Ant olsun Biz, Kur'an'ı öğüt alınsın diye kolaylaştırdık. Var mı öğüt alıp düşünen?
77. Mürselat 7
Uyarıldığınız şey kesinlikle gerçekleşecektir.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
İngilizce Assuredly, what ye are promised must come to pass. ✖
Almanca Wahrlich, was euch verheißen wird, wird bestimmt in Erfüllung gehen ✖
Özbekçe Албатта, сизга ваъда қилинаётган нарса воқеъ бўлувчидир. ✖
إِنَّمَا تُوعَدُونَ لَوَٰقِعٌ
Konuşan: Yok Konuşulan: Yok Muhatap: Yok
Kelimeye tıklayın: Arapçası işaretlenir · Çift tıklayın: kök ve geçtiği ayetler

D E L İ L L E R

kelime ana ayetle aynı okunuş kelime ana ayetle aynı kök ifade delillendirilen ifadeye karşılık gelen bölüm
1: Uyarıldığınız şey Uyarıldıkları şey nedir. ? 110 ayet
İnanan kimseler için de ki: "Allah'ın günlerini ummayanları bağışlasınlar. Her kavim kazanmış olduğu şey ile cezalandırılacaktır."
mealde düzenleme yapılmıştır.
قُل لِّلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ يَغْفِرُوا۟ لِلَّذِينَ لَا يَرْجُونَ أَيَّامَ ٱللَّهِ لِيَجْزِىَ قَوْمًۢا بِمَا كَانُوا۟ يَكْسِبُونَ
Onlara şöyle denilecek: "Siz, bugüne kavuşacağınızı unuttuğunuz gibi, biz de sizi unuttuk. Sizin yeriniz cehennemdir. Sizin için hiçbir yardımcı da yoktur."
mealde düzenleme yapılmıştır.
وَقِيلَ ٱلْيَوْمَ نَنسَىٰكُمْ كَمَا نَسِيتُمْ لِقَآءَ يَوْمِكُمْ هَٰذَا وَمَأْوَىٰكُمُ ٱلنَّارُ وَمَا لَكُم مِّن نَّٰصِرِينَ
Her nefs kazandığı ile bir rehinedir.
mealde düzenleme yapılmıştır.
كُلُّ نَفْسٍۭ بِمَا كَسَبَتْ رَهِينَةٌ
O Din gününün Maliki.
mealde düzenleme yapılmıştır.
مَٰلِكِ يَوْمِ ٱلدِّينِ
ve "O insanlardan" kimisi de derler ki : "Allah ile ve O Ahiret günü ile inandık." Onlar müminler ile değildirler.
mealde düzenleme yapılmıştır.
وَمِنَ ٱلنَّاسِ مَن يَقُولُ ءَامَنَّا بِٱللَّهِ وَبِٱلْيَوْمِ ٱلْءَاخِرِ وَمَا هُم بِمُؤْمِنِينَ
Bir nefsin şeyinden başka nefsin cezalandırılmadığı o günden sakının ve kabul edilmez ondan bir şefaat ve alınmaz ondan adalet ve onlara yardım yoktur.
mealde düzenleme yapılmıştır.
وَٱتَّقُوا۟ يَوْمًا لَّا تَجْزِى نَفْسٌ عَن نَّفْسٍ شَيْـًٔا وَلَا يُقْبَلُ مِنْهَا شَفَٰعَةٌ وَلَا يُؤْخَذُ مِنْهَا عَدْلٌ وَلَا هُمْ يُنصَرُونَ
Sonra siz o kimselersiniz ki; birbirinizi öldüren, bir kısmınızı yurtlarından çıkarıp, onlara karşı günahta ve düşmanlıkta iş birliği yapanlarsınız. Bir de esir olarak size gelirlerse, onlarla fidyeleşiyorsunuz. Oysa onları yurtlarından çıkarmak, üzerinize haram kılınmıştı. Yoksa böyle yapmakla Kitap'ın bir kısmına inanıp bir kısmını inkar mı ediyorsunuz. Sizden böyle yapanların cezası dünya hayatında aşağılanma, Kıyamet Günü'nde de en şiddetli azaba uğramaktır. Zira Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
ثُمَّ أَنتُمْ هَٰٓؤُلَآءِ تَقْتُلُونَ أَنفُسَكُمْ وَتُخْرِجُونَ فَرِيقًا مِّنكُم مِّن دِيَٰرِهِمْ تَظَٰهَرُونَ عَلَيْهِم بِٱلْإِثْمِ وَٱلْعُدْوَٰنِ وَإِن يَأْتُوكُمْ أُسَٰرَىٰ تُفَٰدُوهُمْ وَهُوَ مُحَرَّمٌ عَلَيْكُمْ إِخْرَاجُهُمْ ۚ أَفَتُؤْمِنُونَ بِبَعْضِ ٱلْكِتَٰبِ وَتَكْفُرُونَ بِبَعْضٍ ۚ فَمَا جَزَآءُ مَن يَفْعَلُ ذَٰلِكَ مِنكُمْ إِلَّا خِزْىٌ فِى ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا ۖ وَيَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ يُرَدُّونَ إِلَىٰٓ أَشَدِّ ٱلْعَذَابِ ۗ وَمَا ٱللَّهُ بِغَٰفِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ
Ey iman edenler! Size rızık olarak verdiklerimizden infak edin; İçinde hiçbir alışverişin, hiçbir dostluğun ve hiçbir şefaatin olmadığı gün gelmeden önce. Gerçeği yalanlayan nankörler, zalimlerin ta kendileridir.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ أَنفِقُوا۟ مِمَّا رَزَقْنَٰكُم مِّن قَبْلِ أَن يَأْتِىَ يَوْمٌ لَّا بَيْعٌ فِيهِ وَلَا خُلَّةٌ وَلَا شَفَٰعَةٌ ۗ وَٱلْكَٰفِرُونَ هُمُ ٱلظَّٰلِمُونَ
Allah'a döndürüleceğiniz gün için takvalı olun. O gün, hiç kimseye haksızlık yapılmaksızın, yaptıklarının karşılığı tam olarak verilecektir.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
وَٱتَّقُوا۟ يَوْمًا تُرْجَعُونَ فِيهِ إِلَى ٱللَّهِ ۖ ثُمَّ تُوَفَّىٰ كُلُّ نَفْسٍ مَّا كَسَبَتْ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ
"Rabb'imiz! Sen mutlaka insanları Şüphe olmayan O gün için toplayacaksın. onun içinde Allah o verdiği sözünden dönmez.
mealde düzenleme yapılmıştır.
رَبَّنَآ إِنَّكَ جَامِعُ ٱلنَّاسِ لِيَوْمٍ لَّا رَيْبَ فِيهِ ۚ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يُخْلِفُ ٱلْمِيعَادَ
O gün, kimi yüzler ağaracak, kimi yüzler kararacak. Yüzleri kararanlara: "İmanınızdan sonra kafir mi oldunuz? Öyle ise kafir olmanız nedeniyle azabı tadın." denilecek.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
يَوْمَ تَبْيَضُّ وُجُوهٌ وَتَسْوَدُّ وُجُوهٌ ۚ فَأَمَّا ٱلَّذِينَ ٱسْوَدَّتْ وُجُوهُهُمْ أَكَفَرْتُم بَعْدَ إِيمَٰنِكُمْ فَذُوقُوا۟ ٱلْعَذَابَ بِمَا كُنتُمْ تَكْفُرُونَ
Allah, resulleri topladığı gün, Size ne cevap verildi?" "Bizim bir bilgimiz yok, doğrusu gaybleri bilen ancak Sen'sin." derler.
mealde düzenleme yapılmıştır.
۞ يَوْمَ يَجْمَعُ ٱللَّهُ ٱلرُّسُلَ فَيَقُولُ مَاذَآ أُجِبْتُمْ ۖ قَالُوا۟ لَا عِلْمَ لَنَآ ۖ إِنَّكَ أَنتَ عَلَّٰمُ ٱلْغُيُوبِ
