D E L İ L L E R
Kelime Listesi
| No | Okunuş | Anlamı | Arapça | Kök | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ve iz | hani | وَإِذْ | |
› |
| 2 | kulna | demiştik ki | قُلْنَا | qwl |
قول |
| 3 | dhulu | girin | ٱدْخُلُوا۟ | dxl |
دخل |
| 4 | hazihi | şu | هَٰذِهِ | |
› |
| 5 | l-karyete | kente | ٱلْقَرْيَةَ | qry |
قري |
| 6 | fekulu | yeyin | فَكُلُوا۟ | Akl |
اكل |
| 7 | minha | oradan | مِنْهَا | |
› |
| 8 | haysu | yerde | حَيْثُ | Hyv |
حيث |
| 9 | şi'tum | dilediğiniz | شِئْتُمْ | $yA |
شيا |
| 10 | ragaden | bol bol | رَغَدًا | rgd |
رغد |
| 11 | vedhulu | girin | وَٱدْخُلُوا۟ | dxl |
دخل |
| 12 | l-babe | kapıdan | ٱلْبَابَ | bwb |
بوب |
| 13 | succeden | secde ederek | سُجَّدًا | sjd |
سجد |
| 14 | ve kulu | ve deyin | وَقُولُوا۟ | qwl |
قول |
| 15 | hittatun | hitta (ya Rabbi bizi affet) | حِطَّةٌ | HTT |
حطط |
| 16 | negfir | biz de bağışlayalım | نَّغْفِرْ | gfr |
غفر |
| 17 | lekum | sizin | لَكُمْ | |
› |
| 18 | hatayakum | hatalarınızı | خَطَٰيَٰكُمْ | xTA |
خطا |
| 19 | ve senezidu | ve daha fazlasını vereceğiz | وَسَنَزِيدُ | zyd |
زيد |
| 20 | l-muhsinine | güzel davrananlara | ٱلْمُحْسِنِينَ | Hsn |
حسن |
Diğer Mealler
"Şu şehre girin, orada dilediğiniz gibi, bol bol yiyin, secde ederek kapısından girin, "bağışla!" deyin, Biz de yanılmalarınızı bağışlarız, iyilere daha da artırırız" demiştik.
İsrailoğulları'na, "bu kente giriniz, orada bulunanlardan bol bol yiyiniz; kapısından boyun eğerek giriniz;'Hıtta/hatalıyız'deyiniz ki hatalarınızı bağışlayalım. Çünkü biz, iyi davrananlara fazlasıyla vereceğiz" demiştik.
Hani (İsrailoğulları'na) şöyle demiştik: "Şu şehre girip (yerleşin); onun (nimetlerinden) dilediğiniz gibi bolca yiyip (yararlanın)! Kapıdan eğilerek (saygıyla) girin ve "Hıttah! (Bizi bağışla!)" deyin ki sizin için hatalarınızı bağışlayalım. Güzel davrananların (ödülünü) ileride daha da artıracağız."
"Bu şehre girin. Orada dilediğiniz yerden bol bol yiyin. Kapıdan alçak gönüllü olarak girin ve dostça konuşun ki hatalarınızı bağışlayalım. Güzel davrananlara daha fazlasını veririz" demiştik.
Bir gün şöyle demiştik: "Şu şehre girin de beğendiğiniz yerden, çekinmeden yiyin. Secde edip kapıdan girin ve ‘hıtta!' (günah yükümüzü kaldır!) deyin ki hatalarınızı bağışlayalım. Güzel davrananlara ikramımız olacaktır."
Bir de şöyle demiştik: "Şu kente girin; artık, istediğiniz yerden bol bol yiyin. Kapıdan secde ederek girin ve ‘Bizi bağışla!' deyin ki, suçlarınızı bağışlayalım. Güzel davrananlara, daha da çoğunu vereceğiz!"
Bir zaman da demiştik ki: Girin şu şehre, canınızın çektiklerinden bol bol yiyin! Ama (şehre ait) kapıdan tevazu içerisinde iki büklüm girin ve "Bizi affet!" diyin! Böylece biz de sizin hatalarınızı affedelim. Sonuçta, Allah'ı görür gibi kulluk edenlere ikramımızı arttıracağız.
Şöyle demiştik: "Girin şu kente; orada, dilediğiniz yerde bol bol yiyin. Kapıdan secde ederek girin ve 'Affet bizi!' deyin ki, hatalarınızı bağışlayalım. Biz güzel davranıp, güzellik üretenlere daha fazlasını da veririz."
