Ant olsun Biz, Kur'an'ı öğüt alınsın diye kolaylaştırdık. Var mı öğüt alıp düşünen?
8. Enfal 70
Ey Nebi! Elinizdeki esirlere de ki: "Eğer Allah kalplerinizde bir hayır olduğunu bilirse, size, sizden alınandan daha hayırlısını verir ve sizi bağışlar." Allah'ın Rahmeti Bol'dur, Kesintisiz'dir.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
İngilizce O Prophet! say to those who are captives in your hands: "If Allah findeth any good in your hearts, He will give you something better than what has been taken from you, and He will forgive you: for Allah is Oft-forgiving, Most Merciful." ✖
Almanca O Prophet, sprich zu den (Kriegs-) Gefangenen, die in euren Händen sind: "Erkennt Allah Gutes in euren Herzen, dann wird Er euch (etwas) Besseres geben als das, was euch genommen wurde, und wird euch vergeben. Denn Allah ist Allvergebend, Barmherzig." ✖
Özbekçe Эй Набий, қўлингиздаги асирларга: «Агар Аллоҳ қалбларингизда яхшилик борлигини билса, сизга ўзингиздан олинган нарсадан кўра яхшироқ нарсани берур ва сизни мағфират қилур. Аллоҳ мағфират қилгувчи ва раҳмли зотдир», деб айт! («Қурайшликлар Расулуллоҳга (с. а. в.) асирларни тўловини бериб, озод қилиш учун одам юбордилар. Аббос: «Эй Аллоҳнинг Расули, мен мусулмон эдим», деди. Расулуллоҳ (с. а. в.): «Мусулмонлигингни Аллоҳ билади. Аммо сен сиртдан бизга қарши бўлдинг. Ўзинг учун, акаларингнинг ўғиллари учун ҳамда иттифоқдошинг Бани Ҳорис ибн Феҳрнинг укаси учун тўлов бер», дедилар. Аббос: Эй Аллоҳнинг Расули, менда унча мол йўқ», деди. Расулуллоҳ (с. а. в.): «Умму Фазл икковингиз кўмган моллар қани?» дедилар. Аббос: «Аллоҳга қасамки, эй Муҳаммад, сиз Аллоҳнинг Расули эканингизни яхши биламан, бу молларни мен ва Умму Фазлдан бошқа ҳеч ким билмас эди. Мендаги молнинг йигирма уқияси ўзингизга ўтди деб ҳисоблайверинг», деди. Расулуллоҳ (с. а. в.): «Йўқ, у бойлик Аллоҳ сендан бизга олиб берганидир», –дедилар. Аббос ўзига, икки акасининг икки ўғлига ва иттифоқдошига тўлов берди. Шунда Аллоҳ таоло ушбу оятини нозил қилди.) ✖
يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّبِىُّ قُل لِّمَن فِىٓ أَيْدِيكُم مِّنَ ٱلْأَسْرَىٰٓ إِن يَعْلَمِ ٱللَّهُ فِى قُلُوبِكُمْ خَيْرًا يُؤْتِكُمْ خَيْرًا مِّمَّآ أُخِذَ مِنكُمْ وَيَغْفِرْ لَكُمْ ۗ وَٱللَّهُ غَفُورٌ رَّحِيمٌ
Konuşan: Yok Konuşulan: Yok Muhatap: Yok
Kelimeye tıklayın: Arapçası işaretlenir · Çift tıklayın: kök ve geçtiği ayetler

D E L İ L L E R

Bu ayet henüz delillendirilmemiş.

Kelime Listesi

NoOkunuşAnlamıArapçaKökKökü
1 ya eyyuha ey يَٰٓأَيُّهَا ›
2 n-nebiyyu nebi ٱلنَّبِىُّ nbA نبا
3 kul söyle قُل qwl قول
4 limen kimselere لِّمَن ›
5 fi bulunan فِىٓ ›
6 eydikum ellerinizde أَيْدِيكُم ydy يدي
7 mine -den مِّنَ ›
8 l-esra esirler- ٱلْأَسْرَىٰٓ Asr اسر
9 in eğer إِن ›
10 yea'lemi bilirse يَعْلَمِ Elm علم
11 llahu Allah ٱللَّهُ ›
12 fi olduğunu فِى ›
13 kulubikum sizin kalblerinizde قُلُوبِكُمْ qlb قلب
14 hayran bir hayır خَيْرًا xyr خير
15 yu'tikum size verir يُؤْتِكُمْ Aty اتي
16 hayran daha hayırlısını خَيْرًا xyr خير
17 mimma (fidye)den مِّمَّآ ›
18 uhize alınan أُخِذَ Axp اخذ
19 minkum sizden مِنكُمْ ›
20 ve yegfir ve bağışlar وَيَغْفِرْ gfr غفر
21 lekum sizi لَكُمْ ›
22 vallahu Allah وَٱللَّهُ ›
23 gafurun bağışlayandır غَفُورٌ gfr غفر
24 rahimun esirgeyendir رَّحِيمٌ rHm رحم

Diğer Mealler

1. Meal

Elinizde bulunan esirlere, "Allah kalblerinizde bir iyilik bulursa, size sizden alınanın daha hayırlısını verir, sizi bağışlar, Allah bağışlayandır, merhamet edendir" de.

2. Meal

Ey Peygamber! Elinizde bulunan esirlere de ki: Eğer Allah kalplerinizde hayır olduğunu bilirse, sizden alınandan daha hayırlısını size verir ve sizi bağışlar. Çünkü Allah bağışlayandır; merhamet edendir.

