Ant olsun Biz, Kur'an'ı öğüt alınsın diye kolaylaştırdık. Var mı öğüt alıp düşünen?
7. Araf 44
Cennet ashabı, Cehennem ashabına, "Rabb'imizin bize vaadinin gerçek olduğunu gördük; siz de Rabb'inizin size vaadinin gerçek olduğunu gördünüz mü?" diye seslenirler. "Evet." derler. Aralarından bir çağırıcı, "Allah'ın laneti zalimlerin üzerine olsun." diye bağırır.
mealde düzenleme yapılmıştır.
İngilizce The Companions of the Garden will call out to the Companions of the Fire: "We have indeed found the promises of our Lord to us true: Have you also found Your Lord's promises true?" They shall say, "Yes"; but a crier shall proclaim between them: "The curse of Allah is on the wrong-doers;- ✖
Almanca Und die Bewohner des Paradieses rufen den Bewohnern der Hölle zu: "Seht, wir haben als Wahrheit vorgefunden, was unser Herr uns verhieß. Habt ihr auch als Wahrheit vorgefunden, was euer Herr (euch) verhieß?" Jene sagen: "Ja." Dann kündigt ein Ausrufer unter ihnen an: " Der Fluch Allahs sei über den Missetätern ✖
Özbekçe Ва жаннат эгалари дўзах эгаларига: «Биз Роббимиз бизга ваъда қилган нарсанинг ҳақ эканини топдик. Сизлар ҳам Роббингиз ваъда қилган нарсанинг ҳақ эканини топдингизми?!» деб нидо қиладир. Улар: «Ҳа!» дерлар. Бас, улар ўрталарида бир жарчи: «Золимларга Аллоҳнинг лаънати бўлсин!!! ✖
وَنَادَىٰٓ أَصْحَٰبُ ٱلْجَنَّةِ أَصْحَٰبَ ٱلنَّارِ أَن قَدْ وَجَدْنَا مَا وَعَدَنَا رَبُّنَا حَقًّا فَهَلْ وَجَدتُّم مَّا وَعَدَ رَبُّكُمْ حَقًّا ۖ قَالُوا۟ نَعَمْ ۚ فَأَذَّنَ مُؤَذِّنٌۢ بَيْنَهُمْ أَن لَّعْنَةُ ٱللَّهِ عَلَى ٱلظَّٰلِمِينَ
Konuşan: Yok Konuşulan: Yok Muhatap: Yok
Kelimeye tıklayın: Arapçası işaretlenir · Çift tıklayın: kök ve geçtiği ayetler

