Ant olsun Biz, Kur'an'ı öğüt alınsın diye kolaylaştırdık. Var mı öğüt alıp düşünen?
16. Nahl 36
Ant olsun ki, Biz, her ümmete, Allah'a kulluk etmeleri ve tağuttan uzak durmaları için bir resul gönderdik. Allah onlardan kimini doğru yola iletti, kimine de sapkınlık hak oldu. Şimdi yeryüzünde gezin de yalanlayanların sonunun nasıl olduğuna bakın.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
İngilizce For We assuredly sent amongst every People a messenger, (with the Command), "Serve Allah, and eschew Evil": of the People were some whom Allah guided, and some on whom error became inevitably (established). So travel through the earth, and see what was the end of those who denied (the Truth). ✖
Almanca Und in jedem Volk erweckten Wir einen Gesandten (, der da predigte): "Dient Allah und meidet die Götzen." Dann waren unter ihnen einige, die Allah leitete, und es waren unter ihnen einige, die das Schicksal des Irrtums erlitten. So reist auf der Erde umher und seht, wie das Ende der Leugner war ✖
Özbekçe Батаҳқиқ, Биз ҳар бир умматга: «Аллоҳга ибодат қилинг ва тоғутдан четланинг», деб Пайғамбар юборганмиз. Бас, улардан баъзиларини Аллоҳ ҳидоят қилди. Баъзиларига эса, залолат ҳақ бўлди. Бас, ер юзида сайр қилиб юриб ёлғонга чақирувчиларнинг оқибати қандай бўлганига назар солинг. (Ҳидоят йўлини ихтиёр қилиб, унга интилганларни Аллоҳ таоло ҳидоятга йўллади. Залолат-куфр йўлини ихтиёр этиб, ўша томонни кўзлаганларга залолат ҳақ бўлди. Бу икки тоифанинг ҳеч бирини Аллоҳ мажбурлагани йўқ.) ✖
وَلَقَدْ بَعَثْنَا فِى كُلِّ أُمَّةٍ رَّسُولًا أَنِ ٱعْبُدُوا۟ ٱللَّهَ وَٱجْتَنِبُوا۟ ٱلطَّٰغُوتَ ۖ فَمِنْهُم مَّنْ هَدَى ٱللَّهُ وَمِنْهُم مَّنْ حَقَّتْ عَلَيْهِ ٱلضَّلَٰلَةُ ۚ فَسِيرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ فَٱنظُرُوا۟ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلْمُكَذِّبِينَ
Konuşan: Yok Konuşulan: Yok Muhatap: Yok
Kelimeye tıklayın: Arapçası işaretlenir · Çift tıklayın: kök ve geçtiği ayetler

D E L İ L L E R

Bu ayet henüz delillendirilmemiş.

Kelime Listesi

NoOkunuşAnlamıArapçaKökKökü
1 velekad ve andolsun وَلَقَدْ ›
2 beasna biz gönderdik بَعَثْنَا bEv بعث
3 fi içinde فِى ›
4 kulli her كُلِّ kll كلل
5 ummetin millet أُمَّةٍ Amm امم
6 rasulen bir elçi رَّسُولًا rsl رسل
7 eni diye أَنِ ›
8 a'budu kulluk edin ٱعْبُدُوا۟ Ebd عبد
9 llahe Allah'a ٱللَّهَ ›
10 vectenibu ve kaçının وَٱجْتَنِبُوا۟ jnb جنب
11 t-tagute tagutdan ٱلطَّٰغُوتَ Tgy طغي
12 feminhum onlardan فَمِنْهُم ›
13 men kimine مَّنْ ›
14 heda hidayet etti هَدَى hdy هدي
15 llahu Allah ٱللَّهُ ›
16 ve minhum ve onlardan وَمِنْهُم ›
17 men kimine de مَّنْ ›
18 hakkat hak oldu حَقَّتْ Hqq حقق
19 aleyhi üzerlerine عَلَيْهِ ›
20 d-delaletu sapıklık ٱلضَّلَٰلَةُ Dll ضلل
21 fesiru işte gezin فَسِيرُوا۟ syr سير
22 fi فِى ›
23 l-erdi yeryüzünde ٱلْأَرْضِ ArD ارض
24 fenzuru ve bakın فَٱنظُرُوا۟ nZr نظر
25 keyfe nasıl كَيْفَ kyf كيف
26 kane olmuş كَانَ kwn كون
27 aakibetu sonu عَٰقِبَةُ Eqb عقب
28 l-mukezzibine yalanlayanların ٱلْمُكَذِّبِينَ kpb كذب

Diğer Mealler

1. Meal

And olsun ki, her ümmete: "Allah'a kulluk edin, azdırıcılardan kaçının" diyen peygamber göndermişizdir. Allah içlerinden kimini doğru yola eriştirdi, kimi de sapıklığı haketti. Yeryüzünde gezin; peygamberleri yalanlayanların sonlarının nasıl olduğunugörün.

