Ant olsun Biz, Kur'an'ı öğüt alınsın diye kolaylaştırdık. Var mı öğüt alıp düşünen?
12. Yusuf 78
Kardeşleri: "Ey soylu Aziz! Emin ol ki, bunun çok yaşlı bir babası var. Onun yerine bizden birini alıkoy. Senin iyilik edenlerden olduğunu görüyoruz." dediler.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
İngilizce They said: "O exalted one! Behold! he has a father, aged and venerable, (who will grieve for him); so take one of us in his place; for we see that thou art (gracious) in doing good." ✖
Almanca Sie sagten: "O `Aziz, er hat einen greisen Vater, so nimm einen von uns statt seiner an; denn wir sehen, du gehörst zu denen, die Gutes tun." ✖
Özbekçe Улар: «Эй Азиз, бунинг катта ёшли чол отаси бор. Бас, биримизни унинг ўрнига ол. Биз сени яхшилик қилувчилардан эканлигингни кўрмоқдамиз», дедилар. ✖
قَالُوا۟ يَٰٓأَيُّهَا ٱلْعَزِيزُ إِنَّ لَهُۥٓ أَبًا شَيْخًا كَبِيرًا فَخُذْ أَحَدَنَا مَكَانَهُۥٓ ۖ إِنَّا نَرَىٰكَ مِنَ ٱلْمُحْسِنِينَ
Konuşan: Yok Konuşulan: Yok Muhatap: Yok
Kelimeye tıklayın: Arapçası işaretlenir · Çift tıklayın: kök ve geçtiği ayetler

D E L İ L L E R

kelime ana ayetle aynı okunuş kelime ana ayetle aynı kök ifade delillendirilen ifadeye karşılık gelen bölüm
1: Onun yerine bizden birini alıkoy kimsenin günahı kimseye yüklenmez 3 ayet
Yük taşıyan birisi, bir başkasının yükünü taşımaz. Yükü ağır olan kimse, bir başkasını yardıma çağırsa, çağırdığı yakını da olsa ona yükletmeyiz. Sen, ancak O gayb ile Rabb'ine içtenlikle saygı duyan ve O salatı ikame edenleri uyarırsın. Her kim arınırsa kendisi için arınmış olur. O Dönüş Allah'adır.
mealde düzenleme yapılmıştır.
وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ أُخْرَىٰ ۚ وَإِن تَدْعُ مُثْقَلَةٌ إِلَىٰ حِمْلِهَا لَا يُحْمَلْ مِنْهُ شَىْءٌ وَلَوْ كَانَ ذَا قُرْبَىٰٓ ۗ إِنَّمَا تُنذِرُ ٱلَّذِينَ يَخْشَوْنَ رَبَّهُم بِٱلْغَيْبِ وَأَقَامُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ ۚ وَمَن تَزَكَّىٰ فَإِنَّمَا يَتَزَكَّىٰ لِنَفْسِهِۦ ۚ وَإِلَى ٱللَّهِ ٱلْمَصِيرُ
Kim doğru yolu seçerse , şüphesiz kendi lehi için doğru yolda olur ve Kim delaleti seçerse şüphesiz kendi aleyhine sapmış olur ve hiçbir günahkar , başkasının günahını taşımaz ve nede Biz, bir resul göndermedikçe azap edici değiliz.
mealde düzenleme yapılmıştır.
مَّنِ ٱهْتَدَىٰ فَإِنَّمَا يَهْتَدِى لِنَفْسِهِۦ ۖ وَمَن ضَلَّ فَإِنَّمَا يَضِلُّ عَلَيْهَا ۚ وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ أُخْرَىٰ ۗ وَمَا كُنَّا مُعَذِّبِينَ حَتَّىٰ نَبْعَثَ رَسُولًا
De ki: "Allah, her şeyin Rabb'iyken, ben O'ndan başka bir Rabb mı arayayım?" Herkesin kazandığı yalnız kendisine aittir. Hiç kimse bir başkasının yükünü yüklenmez. Sonunda dönüşünüz Rabb'inizedir. O, size ayrılığa düştüğünüz şeyleri haber verecektir.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
قُلْ أَغَيْرَ ٱللَّهِ أَبْغِى رَبًّا وَهُوَ رَبُّ كُلِّ شَىْءٍ ۚ وَلَا تَكْسِبُ كُلُّ نَفْسٍ إِلَّا عَلَيْهَا ۚ وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ أُخْرَىٰ ۚ ثُمَّ إِلَىٰ رَبِّكُم مَّرْجِعُكُمْ فَيُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمْ فِيهِ تَخْتَلِفُونَ

Kelime Listesi

NoOkunuşAnlamıArapçaKökKökü
1 kalu dediler ki قَالُوا۟ qwl قول
2 ya eyyuha ey يَٰٓأَيُّهَا ›
3 l-azizu vezir ٱلْعَزِيزُ Ezz عزز
4 inne şüphesiz إِنَّ ›
5 lehu onun vardır لَهُۥٓ ›
6 eben babası أَبًا Abw ابو
7 şeyhen bir ihtiyar شَيْخًا $yx شيخ
8 kebiran büyük كَبِيرًا kbr كبر
9 fehuz o yüzden al فَخُذْ Axp اخذ
10 ehadena (bizden) birimizi أَحَدَنَا AHd احد
11 mekanehu onun yerine مَكَانَهُۥٓ kwn كون
12 inna doğrusu biz إِنَّا ›
13 nerake seni görüyoruz نَرَىٰكَ rAy راي
14 mine -den مِنَ ›
15 l-muhsinine iyilik edenler- ٱلْمُحْسِنِينَ Hsn حسن

Diğer Mealler

1. Meal

Kardeşleri: "Ey Vezir! Onun yaşlanmış, kocamış bir babası vardır. Bizden birini onun yerine al. Doğrusu biz senin iyi davrananlardan olduğunu görüyoruz" dediler.