D E L İ L L E R

kelime ana ayetle aynı okunuş kelime ana ayetle aynı kök ifade delillendirilen ifadeye karşılık gelen bölüm
1: Rabb'imizin bize vaadinin gerçek olduğunu gördük Biz dediği kimler ve Rabbin vaadi nedir? 1 ayet
Allah, mü'min erkeklere ve mü'min kadınlara, içinden ırmaklar akan, içinde sürekli kalacakları Cennetler ve Adn Cennetlerinde temiz yerleşim yerleri vaad verdi. Allah'ın razı olması ise daha büyüktür. İşte büyük başarı budur.
mealde düzenleme yapılmıştır.
وَعَدَ ٱللَّهُ ٱلْمُؤْمِنِينَ وَٱلْمُؤْمِنَٰتِ جَنَّٰتٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَا وَمَسَٰكِنَ طَيِّبَةً فِى جَنَّٰتِ عَدْنٍ ۚ وَرِضْوَٰنٌ مِّنَ ٱللَّهِ أَكْبَرُ ۚ ذَٰلِكَ هُوَ ٱلْفَوْزُ ٱلْعَظِيمُ
2: siz de Rabb'inizin size vaadinin gerçek olduğunu gördünüz mü Siz dediği kim ? Ve Rabbin vaadi nedir? 1 ayet
Allah, münafık erkeklere ve münafık kadınlara ve Kafirlere, cehennem ateşini vadetmiştir. Orada sürekli kalıcıdırlar. Bu, onlara yeter. Allah, onları lanetlemiştir ve onlar için kalıcı bir azap vardır.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
وَعَدَ ٱللَّهُ ٱلْمُنَٰفِقِينَ وَٱلْمُنَٰفِقَٰتِ وَٱلْكُفَّارَ نَارَ جَهَنَّمَ خَٰلِدِينَ فِيهَا ۚ هِىَ حَسْبُهُمْ ۚ وَلَعَنَهُمُ ٱللَّهُ ۖ وَلَهُمْ عَذَابٌ مُّقِيمٌ
3: Cehennem ashabına Kimlerdir onlar ne yaptılar 12 ayet
Ve o kimseler ki küfretti ve ayetlerimiz ile yalanladılar işte onlar o ateşin ashabıdır içinde kalıcıdırlar
mealde düzenleme yapılmıştır.
وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَكَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَآ أُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلنَّارِ ۖ هُمْ فِيهَا خَٰلِدُونَ
Hayır! Kim bir kötülük kazanır da yanlışları kendisini kuşatırsa, İşte onlar ateş ashabıdır ve onlar, orada kalıcıdırlar.
mealde düzenleme yapılmıştır.
بَلَىٰ مَن كَسَبَ سَيِّئَةً وَأَحَٰطَتْ بِهِۦ خَطِيٓـَٔتُهُۥ فَأُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلنَّارِ ۖ هُمْ فِيهَا خَٰلِدُونَ
Büyüklük taslayarak, ayetlerimizi yalanlayanlar, işte onlar ateş ashabıdır. Onlar, orada sürekli kalıcıdırlar.
mealde düzenleme yapılmıştır.
وَٱلَّذِينَ كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا وَٱسْتَكْبَرُوا۟ عَنْهَآ أُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلنَّارِ ۖ هُمْ فِيهَا خَٰلِدُونَ
Sana, O haram ayı, onun içinde öldürmeyi soruyorlar! De ki; Onun içinde öldürmek büyüklerdendir. Allah'ın yolundan alıkoymak ve onun ile inkar etmek ve O Mescid-i Haramdan ehlini sürüp çıkarmak ondan daha büyüktür Allah yanında , ve O fitne öldürmekten daha da büyüktür. Onların eğer güçleri yetse sizi dinizden döndürünceye kadar sizi öldürmekten vazgeçmezler ve Sizden kim, dininden dönerse ve ölürse odur Kafir olan. İşte o kimselerin, O dünya içinde ve O ahiret de yaptıkları boşa gitmiştir ve Onlar ''O ateşin ashabıdır ve onlar onun içinde sürekli kalıcıdırlar.''
mealde düzenleme yapılmıştır.
يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلشَّهْرِ ٱلْحَرَامِ قِتَالٍ فِيهِ ۖ قُلْ قِتَالٌ فِيهِ كَبِيرٌ ۖ وَصَدٌّ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ وَكُفْرٌۢ بِهِۦ وَٱلْمَسْجِدِ ٱلْحَرَامِ وَإِخْرَاجُ أَهْلِهِۦ مِنْهُ أَكْبَرُ عِندَ ٱللَّهِ ۚ وَٱلْفِتْنَةُ أَكْبَرُ مِنَ ٱلْقَتْلِ ۗ وَلَا يَزَالُونَ يُقَٰتِلُونَكُمْ حَتَّىٰ يَرُدُّوكُمْ عَن دِينِكُمْ إِنِ ٱسْتَطَٰعُوا۟ ۚ وَمَن يَرْتَدِدْ مِنكُمْ عَن دِينِهِۦ فَيَمُتْ وَهُوَ كَافِرٌ فَأُو۟لَٰٓئِكَ حَبِطَتْ أَعْمَٰلُهُمْ فِى ٱلدُّنْيَا وَٱلْءَاخِرَةِ ۖ وَأُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلنَّارِ ۖ هُمْ فِيهَا خَٰلِدُونَ
Allah, iman edenlerin velisidir. Onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. Küfredenlerin velileri ise tağutlardır; onları aydınlıktan çıkarıp karanlıklara sokar. İşte onlar ateş ashabıdır ve orada sürekli kalacaklardır.
mealde düzenleme yapılmıştır.
