Ant olsun Biz, Kur'an'ı öğüt alınsın diye kolaylaştırdık. Var mı öğüt alıp düşünen?
19. Meryem 8
"Rabbim! Hanımım kısır, ben de ayakta duramayacak kadar yaşlanmışken, benim nasıl bir oğlum olabilir?" dedi.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
İngilizce He said: "O my Lord! How shall I have a son, when my wife is barren and I have grown quite decrepit from old age?" ✖
Almanca Er sagte: "Mein Herr, wie soll mir ein Sohn (geboren) werden, wo doch meine Frau unfruchtbar ist und ich schon das fortgeschrittene Alter erreicht habe?" ✖
Özbekçe У: «Эй Роббим, аёлим туғмас бўлса, ўзим қариб-чириб қолган бўлсам, қандай қилиб менинг ўғлим бўлсин?!» деди. ✖
قَالَ رَبِّ أَنَّىٰ يَكُونُ لِى غُلَٰمٌ وَكَانَتِ ٱمْرَأَتِى عَاقِرًا وَقَدْ بَلَغْتُ مِنَ ٱلْكِبَرِ عِتِيًّا
Konuşan: Yok Konuşulan: Yok Muhatap: Yok
Kelimeye tıklayın: Arapçası işaretlenir · Çift tıklayın: kök ve geçtiği ayetler

D E L İ L L E R

Bu ayet henüz delillendirilmemiş.

Kelime Listesi

NoOkunuşAnlamıArapçaKökKökü
1 kale dedi ki قَالَ qwl قول
2 rabbi Rabbim رَبِّ rbb ربب
3 enna nasıl olur? أَنَّىٰ Any اني
4 yekunu يَكُونُ kwn كون
5 li benim لِى ›
6 gulamun oğlum غُلَٰمٌ glm غلم
7 vekaneti ve وَكَانَتِ kwn كون
8 mraeti karım da ٱمْرَأَتِى mrA مرا
9 aakiran kısırdır عَاقِرًا Eqr عقر
10 ve kad ve gerçekten وَقَدْ ›
11 belegtu ben ulaştım بَلَغْتُ blg بلغ
12 mine مِنَ ›
13 l-kiberi ihtiyarlığın ٱلْكِبَرِ kbr كبر
14 itiyyen son sınırına عِتِيًّا Etw عتو

Diğer Mealler

1. Meal

Zekeriya: "Rabbim! Karım kısır, ben de son derece kocamışken nasıl oğlum olabilir?" dedi.

2. Meal

Zekeriyya, "Ey Rabbim!Benim nasıl bir çocuğum olur? Oysa benim hanımım kısır, ben de son derece yaşlandım" dedi.

3. Meal

(Zekeriya), "Rabbim! Hanımım kısır, ben de yaşlılığımın sonuna ulaşmışken nasıl benim bir oğlum olacak?" diye sormuştu.

4. Meal

"Efendim, benim nasıl bir oğlum olabilir? Karım kısır, bense alabildiğine yaşlıyım" dedi.

5. Meal

Zekeriya dedi ki "Rabbim! Bana oğlan çocuğu nereden? Karım kısır, ben de ileri derecede yaşlıyım."

6. Meal

"Efendim! Benim nasıl bir oğlum olabilir?" dedi; "Karım kısır; zaten yaşlılığın son sınırındayım!"

7. Meal

(Zekeriyya) "Rabbim" dedi, "Nasıl olur da benim bir oğlum olabilir; çünkü eşim kısır, ben ise yaşlılıktan dolayı gücü tükenmiş biriyim!"

8. Meal

Dedi: "Rabbim, benim için oğul nasıl söz konusu olur? Karım, doğurganlığını yitirmiştir, bense yaşlılığın gerçekten en ileri basamağına ulaştım."

9. Meal

Dedi ki: "Rabbim, karım kısır (bir kadın) iken, benim nasıl oğlum olabilir? Ben de yaşlılığın son basamağındayım."

10. Meal

Zekeriyya: "Ey Rabbim, benim nasıl bir oğlum olabilir, karım kısır ben de yaşlılığın kağşamak derecesine (son haddine) varmışken!" dedi.

11. Meal

(Zekeriya:) "Ey Rabbim!" dedi, "Karım kısır olduğu halde ve ben de yaşlanarak bütünüyle güçsüz bir duruma düşmüşken, benim nasıl oğlum olabilir ki?"

12. Meal

Zekeriyya, "Rabbim!" "Hanımım kısır ve ben de ihtiyarlığın son noktasına ulaşmış iken, benim nasıl çocuğum olur?" dedi.

13. Meal

Dedi: Yarab! benim için bir oğul nereden olacak: hatunum akim bulunuyor ben de ihtiyarlıktan kağşamak derecesine geldim

14. Meal

(Zekeriyya): "Rabbim, dedi benim nasıl oğlum olur? Karım da kısırdır. Ben ise ihtiyarlığın son sınırına vardım."

15. Meal

Dedi ki: "Rabbim, karım kısır (bir kadın) iken, benim nasıl oğlum olabilir? Ben de yaşlılığın son basamağındayım."

16. Meal

Dedi: "Rabbim, benim nasıl oğlum olur ki? Karım bir kısırdır. Ben ise ihtiyarlığın son haddine vermişimdir".

17. Meal

Rabbım; karım kısır ve ben de son derece kocamışken nasıl oğlum olur ki? dedi.

18. Meal

-Rabbim, dedi, nasıl benim bir çocuğum olabilir ki karım kısır ben ise son derece yaşlıyım?

19. Meal

"Ya Rabbi, dedi, nasıl benim çocuğum olabilir ki eşim kısır, ben ise bir pir-i faniyim!"

20. Meal

(Zekeriyya) dedi ki: "Rabbim, karım kısır ve ben de ihtiyarlıkta sınıra ulaşmış olduğum halde, benim nasıl bir oğlum olur?"

21. Meal

'Rabbim, benim nasıl bir oğlum olabilir? Karım kısır, bense alabildiğine yaşlıyım,' dedi.

Delillendirilen Son 10 Ayet

Yükleniyor…

Canlı yayın — SALAT

Yükleniyor…

TikTok canlı yayın