Ant olsun Biz, Kur'an'ı öğüt alınsın diye kolaylaştırdık. Var mı öğüt alıp düşünen?
30. Rum 57
Artık İzin günü zalim kimselerin mazeretleri yarar sağlamaz. Onlardan mazeret de istenmeyecek.
mealde düzenleme yapılmıştır.
İngilizce So on that Day no excuse of theirs will avail the transgressors, nor will they be invited (then) to seek grace (by repentance). ✖
Almanca So werden denn an jenem Tage den Ungerechten ihre Ausreden nichts fruchten, noch werden sie Gunst finden. ✖
Özbekçe Бас, бугунги кунда зулм қилганларга маъзиратлари манфаат бермас ҳамда улар итобга ҳам қайтарилмаслар. (Ортга қайтсак, Аллоҳ рози бўладиган ишларни қилар эдик, деб ёлборсалар ҳам, қайтарилмайдилар.) ✖
فَيَوْمَئِذٍ لَّا يَنفَعُ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ مَعْذِرَتُهُمْ وَلَا هُمْ يُسْتَعْتَبُونَ
Konuşan: Yok Konuşulan: Yok Muhatap: Yok
Kelimeye tıklayın: Arapçası işaretlenir · Çift tıklayın: kök ve geçtiği ayetler