ٱللَّهُ وَلِىُّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ يُخْرِجُهُم مِّنَ ٱلظُّلُمَٰتِ إِلَى ٱلنُّورِ ۖ وَٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ أَوْلِيَآؤُهُمُ ٱلطَّٰغُوتُ يُخْرِجُونَهُم مِّنَ ٱلنُّورِ إِلَى ٱلظُّلُمَٰتِ ۗ أُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلنَّارِ ۖ هُمْ فِيهَا خَٰلِدُونَ
Eğer şaşırıyorsan, asıl şaşılacak şey, onların, "Biz toprak olduğumuz zaman mı, gerçekten biz bir kez daha mı yaratılacağız?" sözleridir. İşte onlar, Rabb'leri ile küfreden kimselerdir. İşte onlar, boyunlarında içinde halkalar olanlardır . Ve işte onlar, ateş ashabıdır. Onlar, orada sürekli kalacaklardır.
mealde düzenleme yapılmıştır.
۞ وَإِن تَعْجَبْ فَعَجَبٌ قَوْلُهُمْ أَءِذَا كُنَّا تُرَٰبًا أَءِنَّا لَفِى خَلْقٍ جَدِيدٍ ۗ أُو۟لَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بِرَبِّهِمْ ۖ وَأُو۟لَٰٓئِكَ ٱلْأَغْلَٰلُ فِىٓ أَعْنَاقِهِمْ ۖ وَأُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلنَّارِ ۖ هُمْ فِيهَا خَٰلِدُونَ
Onların malları ve evlatları, Allah'tan gelecek bir şeye karşı, onlara asla yarar sağlamaz. İşte onlar, ateşin ashabıdır. Orada sürekli kalacak olanlardır.
mealde düzenleme yapılmıştır.
لَّن تُغْنِىَ عَنْهُمْ أَمْوَٰلُهُمْ وَلَآ أَوْلَٰدُهُم مِّنَ ٱللَّهِ شَيْـًٔا ۚ أُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلنَّارِ ۖ هُمْ فِيهَا خَٰلِدُونَ
Kafirlik eden ve ayetlerimiz ile yalanlayanlar; işte onlar, ateş ashabıdır ve orada sürekli kalacak olanlardır. O, ne kötü bir varış yeridir.
mealde düzenleme yapılmıştır.
وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَكَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَآ أُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلنَّارِ خَٰلِدِينَ فِيهَا ۖ وَبِئْسَ ٱلْمَصِيرُ
"Şu bir gerçek ki, sizin beni kendisine çağırdığınız şey, dünyada da ahirette de davete değer bir tarafı yoktur. Kuşkusuz dönüşümüz Allah'adır. Haddi aşanlar İşte onlar Ateş ashabıdır."
mealde düzenleme yapılmıştır.
لَا جَرَمَ أَنَّمَا تَدْعُونَنِىٓ إِلَيْهِ لَيْسَ لَهُۥ دَعْوَةٌ فِى ٱلدُّنْيَا وَلَا فِى ٱلْءَاخِرَةِ وَأَنَّ مَرَدَّنَآ إِلَى ٱللَّهِ وَأَنَّ ٱلْمُسْرِفِينَ هُمْ أَصْحَٰبُ ٱلنَّارِ
Riba yiyenler, ancak şeytanın dokunuşuyla çarptığı kimselerin kalktığı gibi kalkarlar. Bu, onların, "Alışveriş de riba gibidir." demelerindendir. Oysa Allah, alışverişi helal, ribayı haram kılmıştır. Kim Rabb'inden gelen öğüde uyarak, ribadan vazgeçerse, geçmişte aldığı onundur. Onun kararı Allah'a kalmıştır. Kim tekrar ribaya dönerse, işte onlar ateş ashabıdır ve orada sürekli kalacaklardır.
mealde düzenleme yapılmıştır.
ٱلَّذِينَ يَأْكُلُونَ ٱلرِّبَوٰا۟ لَا يَقُومُونَ إِلَّا كَمَا يَقُومُ ٱلَّذِى يَتَخَبَّطُهُ ٱلشَّيْطَٰنُ مِنَ ٱلْمَسِّ ۚ ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمْ قَالُوٓا۟ إِنَّمَا ٱلْبَيْعُ مِثْلُ ٱلرِّبَوٰا۟ ۗ وَأَحَلَّ ٱللَّهُ ٱلْبَيْعَ وَحَرَّمَ ٱلرِّبَوٰا۟ ۚ فَمَن جَآءَهُۥ مَوْعِظَةٌ مِّن رَّبِّهِۦ فَٱنتَهَىٰ فَلَهُۥ مَا سَلَفَ وَأَمْرُهُۥٓ إِلَى ٱللَّهِ ۖ وَمَنْ عَادَ فَأُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلنَّارِ ۖ هُمْ فِيهَا خَٰلِدُونَ
Kuşkusuz Kafirlerin ne malları ne de evlatları Allah'ın yanında bir yarar sağlamayacaktır. İşte onlar, ateş ashabıdır. Onlar, orada sürekli kalacaklardır.
mealde düzenleme yapılmıştır.
إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لَن تُغْنِىَ عَنْهُمْ أَمْوَٰلُهُمْ وَلَآ أَوْلَٰدُهُم مِّنَ ٱللَّهِ شَيْـًٔا ۖ وَأُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلنَّارِ ۚ هُمْ فِيهَا خَٰلِدُونَ
Kötülük kazananların cezası yaptıkları kötülüğün misli iledir.. Onları her yönden zillet kaplayacaktır. Onları Allah'ın cezasından kurtaracak hiç kimse yoktur. Yüzleri geceden daha kara bir parçayla örtülmüş gibidir. İşte onlar ateş ashabıdır. Orada sürekli kalacaklardır.
mealde düzenleme yapılmıştır.
وَٱلَّذِينَ كَسَبُوا۟ ٱلسَّيِّـَٔاتِ جَزَآءُ سَيِّئَةٍۭ بِمِثْلِهَا وَتَرْهَقُهُمْ ذِلَّةٌ ۖ مَّا لَهُم مِّنَ ٱللَّهِ مِنْ عَاصِمٍ ۖ كَأَنَّمَآ أُغْشِيَتْ وُجُوهُهُمْ قِطَعًا مِّنَ ٱلَّيْلِ مُظْلِمًا ۚ أُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلنَّارِ ۖ هُمْ فِيهَا خَٰلِدُونَ

