D E L İ L L E R
Bu ayet henüz delillendirilmemiş.
Kelime Listesi
| No | Okunuş | Anlamı | Arapça | Kök | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ve iza | ve zaman | وَإِذَا | |
› |
| 2 | tutla | okunduğu | تُتْلَىٰ | tlw |
تلو |
| 3 | aleyhim | onlara | عَلَيْهِمْ | |
› |
| 4 | ayatuna | ayetlerimiz | ءَايَٰتُنَا | Ayy |
ايي |
| 5 | beyyinatin | açık açık | بَيِّنَٰتٍ | byn |
بين |
| 6 | kalu | dediler ki | قَالُوا۟ | qwl |
قول |
| 7 | ma | değildir | مَا | |
› |
| 8 | haza | bu | هَٰذَآ | |
› |
| 9 | illa | başka bir şey | إِلَّا | |
› |
| 10 | raculun | bir adamdan | رَجُلٌ | rjl |
رجل |
| 11 | yuridu | isteyen | يُرِيدُ | rwd |
رود |
| 12 | en | أَن | |
› | |
| 13 | yesuddekum | sizi çevirmek | يَصُدَّكُمْ | Sdd |
صدد |
| 14 | amma | -dan | عَمَّا | |
› |
| 15 | kane | olduğu(tanrılar)- | كَانَ | kwn |
كون |
| 16 | yea'budu | tapıyor | يَعْبُدُ | Ebd |
عبد |
| 17 | aba'ukum | babalarınızın | ءَابَآؤُكُمْ | Abw |
ابو |
| 18 | ve kalu | ve dediler ki | وَقَالُوا۟ | qwl |
قول |
| 19 | ma | değildir | مَا | |
› |
| 20 | haza | bu | هَٰذَآ | |
› |
| 21 | illa | başka bir şey | إِلَّآ | |
› |
| 22 | ifkun | bir yalandan | إِفْكٌ | Afk |
افك |
| 23 | mufteran | uydurulmuş | مُّفْتَرًى | fry |
فري |
| 24 | ve kale | ve dediler | وَقَالَ | qwl |
قول |
| 25 | ellezine | kimseler | ٱلَّذِينَ | |
› |
| 26 | keferu | inkar eden(ler) | كَفَرُوا۟ | kfr |
كفر |
| 27 | lilhakki | hakkı | لِلْحَقِّ | Hqq |
حقق |
| 28 | lemma | لَمَّا | |
› | |
| 29 | ca'ehum | kendilerine gelen | جَآءَهُمْ | jyA |
جيا |
| 30 | in | değildir | إِنْ | |
› |
| 31 | haza | bu | هَٰذَآ | |
› |
| 32 | illa | başkası | إِلَّا | |
› |
| 33 | sihrun | bir büyüden | سِحْرٌ | sHr |
سحر |
| 34 | mubinun | apaçık | مُّبِينٌ | byn |
بين |
Diğer Mealler
Ayetlerimiz onlara apaçık olarak okunduğu zaman: "Bu adam sizi babalarınızın taptıklarından alıkoymaktan başka bir şey istemiyor" derlerdi. "Bu Kuran düpedüz bir uydurmadan başka bir şey değildir" derlerdi. Hak, inkar edenlere geldiğinde, onun için: "Bu apaçık bir büyüdür" demişlerdi.
Onlara apaçık ayetlerimiz okunduğu zaman, "Bu, sizi babalarınızın taptıklarından alıkoymak isteyen bir adamdan başkası değildir" dediler. "Bu, sırf uydurulmuş bir yalandır" dediler. İnkar edenler, kendilerine gerçek geldiğinde, "Bu, apaçık bir büyüden başka bir şey değildir" dediler."
Onlara apaçık ayetlerimiz tilavet edildiği (okunup aktarıldığı) zaman şöyle demişlerdi: "Bu, sizi babalarınızın taptığı (ilahlardan) çevirmek isteyen bir adamdan başkası değildir. Bu (Kur'an) da uydurulmuş bir yalandan başka bir şey değildir!" demişlerdi. Gerçek kendilerine geldiğinde onu inkâr edenler "Bu (Kur'an) apaçık bir büyüden başka bir şey değildir!" demişlerdi.
