D E L İ L L E R
Kelime Listesi
| No | Okunuş | Anlamı | Arapça | Kök | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ve iza | zaman | وَإِذَا | |
› |
| 2 | tallektumu | boşadığınız | طَلَّقْتُمُ | Tlq |
طلق |
| 3 | n-nisa'e | kadınları | ٱلنِّسَآءَ | nsw |
نسو |
| 4 | fe belegne | ulaştıklarında | فَبَلَغْنَ | blg |
بلغ |
| 5 | ecelehunne | (iddetlerinin) sonuna | أَجَلَهُنَّ | Ajl |
اجل |
| 6 | feemsikuhunne | ya onları tutun | فَأَمْسِكُوهُنَّ | msk |
مسك |
| 7 | bimea'rufin | iyilikle | بِمَعْرُوفٍ | Erf |
عرف |
| 8 | ev | ya da | أَوْ | |
› |
| 9 | serrihuhunne | bırakın | سَرِّحُوهُنَّ | srH |
سرح |
| 10 | bimea'rufin | iyilikle | بِمَعْرُوفٍ | Erf |
عرف |
| 11 | ve la | وَلَا | |
› | |
| 12 | tumsikuhunne | onları (yanınızda) tutmayın | تُمْسِكُوهُنَّ | msk |
مسك |
| 13 | diraran | zarar vermek için | ضِرَارًا | Drr |
ضرر |
| 14 | litea'tedu | haklarına tecavüz edip | لِّتَعْتَدُوا۟ | Edw |
عدو |
| 15 | ve men | kim | وَمَن | |
› |
| 16 | yef'al | yaparsa | يَفْعَلْ | fEl |
فعل |
| 17 | zalike | bunu | ذَٰلِكَ | |
› |
| 18 | fekad | muhakkak | فَقَدْ | |
› |
| 19 | zeleme | zulmetmiştir | ظَلَمَ | Zlm |
ظلم |
| 20 | nefsehu | kendine | نَفْسَهُۥ | nfs |
نفس |
| 21 | ve la | وَلَا | |
› | |
| 22 | tettehizu | edinmeyin | تَتَّخِذُوٓا۟ | Axp |
اخذ |
| 23 | ayati | ayetlerini | ءَايَٰتِ | Ayy |
ايي |
| 24 | llahi | Allah'ın | ٱللَّهِ | |
› |
| 25 | huzuven | eğlence | هُزُوًا | hzA |
هزا |
| 26 | vezkuru | düşünün | وَٱذْكُرُوا۟ | pkr |
ذكر |
| 27 | nia'mete | ni'metini | نِعْمَتَ | nEm |
نعم |
| 28 | llahi | Allah'ın | ٱللَّهِ | |
› |
| 29 | aleykum | size olan | عَلَيْكُمْ | |
› |
| 30 | ve ma | وَمَآ | |
› | |
| 31 | enzele | indirdiklerini | أَنزَلَ | nzl |
نزل |
| 32 | aleykum | size | عَلَيْكُم | |
› |
| 33 | mine | -tan | مِّنَ | |
› |
| 34 | l-kitabi | Kitap- | ٱلْكِتَٰبِ | ktb |
كتب |
| 35 | velhikmeti | ve Hikmet(ten) | وَٱلْحِكْمَةِ | Hkm |
حكم |
| 36 | yeizukum | size öğüt vermek için | يَعِظُكُم | wEZ |
وعظ |
| 37 | bihi | onunla | بِهِۦ | |
› |
| 38 | vetteku | ve korkun | وَٱتَّقُوا۟ | wqy |
وقي |
| 39 | llahe | Allah'tan | ٱللَّهَ | |
› |
| 40 | vea'lemu | ve bilin ki | وَٱعْلَمُوٓا۟ | Elm |
علم |
| 41 | enne | şüphesiz | أَنَّ | |
› |
| 42 | llahe | Allah | ٱللَّهَ | |
› |
| 43 | bikulli | her | بِكُلِّ | kll |
كلل |
| 44 | şey'in | şeyi | شَىْءٍ | $yA |
شيا |
| 45 | alimun | bilir | عَلِيمٌ | Elm |
علم |
Diğer Mealler
Kadınları boşadığınızda, müddetleri sona ererken, onları güzellikle tutun, ya da güzellikle bırakın, haklarına tecavüz etmek için onlara zararlı olacak şekilde tutmayın; böyle yapan şüphesiz kendisine yazık etmiş olur. Allah'ın ayetlerini de alaya almayın; Allah'ın üzerinize olan nimetini, öğüt vermek üzere size indirdiği Kitap ve hikmeti anın, Allah'tan sakının, Allah'ın her şeyi bildiğini bilin.
