Ant olsun Biz, Kur'an'ı öğüt alınsın diye kolaylaştırdık. Var mı öğüt alıp düşünen?
21. Enbiya 61
"O halde onu insanların huzuruna getirin. Belki tanıklık eden çıkar" dediler.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
İngilizce They said, "Then bring him before the eyes of the people, that they may bear witness." ✖
Almanca Sie sagten: "So bringt ihn vor die Augen der Menschen damit sie das bezeugen." ✖
Özbekçe Улар: «Уни одамлар кўзи олдига олиб келинглар. Шоядки гувоҳ бўлсинлар», дедилар. ✖
قَالُوا۟ فَأْتُوا۟ بِهِۦ عَلَىٰٓ أَعْيُنِ ٱلنَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَشْهَدُونَ
Konuşan: Yok Konuşulan: Yok Muhatap: Yok
Kelimeye tıklayın: Arapçası işaretlenir · Çift tıklayın: kök ve geçtiği ayetler

D E L İ L L E R

Bu ayet henüz delillendirilmemiş.

Kelime Listesi

NoOkunuşAnlamıArapçaKökKökü
1 kalu dediler قَالُوا۟ qwl قول
2 fe'tu getirin فَأْتُوا۟ Aty اتي
3 bihi onu بِهِۦ ›
4 ala önüne عَلَىٰٓ ›
5 ea'yuni gözü أَعْيُنِ Eyn عين
6 n-nasi insanların ٱلنَّاسِ nws نوس
7 leallehum böylece onlar لَعَلَّهُمْ ›
8 yeşhedune tanık olsunlar يَشْهَدُونَ $hd شهد

Diğer Mealler

1. Meal

Bazıları: "İbrahim denen bir gencin onları diline doladığını duymuştuk" deyince, "O halde bunların şahidlik edebilmeleri için onu halkın gözü önüne getirin" dediler.

2. Meal

"O halde, onu hemen insanların gözü önüne getirin, belki şahitlik ederler" dediler.

3. Meal

"Onu hemen insanların gözü önüne getirin! Belki şahitlik ederler." demişlerdi.

4. Meal

"Onu kamunun huzuruna çıkarın ki tanık olsunlar" dediler.

5. Meal

Diğerleri: "Getirin onu halkın önüne; belki bir gören olmuştur" diye karşılık verdi.

6. Meal

"Onu, insanların karşısına çıkarın; belki tanıklık eden olur!" dediler.

7. Meal

(Diğerleri) dediler ki: "Onu insanların önüne çıkarın; belki görgü şahitliği yapacak birileri çıkar!"

8. Meal

Dediler: "Halkın gözleri önüne getirin onu ki, açıkça görebilsinler."

9. Meal

Dediler ki: "Öyleyse, onu insanların gözü önüne getirin ki ona (nasıl bir ceza vereceğimize) şahid olsunlar."

10. Meal

hadi onu halkın gözleri önüne getirin, belki (onlar da aleyhinde) şehadet ederler." dediler.

11. Meal

(Berikiler:) "Onu insanların karşısına çıkarın, (aleyhine) tanıklık etsinler!" dediler.

12. Meal

(Bir kısmı da) "O halde haydi, onu insanların gözü önüne getirin. Belki (bu konuda) şahitlik ederler" dediler.

13. Meal

Haydin dediler: getirin onu nasın gözleri önüne belki şehadet ederler

14. Meal

"Onu insanların gözü önüne getirin de (nasıl cezalandırılacağına) tanık olsunlar" dediler.

15. Meal

Dediler ki: "Öyleyse, onu insanların gözü önüne getirin ki ona (nasıl bir ceza vereceğimize) şahid olsunlar."

16. Meal

Dediler: "O halde onu insanların gözleri önüne getirin. Olur ki onlar da (aleyhinde) şahidlik ederler".

17. Meal

Dediler ki: O halde bunların şahidlik edebilmeleri için onu insanların gözleri önüne getirin.

18. Meal

-Şahitlik etmeleri için onu halkın gözü önüne getirin, dediler.

19. Meal

"Haydin, dediler, getirin onu halkın huzuruna ki çekeceği cezaya onlar da şahit olsunlar."

20. Meal

Dediler ki: "Onu tutuklayıp halkın gözleri önüne getirin ki, herkes olaya şahit olsun. "

21. Meal

'Onu kamunun huzuruna çıkarın ki tanık olsunlar,' dediler.

Delillendirilen Son 10 Ayet

Yükleniyor…

Canlı yayın — SALAT

Yükleniyor…

TikTok canlı yayın