D E L İ L L E R
Kelime Listesi
| No | Okunuş | Anlamı | Arapça | Kök | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ve inne | ve şüphesiz | وَإِنَّ | |
› |
| 2 | minhum | onlardan | مِنْهُمْ | |
› |
| 3 | leferikan | bir grup (var ki) | لَفَرِيقًا | frq |
فرق |
| 4 | yelvune | eğip bükerler | يَلْوُۥنَ | lwy |
لوي |
| 5 | elsinetehum | dillerini | أَلْسِنَتَهُم | lsn |
لسن |
| 6 | bil-kitabi | Kitapla | بِٱلْكِتَٰبِ | ktb |
كتب |
| 7 | litehsebuhu | siz sanasınız diye | لِتَحْسَبُوهُ | Hsb |
حسب |
| 8 | mine | -tan | مِنَ | |
› |
| 9 | l-kitabi | Kitap- | ٱلْكِتَٰبِ | ktb |
كتب |
| 10 | ve ma | (halbuki) yoktur | وَمَا | |
› |
| 11 | huve | o | هُوَ | |
› |
| 12 | mine | مِنَ | |
› | |
| 13 | l-kitabi | Kitapta | ٱلْكِتَٰبِ | ktb |
كتب |
| 14 | ve yekulune | ve derler | وَيَقُولُونَ | qwl |
قول |
| 15 | huve | o | هُوَ | |
› |
| 16 | min | -ndandır | مِنْ | |
› |
| 17 | indi | katı- | عِندِ | End |
عند |
| 18 | llahi | Allah | ٱللَّهِ | |
› |
| 19 | vema | oysa değildir | وَمَا | |
› |
| 20 | huve | o | هُوَ | |
› |
| 21 | min | -ndan | مِنْ | |
› |
| 22 | indi | katı- | عِندِ | End |
عند |
| 23 | llahi | Allah | ٱللَّهِ | |
› |
| 24 | ve yekulune | ve söylerler | وَيَقُولُونَ | qwl |
قول |
| 25 | ala | karşı | عَلَى | |
› |
| 26 | llahi | Allah'a | ٱللَّهِ | |
› |
| 27 | l-kezibe | yalan | ٱلْكَذِبَ | kpb |
كذب |
| 28 | vehum | ve onlar | وَهُمْ | |
› |
| 29 | yea'lemune | bile bile | يَعْلَمُونَ | Elm |
علم |
Diğer Mealler
Onlardan bir takımı, Kitapta olmadığı halde Kitaptan zannedesiniz diye dillerini eğip bükerler. O, Allah katından olmadığı halde: "Allah katındandır" derler, bile bile Allah'a karşı yalan söylerler.
Onlardan bir grup var ki, kitapta olmayan bir şeyi siz kitaptan sanasınız diye, dilleriyle kitabı çarpıtırlar ve Allah'tan olmadığı halde, "Bu, Allah katındandır!" derler, böylece bile bile Allah hakkında yalanlar uydururlar.
Şüphesiz ki onlardan (kitap ehlinden) bir grup, (okuduklarını) kitaptan sanasınız diye Kitab'ı (Tevrat'ı okurken) dillerini eğip bükerler. (Oysa) o (okudukları), Kitaptan (Tevrat'tan) değildir. (Söyledikleri) Allah katından olmadığı hâlde "O, Allah katındandır." derler. Allah hakkında bilerek yalan söylerler.
Onların bazısı, kitapta olmayanı kitaptan sanasınız diye dillerini bükerek kitaba benzetmeye çalışır ve ALLAH katından olmadığı halde, "Bu ALLAH katındandır" derler. Bile bile, ALLAH adına yalan söylerler.
Onlardan bir takımı Kitaptan okur gibi dillerini eğip bükerler ki Kitap'tan sanasınız. Ama Kitaptan değildir. "O Allah katındandır." derler, ama Allah katından da değildir. Allah'a karşı bile bile yalan söylerler.
Onların arasından bir küme, Kitap'ı okurken, okuduklarını Kitap'tan sanmanız için dillerini eğip bükerler. Oysa okudukları, Kitap'tan değildir. "Bu, Allah'ın katındandır!" derler. Oysa Allah'ın katından değildir. Bilmelerine karşın, Allah hakkında yalanlar söylerler.
Yine onlardan öylesi de var ki, Kitap'tan olmadığı halde ona ait olduğunu sanasınız diye dillerini eğip bükerek Kitabı çarpıtırlar ve o Allah katından olmadığı halde "Bu Allah katındandır" derler: sonuçta onlar bile bile Allah'a iftira etmiş olurlar.
