Ant olsun Biz, Kur'an'ı öğüt alınsın diye kolaylaştırdık. Var mı öğüt alıp düşünen?
42. Şura 8
Eğer Allah dileseydi kesinlikle onları bir tek ümmet yapardı. O dilediği kimseyi rahmetine sokar. "O Zalimlere" gelince, onların velisi ve yardımcısı yoktur.
mealde düzenleme yapılmıştır.
İngilizce If Allah had so willed, He could have made them a single people; but He admits whom He will to His Mercy; and the Wrong-doers will have no protector nor helper. ✖
Almanca Hätte Allah gewollt, hätte Er sie zu einer einzigen Gemeinde gemacht; jedoch läßt Er in Seine Barmherzigkeit ein, wen Er will. Und die Ungerechten werden weder Beschützer noch Helfer haben. ✖
Özbekçe Агар Аллоҳ хоҳлаганида, албатта, уларни бир уммат қилар эди. Лекин У зот хоҳлаган кишини Ўз раҳматига киритур. Золимларга эса, ҳеч бир дўст ҳам, ёрдам берувчи ҳам йўқдир. ✖
وَلَوْ شَآءَ ٱللَّهُ لَجَعَلَهُمْ أُمَّةً وَٰحِدَةً وَلَٰكِن يُدْخِلُ مَن يَشَآءُ فِى رَحْمَتِهِۦ ۚ وَٱلظَّٰلِمُونَ مَا لَهُم مِّن وَلِىٍّ وَلَا نَصِيرٍ
Konuşan: Yok Konuşulan: Yok Muhatap: Yok
Kelimeye tıklayın: Arapçası işaretlenir · Çift tıklayın: kök ve geçtiği ayetler