2. Meal

Andolsun ki biz, "Allah'a kulluk ediniz ve tağuttan sakınınız!" diye her ümmete bir peygamber gönderdik. Allah onlardan bir kısmını doğru yola iletti. Onlardan bir kısmı da sapıklığı hak ettiler. Yeryüzünde geziniz de görünüz, inkar edenlerin sonu nasıl olmuştur.

3. Meal

Yemin olsun ki biz "Allah'a kulluk edin ve Tağut'tan (azgınlık edenden) kaçının!" diye (emretmeleri için) her ümmete bir elçi göndermiştik. Allah onlardan bir kısmını doğru yola ulaştırmıştır; bir kısmı da sapkınlığı hak etmişlerdi. Yeryüzünde dolaşın; sonra yalanlayanların sonunun nasıl olduğuna bakın!

4. Meal

Her bir toplum içinde, "ALLAH'a hizmet edin ve azgınlıktan/küstahlıktan sakının" diyen bir elçi gönderdik. Onlardan kimine ALLAH yol gösterdi, kimi de sapıklıkta kalmaya mahkûm oldu. Yeryüzünü dolaşın ve yalanlayanların sonunun nasıl olduğuna dikkat edin.

5. Meal

Biz her topluma (ümmete) elçi gönderdik; Allah'a kul olsunlar ve azgınlardan uzak dursunlar diye. Onların içinden, Allah'ın yoluna kabul ettiği kimseler de oldu, sapıklığı hak etmiş olanlar da. Yeryüzünü dolaşın da o yalancıların sonunun nasıl olduğunu bir görün.

6. Meal

Gerçek şu ki, her topluma bir elçi gönderdik: "Allah'a hizmet edin ve katışıksız dini kirletmek için uğraşanlardan sakının!" Böylece, Allah, onlardan kimine yol gösterdi; kimi de sapkınlık içinde kalmayı hak etti. Artık, yeryüzünde dolaşın da yalanlayanların sonunun nasıl olduğuna bir bakın!

7. Meal

Doğrusu Biz, (geçmiş) her uygarlığın içinden "Allah'a kulluk edin, ilahlaştırılan şer otoriteden uzak durun!" diyen bir elçi çıkarmışızdır. Bunun ardından onlardan kimileri Allah'ın gösterdiği doğru yola uydu, kimileri de (ısrarlı tercihleri sonucu) sapıklığa mahkum olmayı hak etti. İsterseniz yeryüzünde dolaşın ve yalanlayanların sonu nasıl olurmuş görün!

8. Meal

Andolsun, biz her ümmette şöyle tebliğ yapan bir resul görevlendirdik: "Allah'a kulluk/ibadet edin, tağutttan kaçının. Sonra bunlardan kimine Allah kılavuzluk etti, kimine de sapıklık hak oldu. Şimdi yeryüzünde gezip dolaşın da yalanlayanların sonu nasıl olmuş görün.

9. Meal

Andolsun, biz her ümmete: "Allah'a kulluk edin ve tağuttan kaçının" (diye tebliğ etmesi için) bir elçi gönderdik. Böylelikle, onlardan kimine Allah hidayet verdi, onlardan kiminin üzerine sapıklık hak oldu. Artık, yeryüzünde dolaşın da yalanlayanların uğradıkları sonucu görün.

10. Meal

Andolsun ki: Biz, her ümmete: "Allah'a kulluk edin ve Tağuttan sakının!" diye uyaran bir peygamber gönderdik. Sonra içlerinden kimine Allah hidayet nasip etti, kimine de sapıklık hak oldu. Şimdi yeryüzünde bir dolaşın da peygamberlere yalancı diyenlerin sonunun ne olduğunu görün!