D E L İ L L E R

kelime ana ayetle aynı okunuş kelime ana ayetle aynı kök ifade delillendirilen ifadeye karşılık gelen bölüm
1: Artık İzin günü zalim kimselerin mazeretleri yarar sağlamaz Mazeretleri ne olacak ki ? 14 ayet
Ve eğer Biz, ondan önce bir azap ile onları yok etseydik, "Ey Rabb'imiz! Bize bir resul gönderseydin de hor ve rezil olmadan önce Sen'in ayetlerine uysaydık ya!" diyeceklerdi.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
وَلَوْ أَنَّآ أَهْلَكْنَٰهُم بِعَذَابٍ مِّن قَبْلِهِۦ لَقَالُوا۟ رَبَّنَا لَوْلَآ أَرْسَلْتَ إِلَيْنَا رَسُولًا فَنَتَّبِعَ ءَايَٰتِكَ مِن قَبْلِ أَن نَّذِلَّ وَنَخْزَىٰ
Ey Kitap Ehli! Resullerin arasının kesildiği bir dönemde size gerçekleri açıklayan resulümüz geldi. "Bize herhangi bir müjdeleyici ve uyarıcı gelmedi." demeyesiniz diye, müjdeleyici ve uyarıcı olarak. Allah, Her Şeye Gücü Yeten'dir.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
يَٰٓأَهْلَ ٱلْكِتَٰبِ قَدْ جَآءَكُمْ رَسُولُنَا يُبَيِّنُ لَكُمْ عَلَىٰ فَتْرَةٍ مِّنَ ٱلرُّسُلِ أَن تَقُولُوا۟ مَا جَآءَنَا مِنۢ بَشِيرٍ وَلَا نَذِيرٍ ۖ فَقَدْ جَآءَكُم بَشِيرٌ وَنَذِيرٌ ۗ وَٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ
Eğer elleriyle sundukları nedeniyle onlara bir bela isabet ederse: "Rabb'imiz! Keşke bize bir resul gönderseydin böylece biz, Senin ayetlerine tabi olur ve inananlardan olurduk." diyemesinler diye.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
وَلَوْلَآ أَن تُصِيبَهُم مُّصِيبَةٌۢ بِمَا قَدَّمَتْ أَيْدِيهِمْ فَيَقُولُوا۟ رَبَّنَا لَوْلَآ أَرْسَلْتَ إِلَيْنَا رَسُولًا فَنَتَّبِعَ ءَايَٰتِكَ وَنَكُونَ مِنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ
ve O azabın kendilerine geleceği gün ile insanları uyar. Zulmeden kimseler diyecekler ki : "Rabb'imiz! Bizi yakın bir ecele kadar ertele. Senin davetine gelelim ve o resullere uyalım." diyecekler. Allah da: "Daha önce düşüş olmayacağına yemin edenler siz değil misiniz?
mealde düzenleme yapılmıştır.
وَأَنذِرِ ٱلنَّاسَ يَوْمَ يَأْتِيهِمُ ٱلْعَذَابُ فَيَقُولُ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ رَبَّنَآ أَخِّرْنَآ إِلَىٰٓ أَجَلٍ قَرِيبٍ نُّجِبْ دَعْوَتَكَ وَنَتَّبِعِ ٱلرُّسُلَ ۗ أَوَلَمْ تَكُونُوٓا۟ أَقْسَمْتُم مِّن قَبْلُ مَا لَكُم مِّن زَوَالٍ
Veya "Allah bana doğru yolu gösterseydi, takva sahibi olurdum." dememeniz için;
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
أَوْ تَقُولَ لَوْ أَنَّ ٱللَّهَ هَدَىٰنِى لَكُنتُ مِنَ ٱلْمُتَّقِينَ
Hiç beklemediğiniz bir anda, size ansızın O azap gelmeden önce, Rabb'inizden sizin üzerinize ne indirildiyse en iyi olana uyun.
mealde düzenleme yapılmıştır.
وَٱتَّبِعُوٓا۟ أَحْسَنَ مَآ أُنزِلَ إِلَيْكُم مِّن رَّبِّكُم مِّن قَبْلِ أَن يَأْتِيَكُمُ ٱلْعَذَابُ بَغْتَةً وَأَنتُمْ لَا تَشْعُرُونَ
Sonunda: "Allah'a karşı aşırı gittiğimden dolayı yazıklar olsun bana! Doğrusu ben alay edenlerdendim." Dememeniz için;
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
أَن تَقُولَ نَفْسٌ يَٰحَسْرَتَىٰ عَلَىٰ مَا فَرَّطتُ فِى جَنۢبِ ٱللَّهِ وَإِن كُنتُ لَمِنَ ٱلسَّٰخِرِينَ
Veya azabı gördüğü zaman, "Keşke bir kez daha dünyaya dönme imkanım olsaydı, o zaman muhsinlerden olurdum." dememeniz için.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
أَوْ تَقُولَ حِينَ تَرَى ٱلْعَذَابَ لَوْ أَنَّ لِى كَرَّةً فَأَكُونَ مِنَ ٱلْمُحْسِنِينَ
"Kitap, bizden önce yalnızca iki topluluğa indirildi, biz onların edindikleri bilgiden habersizdik." dememeniz için;
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
أَن تَقُولُوٓا۟ إِنَّمَآ أُنزِلَ ٱلْكِتَٰبُ عَلَىٰ طَآئِفَتَيْنِ مِن قَبْلِنَا وَإِن كُنَّا عَن دِرَاسَتِهِمْ لَغَٰفِلِينَ
Veya "Eğer bize kitap indirilseydi, biz onlardan daha iyi doğru yolda olurduk." dememeniz için, Rabb'inizden size apaçık bir beyyinat, bir hidayet ve bir rahmet geldi. Allah'ın ayetlerini yalanlayıp, ondan yüz çevirenden daha zalim kim olabilir? Âyetlerimizden yüz çevirenleri, yüz çevirmelerinden dolayı azabın en kötüsü ile cezalandıracağız.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
أَوْ تَقُولُوا۟ لَوْ أَنَّآ أُنزِلَ عَلَيْنَا ٱلْكِتَٰبُ لَكُنَّآ أَهْدَىٰ مِنْهُمْ ۚ فَقَدْ جَآءَكُم بَيِّنَةٌ مِّن رَّبِّكُمْ وَهُدًى وَرَحْمَةٌ ۚ فَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّن كَذَّبَ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ وَصَدَفَ عَنْهَا ۗ سَنَجْزِى ٱلَّذِينَ يَصْدِفُونَ عَنْ ءَايَٰتِنَا سُوٓءَ ٱلْعَذَابِ بِمَا كَانُوا۟ يَصْدِفُونَ
"Ey Rabb'imiz! Biz büyüklerimize ve beylerimize uyduk, onlar da bizi yanlış yola saptırdılar." derler.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
وَقَالُوا۟ رَبَّنَآ إِنَّآ أَطَعْنَا سَادَتَنَا وَكُبَرَآءَنَا فَأَضَلُّونَا ٱلسَّبِيلَا۠
Dediler ki: "Rabb'imiz! Azgınlığımıza yenilen sapkın bir halktık."
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
قَالُوا۟ رَبَّنَا غَلَبَتْ عَلَيْنَا شِقْوَتُنَا وَكُنَّا قَوْمًا ضَآلِّينَ
Ve Rabbin ademoğullarının sırtlarından zürriyetlerini aldığı zaman ve onları kendilerinin üzerlerine tanık tutmuştu ''Ben Rabbiniz ile değil miyim?'' Dediler ; ''Evet tanığız'' O Kıyamet günü "Biz bundan habersizdik." demeyesiniz diye.
mealde düzenleme yapılmıştır.
وَإِذْ أَخَذَ رَبُّكَ مِنۢ بَنِىٓ ءَادَمَ مِن ظُهُورِهِمْ ذُرِّيَّتَهُمْ وَأَشْهَدَهُمْ عَلَىٰٓ أَنفُسِهِمْ أَلَسْتُ بِرَبِّكُمْ ۖ قَالُوا۟ بَلَىٰ ۛ شَهِدْنَآ ۛ أَن تَقُولُوا۟ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ إِنَّا كُنَّا عَنْ هَٰذَا غَٰفِلِينَ
“Ve ya ‘Daha önce atalarımız şirk koşmuştu; biz de onlardan sonra gelen bir zürriyetiz. Bizi batılların yaptıkları şeyle helâk mı edeceksin?’ dememeniz içindir.”
mealde düzenleme yapılmıştır.
أَوْ تَقُولُوٓا۟ إِنَّمَآ أَشْرَكَ ءَابَآؤُنَا مِن قَبْلُ وَكُنَّا ذُرِّيَّةً مِّنۢ بَعْدِهِمْ ۖ أَفَتُهْلِكُنَا بِمَا فَعَلَ ٱلْمُبْطِلُونَ