D E L İ L L E R

kelime ana ayetle aynı okunuş kelime ana ayetle aynı kök ifade delillendirilen ifadeye karşılık gelen bölüm
1: O dilediği kimseyi rahmetine sokar Allahın Rahmetine sokmayı diledikleri kimlerdir? 3 ayet
Allah ile inanan Onun ile sımsıkı tutunan kimselere gelince, onları, yakında Kendi lütfundan, rahmetinin içine sokacak ve onları kendisine varan Sırati mustekime iletecektir.
mealde düzenleme yapılmıştır.
فَأَمَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ بِٱللَّهِ وَٱعْتَصَمُوا۟ بِهِۦ فَسَيُدْخِلُهُمْ فِى رَحْمَةٍ مِّنْهُ وَفَضْلٍ وَيَهْدِيهِمْ إِلَيْهِ صِرَٰطًا مُّسْتَقِيمًا
İman eden ve salihatı yapan kimseleri Rableri onları rahmetinin içine sokar. İşte bu, O apaçık O kurtuluştur.
mealde düzenleme yapılmıştır.
فَأَمَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ فَيُدْخِلُهُمْ رَبُّهُمْ فِى رَحْمَتِهِۦ ۚ ذَٰلِكَ هُوَ ٱلْفَوْزُ ٱلْمُبِينُ
Bedevi Araplardan kimisi de Allah'a ve Ahiret Günü'ne inanır. İnfak ettiğini Allah katında yakınlığa ve Resul'ün selavatına vesile sayar. Gerçekten o, kendileri için yakınlık vesilesidir. Allah, onları rahmetine alacak. Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
وَمِنَ ٱلْأَعْرَابِ مَن يُؤْمِنُ بِٱللَّهِ وَٱلْيَوْمِ ٱلْءَاخِرِ وَيَتَّخِذُ مَا يُنفِقُ قُرُبَٰتٍ عِندَ ٱللَّهِ وَصَلَوَٰتِ ٱلرَّسُولِ ۚ أَلَآ إِنَّهَا قُرْبَةٌ لَّهُمْ ۚ سَيُدْخِلُهُمُ ٱللَّهُ فِى رَحْمَتِهِۦٓ ۗ إِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ
2: Eğer Allah dileseydi kesinlikle onları bir tek ümmet yapardı. Zorlardı Yani. 6 ayet
Rabb'in dileseydi, bütün insanları tek bir ümmet yapardı. İhtilaf edenler olarak sürüp gitmezlerdi.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
وَلَوْ شَآءَ رَبُّكَ لَجَعَلَ ٱلنَّاسَ أُمَّةً وَٰحِدَةً ۖ وَلَا يَزَالُونَ مُخْتَلِفِينَ
Eğer Allah dileseydi, onlar müşrik olmazlardı. Seni onların üzerine koruyucu yapmadık. Ve Sen onların vekili de değilsin.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
وَلَوْ شَآءَ ٱللَّهُ مَآ أَشْرَكُوا۟ ۗ وَمَا جَعَلْنَٰكَ عَلَيْهِمْ حَفِيظًا ۖ وَمَآ أَنتَ عَلَيْهِم بِوَكِيلٍ
Oysa Rabb'in dileseydi, yeryüzündekilerin tamamı iman ederdi! Bunu bildiğin halde, insanları zorla mı mü'min yapacaksın?
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
وَلَوْ شَآءَ رَبُّكَ لَءَامَنَ مَن فِى ٱلْأَرْضِ كُلُّهُمْ جَمِيعًا ۚ أَفَأَنتَ تُكْرِهُ ٱلنَّاسَ حَتَّىٰ يَكُونُوا۟ مُؤْمِنِينَ
Dedi ki: "Ey halkım! Bakın! Ya ben Rabb'imden açık bir kanıt üzerinde isem ve O'nun katından bana bir rahmet verilmişse ve siz de bunu görmüyorsanız; istemediğiniz halde, onu size zorla kabul ettirebilir miyim?"
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
قَالَ يَٰقَوْمِ أَرَءَيْتُمْ إِن كُنتُ عَلَىٰ بَيِّنَةٍ مِّن رَّبِّى وَءَاتَىٰنِى رَحْمَةً مِّنْ عِندِهِۦ فَعُمِّيَتْ عَلَيْكُمْ أَنُلْزِمُكُمُوهَا وَأَنتُمْ لَهَا كَٰرِهُونَ
Dinde zorlama yoktur. Artık, doğru olan yanlış olandan kesin olarak ayrılmıştır. Kim tağutu reddedip, Allah'a inanırsa, kuşkusuz ki kopması mümkün olmayan en sağlam kulpa tutunmuş olur. Allah, Her Şeyi İşiten ve Her Şeyi Bilen'dir.
mealde düzenleme YAPILMAMIŞTIR.
لَآ إِكْرَاهَ فِى ٱلدِّينِ ۖ قَد تَّبَيَّنَ ٱلرُّشْدُ مِنَ ٱلْغَىِّ ۚ فَمَن يَكْفُرْ بِٱلطَّٰغُوتِ وَيُؤْمِنۢ بِٱللَّهِ فَقَدِ ٱسْتَمْسَكَ بِٱلْعُرْوَةِ ٱلْوُثْقَىٰ لَا ٱنفِصَامَ لَهَا ۗ وَٱللَّهُ سَمِيعٌ عَلِيمٌ
Ne zaman ki O emir bitirildi , o şeytan onlara: "Şüphesiz ki Allah size Hakkı vaad verdi . Ben de size vadettim. Ben ihtilaf ettim. Zaten benim size üzerinize sultanım yoktu. Ben sizi davet ettim siz de cevap verdiniz . Beni kınamayın, kendinizi kınayın. Ne ben sizi kurtarabilirim ne de siz beni kurtarabilirsiniz. Gerçekten ben, daha önce beni Allah'a ortak yapmanızı küfretmiştim. Kuşkusuz O Zalimlerin hakkı elem verici bir azaptır.
mealde düzenleme yapılmıştır.
وَقَالَ ٱلشَّيْطَٰنُ لَمَّا قُضِىَ ٱلْأَمْرُ إِنَّ ٱللَّهَ وَعَدَكُمْ وَعْدَ ٱلْحَقِّ وَوَعَدتُّكُمْ فَأَخْلَفْتُكُمْ ۖ وَمَا كَانَ لِىَ عَلَيْكُم مِّن سُلْطَٰنٍ إِلَّآ أَن دَعَوْتُكُمْ فَٱسْتَجَبْتُمْ لِى ۖ فَلَا تَلُومُونِى وَلُومُوٓا۟ أَنفُسَكُم ۖ مَّآ أَنَا۠ بِمُصْرِخِكُمْ وَمَآ أَنتُم بِمُصْرِخِىَّ ۖ إِنِّى كَفَرْتُ بِمَآ أَشْرَكْتُمُونِ مِن قَبْلُ ۗ إِنَّ ٱلظَّٰلِمِينَ لَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ

Kelime Listesi

NoOkunuşAnlamıArapçaKökKökü
1 velev ve şayet وَلَوْ ›
2 şa'e dileseydi شَآءَ $yA شيا
3 llahu Allah ٱللَّهُ ›
4 lecealehum onları yapardı لَجَعَلَهُمْ jEl جعل
5 ummeten millet أُمَّةً Amm امم
6 vahideten bir tek وَٰحِدَةً wHd وحد
7 velakin fakat وَلَٰكِن ›
8 yudhilu sokar يُدْخِلُ dxl دخل
9 men kimseyi مَن ›
10 yeşa'u dilediği يَشَآءُ $yA شيا
11 fi فِى ›
12 rahmetihi rahmetine رَحْمَتِهِۦ rHm رحم
13 ve zzalimune zalimlere gelince وَٱلظَّٰلِمُونَ Zlm ظلم
14 ma yoktur مَا ›
15 lehum onların لَهُم ›
16 min hiçbir مِّن ›
17 veliyyin velisi وَلِىٍّ wly ولي
18 ve la ve yoktur وَلَا ›
19 nesirin yardımcısı نَصِيرٍ nSr نصر

Diğer Mealler

1. Meal

Eğer dilemiş olsaydı hepsini bir tek ümmet yapardı. Ama, O, rahmetine dilediğini kavuşturur. Zalimlerin ise bir dost ve yardımcısı olmaz.

