D E L İ L L E R
Bu ayet henüz delillendirilmemiş.
Kelime Listesi
| No | Okunuş | Anlamı | Arapça | Kök | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ya eyyuha | ey | يَٰٓأَيُّهَا | |
› |
| 2 | n-nebiyyu | nebi | ٱلنَّبِىُّ | nbA |
نبا |
| 3 | inna | şüphesiz biz | إِنَّآ | |
› |
| 4 | ehlelna | helal kıldık | أَحْلَلْنَا | Hll |
حلل |
| 5 | leke | sana | لَكَ | |
› |
| 6 | ezvaceke | eşlerini | أَزْوَٰجَكَ | zwj |
زوج |
| 7 | l-lati | ٱلَّٰتِىٓ | |
› | |
| 8 | ateyte | verdiğin | ءَاتَيْتَ | Aty |
اتي |
| 9 | ucurahunne | ücretlerini (mehirlerini) | أُجُورَهُنَّ | Ajr |
اجر |
| 10 | ve ma | ve | وَمَا | |
› |
| 11 | meleket | malik olduklarını | مَلَكَتْ | mlk |
ملك |
| 12 | yeminuke | elinde | يَمِينُكَ | ymn |
يمن |
| 13 | mimma | -nden | مِمَّآ | |
› |
| 14 | efa'e | ganimet verdiği- | أَفَآءَ | fyA |
فيا |
| 15 | llahu | Allah'ın | ٱللَّهُ | |
› |
| 16 | aleyke | sana | عَلَيْكَ | |
› |
| 17 | ve benati | ve kızlarını | وَبَنَاتِ | bny |
بني |
| 18 | ammike | amcanın | عَمِّكَ | Emm |
عمم |
| 19 | ve benati | ve kızlarını | وَبَنَاتِ | bny |
بني |
| 20 | ammatike | halalarının | عَمَّٰتِكَ | Emm |
عمم |
| 21 | ve benati | ve kızlarını | وَبَنَاتِ | bny |
بني |
| 22 | halike | dayının | خَالِكَ | xwl |
خول |
| 23 | ve benati | ve kızlarını | وَبَنَاتِ | bny |
بني |
| 24 | halatike | teyzelerinin | خَٰلَٰتِكَ | xwl |
خول |
| 25 | l-lati | ٱلَّٰتِى | |
› | |
| 26 | hacerne | hicret eden | هَاجَرْنَ | hjr |
هجر |
| 27 | meake | seninle beraber | مَعَكَ | |
› |
| 28 | vemraeten | ve kadını | وَٱمْرَأَةً | mrA |
مرا |
| 29 | mu'mineten | inanmış | مُّؤْمِنَةً | Amn |
امن |
| 30 | in | eğer | إِن | |
› |
| 31 | vehebet | hibe ederse | وَهَبَتْ | whb |
وهب |
| 32 | nefseha | kendisini | نَفْسَهَا | nfs |
نفس |
| 33 | linnebiyyi | nebiye | لِلنَّبِىِّ | nbA |
نبا |
| 34 | in | eğer | إِنْ | |
› |
| 35 | erade | dilediyse | أَرَادَ | rwd |
رود |
| 36 | n-nebiyyu | nebiyi | ٱلنَّبِىُّ | nbA |
نبا |
| 37 | en | أَن | |
› | |
| 38 | yestenkihaha | kendisini nikahlamayı | يَسْتَنكِحَهَا | nkH |
نكح |
| 39 | halisaten | mahsus olarak | خَالِصَةً | xlS |
خلص |
| 40 | leke | sana | لَّكَ | |
› |
| 41 | min | مِن | |
› | |
| 42 | duni | dışında | دُونِ | dwn |
دون |
| 43 | l-mu'minine | mü'minlerin | ٱلْمُؤْمِنِينَ | Amn |
امن |
| 44 | kad | elbette | قَدْ | |
› |
| 45 | alimna | biz biliyoruz | عَلِمْنَا | Elm |
علم |
| 46 | ma | şeyi | مَا | |
› |
| 47 | feradna | gerekli kıldığımız | فَرَضْنَا | frD |
فرض |
| 48 | aleyhim | onlara | عَلَيْهِمْ | |
› |
| 49 | fi | hakkında | فِىٓ | |
› |
| 50 | ezvacihim | eşleri | أَزْوَٰجِهِمْ | zwj |
زوج |
| 51 | ve ma | ve | وَمَا | |
› |
| 52 | meleket | malik oldukları | مَلَكَتْ | mlk |
ملك |
| 53 | eymanuhum | ellerinin | أَيْمَٰنُهُمْ | ymn |
يمن |
| 54 | likeyla | için | لِكَيْلَا | |
› |
| 55 | yekune | olmaması | يَكُونَ | kwn |
كون |
| 56 | aleyke | sana | عَلَيْكَ | |
› |
| 57 | haracun | bir zorluk | حَرَجٌ | Hrj |
حرج |
| 58 | ve kane | ve | وَكَانَ | kwn |
كون |
