Ant olsun Biz, Kur'an'ı öğüt alınsın diye kolaylaştırdık. Var mı öğüt alıp düşünen?
11. Hud 34
"Eğer Allah sizi azdırmayı dilerse, size öğüt versem de öğüdüm yarar sağlamaz. Rabb'iniz O'dur, O'na döndürüleceksiniz."
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
İngilizce "Of no profit will be my counsel to you, much as I desire to give you (good) counsel, if it be that Allah willeth to leave you astray: He is your Lord! and to Him will ye return!" ✖
Almanca Und mein Rat, den ich euch geben will, wird euch nichts nützen, wenn Allah euch abirren lassen will. Er ist euer Herr; und zu Ihm werdet ihr zurückgebracht werden." ✖
Özbekçe Ва агар Аллоҳ сизларни йўлдан оздиришни истаса, мен насиҳат қилишни хоҳлаганим билан насиҳатим сизларга манфаат бермайди. У сизнинг Роббингиздир ва Унга қайтарилурсиз», деди. ✖
وَلَا يَنفَعُكُمْ نُصْحِىٓ إِنْ أَرَدتُّ أَنْ أَنصَحَ لَكُمْ إِن كَانَ ٱللَّهُ يُرِيدُ أَن يُغْوِيَكُمْ ۚ هُوَ رَبُّكُمْ وَإِلَيْهِ تُرْجَعُونَ
Konuşan: Yok Konuşulan: Yok Muhatap: Yok
Kelimeye tıklayın: Arapçası işaretlenir · Çift tıklayın: kök ve geçtiği ayetler

D E L İ L L E R

kelime ana ayetle aynı okunuş kelime ana ayetle aynı kök ifade delillendirilen ifadeye karşılık gelen bölüm
1: "Eğer Allah sizi azdırmayı dilerse Allahın azdırmayı diledikleri kimler? 12 ayet
"Azdırmandan dolayı, onlar için senin dosdoğru yolunun üzerine oturacağım." dedi.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
قَالَ فَبِمَآ أَغْوَيْتَنِى لَأَقْعُدَنَّ لَهُمْ صِرَٰطَكَ ٱلْمُسْتَقِيمَ
Yeryüzünde, haksız yere büyüklük taslayanları, ayetlerimden uzaklaştıracağım. Onlar, bütün ayetleri görseler de yine ona inanmazlar. Rüşd yolunu görseler de onu yol tutmazlar; ama azgınlık yolunu görseler onu kendilerine yol tutarlar. Bu, ayetlerimizi yalanlamalarından ve ondan gafil bulunmalarındandır.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
سَأَصْرِفُ عَنْ ءَايَٰتِىَ ٱلَّذِينَ يَتَكَبَّرُونَ فِى ٱلْأَرْضِ بِغَيْرِ ٱلْحَقِّ وَإِن يَرَوْا۟ كُلَّ ءَايَةٍ لَّا يُؤْمِنُوا۟ بِهَا وَإِن يَرَوْا۟ سَبِيلَ ٱلرُّشْدِ لَا يَتَّخِذُوهُ سَبِيلًا وَإِن يَرَوْا۟ سَبِيلَ ٱلْغَىِّ يَتَّخِذُوهُ سَبِيلًا ۚ ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمْ كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا وَكَانُوا۟ عَنْهَا غَٰفِلِينَ
"Hemen oradan in; orada büyüklük taslamak haddin değil. Hemen oradan çık. Sen aşağılanmışlardansın!" dedi.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
قَالَ فَٱهْبِطْ مِنْهَا فَمَا يَكُونُ لَكَ أَن تَتَكَبَّرَ فِيهَا فَٱخْرُجْ إِنَّكَ مِنَ ٱلصَّٰغِرِينَ
İblis: "Rabbim! Beni azdırmandan dolayı, ben de yeryüzündeki her şeyi cazip göstererek, kesinlikle onların hepsini azdıracağım. "
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
قَالَ رَبِّ بِمَآ أَغْوَيْتَنِى لَأُزَيِّنَنَّ لَهُمْ فِى ٱلْأَرْضِ وَلَأُغْوِيَنَّهُمْ أَجْمَعِينَ
Sana uyan azgınlar hariç, kullarım üzerinde hiçbir yaptırım gücün yoktur.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
إِنَّ عِبَادِى لَيْسَ لَكَ عَلَيْهِمْ سُلْطَٰنٌ إِلَّا مَنِ ٱتَّبَعَكَ مِنَ ٱلْغَاوِينَ
Onlara, o kimsenin haberini de oku, ki ona ayetlerimizi vermiştik de onlardan sıyrılıp ayrıldı. Şeytan da onu kendine tabi kıldı. Böylece azgınlardan oldu.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
وَٱتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَأَ ٱلَّذِىٓ ءَاتَيْنَٰهُ ءَايَٰتِنَا فَٱنسَلَخَ مِنْهَا فَأَتْبَعَهُ ٱلشَّيْطَٰنُ فَكَانَ مِنَ ٱلْغَاوِينَ
Şeytanlar, kendilerine kardeş olanları azgınlığa sürüklerler, sonra da yakalarını bırakmazlar.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
وَإِخْوَٰنُهُمْ يَمُدُّونَهُمْ فِى ٱلْغَىِّ ثُمَّ لَا يُقْصِرُونَ
Ve Cehennem azgınların karşısına çıkarılır.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
وَبُرِّزَتِ ٱلْجَحِيمُ لِلْغَاوِينَ
Onların durumu tıpkı şeytanın durumu gibidir. İnsana: "Kafir ol." der. Ne var ki insan kafir olunca da: "Kesinlikle ben senden uzağım, ben Âlemlerin Rabb'i olan Allah'tan korkarım." der.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
كَمَثَلِ ٱلشَّيْطَٰنِ إِذْ قَالَ لِلْإِنسَٰنِ ٱكْفُرْ فَلَمَّا كَفَرَ قَالَ إِنِّى بَرِىٓءٌ مِّنكَ إِنِّىٓ أَخَافُ ٱللَّهَ رَبَّ ٱلْعَٰلَمِينَ
Haklarında sözün gerçekleştiği kimseler: "Rabb'imiz! İşte bunlar azdırdığımız kimselerdir. Kendimiz azdığımız gibi, onları da azdırdık. Uzak olduğumuzu Sana arz ederiz. Zaten onlar, bize kulluk etmiyorlardı." dediler.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
قَالَ ٱلَّذِينَ حَقَّ عَلَيْهِمُ ٱلْقَوْلُ رَبَّنَا هَٰٓؤُلَآءِ ٱلَّذِينَ أَغْوَيْنَآ أَغْوَيْنَٰهُمْ كَمَا غَوَيْنَا ۖ تَبَرَّأْنَآ إِلَيْكَ ۖ مَا كَانُوٓا۟ إِيَّانَا يَعْبُدُونَ
"Biz, sizi azdırdık, çünkü biz azgındık."
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
فَأَغْوَيْنَٰكُمْ إِنَّا كُنَّا غَٰوِينَ
Arkadaşınız sapkın ve azgın değil.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
مَا ضَلَّ صَاحِبُكُمْ وَمَا غَوَىٰ

