D E L İ L L E R
Bu ayet henüz delillendirilmemiş.
Kelime Listesi
| No | Okunuş | Anlamı | Arapça | Kök | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | vekale | ve dediler ki | وَقَالَ | qwl |
قول |
| 2 | ellezine | kimseler | ٱلَّذِينَ | |
› |
| 3 | keferu | inkar eden(ler) | كَفَرُوا۟ | kfr |
كفر |
| 4 | la | لَا | |
› | |
| 5 | te'tina | bize gelmez | تَأْتِينَا | Aty |
اتي |
| 6 | s-saatu | sa'at | ٱلسَّاعَةُ | swE |
سوع |
| 7 | kul | de ki | قُلْ | qwl |
قول |
| 8 | bela | hayır | بَلَىٰ | |
› |
| 9 | verabbi | Rabbim hakkı için | وَرَبِّى | rbb |
ربب |
| 10 | lete'tiyennekum | o mutlaka size gelecektir | لَتَأْتِيَنَّكُمْ | Aty |
اتي |
| 11 | aalimi | bilen | عَٰلِمِ | Elm |
علم |
| 12 | l-gaybi | gaybı | ٱلْغَيْبِ | gyb |
غيب |
| 13 | la | لَا | |
› | |
| 14 | yea'zubu | gizli kalmaz | يَعْزُبُ | Ezb |
عزب |
| 15 | anhu | O'ndan | عَنْهُ | |
› |
| 16 | miskalu | ağırlığınca | مِثْقَالُ | vql |
ثقل |
| 17 | zerratin | zerre | ذَرَّةٍ | prr |
ذرر |
| 18 | fi | olan | فِى | |
› |
| 19 | s-semavati | göklerde | ٱلسَّمَٰوَٰتِ | smw |
سمو |
| 20 | ve la | ne de | وَلَا | |
› |
| 21 | fi | olan | فِى | |
› |
| 22 | l-erdi | yerde | ٱلْأَرْضِ | ArD |
ارض |
| 23 | ve la | ve yoktur | وَلَآ | |
› |
| 24 | esgaru | küçük | أَصْغَرُ | Sgr |
صغر |
| 25 | min | مِن | |
› | |
| 26 | zalike | bundan | ذَٰلِكَ | |
› |
| 27 | ve la | ve yoktur | وَلَآ | |
› |
| 28 | ekberu | büyük | أَكْبَرُ | kbr |
كبر |
| 29 | illa | ki olmasın | إِلَّا | |
› |
| 30 | fi | فِى | |
› | |
| 31 | kitabin | bir Kitapta | كِتَٰبٍ | ktb |
كتب |
| 32 | mubinin | apaçık | مُّبِينٍ | byn |
بين |
Diğer Mealler
İnkar edenler: "Kıyamet bize gelmeyecektir" dediler. De ki: "Hayır, öyle değil; görülmeyeni bilen Rabbim'e and olsun ki, o saat size muhakkak gelecektir. Göklerde ve yerde zerre kadar olanlar bile O'nun ilminin dışında değildir. Bundan daha küçüğü ve daha büyüğü de şüphesiz apaçık Kitap'tadır."
İnkar edenler, "Kıyamet bize gelmeyecek" dediler. De ki: "Hayır! Gaybı bilen Rabbim hakkı için, kıyamet mutlaka size gelecektir. Göklerde ve yerde zerre ölçüsünde bir şey O'ndan gizli kalamaz. Bundan daha küçük ve daha büyüğü de şüphesiz apaçık bir kitaptadır."
Kâfir olanlar, "O (Son) Saat bize gelmeyecektir!" demişlerdi. De ki: "Hayır! Gaybı (bilinemeyeni) bilenRabbime yemin olsun ki o (Son Saat) mutlaka size gelecektir." Göklerde ve yerde zerre miktarı bir şey bile O'ndan uzak (ve gizli) kalmaz. Bundan daha küçük ve daha büyük (hiçbir şey) yoktur ki apaçık bir kitapta (ilahi kanunda) bulunmasın.