Kelime Listesi

NoOkunuşAnlamıArapçaKökKökü
1 feyevmeizin artık o gün فَيَوْمَئِذٍ ›
2 la asla لَّا ›
3 yenfeu fayda vermez يَنفَعُ nfE نفع
4 ellezine kimselere ٱلَّذِينَ ›
5 zelemu zulmetmiş olan(lara) ظَلَمُوا۟ Zlm ظلم
6 mea'ziratuhum mazeretleri مَعْذِرَتُهُمْ Epr عذر
7 ve la ve ne de وَلَا ›
8 hum onlardan هُمْ ›
9 yustea'tebune rıza talebetmeleri istenir يُسْتَعْتَبُونَ Etb عتب

Diğer Mealler

1. Meal

Zulmedenlerin, o gün mazeretleri fayda vermez; artık kendilerinden Allah'ı hoşnut edecek şeyleri yapmaları da istenmez.

2. Meal

Artık o gün, zulmedenlerin mazeretleri fayda vermeyeceği gibi, onlardan kendilerini düzeltmeleri de istenmeyecektir.

3. Meal

O gün, haksızlık edenlerin mazeretleri yarar sağlamayacak; onlardan (Allah'ı) memnun etmeye çalışmaları da istenmeyecektir.

4. Meal

O gün, zalimlerin özrü kendilerine bir yarar sağlamayacaktır; kendilerini temize çıkarmaları da istenmez.

5. Meal

Yanlış yapanların mazeretleri o gün fayda vermeyecek, Allah'ı razı etmeleri de istenmeyecektir.

6. Meal

Artık, o gün, haksızlık yapanların özür dilemeleri yarar sağlamaz. Onların, hoşnutluk dilekleri de kabul edilmez.

7. Meal

Ne ki o gün, zulme gömülüp gitmiş olanlara ne getirecekleri mazeret fayda verecek, ne de suçlarını itiraf ile af dilemeleri...

8. Meal

Zulmetmiş olanlara, özür bildirmeleri o gün yarar sağlamayacak. Onlardan Allah'ı hoşnut etmeleri de istenmez.

9. Meal

Artık o gün, zulmedenlerin ne mazeretleri bir yarar sağlayacak, ne (Allah'tan) hoşnutluk dilekleri kabul edilecektir.

10. Meal

Artık o gün zulmedenlere mazeretleri fayda vermez ve dertlerinin çaresine bakılmaz.

11. Meal

Fakat o Gün, zulme şartlanmış olanların ne mazeretlerinin bir faydası olacak, ne de kendilerini düzeltmelerine izin verilecektir.

12. Meal

O gün zulmedenlere mazeretleri fayda sağlamaz, Allah'ı razı edecek amelleri işleme istekleri de kabul edilmez.

13. Meal

Artık o gün o zulmedenlere ma'ziretleri faide vermez ve dertlerinin çaresine bakılmaz

14. Meal

Artık zulmetmiş olanlara o gün, ne mazeretleri fayda verir ve ne de onlardan rıza taleb etmeleri istenir.

15. Meal

Artık o gün, zulmedenlerin ne mazeretleri bir yarar sağlayacak, ne (Tanrı'dan) hoşnutluk dilekleri kabul edilecektir.

16. Meal

Artık zulmedenlere o gün ma'ziretleri faide vermeyecek, onlardan (Allahın razi olacağı şey'e) rücu' da istenmeyecekdir.

17. Meal

Zulmedenlerin o gün mazeret beyan etmeleri fayda vermez. Artık kendilerinden dönüşleri de istenmez.

18. Meal

İşte o gün, zulüm edenlerin mazeretleri bir fayda sağlamaz. Onlardan hiç bir şey de istenmez.

19. Meal

O gün zalimlere, mazeretleri fayda vermeyeceği gibi, onlardan özür dilemeleri de istenilmez.

20. Meal

O süreçte (nefsine) zulmedenlere mazeretleri fayda vermez ve onlardan (olumlu bir fiille) şartlarını düzeltmeleri de istenilmez.

21. Meal

O gün, zalimlerin özrü kendilerine bir yarar sağlamıyacaktır; kendilerini temize çıkarmaları da istenmez.

Delillendirilen Son 10 Ayet

Yükleniyor…

Canlı yayın — SALAT

Yükleniyor…

TikTok canlı yayın