Onlardan bir zümre vardır, aslında Kitap'tan olmayan birşeyi siz Kitap'tan sanasınız diye, dillerini Kitap'la eğip bükerler. O, Allah katında olmadığı halde, "Bu, Allah katındandır." derler. Bilip durdukları halde, Allah hakkında yalan söylerler.
Onlardan öyleleri vardır ki, dillerini kitaba doğru eğip bükerler, siz onu (bu okur göründüklerini) kitaptan sanasınız diye. Oysa o kitaptan değildir. "Bu Allah katındandır" derler. Oysa o, Allah katından değildir. Kendileri de bildikleri halde Allah'a karşı (böyle) yalan söylerler.
Bir de onlardan bir grup vardır ki, siz onu kitaptan sanasınız diye, dillerini kitaba bakarak eğip büğerler. Oysa o, kitaptan değildir. Yine: "O, Allah tarafındandır." derler. Oysa Allah tarafından değildir. Ama, bile bile Allah namına yalan söylerler.
Onlardan öylesi de var ki, (söyledikleri) Kitab-ı Mukaddes'den olmadığı halde ondan olduğunu düşünesiniz diye dilleriyle Kitab-ı Mukaddes'i çarpıtırlar ve Allah'tan olmadığı halde, "Bu, Allah'tandır!" derler; böylece bile bile Allah hakkında yalanlar uydururlar.
Onlardan (Kitap ehlinden) bir grup var ki, Kitab'dan olmadığı halde Kitab'dan sanasınız diye (okudukları) Kitap'tanmış gibi dillerini eğip bükerler ve, "Bu, Allah katındandır" derler. Halbuki o, Allah katından değildir. Bile bile Allah'a karşı yalan söylerler.
Bir de onlardan bir fırka vardır dillerini kitaba eğer büğerler: onu kitabdan sanasınız diye: halbuki kitabdan değildir, hem o Allah tarafındandır derler: halbuki Allah tarafından değildir, de Allah namına bile bile yalan söylerler
Onlardan bir grup var ki, Kitapta olmayan bir şeyi, siz Kitaptan sanasınız diye dillerini Kitapla eğip büker(sözlerini, Kitabın sözü imiş gibi göstermek için kelimeleri dillerinde bükerek okur, onları, Kitabın sözlerine benzetmeğe çalışır)lar ve: "O, Allah katındandır." derler. Oysa o, Allah katından değildir. Bile bile Allah'a karşı yalan söylerler.
Onlardan öyleleri vardır ki, dillerini kitaba doğru eğip bükerler, siz onu (bu okur göründüklerini) kitaptan sanasınız diye. Oysa o kitaptan değildir. "Bu Tanrı katındandır" derler. Oysa o, Tanrı katından değildir. Kendileri de bildikleri halde Tanrı'ya karşı (böyle) yalan söylerler.
Ehl-i Kitabdan öyle bir güruh da vardır ki (bir şey okuyorlarmış gibi) dillerini Kitaba doğru eğib bükerler, siz onu Kitabdan sanasınız diye. Halbuki o, Kitabdan değildir. "Bu, Allah katındandır" derler, o ise, Allah katından değildir. Allaha karşı, kendileri bilib dururken, yalan söylerler.
Onlardan bir güruh vardır ki; kitabda olmadığı halde kitabdan zannedesiniz diye, dillerini eğip, bükerler. Allah katında olmadığı halde; Allah katındandır, derler. Allah adına, bile bile yalan söylerler.
Onların bir kısmı, kitaptan olmadığı halde, sizin kitaptan zannetmeniz için kitaba bakarak dillerini eğip bükerler. O, Allah katından olmadığı halde "Allah katındandır" derler. Bile bile Allah hakkında yalan söylerler.
Ehl-i kitaptan bir kısmı da, aslında kitaptan olmadığı halde, Sizin kitaptan zannetmeniz için, Okurken ağızlarını dillerini eğip bükerler (bazı kelimelerin telaffuzunu değiştirirler). Bir şeyler söyleyip, "Bu Allah tarafındandır." derler. Halbuki o, Allah tarafından değildir. Bile bile Allah adına yalan uydururlar.
Onlardan bir kısmı da vardır ki, vahiy olan bilgiden diye düşünmeniz için, hakikat bilgisinden olanları, anlamından kaydırarak (farklı bir anlam yükleyerek) konuşurlar. (Oysa) o söyledikleri nazil olan bilgi değildir. "O Allah indindendir" derler; O Allah indinden değildir! Bile bile Allah hakkında yalan söylerler.
Onların bazısı, kitapta olmayanı kitaptan sanasınız diye dillerini bükerek kitabı taklit eder ve ALLAH katından olmadığı halde, 'Bu ALLAH katındandır,' derler. Bile bile, ALLAH adına yalan söylerler.
Delillendirilen Son 10 Ayet
Yükleniyor…
Canlı yayın — SALAT
Yükleniyor…