Ve hatırlayın, demiştik ki: "Şu şehre girin ve orada istediğiniz yerde bol bol yiyin, yalnızca secde ederek kapısından girerken 'dileğimiz bağışlanmadır' deyin; (biz de) hatalarınızı bağışlayalım; iyilik yapanların (ecirlerini) arttıracağız."
Ve bir vakit: "Şu şehre girin de nimetlerinden dilediğiniz şekilde bol bol yiyin ve secde ederek kapıdan girin "günahlarımızı bağışla" deyin ki, size günahlarınızı mağfiret ediverelim, iyilik edenlere ise (nimetlerimizi) daha artıracağız" dedik.
Ve yine (hatırlayın o günleri), Biz, "Bu beldeye girin ve yiyeceklerinden dilediğiniz kadar bol bol yiyin; fakat kapıdan (tevazu içinde) boyun eğerek girin ve 'Günahlarımızın yükünü üzerimizden kaldır!' deyin ki, günahlarınızı bağışlayayım ve iyilik yapanlara sınırsız mükafat vereyim" demiştik.
Hani, "Şu memlekete girin. Orada dilediğiniz gibi, bol bol yiyin. Kapısından eğilerek tevazu ile girin ve "hıtta!" (Ya Rabbi, bizi affet) deyin ki, biz de sizin hatalarınızı bağışlayalım. İyilik edenlere ise daha da fazlasını vereceğiz" demiştik.
Ve bir vakit "şu şehre girin de ni'metlerinden dilediğiniz veçhile bol bol yeyin ve secdeler ederek kapıya girin ve "hıtta" deyin ki size hatı'elerinizi mağfiret ediverelim, muhsinlere ise daha artıracağız" dedik
Demiştik ki: "Şu kente girin, oradan dilediğiniz yerde bol bol yeyin; secde ederek kapıdan girin ve "hitta (ya Rabbi, bizi affet)" deyin ki, biz de sizin hatalarınızı bağışlayalım, güzel davrananlara daha fazlasını da veririz.
Ve demiştik ki: "Şu şehre girin. Orada dilediğiniz yerden bol bol yiyin. Kapıdan secde ederek girin ve "dileğimiz bağışlanmadır" deyin ki hatalarınızı bağışlayalım. Muhsinlerin (alacaklarını / karşılıklarını / ecirlerini) arttıracağız (seneziydülmuhsiniyn)".
Hani: ("Tih" den çıkdıkdan sonra) şu kasabaya girib dilediğiniz yerde istediğinizi bol bol yeyin, kapısından secde ederek (eğilerek, saygı göstererek) girin ve (dileğimiz) hıtta (dır, günahlarımızın dökülüp düşmesidir) deyin, (tevbe edin de o sayede) kusurlarınızı örtelim, iyilik (ve itaat) edenler (in ecrin) i ise daha artıracağız" demişdik.
Hani; şu kasabaya girin, dilediğiniz yerde istediğinizi bol bol yeyin, kapısından secde ederek girin, affet deyin, kusurlarınızı örtelim. İyilik
Hani: -Şu kasabaya girip, dilediğiniz yerden istediğinizi bol bol yiyin. Kapısından secde ederek girin ve "bağışla" deyin de sizi bağışlayalım. Güzel davrananların mükafatını da artıralım, demiştik.
Bir zaman da şöyle dedik: "Şu şehre girin ve orada istediğiniz yerden bol bol yiyin! Şehrin kapısından secde ederek, saygılı bir tavırla girin ve "Affet bizi ya Rebbena (hıtta)" deyin ki suçlarınızı affedelim; iyilik yapanların mükafatlarını daha da artıracağız.
Hani şunu demiştik onlara: "Şu karyeye (boyuta) girin ve orada dilediğiniz şekilde (o boyutun nimetlerini) yeyin... Kapısından da secde ederek (varlığınızın yokluğunu, yalnızca Allah Esma'sının var olduğunu itiraf ederek) girin ve (benlik hissinizden dolayı) mağfiret dileyin... Ki (benliğinizin oluşturduğu) hatalarınızı mağfiret edelim. Kendisine bağışlananları başkalarıyla karşılıksız paylaşanlara (muhsinlere) daha da arttıracağız. "
'Bu şehre girin. Orada dilediğiniz yerden bol bol yiyin. Kapıdan alçak gönüllü olarak girin ve dostça konuşun ki hatalarınızı bağışlayalım. Güzel davrananlara daha fazlasını veririz,' demiştik.
Delillendirilen Son 10 Ayet
Yükleniyor…
Canlı yayın — SALAT
Yükleniyor…