Kelime Listesi

NoOkunuşAnlamıArapçaKökKökü
1 ve nada ve seslendi وَنَادَىٰٓ ndw ندو
2 eshabu halkı أَصْحَٰبُ SHb صحب
3 l-cenneti cennet ٱلْجَنَّةِ jnn جنن
4 eshabe halkına أَصْحَٰبَ SHb صحب
5 n-nari ateş ٱلنَّارِ nwr نور
6 en ki أَن ›
7 kad muhakkak قَدْ ›
8 vecedna biz bulduk وَجَدْنَا wjd وجد
9 ma şeyi مَا ›
10 veadena bize va'dettiğini وَعَدَنَا wEd وعد
11 rabbuna Rabbimizin رَبُّنَا rbb ربب
12 hakkan gerçek حَقًّا Hqq حقق
13 fehel mu? فَهَلْ ›
14 vecedtum siz buldunuz وَجَدتُّم wjd وجد
15 ma şeyi مَّا ›
16 veade size va'dettiğini وَعَدَ wEd وعد
17 rabbukum Rabbinizin رَبُّكُمْ rbb ربب
18 hakkan gerçek حَقًّا Hqq حقق
19 kalu dediler قَالُوا۟ qwl قول
20 neam evet نَعَمْ ›
21 feezzene ve seslendi فَأَذَّنَ Apn اذن
22 mu'ezzinun bir ünleyici مُؤَذِّنٌۢ Apn اذن
23 beynehum aralarından بَيْنَهُمْ byn بين
24 en diye أَن ›
25 lea'netu la'neti لَّعْنَةُ lEn لعن
26 llahi Allah'ın ٱللَّهِ ›
27 ala üzerine olsun عَلَى ›
28 z-zalimine zalimlerin ٱلظَّٰلِمِينَ Zlm ظلم

Diğer Mealler

1. Meal

Cennetlikler, cehennemliklere: "Biz Rabbimizin bize vadettiğini gerçek bulduk, Rabbinizin size de vadettiğini gerçek buldunuz mu?" diye seslenirler, "Evet" derler. Aralarında bir münadi, "Allah'ın laneti Allah yolundan alıkoyan, o yolun eğriliğini isteyen ve ahireti inkar eden zalimleredir" diye seslenir.

