Ant olsun Biz, Kur'an'ı öğüt alınsın diye kolaylaştırdık. Var mı öğüt alıp düşünen?
34. Sebe 34
Ve biz, hangi belde hakkında bir uyarıcıdan göndermemiz dışında oranın varlık sahipleri: "Şüphesiz ki biz, sizin onun ile gönderildiğinize onun ile küfrediyoruz." dediler.
mealde düzenleme yapılmıştır.
İngilizce Never did We send a warner to a population, but the wealthy ones among them said: "We believe not in the (Message) with which ye have been sent." ✖
Almanca Und Wir entsandten zu keiner Stadt einen Warner, ohne daß die, die darin ein Leben in Wohlstand führten, gesprochen hätten: "Gewiß, wir leugnen das, womit ihr gesandt worden seid." ✖
Özbekçe Қайсики бир шаҳар-қишлоққа огоҳлантиргувчи юборсак, албатта, унинг маишатбозлари: «Биз, албатта, сиз ила юборилган нарсага куфр келтиргувчилармиз», дедилар. (Ояти каримада биз «маишатбозлар» деб таржима қилган тоифа маишатга берилиб, барча нозу-неъматларга эга бўлиб олиб ҳукмини ўтказган, кишиларни ёмонликка бошлаган, халқнинг елкасига миниб олган шахслардир. Муҳаммад (с. а. в.) Пайғамбар бўлиб келганларида ҳам худди шундай ҳолат содир бўлди. Аҳли Макканинг маишатбоз катталари у зотга (с. а. в.) юборилган динга куфр келтирганларини эълон қилдилар. Оддий халқни ҳам у зотга (с. а. в.) эргашишдан қайтардилар. Бу иш барча замон ва маконда бўлиб келгантакрорланса, ажабланиши керак эмас.) ✖
وَمَآ أَرْسَلْنَا فِى قَرْيَةٍ مِّن نَّذِيرٍ إِلَّا قَالَ مُتْرَفُوهَآ إِنَّا بِمَآ أُرْسِلْتُم بِهِۦ كَٰفِرُونَ
Konuşan: Yok Konuşulan: Yok Muhatap: Yok
Kelimeye tıklayın: Arapçası işaretlenir · Çift tıklayın: kök ve geçtiği ayetler

D E L İ L L E R

Bu ayet henüz delillendirilmemiş.

Kelime Listesi

NoOkunuşAnlamıArapçaKökKökü
1 ve ma ve وَمَآ ›
2 erselna biz göndermedik أَرْسَلْنَا rsl رسل
3 fi فِى ›
4 karyetin bir ülkeye قَرْيَةٍ qry قري
5 min hiçbir مِّن ›
6 nezirin uyarıcı نَّذِيرٍ npr نذر
7 illa başkasını إِلَّا ›
8 kale diyenden قَالَ qwl قول
9 mutrafuha varlıkla şımarmış kimseleri مُتْرَفُوهَآ trf ترف
10 inna şüphesiz biz إِنَّا ›
11 bima şeyi بِمَآ ›
12 ursiltum sizin gönderildiğiniz أُرْسِلْتُم rsl رسل
13 bihi onu بِهِۦ ›
14 kafirune inkar ediyoruz كَٰفِرُونَ kfr كفر

Diğer Mealler

1. Meal

Doğrusu uyarıcı göndermiş olduğumuz her kentin varlıklı kimseleri, "Biz sizinle gönderilen şeyleri inkar ediyoruz" dediler.

2. Meal

Biz, herhangi bir ülkeye bir uyarıcı gönderdiğimizde mutlaka oranın varlıklı ve şımarık kişileri, "Biz, size gönderilmiş şeyi inkar ediyoruz" demişlerdir.

3. Meal

Biz ne zaman bir şehre bir uyarıcı gönderdiysek oranın şımarıkları mutlaka "Biz size gönderilmiş olan her şeyi inkâr edicileriz!" demişlerdi.

4. Meal

Bir kente her ne zaman bir uyarıcı gönderirsek, elitleri, "Sizin kendisiyle gönderildiğiniz mesajı reddediyoruz" dediler.