Kendilerine apaçık ayetlerimiz okunduğunda, "Bu, kesinlikle, sizi atalarınızın hizmet etme yolundan saptırmak isteyen bir adamdır." Dahası, "Bu uydurulmuş bir iftiradan başka bir şey değildir" dediler. İnkarcılar, kendilerine gelen gerçek için, "Besbelli, bu bir büyüdür" dediler.
Onlara açık ayetlerimiz okunduğunda "Bu adam sizi, babalarınızın kulluk ettiği şeyden uzaklaştırmak istiyor" derler ve şunu eklerlerdi: "Bu Kitap, uydurulmuş bir saçmalıktan başkası değildir." Onlara gelen gerçekleri kendini kapatanlar da şöyle derlerdi: "Bu, açık bir sihirden başka bir şey değil."
Oysa ayetlerimiz onlara açık kanıtlarla okunduğunda, şöyle demişlerdi: "Atalarınızın hizmet ettiklerinden sizi engellemek isteyen bir adamdan başkası değil bu!" Bir de şöyle demişlerdi: "Uydurulmuş bir yalandan başka bir şey değil bu!" Nankörlük edenler, gerçek kendilerine geldiği zaman da şöyle demişlerdi: "Aslında, apaçık bir büyüden başka bir şey değil bu!"
Ve ayetlerimiz onlara açık ve seçik olarak aktarıldığında dediler ki: "Bu sizi öteden beri atalarınızın taptıklarından uzaklaştırmaya çalışan birinden başkası değil." Bir de şunu eklediler: "Bu (Kur'an) uydurulmuş düzme koşma bir (mesajdan) ibarettir." Nihayet inkarda direnenler ayaklarına kadar gelen hakikat için, "bu açıkça büyüleyici bir sözden başka bir şey değil" dediler.
Ayetlerimiz açık seçik kanıtlar halinde karşılarında okununca şöyle derler: "Bu adam, atalarınızın kulluk/ibadet etmekte olduklarından sizi vazgeçirmek isteyen birinden başkası değil." Şunu da söylerler: "Bu, düzenlenmş bir yalandan/iftiradan başka şey değildir." Hakkı inkar edenler, o kendilerine geldiğinde şöyle demişlerdir: "Açık bir büyüden başka şey değil bu!"
Onlara, apaçık olan ayetlerimiz okunduğunda: "Bu, sizi babalarınızın taptıkların(ilahlar)dan alıkoymak isteyen bir adamdan başkası değildir" dediler. Ve dediler ki: "Bu, düzülüp uydurulmuş bir yalan (iftira)dan başka bir şey de değildir." İnkar edenler de, kendilerine geldiği zaman hak için: "Bu, apaçık bir büyüden başka bir şey değildir" dediler.
Karşılarında açık deliller halinde ayetlerimiz okunduğu zaman o zalimler: "Bu, yalnızca sizi atalarınızın taptığı tanrılardan men etmek isteyen bir adamdır!" dediler ve: "Bu (Kur'an), uydurulmuş bir iftiradan başka birşey değil!" dediler. Ve o küfredenler gerçek kendilerine geldiği vakit: "Bu apaçık bir büyüden başka birşey değildir!" dediler.
Mesajlarımız onlara bütün açıklığıyla aktarıldığında, (hakikati inkara şartlanmış olanlar birbirlerine,) "Bu (Muhammed) sizi atalarınızın taptıklarından vazgeçirmeye çalışan biridir sadece!" derler. Ve "Bu (Kuran, insan tarafından) uydurulmuş bir safsatadan başka bir şey değildir!" d(iye ekl)erler. Ve (son olarak,) hakikati inkara kalkışanlar, hakikat kendilerine ulaştığında, onun için, "Bu, büyüleyici güzel bir sözden başka bir şey değil!" derler.
Ayetlerimiz apaçık bir şekilde onlara okunduğunda, "Bu sadece, atalarınızın tapmakta olduğu şeylerden sizi alıkoymak isteyen bir adamdır" dediler. Bir de, "Bu (Kur'an), uydurulmuş bir yalandır" dediler. Yine hak kendilerine geldiğinde onu inkar edenler, "Bu, ancak apaçık bir büyüdür" dediler.
