Ant olsun Biz, Kur'an'ı öğüt alınsın diye kolaylaştırdık. Var mı öğüt alıp düşünen?
20. Taha 25
"Rabbim! Göğsüme genişlik ver." dedi.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
İngilizce (Moses) said: "O my Lord! expand me my breast; ✖
Almanca Er sagte: "Mein Herr, gib mir die Bereitschaft (dazu) ✖
Özbekçe У: «Эй Роббим, менинг қалбимни кенг қил. ✖
قَالَ رَبِّ ٱشْرَحْ لِى صَدْرِى
Konuşan: Yok Konuşulan: Yok Muhatap: Yok
Kelimeye tıklayın: Arapçası işaretlenir · Çift tıklayın: kök ve geçtiği ayetler

D E L İ L L E R

kelime ana ayetle aynı okunuş kelime ana ayetle aynı kök ifade delillendirilen ifadeye karşılık gelen bölüm
1: "Rabbim! Göğsüme genişlik ver. Neden Göğsüne genişlik istiyor? 14 ayet
Musa, "Rabbim! Beni yalanlamalarından korkuyorum." dedi.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
قَالَ رَبِّ إِنِّىٓ أَخَافُ أَن يُكَذِّبُونِ
"Göğsüm daralır, dilim dönmez; onun için Harun'u gönder."
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
وَيَضِيقُ صَدْرِى وَلَا يَنطَلِقُ لِسَانِى فَأَرْسِلْ إِلَىٰ هَٰرُونَ
"Kardeşim Harun'un konuşması benden daha düzgündür. Onu da beni doğrulayan bir yardımcı olarak, benimle birlikte gönder. Doğrusu beni yalanlamalarından korkuyorum."
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
وَأَخِى هَٰرُونُ هُوَ أَفْصَحُ مِنِّى لِسَانًا فَأَرْسِلْهُ مَعِىَ رِدْءًا يُصَدِّقُنِىٓ ۖ إِنِّىٓ أَخَافُ أَن يُكَذِّبُونِ
Onlardan önce Nuh halkı ve onlardan sonraki topluluklar da yalanladılar. Her ümmet, kendi resullerini yalanlamaya yöneldi. Hakk'ı, Batıl'la mağlup etmek için tartıştılar. Ben de onları yakalayıverdim. Akabinde cezalandırmam nasılmış gördüler!
mealde düzenleme yapılmıştır.
كَذَّبَتْ قَبْلَهُمْ قَوْمُ نُوحٍ وَٱلْأَحْزَابُ مِنۢ بَعْدِهِمْ ۖ وَهَمَّتْ كُلُّ أُمَّةٍۭ بِرَسُولِهِمْ لِيَأْخُذُوهُ ۖ وَجَٰدَلُوا۟ بِٱلْبَٰطِلِ لِيُدْحِضُوا۟ بِهِ ٱلْحَقَّ فَأَخَذْتُهُمْ ۖ فَكَيْفَ كَانَ عِقَابِ
Biz, resulleri ancak haberdar ediciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. Kafirler ise Hakk'ı Batıl ile mağlup etmek için tartışıyorlar. Ve onlar, ayetlerimizi ve uyarıldıkları şeyleri alaya alıyorlar.
mealde düzenleme yapılmıştır.
وَمَا نُرْسِلُ ٱلْمُرْسَلِينَ إِلَّا مُبَشِّرِينَ وَمُنذِرِينَ ۚ وَيُجَٰدِلُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بِٱلْبَٰطِلِ لِيُدْحِضُوا۟ بِهِ ٱلْحَقَّ ۖ وَٱتَّخَذُوٓا۟ ءَايَٰتِى وَمَآ أُنذِرُوا۟ هُزُوًا
Onlar, atacaklarını atınca Musa: "Sizin bu yaptığınız sihirdir. Allah onu batıl edecektir. Allah, o fesad çıkaranların işini islah etmez." dedi.
mealde düzenleme yapılmıştır.
فَلَمَّآ أَلْقَوْا۟ قَالَ مُوسَىٰ مَا جِئْتُم بِهِ ٱلسِّحْرُ ۖ إِنَّ ٱللَّهَ سَيُبْطِلُهُۥٓ ۖ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يُصْلِحُ عَمَلَ ٱلْمُفْسِدِينَ