2. Meal

Kardeşleri,"Ey Aziz! Doğrusu, onun yaşlı kalmış bir babası vardır. Bizden birini onun yerine al! Doğrusu, iyi davrananlardan olduğunu görüyoruz" dediler.

3. Meal

(Kardeşleri) şöyle demişti: "Ey vezir (Yusuf)! Şüphesiz ki onun büyük, yaşlı bir babası var. Onun yerine bizim birimizi alıkoy! Şüphesiz ki biz seni güzel davrananlardan görüyoruz."

4. Meal

Dediler ki: "Sayın ekselans, onun oldukça yaşlı bir babası var; onun yerine bizden birimizi al. Biz seni iyilik edenlerden olduğunu görüyoruz."

5. Meal

Dediler ki "Sayın vezirim, onun çok yaşlı bir babası var. Onun yerine içimizden birini al. Çünkü biz görüyoruz ki sen güzel davrananlardansın."

6. Meal

"Ey yönetici!" dediler; "Aslında, onun, kocamış bir babası vardır. Onun yerine, bizden birisini alıkoy. Kuşkusuz, senin, seçkinler arasında olduğunu görüyoruz!"

7. Meal

"Ey saygın yönetici!" dediler, "Onun yaşını başını almış bir babası var; bu nedenle onun yerine içimizden birini alıkoy: Kesinlikle biz senin iyiliksever biri olduğunu düşünüyoruz."

8. Meal

Kardeşler dediler ki: "Ey vezir! Bunun ihtiyar bir babası var. Onun yerine bizden birini alıkoy. Senin iyilikseverlerden olduğuna inanıyoruz."

9. Meal

Dediler ki: "Ey Vezir, gerçek şu ki, bunun yaşlı (ve) büyük bir babası var; onun yerine bizden birisini alıkoy. Doğrusu biz, seni iyilik yapanlardan görmekteyiz."

10. Meal

Dediler ki: "Ey şanlı Aziz, emin ol ki, bunun çok yaşlı bir babası var; onun için yerine birimizi al: çünkü biz seni iyilik edenlerden görüyoruz!"

11. Meal

"Ey soylu kişi!" dediler, "onun çok yaşlı bir babası var; bu yüzden onun yerine bizden birini yanında alıkoy. Doğrusu sen, görüyoruz ki, iyilik sever birisin!"

12. Meal

Onlar, Yusuf'a: "Ey güçlü vezir! Bunun çok yaşlı bir babası var. Onun yerine bizden birini alıkoy. Şüphesiz biz senin iyilik edenlerden olduğunu görüyoruz" dediler.

13. Meal

Ey şanlı Aziz! Dediler: emin ol ki bunun büyük bir ihtiyar pederi var, onun için yerine birimizi al, çünkü biz seni muhsinlerden görüyoruz.

14. Meal

Dediler ki: "Ey vezir, onun büyük bir ihtiyar babası var! (Onun alıkonduğuna çok üzülür.) Onun yerine (bizden) birimizi al; doğrusu, biz seni iyilik edenlerden görüyoruz."

15. Meal

Dediler ki: "Ey Vezir, gerçek şu ki, bunun yaşlı (ve) büyük bir babası var; onun yerine bizden birisini alıkoy. Doğrusu biz, seni iyilik yapanlardan görmekteyiz."

16. Meal

"Ey aziz, dediler, hakıykat bunun ihtiyar bir babası var. Binaen'aleyh onun yerine (bizden) birimizi alıkoy. Seni muhakkak iyilik edenlerden görüyoruz".

17. Meal

Dediler ki: Ey Aziz, gerçekten bunun ihtiyar bir babası var, onun yerine bizden birini al. Doğrusu biz seni ihsan edenlerden görüyoruz.

18. Meal

- Ey Vezir! Onun ihtiyar bir babası var, bizden birini onun yerine al. Biz senin iyi kimselerden olduğunu görüyoruz, dediler.

19. Meal

Yusuf'un kardeşini alıkoyması karşısında, onlar şöyle dediler:"Aziz vezir! Onun pir-i fani bir babası var (Bu küçük evladını kaybetmeye dayanamaz), onun yerine bizden istediğini alıkoy. Gerçekten seni anlayış gösteren, iyilik sever insanlardan olarak görüyoruz!"

20. Meal

(Kardeşler) dediler ki: "Ey Aziyz... Muhakkak ki onun çok yaşlı bir babası var... Onun yerine bizden birini al... Doğrusu senin çok iyi bir insan olduğunu görüyoruz. "

21. Meal

Dediler ki: 'Sayın ekselans, onun oldukça yaşlı bir babası var; onun yerine bizden birimizi al. Biz seni iyilik edenlerden olduğunu görüyoruz.'

Delillendirilen Son 10 Ayet

Yükleniyor…

Canlı yayın — SALAT

Yükleniyor…

TikTok canlı yayın