Karşılarında açık beyyineler halinde ayetlerimiz tilavet olunduğu zaman o zalimler: "bu başka değil, sırf sizi atalarınızın taptığı ma'budlardan men'etmek isteyen bir adam" dediler ve "bu (Kur'an) başka bir şey değil, sırf uydurulmuş bir iftira" dediler ve o küfredenler hak kendilerine geldiği vakıt bu apaçık bir sihirden başka bir şey değil, dediler
Onlara açık açık ayetlerimiz okunduğu zaman dediler ki: "Bu, sadece sizi babalarınızın taptığı(tanrılar)dan çevirmek isteyen bir adamdan başka bir şey değildir." Ve o nankörler dediler ki: "Bu, uydurulmuş bir yalandan başka bir şey değildir." Ve kendilerine gelen hakkı inkar edenler: "Bu, apaçak bir büyüdür, başka bir şey değildir" dediler.
Onlara, apaçık olan ayetlerimiz okunduğunda: "Bu, sizi babalarınızın taptıklarından alıkoymak isteyen bir adamdan başkası değildir" dediler. Ve dediler ki: "Bu düzülüp uydurulmuş bir yalan (iftira)dan başka bir şey de değildir." Küfredenler de, kendilerine geldiği zaman hak için: "Bu apaçık bir büyüden başka bir şey değildir" dediler.
Onlara karşı açık açık ayetlerimiz okunduğu zaman dediler ki: "Bu, atalarınızın tapmakda devam etdikleri (putlardan) sizi mütemadiyen vaz geçirmek isteyen bir adamdan başkası değildir" ve dediler: "Bu (Kur'an) düzülüb uydurulmuş bir iftiradan başka bir şey değildir". Hakka küfreden onlar, (bu hak) kendilerine gelince de (şunu) söylediler): "Bu, apaşikar büyüden başka bir şey değildir".
Onlara apaçık ayetlerimiz okunduğu zaman dediler ki: Bu, ancak sizi atalarınızın ibadet etmekte olduğundan alıkoymak isteyen bir adamdır. Ve dediler ki: Bu da düpedüz bir uydurmadan başka bir şey değildir. Hak kendilerine geldiğinde hakkı inkar etmiş olanlar dediler ki: Bu, sadece apaçık bir büyüdür.
Kendilerine apaçık ayetlerimiz okunduğu zaman: -Bu, sadece bizi atalarımızın kulluk ettiklerinden vazgeçirmek isteyen bir adam, dediler. Bu Kur'an, düpedüz bir uydurmadan başka nedir?! dediler. Kafirler, hak kendilerine geldiği zaman: -Bu, apaçık bir sihirden başka bir şey değil, dediler.
Kendilerine parlak deliller halinde ayetlerimiz okunduğunda o zalimler: "Bu, başka değil, sırf sizi atalarınızın ibadet ettiği tanrılarınızdan uzaklaştırmak isteyen bir adam!" dediler. Ve yine dediler ki: "Bu Kur'an başka değil, sırf bir iftira!" Ve yine kafirler, gerçek kendilerine geldiğinde "Bu besbelli bir büyüden başka bir şey değil!" dediler.
Ayetlerimiz onlara apaçık olarak okunup bildirildiğinde (zalimler) dediler ki: "Bu, atalarınızın tapınageldiği şeyden sizi çevirmeyi amaçlamış bir adamdır"... Yine dediler ki: "Bunlar, uydurulmuş bir yalandan başka bir şey değil"... Hakikat bilgisini inkar edenler, Hak kendilerine geldiğinde: "Bu, ancak apaçık bir sihirdir" dediler.
Kendilerine apaçık ayetlerimiz okunduğunda, 'Bu, kesinlikle, sizi atalarınızın tapınma yolundan saptırmak isteyen bir adamdır.' Dahası, 'Bu uydurulmuş bir iftiradan başka bir şey değildir,' dediler. İnkarcılar, kendilerine gelen gerçek için, 'Besbelli, bu bir büyüdür,' dediler.
Delillendirilen Son 10 Ayet
Yükleniyor…
Canlı yayın — SALAT
Yükleniyor…