Ant olsun Biz, Kur'an'ı öğüt alınsın diye kolaylaştırdık. Var mı öğüt alıp düşünen?
40. Mümin 43
"Şu bir gerçek ki, sizin beni kendisine çağırdığınız şey, dünyada da ahirette de davete değer bir tarafı yoktur. Kuşkusuz dönüşümüz Allah'adır. Haddi aşanlar İşte onlar Ateş ashabıdır."
mealde düzenleme yapılmıştır.
İngilizce "Without doubt ye do call me to one who is not fit to be called to, whether in this world, or in the Hereafter; our return will be to Allah; and the Transgressors will be Companions of the Fire! ✖
Almanca (Es besteht) kein Zweifel, daß das, wozu ihr mich ruft, keinen Anspruch in dieser Welt oder im Jenseits besitzt; und wir werden zu Allah heimkehren, und die Übertreter werden Bewohner des Feuers sein. ✖
Özbekçe Ҳеч шубҳа йўқки, албатта, сиз мени унга чақираётган нарсанинг дунёда ҳам, охиратда ҳам даъватга ҳаққи йўқдир. Албатта, қайтиб бораримиз Аллоҳгадир. Албатта, исрофчилар, айни ўшалар дўзах эгаларидир. ✖
لَا جَرَمَ أَنَّمَا تَدْعُونَنِىٓ إِلَيْهِ لَيْسَ لَهُۥ دَعْوَةٌ فِى ٱلدُّنْيَا وَلَا فِى ٱلْءَاخِرَةِ وَأَنَّ مَرَدَّنَآ إِلَى ٱللَّهِ وَأَنَّ ٱلْمُسْرِفِينَ هُمْ أَصْحَٰبُ ٱلنَّارِ
Konuşan: Yok Konuşulan: Yok Muhatap: Yok
Kelimeye tıklayın: Arapçası işaretlenir · Çift tıklayın: kök ve geçtiği ayetler

D E L İ L L E R

kelime ana ayetle aynı okunuş kelime ana ayetle aynı kök ifade delillendirilen ifadeye karşılık gelen bölüm
1: sizin beni kendisine çağırdığınız şey, Musanın dile getirdiğini Şeytanda itifra ediyor Gerçekten Allah dışında kendine davet edilenlerin davete değer bir tarafı yoktur üstelik o sizi yanlız ve yardımsız bırakır 1 ayet
Ne zaman ki O emir bitirildi , o şeytan onlara: "Şüphesiz ki Allah size Hakkı vaad verdi . Ben de size vadettim. Ben ihtilaf ettim. Zaten benim size üzerinize sultanım yoktu. Ben sizi davet ettim siz de cevap verdiniz . Beni kınamayın, kendinizi kınayın. Ne ben sizi kurtarabilirim ne de siz beni kurtarabilirsiniz. Gerçekten ben, daha önce beni Allah'a ortak yapmanızı küfretmiştim. Kuşkusuz O Zalimlerin hakkı elem verici bir azaptır.
mealde düzenleme yapılmıştır.
وَقَالَ ٱلشَّيْطَٰنُ لَمَّا قُضِىَ ٱلْأَمْرُ إِنَّ ٱللَّهَ وَعَدَكُمْ وَعْدَ ٱلْحَقِّ وَوَعَدتُّكُمْ فَأَخْلَفْتُكُمْ ۖ وَمَا كَانَ لِىَ عَلَيْكُم مِّن سُلْطَٰنٍ إِلَّآ أَن دَعَوْتُكُمْ فَٱسْتَجَبْتُمْ لِى ۖ فَلَا تَلُومُونِى وَلُومُوٓا۟ أَنفُسَكُم ۖ مَّآ أَنَا۠ بِمُصْرِخِكُمْ وَمَآ أَنتُم بِمُصْرِخِىَّ ۖ إِنِّى كَفَرْتُ بِمَآ أَشْرَكْتُمُونِ مِن قَبْلُ ۗ إِنَّ ٱلظَّٰلِمِينَ لَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ

Kelime Listesi

NoOkunuşAnlamıArapçaKökKökü
1 la yok (ki) لَا ›
2 cerame şüphe جَرَمَ jrm جرم
3 ennema kesinlikle أَنَّمَا ›
4 ted'uneni siz beni çağırıyorsunuz تَدْعُونَنِىٓ dEw دعو
5 ileyhi ona إِلَيْهِ ›
6 leyse (oysa) yoktur لَيْسَ lys ليس
7 lehu onun لَهُۥ ›
8 dea'vetun du'aya değer tarafı دَعْوَةٌ dEw دعو
9 fi فِى ›
10 d-dunya dünyada ٱلدُّنْيَا dnw دنو
11 ve la ne de وَلَا ›
12 fi فِى ›
13 l-ahirati ahirette ٱلْءَاخِرَةِ Axr اخر
14 ve enne ve elbette وَأَنَّ ›
15 meraddena bizim dönüşümüz مَرَدَّنَآ rdd ردد
16 ila إِلَى ›
17 llahi Allah'adır ٱللَّهِ ›
18 ve enne ve elbette وَأَنَّ ›
19 l-musrifine aşırı gidenler ٱلْمُسْرِفِينَ srf سرف
20 hum işte onlar هُمْ ›
21 eshabu halkıdır أَصْحَٰبُ SHb صحب
22 n-nari ateş ٱلنَّارِ nwr نور

Diğer Mealler

1. Meal

"Beni kendisine çağırdığınızın, bu dünyada da ahirette de çağırabilecek kabiliyette olmadığında, hepimizin Allah'a döneceğinde, aşırı gidenlerin ateşlikler olduklarında şüphe yoktur."

2. Meal

"Gerçek şu ki, sizin beni çağırdığınız şeyin dünya ve ahirette çağrıya değer bir tarafı yoktur. Dönüşümüz Allah'adır; aşırı gidenler de ateş ehlinin kendileridir."

3. Meal

Gerçek şu ki sizin beni davet ettiğiniz şeyin, dünyada da ahirette de davete değer bir tarafı yoktur. Şüphesiz ki dönüşümüz Allah'adır; aşırı gidenler de elbette ateş halkının kendileridir.

4. Meal

"Kuşku yok ki, beni kendisine çağırdığınız şeyin ne dünyada ne de ahirette bir dayanağı yoktur. Dönüşümüz ALLAH'adır. Sınırı aşanlar, cehennemi boylayacaktır."

5. Meal

Beni çağırdığınız şeyin, ne dünya ne de ahiretle ilgili bir çağrısının olmadığı da gerçek. Hepimizin çıkarılacağı yer, Allah'ın huzurudur. Aşırı gidenlerin, o ateşin ahalisi olacağında şüphe yoktur.

6. Meal

"Beni çağırdığınız şeye, ne dünyada ne de sonsuz yaşamda yakarış yapılmaz. Çünkü kuşkusuz, varışımız Allah'a olacaktır. Ve ölçüyü aşanlar, kesinlikle ateşin yoldaşları olacaklardır!"

7. Meal

Kesinlikle, sizin beni çağırdığınız şey ne dünyada ve ne de ahirette kendisine çağırılmaya layık bir şey değildir; zaten dönüşümüz de Allah'adır: ve elbet kendini harcayanlar ateşin yoldaşlarıdır.

8. Meal

"Sizin beni çağırdığınız şeye, ne dünyada ne de ahirette asla ve asla dua edilemez/onun dünyada ve ahirette çağrı hakkı yoktur. Dönüşümüz-varışımız Allah'adır. Aşırılığa sapanlarsa ateş halkının ta kendileridir."

9. Meal

"İmkanı yok; gerçekten sizin beni kendisine çağırmakta olduğunuz şeyin, dünyada da, ahirette de çağrıda bulunma (yetkisi, gücü, değeri ve bağışlama)sı yoktur. Şüphesiz, bizim dönüşümüz Allah'adır. Ölçüyü taşıranlar, onlar ateşin halkıdırlar."