| 59 | llahu | Allah | ٱللَّهُ | |
› |
| 60 | gafuran | çok bağışlayan | غَفُورًا | gfr |
غفر |
| 61 | rahimen | çok esirgeyendir | رَّحِيمًا | rHm |
رحم |
Diğer Mealler
Mehirlerini verdiğin eşlerini, Allah'ın sana ganimet olarak verdiği cariyeleri, seninle beraber hicret eden amcanın kızlarını, halalarının kızlarını, dayının kızlarını, teyzelerinin kızlarını ve Peygamber nikahlanmayı dilediği takdirde müminlerden ayrı, sırf sana mahsus olmak üzere kendisinin mehrini Peygambere hibe eden mümin kadını almanı helal kılmışızdır. Bir zorluğa uğramaman için; müminlerin eşleri ve cariyeleri hakkında onların üzerine neyi farz kılmış olduğumuzu bildirmiştik. Allah bağışlayandır, merhamet edendir.
Ey Peygamber! Mehirlerini verdiğin eşlerini ve Allah'ın sana bahşettiği savaş esirleri arasından sağ elinin altında bulunanları sana helal kıldık. Seninle beraber hicret eden amcanın, halanın, dayının ve teyzenin kızlarını da helal kıldık. Eğer Peygamber kendisiyle evlenmek isterse, kendisini mehirsiz olarak peygambere bağışlayan herhangi bir mümin kadını da inananlara değil de sadece sana helal kıldık. Sana bir sıkıntı olmaması için, biz, eşleri ve cariyeleri hakkında onlara neyi farz kıldığımızı kesinlikle biliyoruz. Allah çok bağışlayıcıdır;çok merhametlidir.
Ey Peygamber! Mehirlerini verdiğin eşlerini, Allah'ın sana ganimet olarak verdiklerinden elinin altında bulunanları, amcanın, halanın, dayının ve teyzenin seninle birlikte hicret eden kızlarını sana helal kıldık. (Bir de) kendisini (mehirsiz bir şekilde) Peygamber'e hibe eden, Peygamber'in de nikâhlamak istediği mümin bir hanımı diğer müminlere değil, sadece sana özel olmak üzere (helal kıldık). Elbette biz sana bir zorluk olmasın diye eşleri ve ellerinin altında bulunanlar hakkında müminlere neyi farz kıldığımızı biliriz. Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.
Ey peygamber, mehirlerini vermiş bulunduğun eşlerini ve ALLAH'ın sana bağışladığı sözleşmenle üzerlerinde hak sahibi olduğun, seninle birlikte göç eden amcanın kızlarını, halalarının kızlarını, dayının kızlarını ve teyzelerinin kızlarını sana helal kılmışızdır. Ayrıca, peygamber dilerse, kendisini iman edenlere değil sadece peygambere mehirsiz olarak hibe eden birisiyle nikahlanabilir. Biz, eşleri ve sözleşmelileri hakkında üzerlerine yüklediğimiz sorumlulukları bildirmiştik ki güç bir duruma düşmeyesin. ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.
Ey Nebi! (Şu sayılanları) özel olarak sana helal kıldık: Mehirlerini verdiğin eşlerini, Allah'ın sana fey olarak verdiğinden hakimiyetin altında olanı, seninle beraber hicret eden amcanın kızlarını, halalarının kızlarını, dayının kızlarını, teyzelerinin kızlarını ve eğer nikahlamak istersen kendini sana hibe eden kadını, diğer müminlere değil, sadece sana helal kıldık. Müminlerin eşleri ve yönetimleri altındaki esirlerle ilgili hangi hükümleri koyduğumuzu elbette biliyoruz. Bütün bunlar sana bir sıkıntı olmasın diyedir. Çünkü Allah bağışlar, ikramı boldur.
