D E L İ L L E R
Bu ayet henüz delillendirilmemiş.
Kelime Listesi
| No | Okunuş | Anlamı | Arapça | Kök | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ve kezalike | ve işte | وَكَذَٰلِكَ | |
› |
| 2 | enzelnahu | biz onu indirdik | أَنزَلْنَٰهُ | nzl |
نزل |
| 3 | hukmen | bir hüküm olarak | حُكْمًا | Hkm |
حكم |
| 4 | arabiyyen | arapça | عَرَبِيًّا | Erb |
عرب |
| 5 | veleini | ve eğer | وَلَئِنِ | |
› |
| 6 | ttebea'te | uyarsan | ٱتَّبَعْتَ | tbE |
تبع |
| 7 | ehva'ehum | onların keyiflerine | أَهْوَآءَهُم | hwy |
هوي |
| 8 | bea'dema | sonra | بَعْدَمَا | bEd |
بعد |
| 9 | ca'eke | sana gelen | جَآءَكَ | jyA |
جيا |
| 10 | mine | -den | مِنَ | |
› |
| 11 | l-ilmi | ilim- | ٱلْعِلْمِ | Elm |
علم |
| 12 | ma | artık yoktur | مَا | |
› |
| 13 | leke | senin için | لَكَ | |
› |
| 14 | mine | مِنَ | |
› | |
| 15 | llahi | Allah'tan | ٱللَّهِ | |
› |
| 16 | min | hiçbir | مِن | |
› |
| 17 | veliyyin | dost | وَلِىٍّ | wly |
ولي |
| 18 | ve la | ne de | وَلَا | |
› |
| 19 | vakin | bir koruyucu | وَاقٍ | wqy |
وقي |
Diğer Mealler
Böylece Biz Kuran'ı Arapça bir hüküm ve hikmet olarak indirdik. Sana ilim geldikten sonra onların heveslerine uyarsan, and olsun ki, Allah katında sana bir dost ve seni koruyan çıkmaz.
İşte biz o Kur'an'ı Arapça bir hikmet kaynağı olarak indirdik. Eğer sana gelen bu ilimden sonra onların arzularına uyarsan, Allah'tan sana ne bir dost nasip olur, ne de bir koruyucu.
Böylece biz onu Arapça, doğru bir hüküm olarak indirdik. Sana gelen bilgiden sonra onların arzularına uyarsan, Allah'tan (gelecek azaba karşı) senin için herhangi bir dost ve koruyucu olmayacaktır.
Böylece onu Arapça bir yasa olarak indirdik. Sana gelen bilgiden sonra onların keyfine uyarsan ALLAH'a karşı ne bir dostun ne de bir koruyucun olamaz.
Kural böyledir; Kur'an'ı Arapça hükümler olarak indirdik. Bu bilgi sana geldikten sonra onların arzularına uyarsan, Allah'a karşı senin ne bir dostun ne de koruyucun olur.
Ve işte böylece, Onu, çok kolay anlaşılacak bir yargı olarak indirdik. Sana gelen bilgiden sonra, onların isteklerine uyarsan, seni Allah'tan kurtaracak, ne bir dost ne de bir koruyucu bulamazsın.
Ve işte böylece Biz, onu Arapça bir hüküm kaynağı olarak indirdik. Artık sana ilimden bir pay verildikten sonra eğer onların keyfi arzularının peşine düşersen, senin için Allah'tan başka ne bir yar, ne de bir sığınak var!
İşte biz o Kur'an'ı Arapça bir hüküm kaynağı olarak indirdik. Eğer sana gelen ilimden sonra onların keyiflerine uyarsan, Allah'tan sana ne bir dost nasip olur ne de bir koruyucu.
İşte böylece biz onu (Kur'an'ı) Arapça bir hüküm olarak indirdik. Andolsun, sana gelen bu ilimden sonra, onların heva (istek ve tutku)larına uyacak olursan, senin için Allah'tan ne bir yardımcı, dost, ne bir koruyucu vardır.
Ve işte Biz o Kur'an'ı Arapça bir hüküm olmak üzere indirdik. Andolsun ki eğer sen, sana vahiyle gelen bu ilimden sonra onların arzularına uyacak olursan, sana Allah'tan ne bir dost vardır, ne de bir koruyucu.
Biz bu (ilahi kelamı) işte böyle Arap dilinde, bir hüküm ve hikmet (kaynağı) olarak indirdik. Ve gerçek şu ki, eğer sana (vahyi) bilgi geldikten sonra kalkıp insanların gelgeç isteklerine uyarsan, (bil ki) Allah'a karşı ne bir koruyucu ne de bir yardımcı bulabilirsin!
Böylece biz onu (Kur'an'ı) Arapça bir hüküm olarak indirdik. Sana gelen bu ilimden sonra eğer sen onların heva ve heveslerine uyarsan, Allah tarafından senin için ne bir dost vardır, ne de bir koruyucu.
Ve işte biz o Kur'anı böyle arabiyyen hakim olmak üzere indirdik, kasem olsun ki eğer sen sana vahyile gelen bu ilimden sonra onların hevalarına uyacak olursan sana Allahtan ne bir veliy vardır, ne de vikaye edecek
Ve işte biz onu, Arapça bir hüküm (hikmet gereğince hükmeden bir Kitap) olarak indirdik. Eğer sana gelen bu ilimden sonra onların keyiflerine uyarsan, artık seni Allah'tan kurtaracak ne bir veli ne de koruyucu olmaz.
İşte böylece biz onu (Kuran'ı) Arapça bir hüküm olarak indirdik. Andolsun, sana gelen bu ilimden sonra, onların heva (istek ve tutku)larına uyacak olursan, senin için Tanrı'dan ne bir yardımcı, dost, ne bir koruyucu vardır.
İşte biz onu (Kur'anı) böyle Arabca bir hikmet olarak indirdik. Andolsun ki sana (vahy ile) gelen (bu) ilimden sonra onların heva (ve heves) lerine uyarsan Allahdan senin için ne bir yardımcı vardır, ne de bir koruyucu.
İşte böylece Biz, onu arapça bir hüküm olarak indirdik. Sana gelen bilgiden sonra, onların heveslerine uyarsan; andolsun ki Allah katından sana bir dost ve koruyucu çıkmaz.
İşte böylece Kur'an'ı Arapça bir hüküm olarak indirdik. Sana ilim geldikten sonra onların heveslerine uyarsan, and olsun ki, Allah katında sana bir veli ve koruyucu olamaz.
Böylece biz Kur'an'ı Arapça bir hüküm ve hikmet olarak indirdik. Şayet, sana gelen bunca ilimden sonra o muhaliflerin keyiflerine uyacak olursan, Allah'ın cezasından seni koruyacak ne bir dost, ne bir hami bulamazsın.
İşte biz Onu Arapça bir hüküm olarak inzal ettik... Yemin olsun ki, sana gelen ilimden sonra onların kuruntularına tabi olursan, senin Allah'tan ne bir Veliyy'in ve ne de bir koruyanın olur.
Böylece onu Arapça bir yasa olarak indirdik. Sana gelen bilgiden sonra onların keyfine uyarsan ALLAH'a karşı ne bir dostun ne de bir koruyucun olamaz.
Delillendirilen Son 10 Ayet
Yükleniyor…
Canlı yayın — SALAT
Yükleniyor…