O Allah dedi : Bu "o doğrulara" doğruluklarının fayda sağlayacağı bir gündür. "O doğrulara" doğruluklarının fayda sağlayacağı kimseler için altlarından "O ırmaklar" akan onun içinde sürekli ebedi kalacakları bir cennet kesinlikle vardır. Allah doğrulara doğruluklarının fayda sağlayacağı kimselerden razı olmuştur. Doğrulara doğruluklarının fayda sağlayacağı kimselerde Allah'dan razı olmuşlardır. İşte "O büyük başarı" budur.
mealde düzenleme yapılmıştır.
قَالَ ٱللَّهُ هَٰذَا يَوْمُ يَنفَعُ ٱلصَّٰدِقِينَ صِدْقُهُمْ ۚ لَهُمْ جَنَّٰتٌ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَآ أَبَدًا ۚ رَّضِىَ ٱللَّهُ عَنْهُمْ وَرَضُوا۟ عَنْهُ ۚ ذَٰلِكَ ٱلْفَوْزُ ٱلْعَظِيمُ
Eğer Rabb'ime isyan edersem; büyük günün azabından korkarım.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
قُلْ إِنِّىٓ أَخَافُ إِنْ عَصَيْتُ رَبِّى عَذَابَ يَوْمٍ عَظِيمٍ
Ve hepsini toplayacağız gün ; Sonra şirk koşan kimselere , "Ortaklarım olduğunu iddia ettikleriniz hani nerede?" diye soracağız.
mealde düzenleme yapılmıştır.
وَيَوْمَ نَحْشُرُهُمْ جَمِيعًا ثُمَّ نَقُولُ لِلَّذِينَ أَشْرَكُوٓا۟ أَيْنَ شُرَكَآؤُكُمُ ٱلَّذِينَ كُنتُمْ تَزْعُمُونَ
Gökleri ve yeri hakikat ile yaratan O'dur. O gün, "Ol!" der o da oluverir. O'nun sözü haktır. Sura üfleneceği gün mülk O'nundur. Gaybı da görüneni de bilendir. O, En İyi Hüküm Veren'dir, Her Şeyden Haberdar'dır.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
وَهُوَ ٱلَّذِى خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ بِٱلْحَقِّ ۖ وَيَوْمَ يَقُولُ كُن فَيَكُونُ ۚ قَوْلُهُ ٱلْحَقُّ ۚ وَلَهُ ٱلْمُلْكُ يَوْمَ يُنفَخُ فِى ٱلصُّورِ ۚ عَٰلِمُ ٱلْغَيْبِ وَٱلشَّهَٰدَةِ ۚ وَهُوَ ٱلْحَكِيمُ ٱلْخَبِيرُ
Allah'a karşı yalan uydurandan veya kendisine hiçbir şey vahyedilmemiş iken, "Bana da vahyolundu." diyenden ya da "Ben de Allah'ın indirdiği ayetlerin benzerini indireceğim." diyenden daha haksız kim olabilir? Melekler, canlarını almak için ellerini uzatıp, "Canlarınızı verin; Allah'a üzerinize hakkdan gayrı konuşuyor olmanızdan ve onun ayetlerine karşı büyüklük taslamanızdan dolayı bugün alçaltıcı azabı ile cezalandırılacaksınız." dediklerinde, Bu zalimleri bir görsen!
mealde düzenleme yapılmıştır.
وَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّنِ ٱفْتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا أَوْ قَالَ أُوحِىَ إِلَىَّ وَلَمْ يُوحَ إِلَيْهِ شَىْءٌ وَمَن قَالَ سَأُنزِلُ مِثْلَ مَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ ۗ وَلَوْ تَرَىٰٓ إِذِ ٱلظَّٰلِمُونَ فِى غَمَرَٰتِ ٱلْمَوْتِ وَٱلْمَلَٰٓئِكَةُ بَاسِطُوٓا۟ أَيْدِيهِمْ أَخْرِجُوٓا۟ أَنفُسَكُمُ ۖ ٱلْيَوْمَ تُجْزَوْنَ عَذَابَ ٱلْهُونِ بِمَا كُنتُمْ تَقُولُونَ عَلَى ٱللَّهِ غَيْرَ ٱلْحَقِّ وَكُنتُمْ عَنْ ءَايَٰتِهِۦ تَسْتَكْبِرُونَ
Onlar, kendilerine; meleklerin gelmesini, Rabb'inin gelmesini veya Rabb'inin bazı ayetlerinin gelmesini mi bekliyorlar? Rabb'inin ayetlerinden biri geldiği gün, daha önce iman etmemiş veya imanında bir hayır kazanmamış kimseye, imanı fayda sağlamaz. De ki: "Bekleyin, kuşkusuz biz de beklemekteyiz."
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
هَلْ يَنظُرُونَ إِلَّآ أَن تَأْتِيَهُمُ ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ أَوْ يَأْتِىَ رَبُّكَ أَوْ يَأْتِىَ بَعْضُ ءَايَٰتِ رَبِّكَ ۗ يَوْمَ يَأْتِى بَعْضُ ءَايَٰتِ رَبِّكَ لَا يَنفَعُ نَفْسًا إِيمَٰنُهَا لَمْ تَكُنْ ءَامَنَتْ مِن قَبْلُ أَوْ كَسَبَتْ فِىٓ إِيمَٰنِهَا خَيْرًا ۗ قُلِ ٱنتَظِرُوٓا۟ إِنَّا مُنتَظِرُونَ
"Tekrar diriltilecekleri güne kadar beni gözle " dedi.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
قَالَ أَنظِرْنِىٓ إِلَىٰ يَوْمِ يُبْعَثُونَ
Onlar ki, dinlerini bir oyun ve eğlence yerine koydular. Dünya hayatı onları aldattı. Onlar, karşılaşacakları bugünü unuttukları ve ayetlerimizi bile bile inkar ettikleri gibi, biz de onları unuturuz.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
ٱلَّذِينَ ٱتَّخَذُوا۟ دِينَهُمْ لَهْوًا وَلَعِبًا وَغَرَّتْهُمُ ٱلْحَيَوٰةُ ٱلدُّنْيَا ۚ فَٱلْيَوْمَ نَنسَىٰهُمْ كَمَا نَسُوا۟ لِقَآءَ يَوْمِهِمْ هَٰذَا وَمَا كَانُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا يَجْحَدُونَ
Onun verdiği haberin gerçekleşmesini mi bekliyorlar? Onun haberinin gerçekleştiği gün, daha önce onu unutmuş olanlar diyecekler ki: "Gerçekten Rabb'imizin resulleri gerçeği getirmişler. Acaba bir şefaatçi var mıdır ki bize şefaatte bulunsun veya geri döndürülsek de yaptıklarımızdan başkasını yapsak?" Gerçekten onlar kendilerine yazık etmişlerdir. Uydurdukları şeyler kendilerinden uzaklaşıp kaybolmuştur.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
هَلْ يَنظُرُونَ إِلَّا تَأْوِيلَهُۥ ۚ يَوْمَ يَأْتِى تَأْوِيلُهُۥ يَقُولُ ٱلَّذِينَ نَسُوهُ مِن قَبْلُ قَدْ جَآءَتْ رُسُلُ رَبِّنَا بِٱلْحَقِّ فَهَل لَّنَا مِن شُفَعَآءَ فَيَشْفَعُوا۟ لَنَآ أَوْ نُرَدُّ فَنَعْمَلَ غَيْرَ ٱلَّذِى كُنَّا نَعْمَلُ ۚ قَدْ خَسِرُوٓا۟ أَنفُسَهُمْ وَضَلَّ عَنْهُم مَّا كَانُوا۟ يَفْتَرُونَ