Böylece kadınları boşadığınızda ve onlar bekleme sürelerini bitirdiklerinde, artık onları ya iyilikle tutunuz veya iyilikle bırakınız. Ama istekleri dışında, eziyet etmek için alıkoymayınız. Kim böyle yaparsa kendine zulmetmiş olur. Allah'ın ayetlerini alaya almayınız. Allah'ın size olan nimetini ve size öğüt vermek için indirdiği kitap ve hikmeti hatırlayınız. Allah'tan sakınınız ve Allah'ın her şeyi hakkıyla bildiğini biliniz.
Kadınları boşadığınız ve onlar da (üç aylık bekleme) süresinin sonuna geldiklerinde onları iyilikle tutun veya iyilikle bırakın! Haksızlık ederek ve (kendilerine) zarar vermek için onları (zorla) tutmayın! Kim bunu yaparsa elbette (öncelikle) kendine kötülük etmiş olur. Allah'ın ayetlerini eğlence edinmeyin! Allah'ın sizin üzerinizdeki nimetini (size verdiği hidayeti), size öğüt vermek üzere indirdiği Kitabı ve hikmeti (doğru hüküm verme yeteneğini) hatırlayın! Allah'a karşı takvâlı (duyarlı) olun! Bilin ki şüphesiz Allah her şeyi bilendir.
Kadınları boşadığınız zaman, bekleme sürelerini (üç aybaşını) bitirdiler mi onları ya iyilikle yanınızda tutun veya iyilikle bırakın. İntikam almak için onlara zarar verecek şekilde tutmayın. Bunu yapan kendisine zulmetmiş olur. ALLAH'ın ayetlerini hafife almayın. ALLAH'ın size verdiği nimetlerini ve size öğüt vermek için size indirdiği kitabı ve hikmeti düşünün. ALLAH'ı dinleyin ve bilin ki ALLAH her şeyi Bilir.
Kadınları boşadığınızda bekleme sürelerinin sonuna varırlarsa, ya maruf (Kur'an ölçüleri) ile tutun ya da maruf ile ayırın. Onları, haklarına girip zarara uğratmak için tutmayın. Bunu yapan, kendini kötü duruma sokar. Allah'ın ayetlerini hafife almayın. Allah'ın üzerinizdeki nimetini aklınızdan çıkarmayın. O, indirdiği kitap ve hikmet ile size öğüt vermektedir. Allah'tan çekinerek kendinizi koruyun. Bilin ki her şeyi bilen Allah'tır.
Ve kadınları boşadığınızda, bekleme sürelerini tamamladıktan sonra, artık onları iyilikle tutun veya güzellikle bırakın. Fakat haklarına el uzatarak, dokunca vermek için onları tutmayın. Bunu kim yaparsa, kendisine yazık etmiş olur. Allah'ın ayetlerini oyun edinmeyin. Allah'ın, üzerinizdeki nimetini ve size öğüt olarak indirdiği Kitap'ı ve bilgeliği hatırlayın. Allah'a yönelik sorumluluk bilinci taşıyın. Çünkü iyi bilin ki, Allah, her şeyi Bilendir.
Bu şekilde kadınları boşadığınızda ve onlar da bekleme sürelerinin sonuna geldiklerinde, ya güzellikle tutun ya da güzellikle bırakın! Onlara zarar vermek için alıkoymayın! Bu durumda haddi aşmış olursunuz. Kim de böyle yaparsa, elbette kendisine kötülük etmiş olur. Allah'ın ayetlerini hafife almayın! Allah'ın size olan nimetlerini, size öğüt vermek için size indirdiği vahyi ve hikmeti hatırlayın ve Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun! İyi bilin ki Allah her şeyin aslını bilir.
