Ant olsun Biz, Kur'an'ı öğüt alınsın diye kolaylaştırdık. Var mı öğüt alıp düşünen?
6. Enam 51
Rabb'lerinin huzurunda hesaba çekilme korkusu olanları, onunla uyar. Kendileri için O'ndan başka ne bir şefaatçi ne de bir veli yoktur. Umulur ki takva sahibi olurlar.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
İngilizce Give this warning to those in whose (hearts) is the fear that they will be brought (to judgment) before their Lord: except for Him they will have no protector nor intercessor: that they may guard (against evil). ✖
Almanca Und warne hiermit diejenigen, die da fürchten, daß sie vor ihrem Herrn versammelt werden wo sie außer Ihm keinen Beschützer noch Fürsprecher haben werden, auf daß sie doch gottesfürchtig werden mögen. ✖
Özbekçe У билан Роббиларига тўпланишдан қўрқадиганларни огоҳлантир. Уларга Ундан ўзга валий ҳам, шафоатчи ҳам йўқ. Шоядки тақводор бўлсалар. ✖
وَأَنذِرْ بِهِ ٱلَّذِينَ يَخَافُونَ أَن يُحْشَرُوٓا۟ إِلَىٰ رَبِّهِمْ ۙ لَيْسَ لَهُم مِّن دُونِهِۦ وَلِىٌّ وَلَا شَفِيعٌ لَّعَلَّهُمْ يَتَّقُونَ
Konuşan: Yok Konuşulan: Yok Muhatap: Yok
Kelimeye tıklayın: Arapçası işaretlenir · Çift tıklayın: kök ve geçtiği ayetler

D E L İ L L E R

kelime ana ayetle aynı okunuş kelime ana ayetle aynı kök ifade delillendirilen ifadeye karşılık gelen bölüm
1: onunla uyar. O öğüt yardımcımızdır . 6 ayet
Ant olsun ki, gerçekten içinde sizin öğüdünüz olan bir kitap indirdik. Hala aklınızı kullanmayacak mısınız?
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
لَقَدْ أَنزَلْنَآ إِلَيْكُمْ كِتَٰبًا فِيهِ ذِكْرُكُمْ ۖ أَفَلَا تَعْقِلُونَ
Öyleyse sen, sana vahyedilen ile sımsıkı tut. Kuşkusuz sen sıratı mustakim üzerindesin.
mealde düzenleme yapılmıştır.
فَٱسْتَمْسِكْ بِٱلَّذِىٓ أُوحِىَ إِلَيْكَ ۖ إِنَّكَ عَلَىٰ صِرَٰطٍ مُّسْتَقِيمٍ
Ve Kuşkusuz O kesinlikle bir hatırlatmadır. Kesinlikle senin ve senin kavmin için ve ilerde sorulacaksınız.
mealde düzenleme yapılmıştır.
وَإِنَّهُۥ لَذِكْرٌ لَّكَ وَلِقَوْمِكَ ۖ وَسَوْفَ تُسْـَٔلُونَ
Yoksa Allah'ın yanı sıra şefaatçiler mi edindiler? De ki: "Onlar hiçbir şeye sahip olmasalar ve akıl etmeseler de mi?
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
أَمِ ٱتَّخَذُوا۟ مِن دُونِ ٱللَّهِ شُفَعَآءَ ۚ قُلْ أَوَلَوْ كَانُوا۟ لَا يَمْلِكُونَ شَيْـًٔا وَلَا يَعْقِلُونَ
De ki: "Şefaat etme tamamıyla Allah'ın elindedir. Göklerin ve yerin egemenliği yalnızca O'na aittir. Sonra O'na döndürüleceksiniz.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
قُل لِّلَّهِ ٱلشَّفَٰعَةُ جَمِيعًا ۖ لَّهُۥ مُلْكُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ ۖ ثُمَّ إِلَيْهِ تُرْجَعُونَ
De ki: "Tanıklık yönünden hangi şey daha büyüktür?" De ki: "Aramızda ve aranızda tanık Allah'tır. Bu Kur'an; bana, sizi ve ulaştığı herkesi onun ile uyarmam için vahyedildi. Yoksa Allah ile beraber başka ilahlar olduğuna tanıklık mı ediyorsunuz? De ki: "Ben tanıklık etmem." De ki: "O ancak tek ilahtır. Kuşkusuz ben, sizin şirk koştuğunuz şeylerden uzağım."
mealde düzenleme yapılmıştır.
قُلْ أَىُّ شَىْءٍ أَكْبَرُ شَهَٰدَةً ۖ قُلِ ٱللَّهُ ۖ شَهِيدٌۢ بَيْنِى وَبَيْنَكُمْ ۚ وَأُوحِىَ إِلَىَّ هَٰذَا ٱلْقُرْءَانُ لِأُنذِرَكُم بِهِۦ وَمَنۢ بَلَغَ ۚ أَئِنَّكُمْ لَتَشْهَدُونَ أَنَّ مَعَ ٱللَّهِ ءَالِهَةً أُخْرَىٰ ۚ قُل لَّآ أَشْهَدُ ۚ قُلْ إِنَّمَا هُوَ إِلَٰهٌ وَٰحِدٌ وَإِنَّنِى بَرِىٓءٌ مِّمَّا تُشْرِكُونَ

