Ant olsun Biz, Kur'an'ı öğüt alınsın diye kolaylaştırdık. Var mı öğüt alıp düşünen?
44. Duhan 58
İşte Biz, onu senin dilinle kolaylaştırdık. Umulur ki onlar öğüt alırlar.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
İngilizce Verily, We have made this (Qur'an) easy, in thy tongue, in order that they may give heed. ✖
Almanca Wir haben ihn (den Quran) in deiner Sprache leicht gemacht, damit sie sich ermahnen lassen. ✖
Özbekçe Бас, албатта, Биз у(Қуръон)ни сенинг тилинг ила осонлаштирдик. Шоядки эсласалар. ✖
فَإِنَّمَا يَسَّرْنَٰهُ بِلِسَانِكَ لَعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَ
Konuşan: Yok Konuşulan: Yok Muhatap: Yok
Kelimeye tıklayın: Arapçası işaretlenir · Çift tıklayın: kök ve geçtiği ayetler

D E L İ L L E R

Bu ayet henüz delillendirilmemiş.

Kelime Listesi

NoOkunuşAnlamıArapçaKökKökü
1 feinnema kesinlikle فَإِنَّمَا ›
2 yessernahu biz o'nu kolaylaştırdık يَسَّرْنَٰهُ ysr يسر
3 bilisanike senin diline بِلِسَانِكَ lsn لسن
4 leallehum umulur ki لَعَلَّهُمْ ›
5 yetezekkerune düşünüp öğüt alırlar يَتَذَكَّرُونَ pkr ذكر

Diğer Mealler

1. Meal

Biz, öğüt alırlar diye, Kuran'ı senin dilinde indirerek kolayca anlaşılmasını sağladık. Sen bekle, onlar da beklemektedirler.

2. Meal

Böylece biz Kur'an'ı senin kendi dilinde kolay anlaşılır kıldık ki, düşünüp öğüt alsınlar.

3. Meal

Biz onu (Kur'an'ı gerçeği) hatırlasınlar diye senin diline kolaylaştırdık.

4. Meal

Öğüt alsınlar diye senin dilinle onu kolaylaştırdık.

5. Meal

Bunu senin dilinle kolay anlaşılır hale getirdik ki akıllarını başlarına alsınlar.

6. Meal

İşte, Onu, senin dilinle kolaylaştırdık; belki öğüt alırlar diye.

7. Meal

İşte böylece Biz, bu (vahyi) senin dilinle kolaylaştırdık ki düşünüp de ders alabilsinler.

8. Meal

Biz o Kur'an'ı senin dilinle/senin diline kolaylaştırdık ki, düşünüp öğüt alabilsinler.

9. Meal

Belki onlar öğüt alıp düşünürler diye, Biz onu (Kur'an'ı), senin dilinle kolaylaştırdık.

10. Meal

Biz onu (Kur'an'ı) senin dilinle kolaylaştırdık, gerek ki iyi düşünsünler.

11. Meal

Böylece (ey Peygamber!) Biz bu (ilahi kelamı) senin kendi dilinde kolay anlaşılır kıldık ki, insanlar düşünüp ondan ders alabilsinler.

12. Meal

(Ey Muhammed!) Biz Onu (Kur'an'ı) senin dilinle kolaylaştırdık ki, düşünüp öğüt alsınlar.

13. Meal

Biz onu sade senin dilinle müyesser kıldık gerek ki iyi düşünsünler

14. Meal

Biz o (Kur'a)n'ı senin diline kolaylaştırdık ki, düşünüp öğüt alsınlar.

15. Meal

Belki onlar öğüt alıp düşünürler diye, biz onu (Kuran'ı), senin dilinle kolaylaştırdık.

16. Meal

Biz onu, (iyi anlayıb) ibret alsınlar diye, ancak senin dilinle (indirerek) kolaylaşdırdık.

17. Meal

Biz; onu, öğüt alsınlar diye senin dilinde indirerek kolayca anlaşılmasını sağladık.

18. Meal

Öğüt alsınlar diye onu senin dilin ile kolaylaştırdık.

19. Meal

Biz Kur'an'ı, insanlar iyi anlayıp ibret alsınlar diye, senin dilinle indirerek anlaşılmasını kolaylaştırdık.

20. Meal

Biz Onu lisanın olarak kolaylaştırdık, umulur ki üzerinde düşünürler diye.

21. Meal

Öğüt alsınlar diye senin dilinle onu kolaylaştırdık.

Delillendirilen Son 10 Ayet

Yükleniyor…

Canlı yayın — SALAT

Yükleniyor…

TikTok canlı yayın