Ant olsun Biz, Kur'an'ı öğüt alınsın diye kolaylaştırdık. Var mı öğüt alıp düşünen?
2. Bakara 35
Dedik ki: "Ey Âdem! Eşinle birlikte cennette oturun. Orada dilediğiniz her şeyden bol bol yiyin. Fakat "o ağaca" yaklaşmayın; yoksa o zalimlerden olursunuz.
mealde düzenleme yapılmıştır.
İngilizce We said: "O Adam! dwell thou and thy wife in the Garden; and eat of the bountiful things therein as (where and when) ye will; but approach not this tree, or ye run into harm and transgression." ✖
Almanca Und Wir sprachen: "O Adam, verweile du und deine Gattin im Paradies und esset uneingeschränkt von seinen Früchten, wo immer ihr wollt! Kommt jedoch diesem Baum nicht nahe, sonst würdet ihr zu den Ungerechten gehören." ✖
Özbekçe Ва: "Эй Одам, сен ўз жуфтинг ила жаннатда маскан топ. Унда нимани хоҳласаларингиз, енглар, ош бўлсин ва мана бу дарахтга яқин келманглар, бас, у ҳолда золимлардан бўласизлар", дедик. ✖
وَقُلْنَا يَٰٓـَٔادَمُ ٱسْكُنْ أَنتَ وَزَوْجُكَ ٱلْجَنَّةَ وَكُلَا مِنْهَا رَغَدًا حَيْثُ شِئْتُمَا وَلَا تَقْرَبَا هَٰذِهِ ٱلشَّجَرَةَ فَتَكُونَا مِنَ ٱلظَّٰلِمِينَ
Konuşan: Yok Konuşulan: Yok Muhatap: Yok
Kelimeye tıklayın: Arapçası işaretlenir · Çift tıklayın: kök ve geçtiği ayetler

D E L İ L L E R

kelime ana ayetle aynı okunuş kelime ana ayetle aynı kök ifade delillendirilen ifadeye karşılık gelen bölüm
1: "o ağaca" yaklaşmayın Hangi ağaca? 7 ayet
Görmüyor musun Allah nasıl misal vurdu? Tayyib kelime , Tayyib ağaç gibidir. Onun kökü sabittir. Ve onun dalları göktedir.
mealde düzenleme yapılmıştır.
أَلَمْ تَرَ كَيْفَ ضَرَبَ ٱللَّهُ مَثَلًا كَلِمَةً طَيِّبَةً كَشَجَرَةٍ طَيِّبَةٍ أَصْلُهَا ثَابِتٌ وَفَرْعُهَا فِى ٱلسَّمَآءِ
O, Rabb'inin izni ile her zaman yiyeceğini verir ve Allah, insanlar için misaller vurur umulur ki hatırlarlar.
mealde düzenleme yapılmıştır.
تُؤْتِىٓ أُكُلَهَا كُلَّ حِينٍۭ بِإِذْنِ رَبِّهَا ۗ وَيَضْرِبُ ٱللَّهُ ٱلْأَمْثَالَ لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَ
ve habis kelimenin misalide yerin üzerinden sökülmüş ve kararı olmayan habis ağaç gibidir.
mealde düzenleme yapılmıştır.
وَمَثَلُ كَلِمَةٍ خَبِيثَةٍ كَشَجَرَةٍ خَبِيثَةٍ ٱجْتُثَّتْ مِن فَوْقِ ٱلْأَرْضِ مَا لَهَا مِن قَرَارٍ
Allah " O söz ile " iman eden kimseleri o dünya hayatı hakkında ve O ahiret hakkında sabitler. Allah "o zalimleri" saptırır ve Allah ne dilediğinin failidir.
mealde düzenleme yapılmıştır.
يُثَبِّتُ ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ بِٱلْقَوْلِ ٱلثَّابِتِ فِى ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا وَفِى ٱلْءَاخِرَةِ ۖ وَيُضِلُّ ٱللَّهُ ٱلظَّٰلِمِينَ ۚ وَيَفْعَلُ ٱللَّهُ مَا يَشَآءُ
Kullarıma de ki: "Sözün en iyi olanını söylesinler!" Şeytan, onların aralarını bozar. Şeytan, insan için apaçık bir düşmandır.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
وَقُل لِّعِبَادِى يَقُولُوا۟ ٱلَّتِى هِىَ أَحْسَنُ ۚ إِنَّ ٱلشَّيْطَٰنَ يَنزَغُ بَيْنَهُمْ ۚ إِنَّ ٱلشَّيْطَٰنَ كَانَ لِلْإِنسَٰنِ عَدُوًّا مُّبِينًا
Dedi ki: "Hepiniz oradan ayrılın. " Bir kısmınız bir kısmınıza düşmansınız. Benden size bir yol gösterici geldiği zaman, kim yol göstericime uyarsa; işte o sapkınlığa düşmez ve mutsuz olmaz." dedi.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
قَالَ ٱهْبِطَا مِنْهَا جَمِيعًۢا ۖ بَعْضُكُمْ لِبَعْضٍ عَدُوٌّ ۖ فَإِمَّا يَأْتِيَنَّكُم مِّنِّى هُدًى فَمَنِ ٱتَّبَعَ هُدَاىَ فَلَا يَضِلُّ وَلَا يَشْقَىٰ
Fakat şeytan onları, oradan kaydırdı. Böylece ikisini de içinde bulundukları durumdan çıkardı. Biz de: "Birbirinize düşman olarak inin. Yeryüzü, belli bir süreye kadar size barınak ve geçinme yeri olacak." dedik.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
فَأَزَلَّهُمَا ٱلشَّيْطَٰنُ عَنْهَا فَأَخْرَجَهُمَا مِمَّا كَانَا فِيهِ ۖ وَقُلْنَا ٱهْبِطُوا۟ بَعْضُكُمْ لِبَعْضٍ عَدُوٌّ ۖ وَلَكُمْ فِى ٱلْأَرْضِ مُسْتَقَرٌّ وَمَتَٰعٌ إِلَىٰ حِينٍ