Allah'a verdikleri sözü tutmamaları ve yalan söylemeleri nedeniyle, Kendisi ile karşılaşacakları güne kadar onların kalplerine nifak soktu.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
فَأَعْقَبَهُمْ نِفَاقًا فِى قُلُوبِهِمْ إِلَىٰ يَوْمِ يَلْقَوْنَهُۥ بِمَآ أَخْلَفُوا۟ ٱللَّهَ مَا وَعَدُوهُ وَبِمَا كَانُوا۟ يَكْذِبُونَ
"Allah'tan başkasına kulluk etmeyin. Ben, sizin için can yakıcı bir günün azabından korkuyorum."
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
أَن لَّا تَعْبُدُوٓا۟ إِلَّا ٱللَّهَ ۖ إِنِّىٓ أَخَافُ عَلَيْكُمْ عَذَابَ يَوْمٍ أَلِيمٍ
Medyen halkına da kardeşleri Şuayb'ı gönderdik. "Ey halkım! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka ilah yoktur. Ölçüyü ve tartıyı eksik yapmayın. Ben, sizi bir hayır içinde görüyorum. Ve sizin için kuşatıcı bir günün azabından korkuyorum." dedi.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
۞ وَإِلَىٰ مَدْيَنَ أَخَاهُمْ شُعَيْبًا ۚ قَالَ يَٰقَوْمِ ٱعْبُدُوا۟ ٱللَّهَ مَا لَكُم مِّنْ إِلَٰهٍ غَيْرُهُۥ ۖ وَلَا تَنقُصُوا۟ ٱلْمِكْيَالَ وَٱلْمِيزَانَ ۚ إِنِّىٓ أَرَىٰكُم بِخَيْرٍ وَإِنِّىٓ أَخَافُ عَلَيْكُمْ عَذَابَ يَوْمٍ مُّحِيطٍ
O gün gelince, O'nun izni olmadan hiç kimse konuşamaz. Onlardan kimi mutsuz, kimi de mutludur.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
يَوْمَ يَأْتِ لَا تَكَلَّمُ نَفْسٌ إِلَّا بِإِذْنِهِۦ ۚ فَمِنْهُمْ شَقِىٌّ وَسَعِيدٌ
Rabb'lerine nankörlük edenlerin yaptıkları, fırtınalı bir günde rüzgarın şiddetle savurduğu bir kül gibidir. Kazandıklarından hiçbir şey ellerinde kalmaz. İşte bu derin bir sapkınlıktır.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
مَّثَلُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بِرَبِّهِمْ ۖ أَعْمَٰلُهُمْ كَرَمَادٍ ٱشْتَدَّتْ بِهِ ٱلرِّيحُ فِى يَوْمٍ عَاصِفٍ ۖ لَّا يَقْدِرُونَ مِمَّا كَسَبُوا۟ عَلَىٰ شَىْءٍ ۚ ذَٰلِكَ هُوَ ٱلضَّلَٰلُ ٱلْبَعِيدُ
"Rabb'imiz! Hesabın görüleceği gün, beni, annemi, babamı ve Mü'minleri affet."
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
رَبَّنَا ٱغْفِرْ لِى وَلِوَٰلِدَىَّ وَلِلْمُؤْمِنِينَ يَوْمَ يَقُومُ ٱلْحِسَابُ
Sakın zalimlerin yaptıkları şeylerden Allah'ı gafil sanma. O hesaplaşmayı gözlerin dehşetten donup kalacağı güne erteliyor.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
وَلَا تَحْسَبَنَّ ٱللَّهَ غَٰفِلًا عَمَّا يَعْمَلُ ٱلظَّٰلِمُونَ ۚ إِنَّمَا يُؤَخِّرُهُمْ لِيَوْمٍ تَشْخَصُ فِيهِ ٱلْأَبْصَٰرُ
ve O azabın kendilerine geleceği gün ile insanları uyar. Zulmeden kimseler diyecekler ki : "Rabb'imiz! Bizi yakın bir ecele kadar ertele. Senin davetine gelelim ve o resullere uyalım." diyecekler. Allah da: "Daha önce düşüş olmayacağına yemin edenler siz değil misiniz?
mealde düzenleme yapılmıştır.
وَأَنذِرِ ٱلنَّاسَ يَوْمَ يَأْتِيهِمُ ٱلْعَذَابُ فَيَقُولُ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ رَبَّنَآ أَخِّرْنَآ إِلَىٰٓ أَجَلٍ قَرِيبٍ نُّجِبْ دَعْوَتَكَ وَنَتَّبِعِ ٱلرُّسُلَ ۗ أَوَلَمْ تَكُونُوٓا۟ أَقْسَمْتُم مِّن قَبْلُ مَا لَكُم مِّن زَوَالٍ
O gün o yeryüzü başka yer yüzüyle ve göklerde değiştirilir ve Allah için "O Tek olan Kahhara" gelirler!
mealde düzenleme yapılmıştır.
يَوْمَ تُبَدَّلُ ٱلْأَرْضُ غَيْرَ ٱلْأَرْضِ وَٱلسَّمَٰوَٰتُ ۖ وَبَرَزُوا۟ لِلَّهِ ٱلْوَٰحِدِ ٱلْقَهَّارِ
"Bilinen zamanın gününe kadar." dedi.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
إِلَىٰ يَوْمِ ٱلْوَقْتِ ٱلْمَعْلُومِ
Allah'a ant olsun ki, Biz, kesinlikle senden önceki toplumlara da elçiler gönderdik. Şeytan, onlara yaptıklarını süslü gösterdi. Şeytan, o gün de bugün de onların velisidir. Onlar için acı veren bir azap vardır.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
تَٱللَّهِ لَقَدْ أَرْسَلْنَآ إِلَىٰٓ أُمَمٍ مِّن قَبْلِكَ فَزَيَّنَ لَهُمُ ٱلشَّيْطَٰنُ أَعْمَٰلَهُمْ فَهُوَ وَلِيُّهُمُ ٱلْيَوْمَ وَلَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ
Her ümmetten bir tanık getirdiğimiz gün, artık Kafirlere izin verilmez. Onlardan özür dilemeleri de istenmez.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
وَيَوْمَ نَبْعَثُ مِن كُلِّ أُمَّةٍ شَهِيدًا ثُمَّ لَا يُؤْذَنُ لِلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَلَا هُمْ يُسْتَعْتَبُونَ
Biz, o gün, her ümmet için kendi aralarından üzerlerine bir tanık getireceğiz. Seni de teslim olanlar için yol gösterici, rahmet ve haber verici olarak sana indirdiğimiz kitap ile her şeyin açıklandığına dair bunlara tanıklık yapman için getireceğiz.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
وَيَوْمَ نَبْعَثُ فِى كُلِّ أُمَّةٍ شَهِيدًا عَلَيْهِم مِّنْ أَنفُسِهِمْ ۖ وَجِئْنَا بِكَ شَهِيدًا عَلَىٰ هَٰٓؤُلَآءِ ۚ وَنَزَّلْنَا عَلَيْكَ ٱلْكِتَٰبَ تِبْيَٰنًا لِّكُلِّ شَىْءٍ وَهُدًى وَرَحْمَةً وَبُشْرَىٰ لِلْمُسْلِمِينَ
O gün gelir ve herkes kendi canını kurtarmak için çabalar. Herkese, yaptığı şeylerin karşılığı tastamam ödenir. Onlara asla haksızlık edilmez.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
۞ يَوْمَ تَأْتِى كُلُّ نَفْسٍ تُجَٰدِلُ عَن نَّفْسِهَا وَتُوَفَّىٰ كُلُّ نَفْسٍ مَّا عَمِلَتْ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ
Kitabını oku. Bugün hesap görücü olarak sen kendine yetersin.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
ٱقْرَأْ كِتَٰبَكَ كَفَىٰ بِنَفْسِكَ ٱلْيَوْمَ عَلَيْكَ حَسِيبًا
"Sizi çağıracağı gün, O'nu överek çağrıya uyacaksınız ve dünyada çok kısa bir süre kaldığınızı zannedeceksiniz."
mealde düzenleme yapılmıştır.
يَوْمَ يَدْعُوكُمْ فَتَسْتَجِيبُونَ بِحَمْدِهِۦ وَتَظُنُّونَ إِن لَّبِثْتُمْ إِلَّا قَلِيلًا
O gün, bütün insanları imamlarıyla çağırırız. O gün kimin kitabı sağından verilirse, işte onlar kendi kitaplarını okurlar ve kıl kadar haksızlığa uğratılmazlar.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
يَوْمَ نَدْعُوا۟ كُلَّ أُنَاسٍۭ بِإِمَٰمِهِمْ ۖ فَمَنْ أُوتِىَ كِتَٰبَهُۥ بِيَمِينِهِۦ فَأُو۟لَٰٓئِكَ يَقْرَءُونَ كِتَٰبَهُمْ وَلَا يُظْلَمُونَ فَتِيلًا
Onları uyandırdık ve böylece birbirlerine sormaya başladılar. Onlardan biri şu soruyu sordu: "Ne kadar kaldınız?" "Bir gün veya günün bir bölümü kadar." dediler. Kimisi de: "Ne kadar kaldığınızı Rabb'iniz bilir." dedi. "Sizden birisini, gümüş paranızla şehre gönderin. Hangi yiyeceği seviyorsanız ondan yiyecek getirsin. Ve sizi kimseye sezdirmemeye dikkat etsin."
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
وَكَذَٰلِكَ بَعَثْنَٰهُمْ لِيَتَسَآءَلُوا۟ بَيْنَهُمْ ۚ قَالَ قَآئِلٌ مِّنْهُمْ كَمْ لَبِثْتُمْ ۖ قَالُوا۟ لَبِثْنَا يَوْمًا أَوْ بَعْضَ يَوْمٍ ۚ قَالُوا۟ رَبُّكُمْ أَعْلَمُ بِمَا لَبِثْتُمْ فَٱبْعَثُوٓا۟ أَحَدَكُم بِوَرِقِكُمْ هَٰذِهِۦٓ إِلَى ٱلْمَدِينَةِ فَلْيَنظُرْ أَيُّهَآ أَزْكَىٰ طَعَامًا فَلْيَأْتِكُم بِرِزْقٍ مِّنْهُ وَلْيَتَلَطَّفْ وَلَا يُشْعِرَنَّ بِكُمْ أَحَدًا
O gün dağları yürüteceğiz. Ve yeryüzünü dümdüz görürsün. Hiç kimseyi bırakmaksızın onların tamamını mahşerde toplarız.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
وَيَوْمَ نُسَيِّرُ ٱلْجِبَالَ وَتَرَى ٱلْأَرْضَ بَارِزَةً وَحَشَرْنَٰهُمْ فَلَمْ نُغَادِرْ مِنْهُمْ أَحَدًا
Bundan sonra gruplar kendi aralarında çekişmeye başladılar. O büyük günün şiddetinden vay o küfredenlerin haline.
mealde düzenleme yapılmıştır.
فَٱخْتَلَفَ ٱلْأَحْزَابُ مِنۢ بَيْنِهِمْ ۖ فَوَيْلٌ لِّلَّذِينَ كَفَرُوا۟ مِن مَّشْهَدِ يَوْمٍ عَظِيمٍ
Bize gelecekleri gün, onlara gerçekler işittirilir ve gösterilir. Ne var ki zalimler, bugün apaçık bir şaşkınlık içindeler.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
أَسْمِعْ بِهِمْ وَأَبْصِرْ يَوْمَ يَأْتُونَنَا ۖ لَٰكِنِ ٱلظَّٰلِمُونَ ٱلْيَوْمَ فِى ضَلَٰلٍ مُّبِينٍ
Gaflet içinde olup, iman etmeyenleri, emrin yerine getirileceği pişmanlık günüyle uyar.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
وَأَنذِرْهُمْ يَوْمَ ٱلْحَسْرَةِ إِذْ قُضِىَ ٱلْأَمْرُ وَهُمْ فِى غَفْلَةٍ وَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ
O gün, Sur'a üfürülür. O gün, mücrimleri şaşkınlıktan gözleri donuklaşmış olarak toplayacağız.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
يَوْمَ يُنفَخُ فِى ٱلصُّورِ ۚ وَنَحْشُرُ ٱلْمُجْرِمِينَ يَوْمَئِذٍ زُرْقًا
O en büyük dehşet, onları kaygılandırmayacak. Ve melekler, "İşte bu, size söz verilen gününüzdür." diye onları karşılayacaklar.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
لَا يَحْزُنُهُمُ ٱلْفَزَعُ ٱلْأَكْبَرُ وَتَتَلَقَّىٰهُمُ ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ هَٰذَا يَوْمُكُمُ ٱلَّذِى كُنتُمْ تُوعَدُونَ
O gün, kitap sayfalarını dürer gibi göğü düreriz. Onu ilk yarattığımız gibi yeniden yaratacağız. Bu Bizim katımızdan verilmiş bir sözdür. Kuşkusuz sözümüzü yerine getiririz.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
يَوْمَ نَطْوِى ٱلسَّمَآءَ كَطَىِّ ٱلسِّجِلِّ لِلْكُتُبِ ۚ كَمَا بَدَأْنَآ أَوَّلَ خَلْقٍ نُّعِيدُهُۥ ۚ وَعْدًا عَلَيْنَآ ۚ إِنَّا كُنَّا فَٰعِلِينَ
O gün dilleri, elleri ve ayakları yaptıklarına tanıklık edecektir.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
يَوْمَ تَشْهَدُ عَلَيْهِمْ أَلْسِنَتُهُمْ وَأَيْدِيهِمْ وَأَرْجُلُهُم بِمَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ
Ne ticaretin ne de alışverişin , Allah'ın zikrinden ve salatı ikame etmekten ve zekatı yapmaktan alıkoymadığı adamlar, onlar o kalplerin ve gözlerin ters çevrileceği günden korkarlar.
mealde düzenleme yapılmıştır.
رِجَالٌ لَّا تُلْهِيهِمْ تِجَٰرَةٌ وَلَا بَيْعٌ عَن ذِكْرِ ٱللَّهِ وَإِقَامِ ٱلصَّلَوٰةِ وَإِيتَآءِ ٱلزَّكَوٰةِ ۙ يَخَافُونَ يَوْمًا تَتَقَلَّبُ فِيهِ ٱلْقُلُوبُ وَٱلْأَبْصَٰرُ
Bugün bir kez değil, defalarca yok olmayı isteyin.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
لَّا تَدْعُوا۟ ٱلْيَوْمَ ثُبُورًا وَٰحِدًا وَٱدْعُوا۟ ثُبُورًا كَثِيرًا
Suçları kendilerini kuşatmış olanlar, melekleri görecekleri gün, onlar için hiç de sevindirici olmayacak, melekler onlara: "Boşuna beklemeyin size sevindirici haber imkansız." diyecekler.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
يَوْمَ يَرَوْنَ ٱلْمَلَٰٓئِكَةَ لَا بُشْرَىٰ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُجْرِمِينَ وَيَقُولُونَ حِجْرًا مَّحْجُورًا
O gün, gök beyaz bulutlar şeklinde parçalanacak ve melekler ardı sıra indirilecek.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
