D E L İ L L E R
Kelime Listesi
| No | Okunuş | Anlamı | Arapça | Kök | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ve iza | ve zaman | وَإِذَا | |
› |
| 2 | fealu | onlar yaptıkları | فَعَلُوا۟ | fEl |
فعل |
| 3 | fahişeten | bir kötülük | فَٰحِشَةً | fH$ |
فحش |
| 4 | kalu | dediler | قَالُوا۟ | qwl |
قول |
| 5 | vecedna | bulduk | وَجَدْنَا | wjd |
وجد |
| 6 | aleyha | bu (yolda) | عَلَيْهَآ | |
› |
| 7 | aba'ena | babalarımızı | ءَابَآءَنَا | Abw |
ابو |
| 8 | vallahu | Allah | وَٱللَّهُ | |
› |
| 9 | emerana | bize emretti | أَمَرَنَا | Amr |
امر |
| 10 | biha | bunu | بِهَا | |
› |
| 11 | kul | de | قُلْ | qwl |
قول |
| 12 | inne | muhakkak | إِنَّ | |
› |
| 13 | llahe | Allah | ٱللَّهَ | |
› |
| 14 | la | لَا | |
› | |
| 15 | ye'muru | emretmez | يَأْمُرُ | Amr |
امر |
| 16 | bil-fehşa'i | kötülüğü | بِٱلْفَحْشَآءِ | fH$ |
فحش |
| 17 | etekulune | mi söylüyorsunuz? | أَتَقُولُونَ | qwl |
قول |
| 18 | ala | karşı | عَلَى | |
› |
| 19 | llahi | Allah'a | ٱللَّهِ | |
› |
| 20 | ma | şeyleri | مَا | |
› |
| 21 | la | لَا | |
› | |
| 22 | tea'lemune | bilmediğiniz | تَعْلَمُونَ | Elm |
علم |
Diğer Mealler
Onlar bir fenalık yaptıkları zaman, "Babalarımızı bu yolda bulduk, Allah da bize bunu emretti" derler. De ki: "Allah fenalığı emretmez. Bilmediğiniz şeyi Allah'a karşı mı söylüyorsunuz?"
Onlar bir kötülük işlediklerinde, "Babalarımızı bu kötülük üzerinde bulduk. Allah da bize bunu emretti" derler. De ki: "Allah kötülüğü emretmez. Allah'a karşı bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?"
Onlar bir çirkinlik yaptıkları zaman "Babalarımızı bu yolda bulduk. Allah da bize bunu emretti." derler.De ki: "Allah çirkinliği emretmez. Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?"
Herhangi bir kötü şey işledikleri zaman, "Atalarımızı böyle yapar bulduk; ALLAH da bize öyle emretti" derler. De ki: "ALLAH kötü bir şeyi emretmez. ALLAH hakkında nasıl olur da bilmediklerinizi söylersiniz?"
Bir edepsizlik yaptılar mı "Atalarımızdan böyle gördük. Allah bizden böyle istemiştir." derler. De ki "Allah çirkin davranışları emretmez. Allah hakkında bilmediğiniz şeyler mi söylüyorsunuz?"
Sağtöreye uygun olmayan edimlerde bulunduklarında, şöyle derler: "Atalarımızı böyle yaparken bulduk. Allah da bize böyle buyruk verdi!" De ki: "Kuşkusuz, Allah, sağtöreye uygun olmayan edimlerde bulunmanızı buyruk vermez. Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?"
Ve ne zaman çirkin bir iş işleseler, (hemen) "Biz atalarımızı da bu iş üzerinde bulduk; demek ki bunu bize Allah emretmiştir" derler. De ki: "Şu kesin: Allah çirkin bir şeyi emretmez. Yoksa siz, hiç bilmediğiniz bir şeyi Allah'a mı yakıştırıyorsunuz?"
Bir iğrençlik yaptıklarında şöyle derler: "Atalarımızı bu hal üzere bulmuştuk. Yani Allah emretti bize bunu." De ki: "Allah, edepsizliği/iğrençliği emretmez. Allah hakkında, bilmediğiniz şeyler mi söylüyorsunuz?"
Onlar, 'çirkin bir hayasızlık' işlediklerinde: "biz atalarımızı bunun üzerinde bulduk. Allah bunu bize emretti" derler. De ki: "Şüphesiz Allah, 'çirkin hayasızlıkları' emretmez. Bilmediğiniz bir şeyi Allah'a karşı mı söylüyorsunuz?"