Kelime Listesi

NoOkunuşAnlamıArapçaKökKökü
1 ve enzir ve uyar وَأَنذِرْ npr نذر
2 bihi onunla بِهِ ›
3 ellezine kimseleri ٱلَّذِينَ ›
4 yehafune korkan(ları) يَخَافُونَ xwf خوف
5 en ki أَن ›
6 yuhşeru toplanacaklardır يُحْشَرُوٓا۟ H$r حشر
7 ila (huzuru)na إِلَىٰ ›
8 rabbihim Rablerine رَبِّهِمْ rbb ربب
9 leyse yoktur لَيْسَ lys ليس
10 lehum kendilerinin لَهُم ›
11 min مِّن ›
12 dunihi O'ndan başka دُونِهِۦ dwn دون
13 veliyyun ne dostları وَلِىٌّ wly ولي
14 ve la ne de وَلَا ›
15 şefiun destekçileri شَفِيعٌ $fE شفع
16 leallehum belki لَّعَلَّهُمْ ›
17 yettekune korunurlar يَتَّقُونَ wqy وقي

Diğer Mealler

1. Meal

Rablerine toplanacaklarından korkanları Kuran ile uyar. O'ndan başka bir dost ve aracıları yoktur. Umulur ki Allah'tan sakınalar.

2. Meal

Rabblerinin huzurunda toplanacaklarından korkanları, Kur'an ile uyar! Onlar için Rabblerinden başka ne bir dost ne de bir aracı vardır; belki sakınırlar.

3. Meal

Umulur ki takvâlı (duyarlı) davranırlar diye kendileri için O'nun peşi sıra hiçbir dost ve şefaatçinin bulunmadığı (mahşer gününde) Rablerinin huzurunda toplanacaklarından korkanları onunla (Kur'an ile) uyar!

4. Meal

Rab'lerinin huzuruna çıkacaklarının heyecanıyla dolanları bununla uyar: O'ndan başka bir sahipleri ve aracıları (şefaatçileri) yok. Belki korunurlar.

5. Meal

Rablerinin huzuruna çıkarılacakları için korkanları, bununla (bu Kitapla) uyar. Orada onların ne bir dostu ne de şefaatçileri olacaktır. Belki çekinip kendilerini korurlar.

6. Meal

Efendilerinin karşısında toplanacaklarından korkanları, Onunla uyar. Onlar için, O'ndan başka ayrıca, ne bir dost ne de bir ara bulucu yoktur. Böylece, belki sorumluluk bilincine erişirler.