Kelime Listesi

NoOkunuşAnlamıArapçaKökKökü
1 ve la ve وَلَا ›
2 yenfeukum size yarar vermez يَنفَعُكُمْ nfE نفع
3 nushi öğüdüm نُصْحِىٓ nSH نصح
4 in eğer إِنْ ›
5 eradtu istesem de أَرَدتُّ rwd رود
6 en أَنْ ›
7 ensaha öğüt vermek أَنصَحَ nSH نصح
8 lekum size لَكُمْ ›
9 in eğer إِن ›
10 kane كَانَ kwn كون
11 llahu Allah ٱللَّهُ ›
12 yuridu dilerse يُرِيدُ rwd رود
13 en أَن ›
14 yugviyekum sizi azgınlığa düşürmeyi يُغْوِيَكُمْ gwy غوي
15 huve O هُوَ ›
16 rabbukum sizin Rabbinizdir رَبُّكُمْ rbb ربب
17 ve ileyhi ve O'na وَإِلَيْهِ ›
18 turceune döndürüleceksiniz تُرْجَعُونَ rjE رجع

Diğer Mealler

1. Meal

"Ancak Allah dilerse onu başınıza getirir, siz O'nu aciz bırakamazsınız. Allah sizi azdırmak isterse, ben size öğüt vermek istesem de faydası olmaz. O, sizin Rabbinizdir, O'na döndürüleceksiniz" dedi.

2. Meal

"Eğer Allah sizi azgınlık içinde bırakmak istiyorsa, ben size öğüt vermek istesem de öğüdüm size fayda vermez. Çünkü O sizin Rabbinizdir. O'na döndürüleceksiniz."

3. Meal

Allah sizi saptırmak (sapkınlık kararınızı onaylamak) istiyorsa, ben size öğüt vermek istesem de öğüdüm size yarar sağlamaz. (Çünkü) O, sizin Rabbinizdir; yalnızca O'na döndürüleceksiniz."