Ey peygamber! Geçimlerini sağladığın eşlerini ve Allah'ın sana armağan olarak verdiklerinden yanında sana bağlı olanları ve seninle birlikte göç eden; amcanın kızları, halanın kızları, dayının kızları, teyzenin kızları, kendi istenciyle kendisini peygambere öneren ve peygamberin de almak istediği inanan kadınları sana helal yaptık. Yalnızca sana özgü olarak böyledir; diğer inananlara değil. Sana bir zorluk olmaması için, eşleri ve yanlarında kendilerine bağlı olanlar konusunda ne yapmaları gerektiğini de onlara bildirdik. Çünkü Allah, Sınırsız Bağışlayandır; Merhametlidir.
Sen ey Peygamber! Biz sana mehir bedellerini verdiğin eşlerini; savaş esirleri arasından sağ elinin altında bulunan kimseleri; seninle birlikte göç etmiş bulunan amca ve hala kızlarını, dayı ve teyze kızlarını; ve kendilerini Peygamber'e (mehir bedeli istemeksizin) sunan ve peygamberin de kendilerini nikahlamayı kabul ettiği mü'min kadınları -ki bu yalnızca sana hastır, diğer mü'minler için değildir- helal kıldık. Doğrusu onlara eşleri ve sağ elleri altında bulunanlar konusundaki talimatlarımızı bilmekteyiz; ne ki bununla amaçlanan, senin zor durumda kalmamandır: zaten Allah tarifsiz bir bağışlayıcıdır, eşsiz bir merhamet kaynağıdır.
Ey Peygamber! Biz sana şu hanımları helal kıldık: Mehirlerini verdiğin eşlerin, Allah'ın sana ganimet olarak verdiklerinden elinin altında bulunanlar, amcalarının, halalarının, dayılarının, teyzelerinin kızlarından seninle birlikte hicret edenler. Peygamber kendisiyle evlenmek istediğinde, kendisini Peygamber'e hibe eden mümin bir kadını da öteki müminlere değil, yalnız sana özgü olmak üzere helal kıldık. Onlara eşleri ve elleri altındakiler hakkında neler farz kıldığımızı biz biliriz. Sana bir zorluk olmasın diyedir bu... Allah Gafur'dur, Rahim'dir.
Ey Peygamber, gerçekten biz sana ücretlerini (mehirlerini) verdiğin eşlerini ve Allah'ın sana ganimet olarak verdikleri (savaş esirleri)nden sağ elinin malik olduğu (cariyeler) ile seninle birlikte hicret eden amcanın kızlarını, halanın kızlarını, dayının kızlarını ve teyzenin kızlarını helal kıldık; bir de, kendisini peygambere hibe eden ve peygamberin kendisini almak istediği mü'min bir kadını da, -mü'minler için olmaksızın yalnızca sana has olmak üzere- (senin için helal kıldık). Biz, kendi eşleri ve sağ ellerinin malik olduğu (cariyeleri) konusunda onlar (mü'minler) üzerine neyi farz kıldığımızı bildik (size bildirdik). Böylelikle senin için hiç bir güçlük olmasın. Allah çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.
Ey peygamber, Biz, özellikle sana şunları helal kıldık: Mehirlerini vermiş olduğun eşlerini, Allah'ın sana ganimet olarak verdiklerinden sahibi bulunduğun cariyeyi, amcanın kızlarından, halalarının kızlarından, dayının kızlarından, teyzelerinin kızlarından seninle birlikte hicret etmiş olanları; bir de inanan bir kadın eğer kendisini peygambere bağışlar da, peygamber de onunla evlenmek isterse onu, sadece sana, diğer mü'minlere değil. Onlara eşleri ve cariyeleri hakkında neleri farz kıldığımızı biliyoruz. Bunlar, sana bir darlık olmaması içindir. Allah çok bağışlayan, çok merhamet edendir.