2. Meal

Cennet ehli, cehennem ehline, "Rabbimizin bize vaad ettiklerinin gerçek olduğunu gördük; siz de Rabbinizin size vaad ettiklerini gerçekleşmiş buldunuz mu?" diye seslenir. "Evet!" derler. Aralarından bir çağrıcı, "Allah'ın laneti zalimlerin üzerine olsun!" diye bağırır.

3. Meal

(44, 45) Cennet halkı ateş halkına "Biz Rabbimizin bize vadettiğini gerçekleşmiş bulduk; siz de Rabbinizin size vadettiğini gerçekleşmiş buldunuz mu?" diye seslenecekler; onlar da "Evet!" diyecekler. Aralarında bir çağrıcı "Allah'ın laneti, (insanları) Allah'ın yolundan alıkoyan, o (yol)u eğri gösteren ve ahireti de inkâr eden zalimlerin üzerine olsun!" diye seslenecektir.

4. Meal

Bahçe halkı cehennem halkına seslenir: "Efendimizin bize söz verdiğini gerçek olarak bulduk. Efendinizin size söz verdiğini siz de gerçek olarak buldunuz mu?" "Evet!" derler. Biri aralarında şunu ilan eder: "ALLAH'ın laneti zalimlerin üzerine olsun."

5. Meal

Cennet ahalisi, cehennem ahalisine şöyle seslenir: "Rabbimizin bize verdiği sözün gerçek olduğunu gördük. Rabbinizin size verdiği sözün gerçek olduğunu siz de gördünüz değil mi?" (deyince) "Evet!" derler. Aralarında bir tellal şöyle haykırır: "Allah yanlış yapan o kimseleri dışlasın (lanetlesin)!

6. Meal

Ve cennetin yoldaşları, ateşin yoldaşlarına, şöyle seslenirler: "Efendimizin bize sözünü verdiklerini gerçek olarak bulduk. Efendinizin size sözünü verdiklerini siz de gerçek olarak buldunuz mu?" "Evet!" derler. Bunun üzerine, aralarından bir duyurucu seslenir: "Allah'ın laneti, haksızlık yapanların üzerine olsun!"

7. Meal

Ve cennetlikler cehennemliklere: "Rabbimiz bize ne vaad ettiyse hepsini gerçekleşmiş bulduk; siz de Rabbinizin size vaad ettiklerinin hepsini gerçekleşmiş buldunuz mu?" diye seslenecekler. "Evet!.." diye cevap verecekler. Bunun üzerine içlerinden bir münadi haykıracak: "Allah lanet etsin tüm zalimlere!..

8. Meal

Cennet halkı ateş halkına şöyle seslenir: "Biz, Rabbimizin bize vaat ettiğini gerçek bulduk. Peki siz, Rabbinizin size vaat ettiğini gerçek buldunuz mu?" Onlar, "evet" derler. Aralarında bir duyurucu şunu ilan eder: "Allah'ın laneti zalimlerin üzerine olsun!"

9. Meal

Cennet halkı, ateş halkına (şöyle) seslenecekler: "Bize Rabbimizin vadettiğini gerçek buldunuz mu?" Onlar da: "Evet" derler. Bundan sonra içlerinden seslenen biri (şöyle) seslenecektir: "Allah'ın laneti zalimlerin üzerine olsun."

10. Meal

Bir de cennetlikler, cehennemliklere şöyle seslenirler: "Gerçekten biz, Rabbimizin bize vadettiğinin gerçek olduğunu bulduk. Siz de Rabbinizin size vadettiğinin gerçek olduğunu buldunuz mu?" Onlar da: "Evet" derler. Derken aralarında bir çağırıcı şöyle bağırmaya başlar: "Allah'ın laneti o zalimlerin üstüne olsun!