وَيَوْمَ تَشَقَّقُ ٱلسَّمَآءُ بِٱلْغَمَٰمِ وَنُزِّلَ ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ تَنزِيلًا
İzin Günü egemenlik yalnızca Rahman'a aittir. O gün, Kafirler için zor bir gündür.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
ٱلْمُلْكُ يَوْمَئِذٍ ٱلْحَقُّ لِلرَّحْمَٰنِ ۚ وَكَانَ يَوْمًا عَلَى ٱلْكَٰفِرِينَ عَسِيرًا
O gün, zalim kimse, ellerini ısırarak: "Eyvah, keşke Resul ile beraber bir yol tutsaydım." diyecek.
mealde düzenleme yapılmıştır.
وَيَوْمَ يَعَضُّ ٱلظَّالِمُ عَلَىٰ يَدَيْهِ يَقُولُ يَٰلَيْتَنِى ٱتَّخَذْتُ مَعَ ٱلرَّسُولِ سَبِيلًا
Kıyamet Günü onun azabı katlanır ve orada sürekli horlanmış olarak kalır.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
يُضَٰعَفْ لَهُ ٱلْعَذَابُ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ وَيَخْلُدْ فِيهِۦ مُهَانًا
"Evladın ve malın yarar sağlamadığı gün."
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
يَوْمَ لَا يَنفَعُ مَالٌ وَلَا بَنُونَ
O gün bütün toplumlardan, ayetlerimiz ile yalanlayanları gruplar halinde toplayacağız. Artık onlar sımsıkı tutuklanıp sevk edilirler.
mealde düzenleme yapılmıştır.
وَيَوْمَ نَحْشُرُ مِن كُلِّ أُمَّةٍ فَوْجًا مِّمَّن يُكَذِّبُ بِـَٔايَٰتِنَا فَهُمْ يُوزَعُونَ
Sur'a üflendiği gün, Allah'ın dilediği kimseler hariç, göklerde ve yerde olanlar dehşete kapılacak ve hepsi aşağılanmış olarak geleceklerdir.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
وَيَوْمَ يُنفَخُ فِى ٱلصُّورِ فَفَزِعَ مَن فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَن فِى ٱلْأَرْضِ إِلَّا مَن شَآءَ ٱللَّهُ ۚ وَكُلٌّ أَتَوْهُ دَٰخِرِينَ
Onlar hem kendi yüklerini hem kendi yükleri ile birlikte başka yükleri taşıyacaklar. Kıyamet Günü, kesinlikle uydurdukları şeylerden hesaba çekilecekler.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
وَلَيَحْمِلُنَّ أَثْقَالَهُمْ وَأَثْقَالًا مَّعَ أَثْقَالِهِمْ ۖ وَلَيُسْـَٔلُنَّ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ عَمَّا كَانُوا۟ يَفْتَرُونَ
O gün, azap üstlerinden ve ayaklarının altından onları kuşatacak. Ve "Yapmış olduğunuz şeylerin cezasını tadın!" der.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
يَوْمَ يَغْشَىٰهُمُ ٱلْعَذَابُ مِن فَوْقِهِمْ وَمِن تَحْتِ أَرْجُلِهِمْ وَيَقُولُ ذُوقُوا۟ مَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ
ve "O Saatin" İkame olduğu o gün "o suçlular" umutsuzdur.
mealde düzenleme yapılmıştır.
وَيَوْمَ تَقُومُ ٱلسَّاعَةُ يُبْلِسُ ٱلْمُجْرِمُونَ
Allahtan geri çevrilmeyen günün gelmesinden önce Din için O Doğruluğa kendini yönelterek doğrult izin günü bölük bölük ayıracaklar
mealde düzenleme yapılmıştır.
فَأَقِمْ وَجْهَكَ لِلدِّينِ ٱلْقَيِّمِ مِن قَبْلِ أَن يَأْتِىَ يَوْمٌ لَّا مَرَدَّ لَهُۥ مِنَ ٱللَّهِ ۖ يَوْمَئِذٍ يَصَّدَّعُونَ
Ey insanlar! Rabb'inizden sakının. Ve babanın çocuğunun cezasını ödeyemediği, çocuğun da babasının cezasını hiçbir şey ödeyemediği günden sakının. Allah'ın vaadi hakktır. Öyleyse, dünya hayatı sizi aldatmasın! Sakın aldatıcı sizi Allah ile aldatmasın.
mealde düzenleme yapılmıştır.
يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ ٱتَّقُوا۟ رَبَّكُمْ وَٱخْشَوْا۟ يَوْمًا لَّا يَجْزِى وَالِدٌ عَن وَلَدِهِۦ وَلَا مَوْلُودٌ هُوَ جَازٍ عَن وَالِدِهِۦ شَيْـًٔا ۚ إِنَّ وَعْدَ ٱللَّهِ حَقٌّ ۖ فَلَا تَغُرَّنَّكُمُ ٱلْحَيَوٰةُ ٱلدُّنْيَا وَلَا يَغُرَّنَّكُم بِٱللَّهِ ٱلْغَرُورُ
De ki: "Kafirlerin fetih günü inanmaları kendilerine bir yarar sağlamaz. Ve onlara süre de tanınmaz."
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
قُلْ يَوْمَ ٱلْفَتْحِ لَا يَنفَعُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ إِيمَٰنُهُمْ وَلَا هُمْ يُنظَرُونَ
Yüzlerinin ateşin içinde bir taraftan bir tarafa çevrileceği gün: "Keşke biz, Allah'a ve Resul'e itaat etseydik." derler.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
يَوْمَ تُقَلَّبُ وُجُوهُهُمْ فِى ٱلنَّارِ يَقُولُونَ يَٰلَيْتَنَآ أَطَعْنَا ٱللَّهَ وَأَطَعْنَا ٱلرَّسُولَا۠
"Eyvah bizlere! İşte bu Din Günü'dür" derler.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
وَقَالُوا۟ يَٰوَيْلَنَا هَٰذَا يَوْمُ ٱلدِّينِ
Bu, yalanladığınız Fasıl Günü'dür.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
هَٰذَا يَوْمُ ٱلْفَصْلِ ٱلَّذِى كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ
Ey Davud! Biz seni o yeryüzü içinde bir halife yaptık. İnsanlar arasında O Hakk ile hükmet. Hevaya uyma. Aksi halde heva seni Allah'ın yolundan saptırır. Allah'ın yolundan sapanlar, O hesap gününü göz ardı etmiş olduklarından, kendileri için çok şiddetli bir azap vardır.
mealde düzenleme yapılmıştır.
يَٰدَاوُۥدُ إِنَّا جَعَلْنَٰكَ خَلِيفَةً فِى ٱلْأَرْضِ فَٱحْكُم بَيْنَ ٱلنَّاسِ بِٱلْحَقِّ وَلَا تَتَّبِعِ ٱلْهَوَىٰ فَيُضِلَّكَ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ ۚ إِنَّ ٱلَّذِينَ يَضِلُّونَ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ لَهُمْ عَذَابٌ شَدِيدٌۢ بِمَا نَسُوا۟ يَوْمَ ٱلْحِسَابِ
O, dereceleri yükseltendir, Arş'ın sahibidir. O, "Buluşma Günü" hakkında insanları uyarmak için Kendi buyruğundan olan ruhu kullarından dilediğine ulaştırır.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