Onlar bir edepsizlik yaptıkları zaman da: "Atalarımızı böyle bulduk ve bize bunu Allah emretti." derler. De ki: "Allah, edepsizliği emretmez. Bilmediğiniz şeyleri Allah'ın üzerine mi atıyorsunuz?"
Ve (bunun içindir ki) ne zaman utanç verici bir iş işleseler, "biz atalarımızı da bu işi yapar bulduk; hem, Allah emretmiştir bunu bize" derler hemen. De ki: "Bakın, Allah asla utanç ve tiksinti veren işleri emretmez. Siz, yoksa hakkında hiçbir şey bilmediğiniz bir şeyi mi Allaha yakıştırıyorsunuz?"
Çirkin bir iş işledikleri vakit, "Biz atalarımızı bunun üzerinde bulduk, Allah da bize bunu emretti" derler. De ki: "Şüphesiz, Allah çirkin işleri emretmez. Siz bilmediğiniz şeyleri Allah'ın üzerine mi atıyorsunuz?"
Ve bir edebsizlik yaptıkları zaman da atalarımızı böyle bulduk ve bize bunu Allah emretti derler, Allah, de, edebsizliği emretmez, bilmediğiniz şeyleri Allahın üzerine mi atıyorsunuz?
Onlar bir kötülük yaptıkları zaman: "Babalarımızı bu yolda bulduk, bunu bize Allah emretti." dediler. "Allah kötülüğü emretmez, de, Allah'a karşı bilmediğiniz şeyler mi söylüyorsunuz?"
Onlar 'çirkin bir hayasızlık' işlediklerinde: "Biz atalarımızı bunun üzerinde bulduk. Tanrı bunu bize böyle buyurdu / bunu bize Tanrı buyurdu" derler. De ki: "Kuşkusuz Tanrı 'çirkin hayasızlıkları' buyurmaz. Tanrı'ya karşı bilmediğiniz birşeyi mi söylüyorsunuz?"
Onlar (o iman etmeyenler) bir hayaasızlık yapdıkları zaman "Biz atalarımızı da bunun üzerinde bulduk. Allah da bize bunu emretdi" dediler. (Onlara) söyle: "Allah hiç bir zaman kötülüğü emretmez. Bilmeyeceğiniz şeyleri Allahın üzerine mi (atıb) söylüyorsunuz"?
Onlar; bir hayasızlık yaptıkları zaman: Biz atalarımızı da onun üzerinde bulduk. Allah da bize onu emretti, dediler. De ki: Allah; hiçbir zaman hayasızlığı emretmez. Siz, bilmediğiniz şeyi Allah'a karşı mı söylüyorsunuz?
Onlar kötü bir iş yaptıkları zaman: -Atalarımızı böyle yaparken bulduk, Allah da bunu bize emretti, derler. De ki: -Allah, kötülüğü emretmez. Bilmediğiniz şeyi Allah'a mı atıyorsunuz?
Onlar çirkin bir iş yaptıklarında: "Babalarımızı bu yolda bulduk, esasen Allah böyle yapmamızı emretti." derler. De ki: "Allah Teala kötü olan şeyi asla emretmez. Ne o, yoksa siz Allah'ın söylediğini bilmediğiniz birtakım sözleri O'na iftira ederek Allah'a mı mal ediyorsunuz?"
Ne zaman fahişet (şirk veya hakikati inkara yol açan bir fiil veya düşünce) ortaya koysalar: "Babalarımızı da bu hal üzere bulduk ve Allah bunu emretti bize" dediler... De ki: "Kesinlikle Allah fahşayı (ihtiva edenleri) emretmez! Bilgisine sahip olmadığınız şeyleri Allah'a mı atfediyorsunuz?"
Herhangi bir kötü şey işledikleri zaman, 'Atalarımızı böyle yapar bulduk; ALLAH da bize öyle emretti,' derler. De ki: 'ALLAH kötü bir şeyi emretmez. ALLAH hakkında nasıl olur da bilmediklerinizi söylersiniz?'
Delillendirilen Son 10 Ayet
Yükleniyor…
Canlı yayın — SALAT
Yükleniyor…