İnkarcılar, "O an, hiçbir vakit gerçekleşmeyecek" dediler. De ki: "Kesinlikle, Efendime ant olsun size gelecektir. O, geleceği Bilendir. Göklerde ve yerde bir atom ağırlığı O'ndan gizli kalmaz. İster ondan küçük olsun, yahut büyük olsun... Hepsi apaçık bir kitaptadır."
Görmezlikten gelenler şöyle derler: "Kıyamet saati bize dokunmaz". De ki: "Hayır, görülmeyeni bilen Sahibim'e yemin olsun ki, o, size de dokunacaktır. Göklerde ve yerde zerre kadar bir şey bile ondan kaçmaz. Onun daha küçüğü ve daha büyüğü de her şeyi beyan eden bir Kitap'tadır."
Nankörlük edenler, şöyle dediler: "Evrenlerin sonu gelmeyecek!" De ki: "Hayır, öyle değil! Gizli gerçekleri bilen Efendime yemin ederim ki, kesinlikle gelecektir!" Göklerde ve yeryüzünde en küçük ağırlığı olan bir şey, O'ndan gizli kalmaz. Bundan daha küçük ve daha büyük hiçbir şey yoktur ki, Apaçık Kitap'ta olmasın.
Ama küfürde direnenler "(Kıyamet) Saati asla gelip bizi bulmayacak!" dediler. De ki: "Hayır, Rabbime andolsun ki o mutlaka gelip sizi bulacaktar!" O, idraki aşan hakikatleri bilendir. Göklerde ve yerde zerre kadar bir şey bile O'nun bilgisinden kaçıp kurtulamaz: İster bundan daha küçük olsun, ister daha büyük; bütün bunlar kesin ve net bir yazılım ve yasayla kayıt altına alınmıştır.
Küfre sapanlar şöyle dediler: "Kıyamet saati bize gelmez!" De ki: "Hayır, öyle değil! Gaybı bilen Rabbime yemin olsun ki, o size mutlaka ve mutlaka gelecektir! Göklerde ve yerde zerre miktarı bir şey bile Rabbimden gizli kalmaz." Zerreden daha küçük veya daha büyük hiçbir istisna olmamak üzere, her şey apaçık bir Kitap'ta belirlenmiştir.
İnkar edenler, dediler ki: "Kıyamet saati bize gelmez." De ki: "Hayır, gaybı bilen Rabbime andolsun, o muhakkak size gelecektir. Göklerde ve yerde zerre ağırlığınca hiç bir şey O'ndan uzak (saklı) kalmaz. Bundan daha küçük olanı da, daha büyük olanı da, istisnasız, mutlaka apaçık bir kitapta (yazılı)dır."
İnkar edenler: "Bize o kıyamet saati gelmez." dediler. De ki: "Hayır, öyle değil, gaybı bilen Rabbim hakkı için kıyamet size mutlaka gelecektir. O'nun ilminden göklerde ve yerde zerre kadar bir şey kaçmaz. Bundan daha küçük ve daha büyük ne varsa, hepsi muhakkak açık bir kitaptadır."
Ama hakikati inkara şartlanmış olanlar, "Kıyamet Saati bizi asla bulmaz!" diye düşünürler. De ki: "Hayır, insan kavrayışının ötesindeki her şeyi bilen Rabbimin hakkı için o mutlaka sizi bulacaktır!" Göklerde ve yerde zerre kadar bir şey bile O'nun bilgisinden kaçamaz; ve bundan daha küçük veya daha büyük bir şey yoktur ki (O'nun) apaçık fermanında yer almasın;
İnkar edenler, "Kıyamet bize gelmeyecektir" dediler. De ki: "Hayır, öyle değil, gaybı bilen Rabbime andolsun ki, Kıyamet size mutlaka gelecektir. Ne göklerde ve ne de yerde zerre ağırlığında bir şey bile O'ndan gizli kalmaz. Bundan daha küçük ve daha büyük ne varsa, hepsi apaçık bir kitaptadır."