5. Meal

Bir yere elçi gönderdiğimizde onların şımartılmış takımı şunu söyler: "Biz sizinle gönderilen şeyleri görmek istemiyoruz".

6. Meal

Hangi kente bir uyarıcı gönderdiysek, orasının ellerine güç geçirmiş olanları, şöyle dediler: "Aslında, sizinle gönderileni inkar ediyoruz!"

7. Meal

Ve ne zaman Biz bir topluma uyarıcı göndermişsek, oranın refah içinde şımarmış seçkinleri "Sizinle gönderilen şeyin ısrarlı inkarcısıyız" derler.

8. Meal

Biz, hangi ülkeye bir uyarıcı göndermişsek, onun servet ve refahla şımaranları mutlaka şöyle demişlerdir: "Biz, sizin elçilik yaptığınız şeyi inkar ediyoruz!"

9. Meal

Biz hangi ülkeye bir uyarıcı gönderdikse, mutlaka oranın 'refah içinde şımaran önde gelenleri': "Gerçekten biz, sizin kendisiyle gönderildiğiniz şeyi tanımıyoruz" demişlerdir.

10. Meal

Biz herhangi bir memlekette tehlikeyi haber veren bir Resul gönderdiysek, herhalde onun refah ile şımartılmış olanları: "Biz, sizin gönderildiğiniz şeyleri tanımayız." dediler.

11. Meal

Nitekim, ne zaman bir topluma uyarıcı gönderdiysek, toplumun sefahata dalmış olan kesimi, "(Sahip olduğunuzu iddia ettiğiniz) mesajınızın hak olduğunu inkar ediyoruz!" derler;

12. Meal

Biz, hangi memlekete bir uyarıcı göndermişsek oranın şımarık zenginleri, "Biz, sizinle gönderileni inkar ediyoruz" demişlerdir.

13. Meal

Biz her hangi bir memlekette (bir nezir) tehlikeyi haber veren bir Resul gönderdikse her halde onun refah ile şımartılmış olanları dediler ki: "biz sizin gönderildiğiniz şeyleri tanıyamayız"

14. Meal

Biz hangi ülkeye bir uyarıcı gönderdiysek mutlaka oranın varlıkla şımarmış kimseleri: "Biz, sizin gönderildiğiniz şeyi inkar ediyoruz" dediler.

15. Meal

Biz hangi ülkeye bir uyarıcı gönderdikse, mutlaka oranın 'refah içinde şımaran önde gelenleri': "Gerçekten biz, sizin kendisiyle gönderildiğiniz şeye kafir olanlarız" demişlerdir.

16. Meal

Biz hiçbir memlekete gelecek tehlikeleri haber verici bir peygamber göndermedik, ille oranın refah erbabı: "Biz, sizin gönderdiğiniz şeylere küfr edicileriz" dediler.

17. Meal

Uyarıcı gönderdiğimiz her kasabanın varlıklıları dediler ki: Biz, sizin gönderildiğiniz şeyi inkar edenleriz.

18. Meal

Bir ülkeye uyarıcı göndermedik ki oranın varlıklıları: -Biz, sizinle gönderilen şeyleri inkar ediyoruz demiş olmasınlar.

19. Meal

Uyarmak üzere Peygamber gönderdiğimiz hiçbir belde yoktur ki, onların ileri gelen, varlıklı ve şımarık olanları: "Biz sizinle gönderilen şeyleri reddediyoruz, bunu böyle bilesiniz!" demiş olmasınlar.

20. Meal

Biz hangi memlekete bir uyarıcı irsal ettiysek, oranın şımarık zenginleri: "Muhakkak ki biz Risaletinizle gönderilen hakikat bilgisini kabul etmeyiz" (dediler).

21. Meal

Bir kente her ne zaman bir uyarıcı gönderirsek, elitleri, 'Sizin kendisiyle gönderildiğiniz mesajı reddediyoruz,' dediler.

Delillendirilen Son 10 Ayet

Yükleniyor…

Canlı yayın — SALAT

Yükleniyor…

TikTok canlı yayın