Kadınları boşadığınızda, bekleme sürelerini tamamladılar mı ya onları örfe uygun olarak tutun yahut da örfe uygun olarak serbest bırakın. Onları, zulmetmeniz için, zararlarına bir biçimde, tutmayın. Bunu yapan, öz benliğine zulmetmiş olur. Allah'ın ayetlerini eğlence aracı yapmayın. Allah'ın üzerinizdeki nimetini ve kendisiyle size öğüt vermek için indirdiği Kitap'ı ve hikmeti hatırlayın. Allah'tan korkun ve bilin ki, Allah her şeyi çok iyi bilmektedir.
Kadınları boşadığınızda, bekleme sürelerini tamamlamışlarsa, onları ya güzellikle tutun ya da güzellikle bırakın. Fakat haklarını ihlal edip zarar vermek için onları (yanınızda) tutmayın. Kim böyle yaparsa artık o, kendi nefsine zulmetmiş olur. Allah'ın ayetlerini oyun (konusu) edinmeyin ve Allah'ın size verdiği nimeti ve size öğüt olarak indirdiği Kitab'ı ve hikmeti anın. Allah'tan korkup sakının ve bilin ki, Allah her şeyi bilendir.
Kadınları boşadığınızda, iddetlerini bitirdikleri zaman, artık ya onları iyilikle tutun veya iyilikle salın. Yoksa haklarına tecavüz etmek için onları zararlarına olacak şekilde yanınızda tutmayın. Kim bunu yaparsa kendine zulmetmiş olur. Sakın Allah'ın ayetlerini şakaya almayın. Allah'ın üzerinizdeki nimetini ve size öğütler vermek için indirdiği kitap ve hikmeti unutmayıp düşünün. Allah'tan korkun ve bilin ki, Allah herşeyi bilir.
Böylece, kadınlarınızı boşadığınızda ve onlar bekleme sürelerinin sonuna yaklaşmak üzere iken onları ya güzellikle alıkoyun ya da güzel bir şekilde bırakın. Ama, arzuları hilafına, eziyet etmek için alıkoymayın: Çünkü, böyle bir davranışta bulunan, (yalnızca) kendisine haksızlık etmiş olur. Ve Allah'ın (bu) mesajlarını önemsemezlik yapmayın; Allah'ın size lütfettiği nimetleri ve size öğüt için indirdiği vahyi ve hikmeti hatırlayın; Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun, ve bilin ki Allah her şeyin aslını bilir.
Kadınları boşadığınız ve onlar da bekleme sürelerini bitirdikleri zaman, ya onları iyilikle tutun yahut iyilikle bırakın. Haklarına tecavüz edip zarar vermek için onları tutmayın. Bunu kim yaparsa kendine zulmetmiş olur. Sakın Allah'ın ayetlerini eğlenceye almayın. Allah'ın üzerinizdeki nimetini, size öğüt vermek için indirdiği Kitab'ı ve hikmeti hatırlayın. Allah'a karşı gelmekten sakının ve bilin ki Allah her şeyi hakkıyla bilendir.
Hem kadınları boşadınız da ıddetlerini bitirdiler mi, artık kendilerini ya iyilikle tutun veya iyilikle salın, yoksa haklarına tecavüz için zararlarına olarak tutmayın, bunu kim yaparsa nefsine zulmetmiş olur, Sakın Allahın ayetlerini şaka yerine tutmayın, Allahın üzerinizdeki ni'metini ve size va'zlar vererek indirdiği kitab ve hikmeti unutmayın düşünün, hem Allahdan korkun ve bilin ki Allah her şeyi bilir
Kadınları boşadığınız zaman, bekleme sürelerini bitirdiler mi, ya onları iyilikle tutun, ya da iyilikle bırakın; haklarına tecavüz edip zarar vermek için onları (yanınızda) tutmayın. Kim bunu yaparsa kendine yazık etmiş olur. Allah'ın ayetlerini eğlence yerine koymayın; Allah'ın size olan ni'metini ve size öğüt vermek için Kitap ve Hikmet'ten size indirdiklerini düşünün, Allah'tan korkun ve bilin ki, Allah her şeyi bilir.
