D E L İ L L E R
Bu ayet henüz delillendirilmemiş.
Kelime Listesi
| No | Okunuş | Anlamı | Arapça | Kök | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | velemma | ne zaman ki | وَلَمَّا | |
› |
| 2 | verade | varınca | وَرَدَ | wrd |
ورد |
| 3 | mae | suyuna | مَآءَ | mwh |
موه |
| 4 | medyene | Medyen | مَدْيَنَ | |
› |
| 5 | vecede | buldu | وَجَدَ | wjd |
وجد |
| 6 | aleyhi | onun başında | عَلَيْهِ | |
› |
| 7 | ummeten | bir grubu | أُمَّةً | Amm |
امم |
| 8 | mine | -dan | مِّنَ | |
› |
| 9 | n-nasi | insanlar- | ٱلنَّاسِ | nws |
نوس |
| 10 | yeskune | (hayvanlarını) sularken | يَسْقُونَ | sqy |
سقي |
| 11 | ve vecede | ve buldu | وَوَجَدَ | wjd |
وجد |
| 12 | min | مِن | |
› | |
| 13 | dunihimu | onların gerisinde | دُونِهِمُ | dwn |
دون |
| 14 | mraeteyni | iki kız | ٱمْرَأَتَيْنِ | mrA |
مرا |
| 15 | tezudani | sudan meneden | تَذُودَانِ | pwd |
ذود |
| 16 | kale | (Musa) dedi | قَالَ | qwl |
قول |
| 17 | ma | nedir? | مَا | |
› |
| 18 | hatbukuma | sizin işiniz | خَطْبُكُمَا | xTb |
خطب |
| 19 | kaleta | dediler ki | قَالَتَا | qwl |
قول |
| 20 | la | لَا | |
› | |
| 21 | neski | biz sulayamayız | نَسْقِى | sqy |
سقي |
| 22 | hatta | kadar | حَتَّىٰ | |
› |
| 23 | yusdira | sulayıp çekilinceye | يُصْدِرَ | Sdr |
صدر |
| 24 | r-riaa'u | çobanlar | ٱلرِّعَآءُ | rEy |
رعي |
| 25 | ve ebuna | ve babamız da | وَأَبُونَا | Abw |
ابو |
| 26 | şeyhun | bir ihtiyardır | شَيْخٌ | $yx |
شيخ |
| 27 | kebirun | büyük | كَبِيرٌ | kbr |
كبر |
Diğer Mealler
Medyen suyuna geldiğinde, davarlarını sulayan bir insan topluluğu buldu. Onlardan başka, hayvanlarını sudan alıkoyan iki kadın gördü. Onlara: "Derdiniz nedir?" dedi. "Çobanlar ayrılana kadar biz sulamayız. Babamız çok yaşlıdır, onun için bu işi biz yapıyoruz" dediler.
Musa, Medyen suyuna varınca, davarlarını sulayan bir insan topluluğu buldu. Onların gerisinde, hayvanlarını engellemeye çalışan iki kız gördü. Onlara, "Sıkıntınız nedir?" dedi. Kızlar da, "Çobanlar ayrılana kadar biz hayvanlarımızı sulamayız. Babamız çok yaşlıdır, onun için bu işi biz yapıyoruz" dediler.
Medyen suyuna varınca, orada (hayvanlarını) sulayan bir grup insanla karşılaşmıştı. Onların gerisinde de (hayvanlarını) engelleyen (geri tutan) iki hanım (kız) görmüştü. Onlara "Derdiniz nedir (neden sulamıyorsunuz)?" diye sorunca, şöyle demişlerdi: "Çobanlar sulayıp çekilene kadar biz sulamayız; babamız da büyük, yaşlıdır (mecburen biz suluyoruz)."
Medyen suyuna vardığında, orada hayvanlarını sulayan halktan bir grup buldu. Onların gerisinde itilip kakılan iki kadın gördü. Onlara, "Ne yapmak istiyorsunuz?" dedi. "Çobanlar sulayıp çekilmeden sulayamayız. Babamız da çok yaşlı bir adamdır" dediler.
Medyen suyunun başına varınca bir takım insanlar gördü, hayvanlarını suluyorlardı. Arkalarında iki kadın vardı; onlar da sürülerini engelliyordu. Musa onlara; "ne yapmak istiyorsunuz?" deyince; "Çobanlar çekilmeden hayvanlarımızı sulamayız. Babamız çok yaşlı" dediler.
Medyen suyuna vardığı zaman, su almakta olan bir toplulukla karşılaştı. Ve onların biraz ötesinde, çekingen iki kadın gördü. "Ne yapmak istiyorsunuz?" dedi. Dediler ki: "Çobanlar sulayıp çekilmeden sulayamıyoruz; zaten babamız çok yaşlı!"
Ve (Musa) Medyen sularına ulaşınca, orada (hayvan) sulayan bir gurup insanla karşılaştı; ve onların az ötesinde iki kadını hayvanlarına sahip olmaya çalışırken buldu. O ikisine "Size nasıl yardımcı olabilirim?" dedi. Onlar "Bu çobanlar işini bitirip ayrılıncaya dek biz (hayvanlarımızı) sulayamıyoruz; (biz kadınız) ve babamız da çok yaşlı biri" diye cevap verdiler.
Medyen suyuna ulaştığında, su başında halktan bir grup gördü. Hayvanlarını suluyorlardı. Biraz ötelerinde çekingen bir halde duran iki kadın fark etti. "Derdiniz nedir?" dedi. "Şu çobanlar çekilip gidinceye kadar biz hayvanlarımızı sulamayız. Üstelik babamız da ileri yaşta bir ihtiyardır." dediler.