رَفِيعُ ٱلدَّرَجَٰتِ ذُو ٱلْعَرْشِ يُلْقِى ٱلرُّوحَ مِنْ أَمْرِهِۦ عَلَىٰ مَن يَشَآءُ مِنْ عِبَادِهِۦ لِيُنذِرَ يَوْمَ ٱلتَّلَاقِ
Bugün her nefs kazandığı şey ile cezalandırılır ve bugün haksızlık yoktur. Kuşkusuz Allah hesabı çabuk görendir.
mealde düzenleme yapılmıştır.
ٱلْيَوْمَ تُجْزَىٰ كُلُّ نَفْسٍۭ بِمَا كَسَبَتْ ۚ لَا ظُلْمَ ٱلْيَوْمَ ۚ إِنَّ ٱللَّهَ سَرِيعُ ٱلْحِسَابِ
Yaklaşan gün hakkında onları uyar. O gün korkudan yürekler ağızlara gelir. Zalimler için ne samimi bir dost ne de sözü dinlenir bir şefaatçi vardır.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
وَأَنذِرْهُمْ يَوْمَ ٱلْءَازِفَةِ إِذِ ٱلْقُلُوبُ لَدَى ٱلْحَنَاجِرِ كَٰظِمِينَ ۚ مَا لِلظَّٰلِمِينَ مِنْ حَمِيمٍ وَلَا شَفِيعٍ يُطَاعُ
"Ve Ey Kavmim! Gerçekten ben sizin üzerinize o seslenme günü korkuyorum."
mealde düzenleme yapılmıştır.
وَيَٰقَوْمِ إِنِّىٓ أَخَافُ عَلَيْكُمْ يَوْمَ ٱلتَّنَادِ
Arkanıza bakmadan kaçacağınız gün, sizi Allah'tan kurtaracak kimse yoktur. Allah, kimi sapkınlıkta bırakırsa ona doğru yolu gösterecek yoktur.
mealde düzenleme yapılmıştır.
يَوْمَ تُوَلُّونَ مُدْبِرِينَ مَا لَكُم مِّنَ ٱللَّهِ مِنْ عَاصِمٍ ۗ وَمَن يُضْلِلِ ٱللَّهُ فَمَا لَهُۥ مِنْ هَادٍ
O gün zalimlere, mazeretleri yarar sağlamaz. Onlara lanet okunacak ve yurtların en kötüsü onlar içindir.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
يَوْمَ لَا يَنفَعُ ٱلظَّٰلِمِينَ مَعْذِرَتُهُمْ ۖ وَلَهُمُ ٱللَّعْنَةُ وَلَهُمْ سُوٓءُ ٱلدَّارِ
Allah tarafından geri döndürülmeyecek olan günün gelmesinden önce, Rabb'inizin çağrısına olumlu yanıt verin. İzin Günü, sizin için bir sığınak yoktur. Sizin için kabul etmemek de yoktur.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
ٱسْتَجِيبُوا۟ لِرَبِّكُم مِّن قَبْلِ أَن يَأْتِىَ يَوْمٌ لَّا مَرَدَّ لَهُۥ مِنَ ٱللَّهِ ۚ مَا لَكُم مِّن مَّلْجَإٍ يَوْمَئِذٍ وَمَا لَكُم مِّن نَّكِيرٍ
Sonra gruplar kendi aralarında anlaşmazlığa düştüler. Artık acı veren günün azabından dolayı haksızlık yapanların vay haline!
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
فَٱخْتَلَفَ ٱلْأَحْزَابُ مِنۢ بَيْنِهِمْ ۖ فَوَيْلٌ لِّلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ مِنْ عَذَابِ يَوْمٍ أَلِيمٍ
Artık göğün, apaçık bir duman getireceği günü gözetle.
mealde düzenleme yapılmıştır.
فَٱرْتَقِبْ يَوْمَ تَأْتِى ٱلسَّمَآءُ بِدُخَانٍ مُّبِينٍ
En büyük tutuşla tutacağımız o gün, Kuşkusuz Biz, intikam alanlarız.
mealde düzenleme yapılmıştır.
يَوْمَ نَبْطِشُ ٱلْبَطْشَةَ ٱلْكُبْرَىٰٓ إِنَّا مُنتَقِمُونَ
Ayrışma Günü, onların hepsinin kararlaştırılmış bir araya gelme zamanıdır.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
إِنَّ يَوْمَ ٱلْفَصْلِ مِيقَٰتُهُمْ أَجْمَعِينَ
O gün, hiçbir yakının, yakınına bir yararı olmaz. Onlar, yardım da olunmazlar.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
يَوْمَ لَا يُغْنِى مَوْلًى عَن مَّوْلًى شَيْـًٔا وَلَا هُمْ يُنصَرُونَ
Kafirler, ateşle karşı karşıya kaldıkları gün, Allah onlara: "Bu, gerçek değil miymiş?" dedi. Onlar: "Rabbimize ant olsun ki gerçekmiş." dediler. " O halde kafirliğinizden dolayı azabı tadın." dedi.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
وَيَوْمَ يُعْرَضُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ عَلَى ٱلنَّارِ أَلَيْسَ هَٰذَا بِٱلْحَقِّ ۖ قَالُوا۟ بَلَىٰ وَرَبِّنَا ۚ قَالَ فَذُوقُوا۟ ٱلْعَذَابَ بِمَا كُنتُمْ تَكْفُرُونَ
O halde resullerden kararlılık sahibi olanların sabrettikleri gibi sen de sabret! Onlar için aceleci olma. Onlar, kendilerine uyarısı yapılan şeyi gördükleri zaman, dünyada sanki gündüzün bir saati kadar kalmış gibi olurlar. Bu, bir bildirimdir. Artık doğru yoldan sapmış halktan başkası yok edilmez.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
فَٱصْبِرْ كَمَا صَبَرَ أُو۟لُوا۟ ٱلْعَزْمِ مِنَ ٱلرُّسُلِ وَلَا تَسْتَعْجِل لَّهُمْ ۚ كَأَنَّهُمْ يَوْمَ يَرَوْنَ مَا يُوعَدُونَ لَمْ يَلْبَثُوٓا۟ إِلَّا سَاعَةً مِّن نَّهَارٍۭ ۚ بَلَٰغٌ ۚ فَهَلْ يُهْلَكُ إِلَّا ٱلْقَوْمُ ٱلْفَٰسِقُونَ
Ve Sur'a üfürülür. " İşte bu, vaktiyle uyarıldığınız gündür."
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
وَنُفِخَ فِى ٱلصُّورِ ۚ ذَٰلِكَ يَوْمُ ٱلْوَعِيدِ
Ant olsun ki sen bugünün geleceğinden gaflet içindeydin. İşte senden perdeyi kaldırdık. Artık bugün gerçeği bütün açıklığıyla görüyorsun.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
لَّقَدْ كُنتَ فِى غَفْلَةٍ مِّنْ هَٰذَا فَكَشَفْنَا عَنكَ غِطَآءَكَ فَبَصَرُكَ ٱلْيَوْمَ حَدِيدٌ
O gün, Cehennem'e, "Doldun mu?" deriz. O da "Daha yok mu?" der.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
يَوْمَ نَقُولُ لِجَهَنَّمَ هَلِ ٱمْتَلَأْتِ وَتَقُولُ هَلْ مِن مَّزِيدٍ
Çağırıcının, yakın bir yerden çağıracağı güne kulak ver.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
وَٱسْتَمِعْ يَوْمَ يُنَادِ ٱلْمُنَادِ مِن مَّكَانٍ قَرِيبٍ
O gün, gerçek olan o çığlığı duyarlar. İşte bu yeniden diriliş günüdür.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
يَوْمَ يَسْمَعُونَ ٱلصَّيْحَةَ بِٱلْحَقِّ ۚ ذَٰلِكَ يَوْمُ ٱلْخُرُوجِ
