D E L İ L L E R
Bu ayet henüz delillendirilmemiş.
Kelime Listesi
| No | Okunuş | Anlamı | Arapça | Kök | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | iz | hani | إِذْ | |
› |
| 2 | kaleti | demişti ki | قَالَتِ | qwl |
قول |
| 3 | mraetu | karısı | ٱمْرَأَتُ | mrA |
مرا |
| 4 | imrane | İmran'ın | عِمْرَٰنَ | |
› |
| 5 | rabbi | Rabbim | رَبِّ | rbb |
ربب |
| 6 | inni | şüphesiz ben | إِنِّى | |
› |
| 7 | nezertu | adadım | نَذَرْتُ | npr |
نذر |
| 8 | leke | sana | لَكَ | |
› |
| 9 | ma | olanı | مَا | |
› |
| 10 | fi | فِى | |
› | |
| 11 | betni | karnımda | بَطْنِى | bTn |
بطن |
| 12 | muharraran | tam hür olarak | مُحَرَّرًا | Hrr |
حرر |
| 13 | fetekabbel | kabul buyur | فَتَقَبَّلْ | qbl |
قبل |
| 14 | minni | benden | مِنِّىٓ | |
› |
| 15 | inneke | şüphesiz | إِنَّكَ | |
› |
| 16 | ente | sen | أَنتَ | |
› |
| 17 | s-semiu | işitensin | ٱلسَّمِيعُ | smE |
سمع |
| 18 | l-alimu | bilensin | ٱلْعَلِيمُ | Elm |
علم |
Diğer Mealler
İmran'ın karısı: "Ya Rabbi! Karnımda olanı, sadece sana hizmet etmek üzere adadım, benden kabul buyur, doğrusu işiten ve bilen ancak Sensin" demişti.
İmran'ın eşi şöyle demişti: "Ey Rabbim! Karnımdaki çocuğu hür/erkek bir insan olarak sırf sana adıyorum. Adağımı kabul buyur. Şüphesiz hakkıyla işiten ve bilen sensin."
İmran'ın hanımı şöyle demişti: "Rabbim! Karnımdakini özgür olarak sana adadım. (Bunu) benden kabul et! Şüphesiz ki yalnızca sen duyansın; bilensin."
İmran'ın karısı demişti ki: "Efendim, karnımdakini tamamıyla sana adadım, adağımı kabul buyur. Sen İşitensin, Bilensin."
Bir gün İmran'ın karısı şöyle dedi: "Sahibim! Karnımda olanı, bağımsız olarak sana adadım; benden kabul et! Dinleyen de bilen de Sen'sin!"
İmran'ın karısı, şöyle demişti: "Efendim! Aslında, karnımdakini, özgürce Sana adadım; kabul et. Kuşkusuz, Sen, Duyansın; Bilensin!"
Hani İmran'ın kadını demişti ki: "Rabbim! Karnımdaki çocuğu, (her tür iç ve dış ayartmalardan) özgür olarak sana adadım: Benden kabul buyur! Çünkü sen her şeyi işitensin, her şeyi bilensin.
Hani, İmran'ın karısı şöyle demişti: "Rabbim, karnımdakini özgür bir biçimde sana adadım; onu benden kabul et. Kuşkusuz sen, evet sen, herşeyi duyan, herşeyi bilensin."
Hani İmran'ın karısı: "Rabbim, karnımda olanı, 'her türlü bağımlılıktan özgürlüğe kavuşturulmuş olarak' Sana adadım, benden kabul et. Şüphesiz işiten bilen Sensin Sen" demişti.
İmran'ın karısı: "Ya Rab! Ben karnımdakini kayıtsızca sana adadım, hemen kabul et bunu benden; çünkü sadece Sensin işiten, bilen Sen!" dedi.
Bir vakit İmran ailesinden bir kadın, "Ey Rabbim! Rahmimdeki (çocuğumu) Senin hizmetine adayacağıma söz veriyorum. Benden bunu kabul et: Doğrusu, yalnız Sen, her şeyi duyan, her şeyi bilensin!" diye (Rabbine) seslenmişti.
Hani, İmran'ın karısı, "Rabbim! Karnımdaki çocuğu sırf sana hizmet etmek üzere adadım. Benden kabul et. Şüphesiz sen hakkıyla işitensin, hakkıyla bilensin" demişti.
Imranın haremi dediği vakit: "Ya rabbi! ben karnımdakini her kayıddan azade olarak sana adadım, hemen kabul buyur benden, çünkü bir sensin işiden bilen sen"
İmran'ın karısı demişti ki: "Rabbim, karnımda olanı tam hür olarak sana adadım, benden kabul buyur; şüphesiz sen işitensin, bilensin."
Hani İmran'ın karısı "Rabbim, karnımda olanı, 'her türlü bağımlılıktan özgürlüğe kavuşturulmuş olarak' Sana adadım, benden kabul et. Şüphesiz işiten, bilen Sensin Sen" demişti.
Hani İmran'ın karısı: "Rabbim, karnımdakini azadlı bir kul olarak sana adadım. Benden olan bu (adağ) ı kabul et. Şübhesiz (niyazımı) hakkıyle işiden, (niyyetimi) kemaliyle bilen Sensin Sen" demişdi.
Hani, İmran'ın karısı: Rabbım karnımdakini hür olarak Sana adadım, benden kabul buyur. Doğrusu Sensin Sen, Semi, Alim, demişti.
Hani İmran'ın karısı: -Rabbim karnımda olanı sadece sana hizmet etmek üzere adadım, benden kabul buyur. Şüphesiz sen, hakkıyla işitensin, hakkıyla bilensin demişti.
Hani bir vakit İmran'ın hanımı şöyle demişti: "Ya Rabbi, karnımda taşıdığım çocuğumu sana adadım, her türlü bağdan azade olarak senin yoluna hizmet edecektir. Adağımı lütfen kabul buyur. Şüphesiz (duaları işiten, niyetleri bilen) semi ve alim yalnız Sen'sin!"
Hani İmran'ın karısı: "Rabbim karnımdaki çocuğu herhangi bir şarta bağlı olmaksızın sana adadım; benden kabul buyur. Muhakkak ki sen, Semi'sin, Aliym'sin. "
İmran'ın karısı demişti ki: 'Rabbim, karnımdaki (bebeği) tamamiyle sana adadım, adağımı kabul buyur. Sen İşitensin, Bilensin.'
Delillendirilen Son 10 Ayet
Yükleniyor…
Canlı yayın — SALAT
Yükleniyor…