Ve Allah O hakkı kelimeleri ile ortaya çıkarır Şayet O suçluların hoşuna gitmesede
mealde düzenleme yapılmıştır.
وَيُحِقُّ ٱللَّهُ ٱلْحَقَّ بِكَلِمَٰتِهِۦ وَلَوْ كَرِهَ ٱلْمُجْرِمُونَ
Aksine, Biz; Hakk'ı, Batıl'ın üzerine atarız da onu mahveder. Böylece o batıl gider. Nitelediğiniz şeylerden dolayı size yazıklar olsun.
mealde düzenleme yapılmıştır.
بَلْ نَقْذِفُ بِٱلْحَقِّ عَلَى ٱلْبَٰطِلِ فَيَدْمَغُهُۥ فَإِذَا هُوَ زَاهِقٌ ۚ وَلَكُمُ ٱلْوَيْلُ مِمَّا تَصِفُونَ
Musa onlara: "Yazıklar olsun size! Yalanlarınızla Allah'a iftira etmeyin. Yoksa sizi azapla yok eder. İftira edenler, gerçekten yok olmuştur."
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
قَالَ لَهُم مُّوسَىٰ وَيْلَكُمْ لَا تَفْتَرُوا۟ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا فَيُسْحِتَكُم بِعَذَابٍ ۖ وَقَدْ خَابَ مَنِ ٱفْتَرَىٰ
Onlar, senin için "Allah'ın üzerine yalan iftira etti." diyorlar. Oysaki Allah dilerse senin kalbini de mühürler. Batılı siler. Ve kelimeleriyle hakkı ortaya koyar. O, göğüslerde olanı çok iyi bilendir.
mealde düzenleme yapılmıştır.
أَمْ يَقُولُونَ ٱفْتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا ۖ فَإِن يَشَإِ ٱللَّهُ يَخْتِمْ عَلَىٰ قَلْبِكَ ۗ وَيَمْحُ ٱللَّهُ ٱلْبَٰطِلَ وَيُحِقُّ ٱلْحَقَّ بِكَلِمَٰتِهِۦٓ ۚ إِنَّهُۥ عَلِيمٌۢ بِذَاتِ ٱلصُّدُورِ
De ki: "Ben, Rabb'imden açık bir kanıt üzerindeyim. Siz onu yalanladınız. Acelece istediğiniz şey benim yanımda değil. Hüküm ancak Allah'a aittir. Zira O, hakkı anlatır. Ve O, ayırt edenlerin en hayırlısıdır."
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
قُلْ إِنِّى عَلَىٰ بَيِّنَةٍ مِّن رَّبِّى وَكَذَّبْتُم بِهِۦ ۚ مَا عِندِى مَا تَسْتَعْجِلُونَ بِهِۦٓ ۚ إِنِ ٱلْحُكْمُ إِلَّا لِلَّهِ ۖ يَقُصُّ ٱلْحَقَّ ۖ وَهُوَ خَيْرُ ٱلْفَٰصِلِينَ
Allah, iki topluluktan birinin sizin olacağını vaat ediyordu. Siz ise şevkli olandan başkasını istiyordunuz. Oysa Allah da kelimeleri ile O Hakk'ı gerçekleştirmek ve O Kafirlerin arkasının kesilmesini istiyordu.
mealde düzenleme yapılmıştır.
وَإِذْ يَعِدُكُمُ ٱللَّهُ إِحْدَى ٱلطَّآئِفَتَيْنِ أَنَّهَا لَكُمْ وَتَوَدُّونَ أَنَّ غَيْرَ ذَاتِ ٱلشَّوْكَةِ تَكُونُ لَكُمْ وَيُرِيدُ ٱللَّهُ أَن يُحِقَّ ٱلْحَقَّ بِكَلِمَٰتِهِۦ وَيَقْطَعَ دَابِرَ ٱلْكَٰفِرِينَ
Bu, suçluların hoşuna gitmese de Hakk'ın ortaya çıkarılması ve Batıl'ın iptal olması içindi.
mealde düzenleme yapılmıştır.
لِيُحِقَّ ٱلْحَقَّ وَيُبْطِلَ ٱلْبَٰطِلَ وَلَوْ كَرِهَ ٱلْمُجْرِمُونَ
Ant olsun ki size hakkı getirdik. Ancak çoğunuz haktan hoşlanmadınız.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
لَقَدْ جِئْنَٰكُم بِٱلْحَقِّ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَكُمْ لِلْحَقِّ كَٰرِهُونَ