Bugün artık sizden de fidye alınmaz ve küfredenlerden de. Sizin barınağınız ateştir. Sizin mevlânız o'dur. Ne kötü varış yeridir o.
mealde düzenleme yapılmıştır.
فَٱلْيَوْمَ لَا يُؤْخَذُ مِنكُمْ فِدْيَةٌ وَلَا مِنَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ ۚ مَأْوَىٰكُمُ ٱلنَّارُ ۖ هِىَ مَوْلَىٰكُمْ ۖ وَبِئْسَ ٱلْمَصِيرُ
Toplanma günü için sizi bir araya toplayacağı gün, işte o gün aldanma günüdür. Kim Allah'a iman eder ve salihatı yaparsa, Allah onun kötülüklerini örter ve onu içinde kesintisiz olarak, sürekli kalacağı, içinden nehirler akan Cennetlere koyar. İşte bu, büyük kurtuluştur.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
يَوْمَ يَجْمَعُكُمْ لِيَوْمِ ٱلْجَمْعِ ۖ ذَٰلِكَ يَوْمُ ٱلتَّغَابُنِ ۗ وَمَن يُؤْمِنۢ بِٱللَّهِ وَيَعْمَلْ صَٰلِحًا يُكَفِّرْ عَنْهُ سَيِّـَٔاتِهِۦ وَيُدْخِلْهُ جَنَّٰتٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَآ أَبَدًا ۚ ذَٰلِكَ ٱلْفَوْزُ ٱلْعَظِيمُ
Bacakların açılacağı ve secde etmeye davet edilecekleri o gün, artık güçleri yetmez.
mealde düzenleme yapılmıştır.
يَوْمَ يُكْشَفُ عَن سَاقٍ وَيُدْعَوْنَ إِلَى ٱلسُّجُودِ فَلَا يَسْتَطِيعُونَ
O gün, onlar kabirlerinden fırlayıp çıkarlar. Sanki bir hedefe koşuyor gibi;
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
يَوْمَ يَخْرُجُونَ مِنَ ٱلْأَجْدَاثِ سِرَاعًا كَأَنَّهُمْ إِلَىٰ نُصُبٍ يُوفِضُونَ
Gözlerinde korku, kendilerini zillet bürümüş halde. İşte bu, onların uyarıldıkları gündür.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
خَٰشِعَةً أَبْصَٰرُهُمْ تَرْهَقُهُمْ ذِلَّةٌ ۚ ذَٰلِكَ ٱلْيَوْمُ ٱلَّذِى كَانُوا۟ يُوعَدُونَ
Eğer Kafirlerden olursanız, çocukların saçlarını ağartan o günden kendinizi nasıl koruyacaksınız?
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
فَكَيْفَ تَتَّقُونَ إِن كَفَرْتُمْ يَوْمًا يَجْعَلُ ٱلْوِلْدَٰنَ شِيبًا
İşte o İzin Günü, çok zorlu bir gündür;
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
فَذَٰلِكَ يَوْمَئِذٍ يَوْمٌ عَسِيرٌ
Verdikleri sözü yerine getirirler, kötülüğü salgın bir günden korkarlar.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
يُوفُونَ بِٱلنَّذْرِ وَيَخَافُونَ يَوْمًا كَانَ شَرُّهُۥ مُسْتَطِيرًا
Biz; yüzlerin asık olduğu, belalı, zor günde Rabb'imizin azabından korkarız.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
إِنَّا نَخَافُ مِن رَّبِّنَا يَوْمًا عَبُوسًا قَمْطَرِيرًا
Onlar çabuk geçen dünyayı seviyorlar, zor günü umursamıyorlar.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
إِنَّ هَٰٓؤُلَآءِ يُحِبُّونَ ٱلْعَاجِلَةَ وَيَذَرُونَ وَرَآءَهُمْ يَوْمًا ثَقِيلًا
Ayırt Etme günü için.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
لِيَوْمِ ٱلْفَصْلِ
Bu, konuşamayacakları gündür.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
هَٰذَا يَوْمُ لَا يَنطِقُونَ
Bu, sizi ve öncekileri topladığımız, Ayırma Günü'dür.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
هَٰذَا يَوْمُ ٱلْفَصْلِ ۖ جَمَعْنَٰكُمْ وَٱلْأَوَّلِينَ
O gün, o ruh ve o melekler saflar halinde hazır bulunur. Rahman'ın izin verdiklerinden başkası konuşamaz. İzin verilen de doğruyu söyler.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
يَوْمَ يَقُومُ ٱلرُّوحُ وَٱلْمَلَٰٓئِكَةُ صَفًّا ۖ لَّا يَتَكَلَّمُونَ إِلَّا مَنْ أَذِنَ لَهُ ٱلرَّحْمَٰنُ وَقَالَ صَوَابًا
İşte bu Hakk gündür. Dileyen Rabb'ine varan bir yol edinir.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
ذَٰلِكَ ٱلْيَوْمُ ٱلْحَقُّ ۖ فَمَن شَآءَ ٱتَّخَذَ إِلَىٰ رَبِّهِۦ مَـَٔابًا
Sizi yakın bir azapla uyardık. O gün kişi ellerinin yaptıklarıyla karşı karşıya gelecek ve Kafir kimse: "Keşke toprak olsaydım." diyecek.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
إِنَّآ أَنذَرْنَٰكُمْ عَذَابًا قَرِيبًا يَوْمَ يَنظُرُ ٱلْمَرْءُ مَا قَدَّمَتْ يَدَاهُ وَيَقُولُ ٱلْكَافِرُ يَٰلَيْتَنِى كُنتُ تُرَٰبًۢا
O gün insan ne yaptığını hatırlar.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
يَوْمَ يَتَذَكَّرُ ٱلْإِنسَٰنُ مَا سَعَىٰ
O sarsıntıyla sarsıldığı gün
mealde düzenleme yapılmıştır.
يَوْمَ تَرْجُفُ ٱلرَّاجِفَةُ
Onlar onu görecekleri gün, dünyada bir akşam veya kuşluğundan başka kalmamış sanacaklar.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
كَأَنَّهُمْ يَوْمَ يَرَوْنَهَا لَمْ يَلْبَثُوٓا۟ إِلَّا عَشِيَّةً أَوْ ضُحَىٰهَا
O gün insan kardeşinden kaçar;
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
يَوْمَ يَفِرُّ ٱلْمَرْءُ مِنْ أَخِيهِ
Hiçbir nefsin bir başka nefse herhangi bir şeye güç yetiremeyeceği gündür; İZİN GÜNÜ emir yalnızca Allah'ındır.
mealde düzenleme yapılmıştır.
يَوْمَ لَا تَمْلِكُ نَفْسٌ لِّنَفْسٍ شَيْـًٔا ۖ وَٱلْأَمْرُ يَوْمَئِذٍ لِّلَّهِ
Ve O vaad edilen o güne ant olsun,
mealde düzenleme yapılmıştır.
وَٱلْيَوْمِ ٱلْمَوْعُودِ
Bütün gizliliklerin ortaya çıkarıldığı gün,
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
يَوْمَ تُبْلَى ٱلسَّرَآئِرُ
O gün insanlar sağa sola uçuşan pervaneler gibi olurlar.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
يَوْمَ يَكُونُ ٱلنَّاسُ كَٱلْفَرَاشِ ٱلْمَبْثُوثِ