11. Meal

Ve cennetlikler, ateşliklere, "Rabbimiz bize ne söz verdiyse, bütünüyle gerçekleşmiş bulduk; ya siz, siz de Rabbinizin size vaat ettiği şeyi gerçekleşmiş buldunuz mu?" diye seslenecekler. (Berikiler): "Ah, evet!" diye karşılık verecekler. Bunun üzerine içlerinden bir ses haykıracak: "Allahın laneti, zalimlere elverir,

12. Meal

Cennetlikler cehennemliklere, "Rabbimizin bize va'dettiğini biz gerçek bulduk. Siz de Rabbinizin va'dettiğini gerçek buldunuz mu?" diye seslenirler. Onlar, "Evet" derler. O zaman aralarında bir duyurucu, "Allah'ın laneti zalimlere!" diye seslenir.

13. Meal

Bir de o eshabı Cennet eshabı nara şöyle nida etmektedir: hakıkat biz rabbımızın bize va'd buyurduğunu hak bulduk, siz de rabbınızın va'd buyurduğunu hak buldunuz mu? Onlar evet, demektedirler, derken bir müezzin aralarında şu mealde bir ezan vermeğe başlamıştır: Allahın la'neti o zalimler üstüne

14. Meal

Cennet halkı, ateş halkına seslendi: "Rabbimizin bize va'dettiğini biz gerçek bulduk. Siz de Rabbinizin size va'dettiğini gerçek buldunuz mu?" (Onlar da): "Evet", dediler ve aralarından bir ünleyici: "Allah'ın la'neti zalimlerin üzerine olsun!" diye ünledi.

15. Meal

Cennet halkı, ateş halkına (şöyle) seslenecek: "Bize rabbimizin vadettiğini gerçek buldunuz mu?" Onlar da: "Evet" derler. Bundan sonra içlerinden seslenen biri (şöyle) seslenecektir: "Tanrı'nın laneti zalimlerin üzerine olsun."

16. Meal

Cennet yaranı, ateş yaranına (cehennemliklere): "Rabbimizin bize va'detdiğini hak bulduk. Siz de Rabbinizin (tehdid olarak) bildirdiğini (cezayı) gerçek buldunuz mu?" diye nida eder (ler). Onlar da: "Evet (öyle bulduk)" derler. Bunun üzerine aralarında bir münadi: "Allahın la'neti zaalimlerin tepesine" diye ünler.

17. Meal

Cennet ashabı, cehennem ashabına: Rabbımızın bize vaadettiğini hak bulduk. Siz de rabbınızın size vaadettiğini hak buldunuz mu? diye seslendiler.

18. Meal

(44-45) Cennet ehli, cehennem ehline (şöyle) seslenir: -Biz, Rabbimizin bize vaad ettiğinin gerçek olduğunu gördük. Siz de Rabbinizin vaadini gerçek buldunuz mu? Onlar da: -Evet! derler. Aralarında bir münadi: -Allah'ın laneti; ahireti inkar ederek, (insanları) Allah'ın yolundan saptıran zalimlerin üzerinedir! diye seslenir.

19. Meal

(44-45) Cennetlikler cehennemliklere: "Biz, Rabbimizin bize vad ettiği şeylerin gerçek olduğunu gördük; siz de Rabbinizin size vad ettiklerinin gerçekleştiğini gördünüz mü?" deyince onlar: "Evet" diye cevap verirler. Derken bir görevli aralarında: "Allah'ın laneti o zalimlere olsun ki onlar insanları Allah yolundan uzaklaştırır, onu eğri büğrü göstermek isterlerdi ve onlar ahireti de inkar ederlerdi." diye nida eder.

20. Meal

Cennet halkı Nar (ateş - radyasyon) ehline: "Rabbimizin bize söz verdiklerini hakkıyla bulduk... Rabbinizin söz verdiklerini hakkıyla buldunuz mu?" diye nida ettiler... Onlar da: "Evet" dediler... (Derken) aralarından bir seslenen: "Allah laneti zalimler üzerinedir" diye ilan eder.

21. Meal

Cennet halkı cehennem halkına seslenir: 'Rabbimizin bize söz verdiğini gerçek olarak bulduk. Rabbinizin size söz verdiğini siz de gerçek olarak buldunuz mu?' 'Evet!,' derler. Biri aralarında şunu ilan eder: 'ALLAH'ın laneti zalimlerin üzerine olsun.'

Delillendirilen Son 10 Ayet

Yükleniyor…

Canlı yayın — SALAT

Yükleniyor…

TikTok canlı yayın