Ant olsun Biz, Kur'an'ı öğüt alınsın diye kolaylaştırdık. Var mı öğüt alıp düşünen?
51. Zariyat 40
Sonra onu ve ordularını yakaladık ve denize attık. Kendi kendini kınıyordu.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
İngilizce So We took him and his forces, and threw them into the sea; and his was the blame. ✖
Almanca So erfaßten Wir ihn und seine Heerscharen und warfen sie ins Meer; und er ist zu tadeln. ✖
Özbekçe Бас, Биз уни ва аскарларини тутиб денгизга ташладик ва у маломатга лойиқ иш қилувчи эди. ✖
فَأَخَذْنَٰهُ وَجُنُودَهُۥ فَنَبَذْنَٰهُمْ فِى ٱلْيَمِّ وَهُوَ مُلِيمٌ
Konuşan: Yok Konuşulan: Yok Muhatap: Yok
Kelimeye tıklayın: Arapçası işaretlenir · Çift tıklayın: kök ve geçtiği ayetler

D E L İ L L E R

Bu ayet henüz delillendirilmemiş.

Kelime Listesi

NoOkunuşAnlamıArapçaKökKökü
1 feehaznahu biz de onu yakaladık فَأَخَذْنَٰهُ Axp اخذ
2 ve cunudehu ve askerlerini وَجُنُودَهُۥ jnd جند
3 fe nebeznahum ve onları attık فَنَبَذْنَٰهُمْ nbp نبذ
4 fi فِى ›
5 l-yemmi denize ٱلْيَمِّ ymm يمم
6 vehuve ve o وَهُوَ ›
7 mulimun kendi kendini kınıyordu مُلِيمٌ lwm لوم

Diğer Mealler

1. Meal

Sonunda onu ve ordularını yakalayıp denize attık. O, kınanmayı haketmişti.

2. Meal

Sonunda onu ve askerlerini denize attık. O, kendini kınayıp duruyordu.

3. Meal

Onu da ordularını da yakalayıp denizde boğmuştuk; bu sırada kendini kınayıp duruyordu.

4. Meal

Onu ve askerlerini yakalayıp denize attık. Bu sonucu haketmişti.

5. Meal

Nihayet Firavunu tuttuk, ordusuyla birlikte denizin içinde darmadağınık ettik. O sırada o, kendini kınıyordu.

6. Meal

Sonunda, onu ve ordularını yakalayıp denize attık. Zaten kendi kendisini suçluyordu.

7. Meal

Derken, Biz de onu ve ordusunu enseledik, hepsini denize döktük: o hala kendi kendisini kınayadursun.

8. Meal

Bunun üzerine, onu da ordusunu da yakalayıp suyun ortasına fırlattık. Kendi kendini kınayıp duruyordu.

9. Meal

Bunun üzerine, Biz onu ve ordularını yakalayıp denize attık; (ki o,) 'kınanacak işler yapıyordu.'

10. Meal

Bunun üzerine Biz de tuttuk kendisini ve ordularını denize fırlatıverdik o alçak namertlik ederken.

11. Meal

ve Biz onu ve adamlarını yakalayıp hepsini denize atmıştık, (bütün bu olup bitenler için) suçlanması gereken, (Firavun'dan başkası değildi,) yalnız o idi (tek suçlu).

12. Meal

Bunun üzerine biz de kendisini ve ordularını yakalayıp denize attık. O ise (pişman olmuş), kendini kınıyordu.

13. Meal

Onun üzerine biz de tuttuk kendisini ve ordularını deryaya fırlatıverdik, namerdlik ederken o leim.

14. Meal

Biz de onu ve askerlerini yakaladık, onları denize attık. (O boğulurken pişmanlıkla) Kendi kendini kınıyordu.

15. Meal

Bunun üzerine, biz onu ve ordularını yakalayıp denize attık; (ki o,), 'kınanacak işler yapıyordu'.

16. Meal

Nihayet onu da, ordularını da yakalayıb denize atdık ki o, (bu sırada kendi kendini) kınayıcı idi.

17. Meal

Sonunda onu da, ordularını da yakalayıp denize attık. O, kınanacak işler yapıp durmaktaydı.

18. Meal

Biz de onu ve askerlerini yakalamış ve denize atmıştık. O pişman olmuştu.

19. Meal

Biz de hem onu, hem ordularını yakalayıp denizin dibine geçiriverdik. Boğulurken, pişmanlıkla kendi kendini kınıyordu.

20. Meal

Bunun üzerine onu ve ordusunu yakaladık da onları denize attık... O pişmanlıkla kendi kendini yeriyordu!

21. Meal

Onu ve askerlerini yakalayıp denize attık. Bu sonucu haketmişti.

Delillendirilen Son 10 Ayet

Yükleniyor…

Canlı yayın — SALAT

Yükleniyor…

TikTok canlı yayın