine imanı yazmış ve onları kendinden bir ruh ile desteklemiştir. Onları, altlarından ırmaklar akan cennetlere sokacaktır; orada süresiz olarak kalacaklardır. Allah, onlardan razı olmuş, onlar da O'ndan razı olmuşlardır. İşte onlar, Allah'ın fırkasıdır. Dikkat edin; şüphesiz Allah'ın fırkası olanlar, felah (umutlarını gerçekleştirip kurtuluş) bulanların ta kendileridir.
Allah'a ve ahiret gününe iman eden hiçbir topluluğun Allah'a ve peygamberine karşı kanunlar koymaya kalkışan kimselerle sevişir bulamazsın; babaları veya oğulları, kardeşleri veya akrabaları olsalar bile. İşte Allah'ı öyle kimseleri sevmeyen bir topluluğun kalplerine imanı yazmış ve kendilerini tarafından bir ruh ile desteklemiştir. Onları içlerinde sonsuza dek kalmak üzere altından ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. Allah onlardan hoşnut olmuş, onlar da O'ndan hoşnut olmuşlardır. İşte onlar, Allah'ın taraftarıdırlar. Uyanık ol ki, Allah'ın taraftarları hep kurtuluşa erenlerdir.
Allah'a ve Ahiret Günü'ne (gerçekten) inanan, ama (aynı zamanda) -babaları, oğulları, kardeşleri yahut (öteki) akrabaları bile olsa- Allah'a ve Elçisi'ne karşı çıkanları seven bir toplum göremezsin. (Gerçek müminlere gelince,) Allah'ın kalplerine imanı nakşettiği ve ilhamı ile güçlendirdiği kimseler onlardır ve (zamanı gelince) onları içlerinden ırmaklar akan bahçelerde barındıracaktır. Allah onlardan hoşnuttur ve onlar da Allah'tan. İşte onlar Allah'tan yana olanlardır. İşte onlar, Allah'tan yana olanlar, mutluluğa ulaşacaklardır!
Allah'a ve ahiret gününe iman eden hiçbir topluluğun, babaları, oğulları, kardeşleri yahut kendi soy sopları olsalar bile, Allah'a ve peygamberine düşman olan kimselere sevgi beslediğini göremezsin. İşte Allah onların kalplerine imanı yazmış ve onları kendi katından bir ruh ile desteklemiştir. Onları, içlerinden ırmaklar akan ve içlerinde ebedi kalacakları cennetlere sokacaktır. Allah onlardan razı olmuş, onlar da Allah'tan razı olmuşlardır. İşte onlar, Allah'ın tarafında olanlardır. İyi bilin ki, Allah'ın tarafında olanlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
Allaha ve Ahıret gününe iyman eder hiç bir kavmı Allah ve Resulüne hudud yarışına kalkışan kimselerle sevişir bulamazsın, babaları veya oğulları veya kardeşleri veya hısımları, hemşerileri olsalar bile, işte Allah öyle kimseleri sevmeyen bir kavmın kalblerine iymanı yazmış ve kendilerini tarafından bir ruh ile te'yid buyurmuştur ve onları altından ırmaklar akar Cennetlere koyacak, içlerinde ebediyyen kalacaklardır, öyle ki Allah onlardan hoşnud, onlar Allahdan hoşnud, işte onlar Allah hizbidir, uyanık ol ki Allahın hizbi muhakkak hep felaha irenlerdir
Allah'a ve ahiret gününe inanan bir milletin babaları, oğulları, kardeşleri, yahut akrabaları da olsa Allah'a ve Elçisine düşman olanlarla dostluk ettiğini görmezsin. Allah onların kalblerine iman yazmış ve onları kendinden bir ruh ile (kalb nuru veya Kur'an ile) desteklemiştir. Onları altlarından ırmaklar akan cennetlere sokacak, orada ebedi kalacaklardır. Allah onlardan razı olmuş, onlar da O'ndan razı olmuşlardır. İşte onlar Allah'ın hizbi (partisi)dir. Muhakkak ki başarıya ulaşacak olanlar, Allah'ın hizbidir.
Tanrı'ya ve ahiret gününe inanan hiçbir kavim bulamazsın ki, Tanrı'ya ve elçisine başkaldıran kimselerle bir sevgi (ve dostluk) bağı kurmuş olsunlar; bunlar, ister babaları, ister çocukları, ister kardeşleri, isterse kendi aşiretleri (soyları) olsun. Onlar, öyle kimselerdir ki, (Tanrı) kalplerine inancı yazmış ve onları kendinden bir ruh ile desteklemiştir. Onları, altlarından ırmaklar akan cennetlere sokacaktır; orada süresiz olarak kalacaklardır. Tanrı, onlardan razı olmuş, onlar da O'ndan razı olmuşlardır. İşte onlar Tanrı'nın fırkasıdır. Dikkat edin; şüphesiz Tanrı'nın fırkası olanlar, felah (umutlarını gerçekleştirip kurtuluş) bulanların ta kendileridir.