Kelime Listesi

NoOkunuşAnlamıArapçaKökKökü
1 ve kulna ve dedik ki وَقُلْنَا qwl قول
2 ya ademu Adem يَٰٓـَٔادَمُ ›
3 skun oturun ٱسْكُنْ skn سكن
4 ente sen أَنتَ ›
5 ve zevcuke ve eşin وَزَوْجُكَ zwj زوج
6 l-cennete cennette ٱلْجَنَّةَ jnn جنن
7 ve kula ve yeyin وَكُلَا Akl اكل
8 minha ondan مِنْهَا ›
9 ragaden bol bol رَغَدًا rgd رغد
10 haysu yerde حَيْثُ Hyv حيث
11 şi'tuma dilediğiniz شِئْتُمَا $yA شيا
12 vela -mayın وَلَا ›
13 tekraba yaklaş- تَقْرَبَا qrb قرب
14 hazihi şu هَٰذِهِ ›
15 ş-şecerate ağaca ٱلشَّجَرَةَ $jr شجر
16 fetekuna olursunuz فَتَكُونَا kwn كون
17 mine -den مِنَ ›
18 z-zalimine zalimler- ٱلظَّٰلِمِينَ Zlm ظلم

Diğer Mealler

1. Meal

"Ey Adem! Eşin ve sen cennette kal, orada olandan istediğiniz yerde bol bol yiyin, yalnız şu ağaca yaklaşmayın; yoksa zalimlerden olursunuz" dedik.

2. Meal

Adem'e şöyle dedik: "Sen ve eşin birlikte cennete yerleşiniz, ikiniz de oradaki nimetlerden istediğinizi bol bol yiyiniz, ancak şu ağaca yaklaşmayınız, yoksa zalim/büyük hata yapanlardan olursunuz."

3. Meal

Şöyle demiştik: "Ey Âdem! Sen ve eşin şu bahçeye yerleşip, dilediğiniz yerden bolca yiyin! Şu ağaca yaklaşmayın; yoksa kaybedenlerden olursunuz."

4. Meal

"Adem! Eşinle birlikte bahçede kal. Dilediğiniz yerde ondan bolca yiyin; ancak şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz!" dedik.