Ey Peygamber! Mehirlerini verdiğin eşlerini ve Allah'ın sana bahşettiği savaş esirleri arasından sağ elinin altında bulunanları sana helal kıldık. Ve seninle birlikte (Yesrib'e) göç etmiş olan amcalarının ve halalarının kızlarını, dayılarının ve teyzelerinin kızlarını; ve kendilerini Peygamber'e özgür iradeleriyle teklif eden, Peygamber'in de almak istediği mümin kadınları (da sana helal kıldık): (bu sonuncusu) yalnız sana özgü bir imtiyazdır, öteki müminler için değil, (zaten) onlara eşleri ve sağ ellerinin altında bulunanlar konusunda yapmaları gerekeni bildirdik. (Ve) artık sen (gereksiz) bir endişeye kapılmamalısın, şüphesiz Allah çok bağışlayıcıdır, rahmet kaynağıdır.
Ey Peygamber! Biz sana mehirlerini verdiğin eşlerini, Allah'ın sana ganimet olarak verdiklerinden elinin altında bulunan kadınları; seninle beraber hicret eden, amcanın kızlarını, halalarının kızlarını, dayının kızlarını ve teyzelerinin kızlarını sana helal kıldık. Ayrıca, diğer mü'minlere değil de, sana has olmak üzere, mehirsiz olarak kendini Peygamber'e bağışlayan, Peygamber'in de kendisini nikahlamak istediği herhangi bir mü'min kadını da (sana helal kıldık.) Mü'minlere eşleri ve sahip oldukları cariyeleri hakkında farz kıldığımız şeyleri elbette bilmekteyiz. Bütün bunlar, sana herhangi bir zorluk olmaması içindir. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.
Ey o Peygamber! Biz bilhassa sana şunları halal kıldık: Mehirlerini vermiş olduğun zevcelerini ve Allahın sana ganimet kıldıklarından milki yeminin olan cariyeyi ve ammin kızlarından, dayın kızlarından, teyzen kızlarından seninle beraber hicret etmiş olanları, bir de mü'mine bir kadın kendini Peygambere hibe ederse Peygamber nikah etmek istediği takdirde onu, sade sana, sair mü'minlere değil, onlara zevceleri ve milki yeminleri hakkında ne farz kıldığımız ma'lumunuz, bunlar sana hiç bir darlık olmamak içindir, Allah gafur rahim bulunuyor.
Ey peygamber, biz, ücretlerini (mehirlerini) verdiğin eşlerini; Allah'ın sana ganimet olarak verdiğ(i savaş esir)lerinden elinin altında bulunan (cariye)leri; amcanın, halalarının, dayının ve teyzelerinin seninle beraber göç eden kızlarını sana helal kaldık. Bir de kendisini (mehirsiz olarak) peygambere hibe eden ve peygamberin de kendisini almak dilediği inanmış kadını, diğer mü'minlere değil, sırf sana mahsus olmak üzere (helal kıldık). Biz, eşleri ve ellerinin altında bulunan (cariye)leri hakkında mü'minlere yapmalarını gerekli kıldığımız şeyi bil(dir)dik. (Onların bu hususta ne yapması lazım geldiğini de daha önce açıkladık) ki, sana bir zorluk olmasın, (sen bir sıkıntıya, güç bir duruma düşmeyesin). Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir.
Ey Peygamber, gerçekten biz sana ücretlerini (mehirlerini) verdiğin eşlerini ve Tanrı'nın sana ganimet olarak verdikleri (savaş esirleri)nden sağ elinin malik olduğu (cariyeler) ile seninle birlikte hicret eden amcanın kızlarını, halanın kızlarını, dayının kızlarını ve teyzenin kızlarını helal kıldık; bir de, kendisini peygambere hibe eden ve peygamberin kendisini almak istediği inançlı (kadın)ı da, inançlı (erkek)ler için olmaksızın yalnızca sana has olmak üzere, (senin için helal kıldık). Biz, kendi eşleri ve sağ ellerinin malik olduğu (cariyeler) konusunda onlar (müminler) üzerine neyi farz kıldığımızı bildik (size bildirdik). Böylelikle senin için hiç bir güçlük olmasın. Tanrı çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.
Ey peygamber, mehirlerini verdiğin zevceleri ve Allahın sana ganiymet (olarak nasıyb) etdiklerinden sağ elinin malik olduğu kadınları, seninle beraber (Medineye) hicret eden amcanın kızlarını, halanın kızlarını, dayının kızlarını, teyzenin kızlarını, bir de eğer mü'min bir kadın kendisini peygambere bağışlayıb da eğer peygamber de nikahla almak isterse onu — (Fakat bu sonuncusunu) diğer mü'minlere değil, yalınız sana haas olmak üzere — senin için halal kıldık. Öbür (mü'min) lerin zevceleri ve sağ ellerinin malik oldukları (cariyeleri) hakkında uhdelerine ne farz etmiş olduğumuzu bildirdik. (Bağış suretiyle izdivacın sana tahsıysi) senin için hiçbir darlık olmaması içindir. Allah çok yarlığayıcıdır, çok esirgeyicidir.