10. Meal

Şu asla inkar edilemez ki, gerçekte sizin beni davet ettiğinizin ne dünyada ne de ahirette bir davet hakkı yoktur, hepimizin varacağı Allah'tır ve bütün haddi aşanlar nara (cehennemde) yanacaktır.

11. Meal

Sizin beni çağırdığınız şey, açıkçası, ne bu dünyada ne de öteki dünyada çağrılmaya layık bir şey değil, (şüphesiz) dönüşünüz Allah'adır ve kendi kişiliklerini harcayıp tüketenler ateşe gireceklerdir:

12. Meal

"Şüphe yok ki sizin beni tapmaya çağırdığınız şeyin ne dünya ne de ahiret konusunda hiçbir çağrısı yoktur. Kuşkusuz dönüşümüz Allah'adır. Şüphesiz, aşırı gidenler cehennemliklerin ta kendileridir."

13. Meal

Hiç kabili inkar değildir ki hakıkatte sizin beni da'vet ettiğinizin ne Dünyada ne Ahırette bir da'vet hakkı yoktur ve hepimizin varacağımız Allahdır ve bütün müsrifler nare yanacaktır.

14. Meal

"Sizin beni çağırdığınız şeye kesinlikle ne dünyada, ne de ahirette du'a edilemez (onlar kendilerine yapılan du'ayı duymazlar ve ona cevap veremezler). Bizim dönüşümüz Allah'adır. Aşırı gidenler, işte onlar ateş halkıdır."

15. Meal

"İmkanı yok; gerçekten sizin beni kendisine çağırmakta olduğunuz şeyin, dünyada da, ahirette de çağrıda bulunma (yetkisi, gücü, değeri ve bağışlama)sı yoktur. Şüphesiz, bizim dönüşümüz Tanrı'yadır. Ölçüyü taşıranlar, onlar ateşin halkıdırlar."

16. Meal

"Sizin beni mutlakaa (tapmıya) da'vet etdiğinizin dünyada da, ahiretde de hakkaa ki hiçbir da'vet (e salahiyyet) i yokdur. Hakıykatda hepimizin dönüb gidişimiz Allahadır. Haddi aşanlar ateş yaranının ta kendileridir".

17. Meal

Şüphesiz sizin beni kendisine çağırdığınız; bu dünyada da, ahirette de çağırabilecek kabiliyette değildir. Ve muhakkak dönüşümüz Allah'adır. Elbette müsrifler; işte onlardır cehennem yaranı olanlar.

18. Meal

Siz, beni ancak dünyada da ahirette de duaya hiç cevap veremeyecek olana çağırıyorsunuz. Oysa, biz Allah'a döneceğiz. Saçıp savuranlara gelince, onlar ateş ehlidir.

19. Meal

"Hiç şüphe yok ki sizin beni tapmaya davet ettiğiniz putların, ne dünyada, ne de ahirette, asla kendilerine ibadete davet yetkileri yoktur." "Şu kesin ki: hepimizin dönüp varacağı yer Allah'ın huzurudur ve haddi aşanlar cehennemi boylayacaklardır."

20. Meal

"Hakikat şu ki: Sizin beni kendisine davet ettiğinizin ne dünyada ve ne de sonsuz gelecek yaşamda bir daveti yoktur... Muhakkak ki bizim dönüşümüz Allah'adır... Muhakkak ki (ömrünü) israf edenler Nar arkadaşlarıdır!"

21. Meal

'Kuşku yok ki, beni kendisine çağırdığınız şeyin ne dünyada ne de ahirette bir dayanağı yoktur. Dönüşümüz ALLAH'adır. Sınırı aşanlar, cehennemi boylayacaktır.'

Delillendirilen Son 10 Ayet

Yükleniyor…

Canlı yayın — SALAT

Yükleniyor…

TikTok canlı yayın