Kelime Listesi

NoOkunuşAnlamıArapçaKökKökü
1 innema ki mutlaka إِنَّمَا ›
2 tuadune size va'dedilen تُوعَدُونَ wEd وعد
3 levakiun elbette olacaktır لَوَٰقِعٌ wqE وقع

Diğer Mealler

1. Meal

Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.

2. Meal

- Birbiri ardınca gönderilenlere, görevlerine koştukça koşanlara, iyiden iyiye yayanlara, hak ile batılı ayırdıkça ayıranlara, öğüt bırakanlara, özür veya uyarıda bulunanlara yemin olsun ki, size verilen söz mutlaka gerçekleşecektir.

3. Meal

Size vadedilen (gün) elbette gerçekleşecektir.

4. Meal

Size söz verilenler kesinlikle gerçekleşecektir.

5. Meal

Tehdit edildiğiniz şey kesinlikle başınıza gelecektir.

6. Meal

Kuşkusuz, size sözü verilen, kesinlikle gerçekleşecektir.

7. Meal

Elbette, tehdit edildiğiniz şey mutlaka gerçekleşecektir:

8. Meal

Ki size duyurulmuş olan mutlaka gerçekleşecektir.

9. Meal

Şüphesiz, size vaadedilen gerçekleşecektir.

10. Meal

elbette size va'd olunan şey muhakkak meydana gelecektir.

11. Meal

Bakın, bekleyip görün denilen her şey mutlaka gerçekleşecektir.

12. Meal

(1-7) Ard arda gönderilenlere, kasırga gibi esenlere, hakkıyla yayanlara, hakkıyla ayıranlara, özür ya da uyarı olmak üzere öğüt bırakanlara andolsun ki, uyarıldığınız (Kıyamet) mutlaka gerçekleşecektir.

13. Meal

Herhalde size va'dolunan muhakkak olacaktır

14. Meal

(Bunlara andolsun) Ki size va'dedilen, mutlaka olacaktır.

15. Meal

Şüphesiz, size vaadedilen gerçekleşecektir.

16. Meal

Ki size va'd (ve tehdid) edilegelen şeyler behemehal vaaki (olacak) dır,

17. Meal

Size vaadedilen mutlaka olacaktır.

18. Meal

Size vaadedilen elbette gerçekleşecektir.

19. Meal

Size vad edilen mutlaka gerçekleşecektir.

20. Meal

Vadolunduğunuz (ba's) mutlaka gerçekleşecektir!

21. Meal

Size söz verilenler kesinlikle gerçekleşecektir.

Delillendirilen Son 10 Ayet

Yükleniyor…

Canlı yayın — SALAT

Yükleniyor…

TikTok canlı yayın