5. Meal

Dedik ki: "Âdem! Sen eşinle birlikte şu bahçeye yerleş; beğendiğiniz yerden çekinmeden yiyin ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa yanlış yapmış olursunuz".

6. Meal

Ve şöyle dedik: "Ey Âdem! Sen ve eşin cennette yerleşin ve istediğiniz yerden bol bol yiyin. Ama şu ağaca yaklaşmayın; kendinize yazık edersiniz!"

7. Meal

Ve dedik ki: "Adem! Sen ve eşin şu bahçeye yerleşin, orada canınızın çektiği her şeyden serbestçe yiyin, şu ağaca da yaklaşayım demeyin, sonra zalimlerden olursunuz."

8. Meal

Ve Adem'e şöyle buyurmuştuk: "Ey Adem, sen ve eşin cennete yerleşin ve ondan dilediğiniz yerde, bol bol yiyin. Ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zulme sapanlardan olursunuz."

9. Meal

Ve dedik ki: "Ey Adem, sen ve eşin cennette yerleş. İkiniz de ondan, neresinden dilerseniz, bol bol yiyin; ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz."

10. Meal

Ve dedik ki: "Ey Adem, sen ve eşin cennete yerleşin, ikiniz de orada dilediğiniz yerde bol bol yiyin, ancak şu ağaca yaklaşmayın ki, haddini aşan zalimlerden olmayasınız."

11. Meal

Ve (sonra) "Ey Adem" dedik: "Sen ve eşin bu bahçeye yerleşin ve orada dilediğinizden serbestçe yiyin; ancak bir tek şu ağaca yaklaşmayın ki zalimlerden olmayasınız."

12. Meal

Dedik ki: "Ey Adem! Sen ve eşin cennete yerleşin. Orada dilediğiniz gibi bol bol yiyin, ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz."

13. Meal

ve dedik ki "ya Adem sen ve zevcen Cenneti mesken edin, ikiniz de ondan dilediğiniz yerde bol bol yeyin, fakat şu ağaca yaklaşmayın ki haddi aşan zalimlerden olmayasınız

14. Meal

Dedik ki: "Ey Adem, sen ve eşin cennette oturun, ondan dilediğiniz yerde bol bol yeyin, ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz!"

15. Meal

Ve dedik ki: "Ey Adem! Eşinle birlikte cennette kal / yerleş / otur (üskün). Dilediğiniz yerden bolca yiyin ancak şu ağaca (hazihişşecerete) yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz!"

16. Meal

Ve demişdik ki: "Ey Adem, sen eşinle beraber Cennetde yerleş, Ondan (Cennetin yiyeceklerinden), neresinden isterseniz, ikiniz de bol bol yeyin. (Fakat) şu ağaca yaklaşmayın. Yoksa ikiniz de (nefsine) zulmedenlerden olursunuz".

17. Meal

Ve demiştik ki: Ey Adem, sen, eşinle birlikte cennette otur. Dilediğiniz O'na döndürüleceksiniz.

18. Meal

-Ey Adem! Sen ve eşin cennette oturun dilediğiniz yerden bol bol yiyin. Yalnız şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz, dedik.

19. Meal

Ve dedik ki: "Adem! Eşinle birlikte cennete yerleşin, oradaki nimetlerden istediğiniz şekilde bol bol yiyin, sadece şu ağaca yaklaşmayın. Böyle yaparsanız zalimlerden olursunuz."

20. Meal

Bundan sonra dedik ki: "Ey Adem, sen ve senin halini, yaşamını paylaştığın (eşin - bedenin), cennet boyutunu mesken edinin. Dilediğinizce bu boyutun nimetleriyle yaşayın ve şu ağaca da yaklaşmayın, (yaklaşırsanız) zalimlerden olursunuz. "

21. Meal

'Adem! Eşinle birlikte cennette kal. Dilediğiniz yerde ondan bolca yeyin; ancak şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz!,' dedik.

Delillendirilen Son 10 Ayet

Yükleniyor…

Canlı yayın — SALAT

Yükleniyor…

TikTok canlı yayın