3. Meal

Ey Peygamber! Elinizdeki esirlere de ki: Allah kalplerinizde hayır olduğunu bilirse, sizden alınandan daha hayırlısını size verir ve sizi bağışlar. Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.

4. Meal

Ey peygamber, elinizde bulunan esirlere de ki: "ALLAH kalbinizde bir iyilik bilse, yitirdiklerinizden daha iyisini size verir ve sizi bağışlar. ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.

5. Meal

Ey nebi! Elinizdeki esirlere de ki "Allah kalplerinizde bir hayır olduğunu bilse, sizden alınandan daha hayırlısını verir ve sizin bağışlar. (durumunuzu düzeltir)Allah bağışlar, ikramda bulunur."

6. Meal

Ey peygamber! Elinizdeki tutsaklara, şunu söyle: "Allah, yüreğinizde bir iyilik olduğunu bilirse, sizden alınanlardan daha iyisini verir ve sizi bağışlar. Çünkü Allah, Sınırsız Bağışlayandır; Merhametlidir!"

7. Meal

Sen ey Peygamber! Elinizde bulunan esirlere de ki: "Eğer Allah yüreklerinizde iyi ve güzelin (yerleşik hali olan imana) yatkınlık bulursa, size sizden alınandan daha güzelini bahşedecek; tarifsiz bir bağışlayıcı, eşsiz bir merhamet kaynağı olan Allah sizi de bağışlayacaktır.

8. Meal

Ey Peygamber! Elinizde esir olarak bulunanlara de ki: "Eğer Allah, kalplerinizde bir hayır olduğunu bilirse size, sizden alınandan daha değerlisini verir ve sizi affeder. Allah çok affedici, çok esirgeyicidir."

9. Meal

Ey Peygamber, ellerinizdeki esirlere de ki: "Eğer Allah, sizin kalblerinizde bir hayır olduğunu bilirse (görürse) size sizden alınandan daha hayırlısını verir ve sizi bağışlar. Allah bağışlayandır, esirgeyendir."

10. Meal

Ey peygamber, elinizdeki esirlere de ki: Eğer Allah, sizin kalplerinizde bir hayır olduğunu bilirse, size, sizden alınandan daha hayırlısını verir ve günahlarınızı bağışlar. Allah, bağışlayan ve merhamet edendir.

11. Meal

(Öyleyse) ey Peygamber, elindeki esirlere de ki: "Allah yüreklerinizde bir güzellik bulursa, bütün o sizden alınan şeylerden daha güzelini bahşedecektir size: Çünkü Allah, çok esirgeyen gerçek bağışlayıcıdır.

12. Meal

Ey Peygamber! Elinizdeki esirlere söyle: Eğer Allah, kalplerinizde (iman, ihlas, iyi niyet gibi) bir hayır (olduğunu) bilirse, sizden alınan fidyeden daha hayırlısını size verir ve sizi bağışlar. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

13. Meal

Ey Peygamber, elinizdeki esirlere de ki: eğer Allah, sizin kalblerinizde bir hayır bilirse size sizden alınandan daha hayırlısını verir ve günahlarınızı mağfiret buyurur, Allah gafur, rahimdir

14. Meal

Ey peygamber, ellerinizde bulunan esirlere söyle: "Eğer Allah, sizin kalblerinizde bir hayır olduğunu bilirse, size, sizden alınan(fidye)den daha hayırlısını verir ve sizi bağışlar. Allah bağışlayandır, esirgeyendir.

15. Meal

Ey Peygamber, ellerinizdeki esirlere de ki: "Eğer Tanrı, sizin kalplerinizde bir hayır olduğunu bilirse (görürse) size sizden alınandan daha hayırlısını verir ve sizi bağışlar. Tanrı bağışlayandır, esirgeyendir."

16. Meal

Ey peygamber, ellerinizdeki esirlere de ki: "Eğer Allahın ezeli ilmine göre yüreklerinizde bir hayır (iman ve ihlas) varsa O, size sizden alınandan daha hayırlısını verir ve sizi yarlığar da. Allah çok yarlığayıcıdır, çok esirgeyicidir.

17. Meal

Ey peygamber; elinizdeki esirlere de ki: Eğer Allah kalbinizde hayır olduğunu bilirse; sizden alınandan daha hayırlısını size verir ve sizi bağışlar. Ve Allah, Gafur'dur, Rahim'dir.

18. Meal

-Ey Peygamber, elinizde bulunan esirlere: -Allah kalbinizde bir iyilik bulursa, size sizden alınanın daha hayırlısını verir. Sizi bağışlar, Allah bağışlayandır, merhamet edendir, de!

19. Meal

Ey Peygamber! Ellerinizdeki esirlere de ki"Eğer Allah sizin kalplerinizde hayır yani iyi niyet, iman ve ihlas istidadı bulursa, sizden alınan fidyelerden daha hayırlısını size verir ve günahlarınızı bağışlar. Çünkü Allah gafurdur, rahimdir (affı, merhamet ve ihsanı boldur).

20. Meal

Ey Nebi! Esirlerden elinizde bulunanlara de ki: "Eğer Allah kalplerinizde bir hayır (iman) bilirse, size, sizden alınandan daha hayırlısını verir ve sizi bağışlar! Allah Ğafur'dur, Rahıym'dir. "

21. Meal

Ey peygamber, elinizde bulunan esirlere de ki: 'ALLAH kalbinizde bir iyilik bilse, yitirdiklerinizden daha iyisini size verir ve sizi bağışlar. ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.

Delillendirilen Son 10 Ayet

Yükleniyor…

Canlı yayın — SALAT

Yükleniyor…

TikTok canlı yayın