Kadınları boşadığınızda, bekleme sürelerini (ecele) (üç aybaşını) tamamlamışlarsa, onları ya güzellikle tutun ya da güzellikle bırakın. Fakat haklarını ihlal edip zarar vermek için onları (yanınızda) tutmayın. Kim böyle yaparsa, artık o kendi nefsine zulmetmiş olur. Tanrı'nın ayetlerini oyun (konusu) edinmeyin ve Tanrı'nın size verdiği nimeti ve size öğüt (va'z) olarak indirdiği kitabı ve hikmeti anın. Tanrı'dan korkup sakının ve bilin ki Tanrı herşeyi bilendir.
Hem kadınları boşadınız da ıddetlerini bitirdiler mi, artık onları ya (kendilerine ric'atle) iyilikle tutun, ya iyilikle bırakın. (Fakat) onları, sırf zulmedebilmeniz için, zararlarına olarak, tutmayın. Kim böyle yaparsa muhakkak kendine yazık etmiş olur. Allahın ayetlerini (muhalefetle) oyuncak yerine koymayın. Allahın üzerinizdeki ni'metini ve size öğüd vermek için indirdiği kitabı (Kur'anı) ve (ondaki) hikmeti düşünün. Allahdan korkun ve bilin ki Allah her şey'i hakkıyle bilendir.
Ve kadınları boşadığınız zaman; iddetlerini bitirince artık onları ya iyilikle tutun veya iyilikle salıverin. Sırf zulmedebilmeniz için zararlarına onları tutuvermeyin. Kim, böyle yaparsa; muhakkak kendi nefsine zulmetmiş olur. Allah'ın ayetlerini oyuncak yerine koymayın. Allah'ın üzerinizdeki nimetini ve size öğüt vermek için indirdiği kitabı ve hikmeti hatırlayın. Allah'tan korkun. Ve bilin ki Allah, şüphesiz her şeyi bilendir.
Kadınları boşadığınızda bekleme süreleri sona ererken, ya onları güzellikle tutun; ya da güzellikle bırakın fakat haklarına tecavüz etmek için, onlara zararlı olacak şekilde tutmayın; böyle yapan şüphesiz kendisine zulmetmiş olur. Allah'ın ayetlerini eğlence edinmeyin. Allah'ın üzerinizdeki nimetini ve size öğüt vermek için indirdiği kitabı, hikmeti düşünün. Allah'tan korkun ve bilin ki, Allah, şüphesiz her şeyi bilendir.
Ey kocalar! Eşlerinizi boşar, onlar da iddetlerini bitirirlerse, artık ya onları iyilikle yanınızda tutar, yahut güzellikle salıverirsiniz! Onların hukukuna tecavüz etmek kasdıyla zarar vermek için eşlerinizi alıkoymayın! Kim böyle yaparsa kendine zulmetmiş olur. Sakın Allah'ın ayetlerini şakaya almayın! Allah'ın sizin üzerinizdeki nimetleri ve sizi irşad etmek gayesiyle indirmiş olduğu kitap ve hikmeti hatırlayın, dile getirin, Allah'a karşı gelmekten sakının ve Allah'ın her şeyi hakkıyla bildiğini pek iyi bilin!
Karılarınızı boşadığınızda üç aybaşı süresi tamamlandığında ya güzellikle devam edin ya da iyilikle serbest bırakın. Eziyet amacıyla onları kendinize bağlı tutmayın. Kim bunu yaparsa muhakkak kendi nefsine zulmetmiş olur. Allah hükümlerini önemsememezlik yapmayın. Allah'ın üzerinizdeki nimetini ve size "B" manasınca öğüt (ibret) vermek için Kitap ve Hikmetten inzal ettiğini hatırlayın. Allah'tan korunun ve iyi bilin ki, Allah her şeyin (Esma mertebesi itibarıyla) hakikati olarak, bilir.
Kadınları boşadığınız zaman, bekleme sürelerini (üç aybaşını) bitirdiler mi onları ya iyilikle yanınızda tutun veya iyilikle bırakın. İntikam almak için onlara zarar verecek şekilde tutmayın. Bunu yapan kendisine zulmetmiş olur. ALLAH'ın ayetlerini hafife almayın. ALLAH'ın size verdiği nimetlerini ve size öğüt vermek için size indirdiği kitabı ve hikmeti düşünün. ALLAH'ı dinleyin ve bilin ki ALLAH her şeyi Bilir
Delillendirilen Son 10 Ayet
Yükleniyor…
Canlı yayın — SALAT
Yükleniyor…