Allaha ve ahiret gününe imanda sebat eden hiçbir kavmin Allaha ve resulüne muhaalefet eden kimselerle — velev ki onlar, bunların babaları, ya oğulları, ya biraderleri, yahud soysopları olsunlar — dostlaşacaklarını görmezsin. Onlar, o kimselerdir ki (Allah) imanı kalblerine yazmış, bunları kendinden bir ruuh ile desteklemişdir. Bunları altlarından ırmaklar akan cennetlere sokacakdır. Bunlar orada ebedi kalıcıdırlar. Allah onlardan raazi olmuşdur. Onlar da Allahdan hoşnud olmuşlardır, işte onlar Allah fırkasıdır. Gözünüzü açın ki Allah fırkası (mensubları) umduklarına erenlerin ta kendileridir.
Allah'a ve ahiret gününe iman eden bir kavmin; kendi babaları, oğulları, kardeşleri veya akrabaları da olsa Allah ve Peygamberine muhalefet eden kimselere sevgi beslediğini göremezsin. İşte onların kalbine Allah, iman yazmış ve katından bir ruh ile onları desteklemiştir. Onları altlarından ırmaklar akan cennetlere sokacaktır. Bunlar orada ebediyyen kalacaklardır. Allah; onlardan razı olmuştur, onlar da Allah'tan hoşnud olmuşlardır. İşte onlar; Allah'ın hizbidir. Dikkat edin; Allah'ın hizbi, felaha erenlerin kendileridir.
Allah'a ve ahiret gününe iman eden bir toplumun; babaları, oğulları, kardeşleri veya yakınları dahi olsa, Allah'a ve Elçisi'ne muhalefet eden kimseler için bir sevgi beslediklerini göremezsin. İşte onlar, Allah'ın kalplerine inancı kaydettiği ve kendinden bir vahiy ile güçlendirdiği kimselerdir. Allah, onları alt tarafından ırmaklar akan ve içinde ebedi kalacakları cennetlere girdirecektir. İşte onlar Allah'ın askerleridir. Allah, onlardan razı olmuş, onlar da ondan razı olmuştur. İyi bilin ki, kurtuluşa erecek olanlar Allah'ın askerleri/taraftarlarıdır.
Allah'a ve ahiret gününe iman eden hiçbir milletin, Allah'ın ve Resulünün karşısına çıkan kimseleri, isterse o kimseler babaları, evlatları, kardeşleri ve sülaleleri olsun, sevip dost edindiklerini göremezsin. İşte Allah onların kalplerine imanı nakşetmiş ve Kendi tarafından bir ruhla onları desteklemiştir. Onları, içlerinden ırmaklar akan cennetlere, hem de ebedi kalmak üzere yerleştirecektir. Allah onlardan, onlar da O'ndan razıdırlar. İşte onlar Allahın tarafında olanlardır. Ve iyi bilin ki, felaha erenler, Allah'ın tarafında yer alanlar olacaklardır.
Esma'sıyla hakikatleri olan Allah'a ve sonsuz yaşam sürecine iman eden bir topluluğu, Allah ve Rasulü ile zıtlaşanlarla sevişir bulamazsın! Bunlar, onların babaları, yahut oğulları, yahut kardeşleri veya aşiretleri olsalar bile! İşte bunlar kalplerinin içine imanı yazdığı (şuurlarında imanı yaşattığı) ve tarafından ruhu olarak teyit ettikleridir! Onları, içinde ebedi kalıcılar olmak üzere, altlarından nehirler akan cennetlere dahil eder. Allah onlardan razı olmuş, onlar da Allah'tan razı olmuş halde... İşte bunlar Hizbullah'tır (Allah taraftarları)... Dikkat edin, muhakkak ki Hizbullah kurtuluşa erenlerin ta kendileridir!
ALLAH'a, elçisine ve ahiret gününe inanmış bir topluluk göremezsin ki, ALLAH'a ve elçisine karşı gelenleri dost edinsin. Hatta onlar, kendilerinin anaları, babaları, çocukları, oğulları, kardeşleri ve akrabaları bile olsa... Kalplerine inancı yazmış ve katından bir vahiyle desteklemiştir. Onları içlerinden ırmaklar akan, ebedi kalacakları cennetlere sokar. ALLAH onlardan hoşnut olmuştur, onlar da O'ndan hoşnut olmuşlardır. Onlar ALLAH'ın partisidir. Hiç kuşkusuz, ALLAH'ın partisi kazanacaktır.
Delillendirilen Son 10 Ayet
Yükleniyor…
Canlı yayın — SALAT
Yükleniyor…