4. Meal

"ALLAH azmanızı dilemişse, ben size öğüt vermek istesem de size o öğüdümün bir yararı olmayacaktır. O' dur Efendiniz ve siz O'na döndürüleceksiniz."

5. Meal

"Sizin iyiliğiniz için ne kadar gayret edersem edeyim, Allah yoldan çıkışınızı onaylamışsa bu gayretlerimin size bir faydası olmaz. O sizin Rabbinizdir. O'nun huzuruna çıkarılacaksınız."

6. Meal

"Size öğüt vermek istesem de Allah azgın olmanızı dilerse, öğüdümün yararı olmaz. O, sizin Efendinizdir. Zaten O'na döndürüleceksiniz!"

7. Meal

Hem ben size ne kadar öğüt vermeye çalışırsam çalışayım, eğer Allah sizin yoldun sapmanızı dilemiş olsaydı (-hele ki öyle değil-), benim verdiğim öğüt size hiçbir yarar sağlamazdı: O sizin Rabbinizdir, sonunda O'na döndürüleceksiniz."

8. Meal

"Eğer Allah sizi azdırmak istiyorsa, ben size öğüt vermeyi gaye edinsem de öğüdüm size hiçbir yarar sağlamaz. O'dur sizin Rabbiniz ve O'na döndürüleceksiniz."

9. Meal

"Eğer Allah sizi azdırmayı dilemişse, ben size öğüt vermek istesem de, öğüdümün size yararı olmaz. O sizin Rabbinizdir ve O'na döndürüleceksiniz."

10. Meal

Eğer Allah sizi helak etmeyi diliyorsa, ben size öğüt vermek istesem de öğüdümün size yararı olmaz. O, sizin Rabbinizdir ve sonunda O'na döndürüleceksiniz!" dedi.

11. Meal

çünkü size öğüt vermek istesem de, eğer Allah sizin azgınlık içinde kalmanızı dilemişse, benim öğüdümün size hiçbir yararı olmaz. Rabbiniz Odur ve hepiniz er geç Ona döneceksiniz."

12. Meal

Ben size öğüt vermek istesem de, eğer Allah sizi azdırmak istemişse, öğüdüm size fayda vermez. O, sizin Rabbinizdir ve O'na döndürüleceksiniz.

13. Meal

Ben size nasıhat etmek istemiş isem de Allah sizi helak etmek murad ediyorsa benim nasıhatim size faide de vermez, rabbınız o, ve siz nihayet ona irca' edileceksiniz

14. Meal

"Eğer Allah, sizi azdırmak diliyorsa, ben size öğüt de etmek istesem, öğütüm size yarar sağlamaz. Rabbiniz O'dur ve siz O'na döndürüleceksiniz."

15. Meal

"Eğer Tanrı sizi azdırmayı dilemişse, ben size öğüt vermek istesem de, öğüdümün size yararı olmaz. O sizin rabbinizdir ve O'na döndürüleceksiniz."

16. Meal

"Eğer Allah sizi helak etmek dilemişse, ben sizin iyiliğinizi arzu etmiş olsam bile, bu hayırhahlığım size faide vermez. O, sizin Rabbinizdir ve nihayet ancak Ona döndürüleceksiniz".

17. Meal

Allah, sizi azdırmak isterse; ben size öğüt vermek istesem de faydası olmaz, Rabbınız O'dur. O'na döndürüleceksiniz.

18. Meal

Eğer Allah sizin azmanızı dilemişse ben size öğüt vermek istesem de, öğüdüm size fayda vermez. O, sizin Rabbinizdir ve O'na döndürüleceksiniz.

19. Meal

Allah sizin helakinizi dilemişse, ben sizin iyiliğinizi arzu etsem bile, size öğüt verip iyiliğinizi istemem size fayda etmez. Rabbiniz O'dur ve siz O'nun huzuruna götürüleceksiniz."

20. Meal

"Eğer Allah sizi saptırmayı irade ederse; ben size öğüt vermek istesem de öğüdüm yarar sağlamaz. O, Rabbinizdir ve O'na rücu ettiriliyorsunuz. "

21. Meal

'ALLAH azmanızı dilemişse, ben size öğüt vermek istesem de size o öğüdümün bir yararı olmayacaktır. O' dur Rabbiniz ve siz O'na döndürüleceksiniz.'

Delillendirilen Son 10 Ayet

Yükleniyor…

Canlı yayın — SALAT

Yükleniyor…

TikTok canlı yayın