Ey peygamber; Biz, mehirlerini verdiğin eşlerini, Allah'ın sana ganimet olarak verdiği cariyeleri, seninle beraber hicret eden amcanın kızlarını, halalarının kızlarını, dayının kızlarını, teyzelerinin kızlarını ve bir de eğer mü'min bir kadın kendisini peygambere hibe eder de peygamber de onunla evlenmeyi isterse onuki bu, mü'minlerden ayrı olarak sadece sana has olmak üzeresenin için helal kıldık. Sana bir zorluk olmasın diye mü'minlerin eşleri ve sağ ellerinin malik oldukları hakkında ne hükmettiğimizi bildirdik. Ve Allah; Gafur, Rahim olandır.
-Ey peygamber, mehirlerini ödediğin eşlerini, Allah'ın sana ganimet olarak verdiği cariyeleri, seninle birlikte hicret eden amcanın kızlarını, halalarının kızlarını, dayının kızlarını, teyzelerinin kızlarını, bir de mü'min bir kadın kendisini peygambere hibe ederse, peygamber de onu nikahlamak isterse, bunu diğer müminlere değil sadece sana mahsus olmak üzere helal kıldık. Onlara, eşleri ve cariyeleri hakkında neleri farz kıldığımızı biliyoruz. Sana bir sıkıntı vermemesi için böyle yaptık. Allah bağışlayıcıdır, merhametlidir.
Ey Peygamber! Biz, şu gruplara dahil kadınları sana helal kıldık: Mehirlerini verdiğin eşlerini, Allah'ın sana harp esiri olarak verdiği cariyeleri, seninle beraber hicret eden amcan kızlarını, halan kızlarını, dayın ve teyzen kızlarını, bir de mehir istemeksizin kendisini Peygambere hibe eden ve Peygamberin de kendisini nikahlamak istediği mümin kadını, diğer müminlere değil, sadece sana mahsus olmak üzere helal kıldık. Bizim, müminlerin eşleri ve ellerinin altındaki cariyeler hakkında gerekli kıldığımız mehir gibi hususlar, zaten malumumuz olup onları bildirmiştik. Hibe yoluyla mehirsiz evlenmeyi sana mahsus kılmamız, nikah konusunda senin için bir güçlük olmaması içindir. Allah gafurdur, rahimdir (çok affedicidir, merhamet ve ihsanı boldur).
Ey Nebi! Muhakkak ki biz sana mehrlerini verdiğin eşlerini, Allah'ın sana ganimet olarak verdiklerinden sağ elinin malik olduklarını (cariyeleri) ve seninle beraber hicret eden; amcanın kızlarını, halalarının kızlarını, dayının kızlarını ve teyzelerinin kızlarını; bir de eğer kendini O Nebi'ye hibe etmiş, O Nebi de onunla evlenmeyi dilemiş ise, iman etmiş bir kadını, diğer iman etmişler dışında sana özel olarak helal kıldık... Onlara eşleri ve cariyeleri hakkında neyi farz ettiğimizi mutlaka biliyoruz... Sana, bir vebal düşüncesi olmasın diye (bu hükümleri açıkladık)... Allah Ğafur'dur, Rahıym'dir.
Ey peygamber, mehirlerini vermiş bulunduğun eşlerini ve ALLAH'ın sana bağışladığı elinin altındakileri, seninle birlikte göç eden amcanın kızlarını, halalarının kızlarını, dayının kızlarını ve teyzelerinin kızlarını sana helal kılmışısızdır. Ayrıca, peygamber dilerse, kendisini inananlara değil sadece peygambere mehirsiz olarak hibe eden birisiyle nikahlanabilir. Biz, eşleri ve ellerinin altında bulunanlar hakkında üzerlerine yüklediğimiz sorumlulukları bildirmiştik ki güç bir duruma düşmeyesin. ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.
Delillendirilen Son 10 Ayet
Yükleniyor…
Canlı yayın — SALAT
Yükleniyor…