Medyen suyuna vardığı zaman, su almakta olan bir insan topluluğu buldu. Onların gerisinde de (hayvanları su başına götürmekten çekinen) iki kadın buldu. Dedi ki: "Bu durumunuz ne?" "Çobanlar sürülerini sulamadıkça, biz sürülerimizi sulayamayız; babamız, yaşı ilerlemiş bir ihtiyardır." dediler.
Medyen suyuna vardığında, suyun üstünde hayvanlarını sulayan bir küme insan buldu. Bunların ötesinde de hayvanlarını alıkoyan iki kadın gördü. Onlara: "Derdiniz nedir?" diye sordu. Onlar: "Biz, çobanlar çekip gitmedikçe sulamayız ve babamız da büyük bir pirdir." dediler.
Derken, Medyen'in su kuyularına vardı ve orada (hayvanlarını) suvaran kalabalık bir grup insanla karşılaştı; ve onlardan biraz ötede kendi hayvanlarını uzakta tutmaya çalışan iki kadın gördü. (Onlara:) "Arzunuz nedir?" diye sordu. "Bu çobanlar işlerini bitirip uzaklaşmadıkça biz (hayvanlarımızı) suvaramıyoruz; çünkü (biz kadınız ve) babamız da pek yaşlı" diye cevap verdiler.
Medyen suyuna varınca, suyun başında (hayvanlarını) sulamakta olan bazı insanlar gördü. Bunların yanında da koyunlarını suya salmamak için uğraşan iki kız gördü. Musa onlara, "(Koyunlarınızı burada tutmaktaki) maksadınız ne?" dedi. Onlar, "Çobanlar sulayıp çekilinceye kadar biz koyunlarımızı sulayamayız. Babamız ise çok yaşlı bir adamdır" dediler.
Ve vakta ki Medyen suyuna vardı, üzerinde bir küme insan buldu suluyorlar, ötelerinde de iki dişi ehli buldu sakınıp duruyorlar, derdiniz nedir? Dedi "biz, çobanlar çekip gitmeyince sulamayız ve bizim babamız büyük bir pirdir" dediler
Medyen suyuna varınca onun başında birçok insanların, (hayvanlarını) suladıklarını gördü. Onların gerisinde de, (diğerlerinin hayvanlarına karışmasın diye hayvanlarını) sudan meneden iki kız buldu. (Musa, onlara): "İşiniz nedir, (niçin hayvanları suya bırakmıyorsunuz)?" dedi. Dediler ki: "Çobanlar sulayıp çekilmeden biz (onların içine sokulup hayvanlarımızı) sulamayız. Babamız da büyük bir ihtiyardır (O gelemez)."
Medyen suyuna vardığı zaman, su almakta olan bir insan ümmeti buldu. Onların gerisinde de <!-- --> iki kadın buldu. Dedi ki: "Bu durumunuz ne?" "Çobanlar sürülerini sulamadıkça biz sürülerimizi sulayamayız; babamız, yaşı ilerlemiş bir ihtiyardır" dediler.
Vaktaki Medyen suyuna vardı, üst tarafında (ve kenarında) bir sürü insan buldu ki (hayvanlarını) suluyorlardı. Onların gerisinde (ve alt yanında) da (sürülerini) alıkoyan iki kadın gördü. Dedi: "(Bu) haaliniz ne"? Dediler: "Çobanlar sıvarıb dönünceye kadar biz sıvarmayız. Babamız ise büyük bir ihtiyardır".
Medyen suyuna varınca; davarlarını sulayan bir insan topluluğu gördü. Ve onlardan başka sürülerini gözetleyen iki kadın buldu. Onlara: İşiniz nedir? dedi. Onlar da: Çobanlar ayrılana kadar biz sulamayız. Babamız çok yaşlıdır da ondan, dediler.
Medyen suyuna vardığı zaman, orada bir topluluğun hayvanlarını suladığını gördü. Onların aşağısında da iki kadının sürüsünü sudan uzak tuttuğunu gördü. Meseleniz nedir dedi? -Çobanlar suyun başından ayrılmadıkça biz sulayamayız. Babamız ise çok yaşlı dediler.
Medyen'in su kuyularına varınca orada davarlarını suvaran bir grup insan buldu. Onların gerisinde de kendi hayvanlarını uzakta tutmaya çalışan iki kadın gördü. "Siz niçin bekliyorsunuz?" diye sordu. Onlar da: "Çobanlar hayvanlarını suvarıp ayrılmadıkça, biz suvarmayız. Babamız da hayli yaşlı olduğundan iş bize kalıyor" diye cevapladılar.
(Musa) Medyen su kuyularına ulaşınca, hayvanlarını sulayan bir grup gördü. Az ötede de iki kız, hayvanlarını sulamak için sıra bekliyordu. (Musa) sordu: "Nedir derdiniz ne bekliyorsunuz?" Dediler ki: "Çobanlar sulayıp dönene kadar biz sulayamayız... Babamız da çok ihtiyardır bu işe gelemez!"
Medyen suyuna vardığında, orada hayvanlarını sulayan halktan bir grup buldu. Onların gerisinde itilip kakılan iki kadın gördü. Onlara, 'Ne yapmak istiyorsunuz?' dedi. 'Çobanlar sulayıp çekilmeden sulayamayız. Babamız da çok yaşlı bir adamdır,' dediler.
Delillendirilen Son 10 Ayet
Yükleniyor…
Canlı yayın — SALAT
Yükleniyor…