2. Meal

Eğer Allah dileseydi, onları bir tek inanç etrafında toplardı. Fakat O, dileyenleri rahmetinin içine alır. Zalimler için hiçbir koruyucu ve yardımcı yoktur.

3. Meal

Allah dileseydi onları tek bir ümmet yapardı. Fakat O, dileyeni (layık gördüğünü) rahmetine koyar. Zalimlerin ise hiçbir dostu ve yardımcısı yoktur.

4. Meal

ALLAH dileseydi onları bir tek toplum kılardı. Ancak O, dilediğini rahmetine sokar. Zalimlerin bir sahibi ve yardımcısı yoktur.

5. Meal

Tercihi Allah yapsaydı onları kesinlikle bir tek toplum (ümmet) haline getirirdi. Ancak Allah, doğru tercihte bulunanı ikramı ile kuşatır. Yanlış yapanların ne bir dostu ne de yardımcısı olur.

6. Meal

Oysa Allah dileseydi, kesinlikle, onları bir tek topluluk yapardı. Fakat dilediğini rahmetinin içine alır. Haksızlık yapanlar için ise ne bir dost ne de bir yardımcı yoktur.

7. Meal

Ama eğer Allah dileseydi onları tek bir ümmet yapardı: Ne var ki O, (isteyeni) rahmetine kavuşturmayı diler; zalimler ise ne candan bir dost, ne de bir yardımcı bulabilecekler.

8. Meal

Eğer Allah dileseydi onları bir tek ümmet elbette yapıverirdi. Fakat O, dilediği kişiyi/dileyeni rahmetine sokar. Zalimlere gelince, onlar için ne bir dost vardır ne de bir yardımcı.

9. Meal

Eğer Allah dileseydi, onları her halde tek bir ümmet kılardı. Ancak O, dilediğini kendi rahmetine sokar. Zalimlere gelince; onlar için ne bir veli vardır, ne bir yardımcı (bulursun).

10. Meal

Allah dileseydi elbette (insanların) hepsini bir tek ümmet de yapardı. Fakat dilediğini rahmetinin içine koyuyor. Zalimlere gelince onlara ne bir dost vardır, ne de bir yardımcı.

11. Meal

Eğer Allah dileseydi onları tek bir ümmet yapardı; bununla birlikte O, (kavuşturulmayı) dileyeni rahmetine kavuşturur; halbuki (Hesap Günü) zalimler ne kendilerini koruyacak bir kimse, ne de bir yardımcı bulamayacaklardır.

12. Meal

Allah dileseydi, onları (aynı dine mensup) bir tek ümmet yapardı. Fakat O, dilediğini rahmetine sokar. Zalimlerin ise bir dost ve yardımcısı yoktur.

13. Meal

Dilese idi Allah elbet hepsini bir ümmet de yapardı ve lakin dilediğini rahmetine koyuyor da zalimlere gelince ne bir veliy var onlara ne de bir nasir

14. Meal

Allah dileseydi, onları bir tek millet yapardı. Fakat O, dilediğini rahmetine sokar. Zalimlere gelince: Onların ne velisi ne de yardımcısı vardır.

15. Meal

Eğer Tanrı dileseydi, onları her halde tek bir ümmet kılardı. Ancak O, dilediğini kendi rahmetine sokar. Zalimlere gelince; onlar için ne bir veli vardır, ne bir yardımcı.

16. Meal

Eğer Allah dileseydi onları elbet birtek ümmet de yapardı. Fakat O, kimi dilerse onu rahmetine sokar. Zaalimler (e gelince:) Onların ne bir haamisi, ne de (başkaca) bir yardımcısı yokdur.

17. Meal

Şayet Allah dileseydi; hepsini tek bir ümmet yapardı. Ama O; dilediğini rahmetine sokar. Zalimlere gelince; onlar için ne bir veli vardır, ne de bir yardımcı.

18. Meal

Allah dileseydi onları tek bir ümmet yapardı. Fakat, dilediğini rahmetine katar. Ama zalimlerin ne bir velisi vardır ne de bir yardımcısı...

19. Meal

Eğer Allah dileseydi bütün insanları, aynı dine bağlı, tek ümmet yapardı. Ama O, insanların hak etmelerine göre dilediği kimseyi rahmetine dahil eder. Zalimlerin ise ne hamileri, ne de yardımcıları vardır.

20. Meal

Eğer Allah dileseydi onları elbette ümmet-i vahide (tek bir inançta olan toplum) kılardı... Fakat Allah dilediğini Rahmetine dahil eder! Zalimlere gelince, onların ne bir velisi vardır ve ne de bir yardım edeni!

21. Meal

ALLAH dileseydi onları bir tek toplum kılardı. Ancak O, dilediğini rahmetine sokar. Zalimlerin bir sahibi ve yardımcısı yoktur.

Delillendirilen Son 10 Ayet

Yükleniyor…

Canlı yayın — SALAT

Yükleniyor…

TikTok canlı yayın