7. Meal

Kendilerini O'na karşı savunacak bir dost ya da O'nun katında şefaat edecek birileri olmadan Allah'ın huzuruna çıkmaktan korkanları vahiyle uyar ki, O'na karşı sorumluluk bilinciyle hareket etsinler.

8. Meal

Rablerinin huzurunda haşredileceklerinden korkanları, o vahiy ile uyar ki korunabilsinler. Onların O'ndan başka ne bir dostu vardır ne de şefaatçısı.

9. Meal

Rablerine (götürülüp) toplanacaklarından korkanları onunla (Kur'an'la) uyarıp korkut; onlar için ondan başka ne velileri vardır ne şefaatçileri. Umulur ki korkup sakınırlar.

10. Meal

Rablerinin huzurunda toplanacaklarından korkanları Kur'an'la uyar. Öyleki, kendileri için O'nun huzurunda ne bir dost ne de bir şefaatçı vardır. Gerekir ki Allah'tan korkarlar.

11. Meal

Kendilerini Allaha karşı koruyacak veya Onun nezdinde şefaat edecek birisi olmadan Allahın huzurunda toplanmaktan korkanları böylece uyar ki Ona karşı sorumluluklarının bilincine (tam olarak) varabilsinler.

12. Meal

Kendileri için Allah'tan başka ne bir dost, ne de bir şefaatçi bulunmaksızın, Rab'lerinin huzurunda toplanmaktan korkanları, Allah'a karşı gelmekten sakınsınlar diye, onunla (Kur'an ile) uyar.

13. Meal

Hem bununla şunları inzar eyle ki rablarının huzuruna haşrolunacaklarından korkarlar, öyle ki kendileri için onun huzurunda ne bir dost ne bir şefaatci yok, gerektir ki onlar korunurlar

14. Meal

Rablerin(in huzuru)na toplanacakların(a inanıp bu durum)dan korkanları onunla uyar ki; kendilerinin, O'ndan başka ne dostları, ne de destekçileri yoktur. (Onları uyar), belki korunurlar.

15. Meal

Rablerine (götürülüp) toplanacaklarından korkanları onunla (Kuran'la) uyarıp korkut. Onlar için ondan başka ne velileri vardır ne şefaatçileri. Umulur ki korkup sakınırlar.

16. Meal

Rablerine (götürülüb) toplanacaklarından korkanları sen onunla (Kur'an ile) inzar et ki onların Ondan (Rablerinden) başka ne bir yari, ne de bir şefaatçisi yokdur. (Senin bu inzarın) onların sakınmaları içindir.

17. Meal

Rabblarına toplanacaklarından korkanları, sen onunla uyar. O'ndan başka bir dost ve şefaatçıları yoktur. Umulur ki sakınalar.

18. Meal

Rab'lerinin huzurunda toplanacaklarından korkanları (vahy) ile uyar ki onların Allah'tan başka velileri ve şefaatçıları yoktur. Umulur ki korunurlar.

19. Meal

Allah'ın huzurunda toplandıklarında, Allah'tan başka birtakım tanrıların, kendilerini kurtaracaklarına inanan o kimseleri sen Kur'an'la uyar ki, O'nun huzurunda kendilerini savunacak ne bir hamileri, ne de bir şefaatçileri olmayacaktır. Böylece umulur ki bu şirkten sakınırlar.

20. Meal

Rablerine haşrolunmalarından korkanları O'nunla (nefslerindeki Esma kuvvelerinin yaşatacakları konusunda) uyar... Onların O'nun dununda ne bir Veliyy'i ve ne de bir şefaat edicisi vardır... Umulur ki takvayı gerçekleştirirler.

21. Meal

Rab'lerinin huzuruna çıkacaklarının heyecanıyla dolanları onunla (Kuran'la) uyar: O'ndan başka bir sahipleri ve şefaatçıları (aracıları) yok. Belki korunurlar.

Delillendirilen Son 10 Ayet

Yükleniyor…

Canlı yayın — SALAT

Yükleniyor…

TikTok canlı yayın