Kelime Listesi

NoOkunuşAnlamıArapçaKökKökü
1 kale dedi ki قَالَ qwl قول
2 rabbi Rabbim رَبِّ rbb ربب
3 şrah aç ٱشْرَحْ $rH شرح
4 li benim لِى ›
5 sadri göğsümü صَدْرِى Sdr صدر

Diğer Mealler

1. Meal

Musa: "Rabbim! Göğsümü genişlet, işimi kolaylaştır, dilimin düğümünü çöz ki sözümü iyi anlasınlar. Ailemden kardeşim Harun'u bana vezir yap, beni onunla destekle, onu görevimde ortak kıl ki Seni daha çok tesbih edelim ve çokça analım. Şüphesiz Sen bizi görmektesin" dedi.

2. Meal

Musa, "Rabbim!" dedi. "Yüreğime genişlik ver."

3. Meal

(Musa ise) şöyle dua etmişti: "Rabbim! Benim için yüreğime genişlik ver!

4. Meal

"Efendim" dedi, "göğsümü aç."

5. Meal

Musa dedi ki "Rabbim! Göğsümü genişlet.

6. Meal

"Efendim!" dedi; "Gönlüme dinginlik ver!"

7. Meal

(Musa) şöyle dua etti: "Rabbim! Göğsüme genişlik ver

8. Meal

Musa dedi: "Rabbim, göğsümü açıp genişlet;

9. Meal

Dedi ki: "Rabbim, benim göğsümü aç."

10. Meal

Musa dedi: "Ey Rabbim, benim göğsüme genişlik ver,

11. Meal

(Musa:) "Ey Rabbim!" dedi, "İçimi (Senin aydınlığınla) genişlet;

12. Meal

Musa, dedi ki: "Rabbim! Gönlüme ferahlık ver."

13. Meal

Dedi: ya rab! benim göğsüme genişlik ver

14. Meal

(Musa) dedi ki: "Rabbim, benim göğsümü aç (risalet görevini yüklenebilmesi için yüreğimi genişlet)"

15. Meal

Dedi ki: "Rabbim, benim göğsümü aç."

16. Meal

(Musa) dedi: "Rabbim, benim göğsüme genişlik ver".

17. Meal

Dedi ki: Rabbım, göğsümü aç.

18. Meal

- Rabbim göğsümü aç, dedi.

19. Meal

(25-27) "Ya Rabbi," dedi, "genişlet göğsümü, kolaylaştır işimi, çözüver şu dilimin bağını.

20. Meal

(Musa) dedi ki: "Rabbim, şuuruma genişlik ver (bunları hazmedebileyim ve gereğini uygulayabileyim). "

21. Meal

'Rabbim,' dedi, 'göğsümü aç.'

Delillendirilen Son 10 Ayet

Yükleniyor…

Canlı yayın — SALAT

Yükleniyor…

TikTok canlı yayın