İnkâr edenler: "Bize o kıyamet saati gelmez." dediler. De ki: "Hayır, öyle değil, gaybı bilen Rabbim hakkı için kıyamet size mutlaka gelecektir. O'nun ilminden göklerde ve yerde zerre kadar bir şey kaçmaz. Bundan daha küçük ve daha büyük ne varsa, hepsi muhakkak açık bir kitaptadır."
İnkar edenler: "O Sa'at bize gelmez," dediler. De ki: "Hayır, gaybı bilen Rabbim hakkı için o, mutlaka size gelecektir. Göklerde ve yerde zerre ağırlığınca bir şey, O'ndan gizli kalmaz. Ne bundan küçük, ne de bundan büyük hiçbir şey yoktur ki apaçık bir Kitapta bulunmasın.
Küfredenler dediler ki: "Kıyamet saati bize gelmez." De ki: "Hayır, gaybı bilen rabbime andolsun, o muhakkak size gelecektir. Göklerde ve yerde zerre ağırlığınca hiç bir şey O'ndan uzak (saklı) kalmaz. Bundan daha küçük olanı da, daha büyük olanı da, istisnasız, mutlaka apaçık bir kitapta (yazılı)dır."
Küfredenler: "O saat bize gelmeyecek" dedi (ler). Sen de ki (Habibim): "Hayır, ğaybı bilen Rabbim hakkıyçün o, size mutlakaa gelecekdir. Ne göklerde, ne yerde bir zerre mıkdarı Ondan (Onun ilminden) kaçmaz. Bundan daha küçük ve daha büyük (hiçbir şey) müstesna olmamak üzere (hepsi) muhakkak apaçık bir kitabda (yazılıdır).
Küfredenler dediler ki: Kıyamet saatı bize gelmeyecektir. De ki: Hayır, gaybı Rabbıma andolsun ki; o saat muhakkak size gelecektir. Göklerde ve yerde zerre kadar olanlar bile O'nun ilminin dışında değildir. Ondan daha küçüğü de, büyüğü de istisnasız, mutlaka apaçık kitabtadır.
İnkar edenler: -Kıyamet bize gelmeyecek, dediler. De ki: -Hayır, Rabbi'me yemin ederim ki, o size mutlaka gelecektir. Göklerde ve yerde zerre miktarı bir şey bile gaybı bilenden gizli kalmaz. Bundan daha küçük veya daha büyük birşey yoktur ki apaçık bir kitapta bulunmasın.
Kafirler: "Başımıza gelecek kıyamet (dirilme ve duruşma) diye bir şey yok!" diye iddia ettiler. De ki: "Hayır! Rabbim hakkı için o gelecektir! O gaybları bilen öyle bir Zattır ki O'nun ilminden göklerde ve yerde zerre miktarı birşey bile kaçamaz." Zerreden daha küçük ve daha büyük hiç bir şey yoktur ki her şeyi açıklayan kitapta (levh-i mahfuzda) bulunmasın.
Hakikat bilgisini inkar edenler: "O saat (ölümle hakikati fark etmek) bize gelmeyecek" dediler... De ki: "Hayır, gaybı bilen Rabbime yemin ederim ki elbette size gelecektir! Semalarda ve arzda zerre ağırlığınca bir şey dahi O'ndan gizli kalmaz! (Hatta) ondan daha küçük ve daha büyük (ne varsa o da) Kitab-ı Mubiyn'dedir (apaçık kitap olan fiiller aleminde). "
İnkarcılar, 'Saat, hiç bir vakit gerçekleşmeyecek,' dediler. De ki, 'Kesinlikle, Rabbime andolsun size gelecektir. O, geleceği Bilendir. Göklerde ve yerde bir atom ağırlığı O'ndan gizli kalmaz. İster ondan küçük olsun, yahut büyük olsun... Hepsi apaçık bir kitaptadır.'
Delillendirilen Son 10 Ayet
Yükleniyor…
Canlı yayın — SALAT
Yükleniyor…