11. Meal

Gerçek şu ki, Biz her toplumun içinden, "Allah'a kulluk edin, şer güçlerden kaçının!" (mesajıyla gönderdiğimiz) bir elçi çıkardık. O (geçmiş nesil)lerden bir kısmını Allah hidayetiyle doğru yola yöneltti; bir kısmı da sapıklık içinde bırakılmaya müstehak oldular: O halde, şimdi, yeryüzünde dolaşın ve hakkı yalanlayanların sonunun nasıl olduğunu görün!

12. Meal

Andolsun biz, her ümmete, "Allah'a kulluk edin, tağuttan kaçının" diye peygamber gönderdik. Allah, onlardan kimini doğru yola iletti; onlardan kimine de (kendi iradeleri sebebiyle) sapıklık hak oldu. Şimdi yeryüzünde dolaşın da peygamberleri yalanlayanların sonunun ne olduğunu görün.

13. Meal

Celalim hakkı için biz, her ümmette "Allaha ibadet edin ve Taguttan ictinab eyleyin" diye bir Resul ba'settik, sonra içlerinden kimine Allah hidayet nasib etti, kiminin de üzerine dalalet hakkoldu, şimdi yeryüzünde bir gezin de bakın peygamberleri tekzib edenlerin akibeti nasıl oldu?

14. Meal

Andolsun biz, her millet içinde: "Allah'a kulluk edin, şeytan(a tapmak)dan kaçının" diye bir elçi gönderdik. Onlardan kimine Allah hidayet etti, onlardan kimine de sapıklık gerekli oldu. İşte yeryüzünde gezin de bakın, yalanlayanların sonu nasıl olmuş!

15. Meal

Andolsun, biz her ümmete: "Tanrı'ya kulluk edin ve tağuttan kaçının" (diye tebliğ etmesi için) bir elçi gönderdik. Böylelikle, onlardan kimine Tanrı hidayet verdi, onlardan kiminin üzerine sapıklık hak oldu. Artık, yeryüzünde dolaşın da yalanlayanların uğradıkları sonucu görün.

16. Meal

Andolsun ki biz her ümmete: "Allaha kulluk edin, putlar (a tapmak) dan kaçının" diye (tebligat yapması için) bir peygamber göndermişizdir. Sonra Allah içlerinden kimine hidayet vermiş, kiminin üzerine de sapıklık hak olmuşdur. Şimdi yer yüzünde gezinin de (peygamberlerini) tekzib edenlerin sonu nice oldu, görün.

17. Meal

Andolsun ki; her ümmete: Allah'a ibadet edin ve putlardan kaçının, diye peygamberler göndermişizdir. Allah, içlerinden kimini hidayete erdirdi. Kimi de sapıklığı hak etti. Şimdi yeryüzünde gezin de; peygamberleri yalanlayanların sonunun nasıl olduğunu görün.

18. Meal

-Allah'a kulluk edin ve tağuttan sakının, diye her topluma bir elçi gönderdik. Böylece, onların içinden kendilerine Allah'ın yol gösterdiği de vardır. Sapıklığı hak edenler de vardır. Yeryüzünde dolaşın da yalanlayanların sonu nasıl oldu, bir bakın!

19. Meal

Biz her millete bir peygamber gönderdik. O da "Allah'a ibadet edin, tağuttan uzak durun!" dedi. Sonra onlardan bir kısmına Allah hidayet nasib etti, bir kısmı hakkında da sapacaklarına dair hüküm kesinleşti. İşte gezin dolaşın dünyayı da peygamberleri yalancı sayanların akıbetlerinin ne olduğunu görün!

20. Meal

Andolsun ki, her ümmet içinde: "Allah'a kulluk edin ve taguttan kaçının!" diye bir Rasul ba's ettik... Onlardan kimine Allah hidayet etti... Onlardan kiminin de üzerine dalalet hak oldu... (Hadi) arzda seyredin (gezinin) de yalanlayanların sonu nasıl oldu bakın?

21. Meal

Her bir toplum içinde, 'ALLAH'a kulluk edin ve putperestlikten sakının,' diyen bir elçi gönderdik. Onlardan kimine ALLAH yol gösterdi, kimi de sapıklıkta kalmağa mahkum oldu. Yeryüzünü dolaşın ve yalanlayanların sonunun nasıl olduğuna dikkat edin.

Delillendirilen Son 10 Ayet

Yükleniyor…

Canlı yayın — SALAT

Yükleniyor…

TikTok canlı yayın