Ant olsun Biz, Kur'an'ı öğüt alınsın diye kolaylaştırdık. Var mı öğüt alıp düşünen?
38. Sad 30
Davud'a Süleyman'ı armağan ettik. Ne güzel bir kuldu. O, her zaman Allah'a yönelendi.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
İngilizce To David We gave Solomon (for a son),- How excellent in Our service! Ever did he turn (to Us)! ✖
Almanca Und Wir bescherten David Salomo. (Er war) ein vortrefflicher Diener; stets wandte er sich (zu Allah) ✖
Özbekçe Ва Биз Довудга Сулаймонни ҳадя қилдик. У қандай ҳам яхши бандадир. Албатта, у ўта қайтгувчидир. ✖
وَوَهَبْنَا لِدَاوُۥدَ سُلَيْمَٰنَ ۚ نِعْمَ ٱلْعَبْدُ ۖ إِنَّهُۥٓ أَوَّابٌ
Konuşan: Yok Konuşulan: Yok Muhatap: Yok
Kelimeye tıklayın: Arapçası işaretlenir · Çift tıklayın: kök ve geçtiği ayetler

D E L İ L L E R

Bu ayet henüz delillendirilmemiş.

Kelime Listesi

NoOkunuşAnlamıArapçaKökKökü
1 ve vehebna ve biz armağan ettik وَوَهَبْنَا whb وهب
2 lidavude Davud'a لِدَاوُۥدَ ›
3 suleymane Süleyman'ı سُلَيْمَٰنَ ›
4 nia'me ne güzel نِعْمَ nEm نعم
5 l-abdu kuldu ٱلْعَبْدُ Ebd عبد
6 innehu şüphesiz o إِنَّهُۥٓ ›
7 evvabun (Allah'a) yönelirdi أَوَّابٌ Awb اوب

Diğer Mealler

1. Meal

Davud'a Süleyman'ı bahşettik; o ne güzel bir kuldu! Doğrusu o daima Allah'a yönelirdi.

2. Meal

Biz Davud'a Süleyman'ı bağışladık. Süleyman ne iyi bir kuldu! Çünkü o, daima Allah'a yöneliyordu.

3. Meal

Davud'a Süleyman'ı vermiştik; o ne güzel bir kuldu; daima (Allah'a) yönelendi.

4. Meal

Davud'a, Süleyman'ı verdik. İyi bir kuldu, (Tanrı'ya) sürekli yönelen biriydi.

5. Meal

Davut'a Süleyman'ı bağışladık; o ne güzel kuldu! Çok saygılıydı.

6. Meal

Davut'a da Süleyman'ı armağan ettik. Ne güzel kuldu; kuşkusuz, O, yönelirdi.

7. Meal

Davud'a bir de Süleyman'ı bahşettik: o ne güzel kuldu; çünkü o sürekli Bize yönelirdi.

8. Meal

Davud'a Süleyman'ı armağan ettik. Ne güzel kul! Hep Allah'a sığınır, yakarırdı.

9. Meal

Biz Davud'a Süleyman'ı armağan ettik. O, ne güzel kuldu. Çünkü o, (daima Allah'a) yönelip dönen biriydi.

10. Meal

Bir de Davud'a Süleyman'ı ihsan ettik; ne güzel kuldu. O tesbih edip Allah'a yönelirdi.

11. Meal

Ve biz Davud'a (oğul olarak) Süleyman'ı armağan ettik; o, ne güzel bir kul(umuz oldu)! O, her zaman Bize yönelirdi.

12. Meal

Davud'a Süleyman'ı bağışladık. O ne güzel kuldu! Şüphesiz o, Allah'a çok yönelen bir kimse idi.

13. Meal

Bir de Davuda Süleymanı bahşettik, ne güzel kul, o cidden bir evvab

14. Meal

Biz Davud'a Süleyman'ı armağan ettik, (Süleyman) ne güzel kuldu! Hep Allah'a başvururdu.

15. Meal

Biz Davud'a Süleyman'ı armağan ettik. O ne güzel kuldu. Çünkü o, <!-- --> yönelen / dönen (evvab) biriydi.

16. Meal

Biz Davuda (oğlu) Süleymanı ihsan etdik. (Süleyman) ne güzel kuldu! Çünkü o, (tesbihde, zikirde ve bütün vakıtlarında) daima (Allaha) dönen (bir zat) di.

17. Meal

Davud'a da Süleyman'ı lutfettik. O ne güzel bir kuldu ve muhakkak ki o, Allah'a yönelirdi.

18. Meal

Davud'a Süleyman'ı bağışlamıştık. O, ne güzel bir kuldu. O, Allah'a yönelen biriydi.

19. Meal

(Bunları belirttikten sonra tekrar Davud'un kıssasına dönelim:) Davud'a evlat olarak Süleyman'ı ihsan ettik. Süleyman ne güzel kuldu! Hep Allah'a yönelirdi.

20. Meal

Davud'a Süleyman'ı hibe ettik; ne güzel kuldu! Gerçekten O, evvab (hakikatini sıkça yaşayan) idi.

21. Meal

Davud'a, Süleyman'ı verdik. İyi bir kuldu, (Tanrı'ya) sürekli yönelen biriydi.

Delillendirilen Son 10 Ayet

Yükleniyor…

Canlı yayın — SALAT

Yükleniyor…

TikTok canlı yayın